KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1312 Esas
- Karar no
- 2024/1481
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/06/2024
- Numarası
- 2022/655 Esas, 2024/429 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının taraflar arasında düzenlenen yazılım, bakım ve destek sözleşmeleri kapsamında düzenledikleri faturalardan bakiye kalan 99.534,40 TL'yi ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini, arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; icra takibine itiraz vekil vasıtasıyla yapılmasına rağmen dava dilekçesinin asile tebliğ edildiğini, davacının takibin dayanağı olarak fatura alacağını göstermişse de, faturaları takibe eklemediğinden ödeme emrinin usule aykırı düzenlendiğini, dava dilekçesinde de faturalar belirtmeyip dosyaya sunulmadığından, sonradan sunulmasına muvaffakatları olmadığını, davacının sözleşmeye aykırı olarak ve verilmeyen hizmetler için fatura düzenlediğini savunarak davanın reddine ve davacı alacaklının % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; her iki tarafın ticari defterlerinde takibe konu 10 adet toplam 99.534,40 TL'lik faturaların kayıtlı olduğu, ancak davalının e-faturaları iade ettiği, teknik bilirkişiden alınan rapora göre 13.504,49 TL tutarındaki miktarın sözleşmelerdeki hizmet ve ürünler kapsamında olmadığı, bu nedenle bu miktarın 99.534,40 TL alacaktan düşülmesi gerektiği, davacının kalan 86.029,91 TL yönünden hizmet verdiğini ispatladığı, takibe konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmaması ve alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 86.029,91 TL alacak yönünden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; reddedilen alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kabul etmemekle birlikte hükmedilen alacak yönünden de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, zira davalının sözleşme ve fatura karşılaştırması yaparak borcunu bilebilecek durumda olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini ve alacağın % 20'sinden az olmamak üçere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Mahkemece, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 86.029,91 TL alacak yönünden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Davacı, reddedilen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.İtirazın iptali davası ilamsız icra takibine itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik açılan bir davadır.
Bu nedenle hangi takibe yönelik açılmış ise o takipte belirtilen alacakla ilgili yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekir. Diğer bir ifade ile itirazın iptali davası takibe bağlı bir davadır. Takipte belirtilen miktardan fazlasına karar verilemez.
Somut davada, davacı 99.534,40 TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine aynı miktar harca esas değer üzerinden iş bu itirazın iptali davası açılmış ve yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 13.504,49 TL alacak yönünden dava reddedilmiştir. İş bu karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktar veya değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.
Bu miktar, yeniden değerleme oranı ile hüküm tarihi olan 2024 yılı itibariyle 28.250,00 TL'ye ulaşmıştır.HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1. maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür.
Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre davada reddedilen miktar (13.504,49 TL), karar tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (28.250,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığından, davacı vekilinin reddedilen miktar yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekir.
2-Ayrıca davacı icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle de hükmü istinaf etmiştir.İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir.
Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir.Somut olayda, fatura ile tespit edilen alacağın belirlenebilir ve likit olması karşısında mahkemece hükmedilen asıl alacak tutarı yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, talebin reddedilmesi doğru olmadığı gibi, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair delil bulunmadığından,
davada reddedilen miktar yönünden davalı borçlunun kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususta HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak olumlu ya da olumsuz karar vermemesi de doğru olmamıştır.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1312, K. 2024/1481, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama