KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Dosya no
- 2024/135 Esas
- Karar no
- 2024/192
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2023
- Numarası
- 2023/50 Esas, 2023/793 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, davalıya ait ... Hotel için 13./6/2019 tarihinde BookLogic Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri yapıldığını, iki sözleşmenin farklı hizmetlere yönelik olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, ...
Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin, davalı tarafından, Bakırköy ... Noterliğinin, 08/10/2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile, yeni dönemde yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından, sözleşmeye uygun olarak hizmet verilmesine karşılık davalı tarafından hizmet bedellerinin ödenmediğini, davalı ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine 10/08/2022 tarihinde ihtarname ile taraflar arasında devam eden ...
Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi Sözleşmesinin haklı nedenle feshi ve sözleşmeler doğrultusunda ödenmesi gereken kalemlerin davalıya bildirildiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazı ile durduğunu, müvekkilinin, davalıya ait ... Hoteline verdiği hizmete karşılık olarak 916,14 Euro fatura bedeli alacağının mevcut olduğunu, ...
Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesinin 12. maddesinde, sözleşmenin erken feshi durumunda, davalının, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, davacıya senelik otel başı 3.000,00 Euro cezai şart bedellerinin ödenmesi kararlaştırılmakla, sözleşme süresi üç yıl olduğundan davalının 9.000,00 Euro cezai şart bedelini ödemesi gerektiğini belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafından iddia edildiği üzere erken fesih gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ihtarda yazıldığı üzere, taraflarınca, sözleşmenin bitiminden sonra yenilenmeyeceğinin ihtar edildiğini, bu nedenle erken fesih bulunmadığından cezai şart ödemelerinin de mümkün olmadığını, sözleşme bedeli yıllık 750 Euro olup hizmet alınan 3 yılın hizmet bedeli olan 2.250,00 Euro'nun müvekkilince ödendiğini, bu hususun ticari defterler ve banka dekontları ile sabit olduğunu, geç ödeme sebebiyle gecikme faizi işletildiği iddiasının taraflarınca kabul edilmediğini,
davacının icra takibine konu ettiği 750 Euro'nun 4. yıl için istenen bir miktar olduğunu ve sözleşme taraflarınca yenilenmediğinden ve yenilenmeyeceği de ihtar edildiğinden 4. yıl için hizmet bedeline ilişkin bir fatura kesilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddi ile, davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; somut olayda, davacı taraf tacir ise de, müzekkere cevabına göre davalı ...'un 2. sınıf tacir olmasından dolayı işletme hesabına göre defter tuttuğu, yazı ekindeki beyannamelerden davalının faaliyetlerinin VUK'nun 177. maddesindeki esnaf faaliyeti sınırını aşmadığının anlaşıldığı, buna göre davanın, mutlak ve nispi ticari dava niteliği taşımadığı, tüketici sıfatını haiz olmayan davalı ile davacı arasındaki uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği gerekçelerine istinaden görevsizlik kararı verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşmelerin içeriğinin, davalının esnaf olmadığını açıkça gösterdiğini, davalının otel işlettiğini ve otel işletmesi, çoğunlukla bedeni çalışmaya dayanmadığından davalının esnaf tanımına uymadığını, davalının gerçek kişi tacir olduğunu, ayrıca müvekkilinin, ne kadar işlemiş faiz alacağı bulunduğu yönünde bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, hizmet bedeli ve cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının faaliyetlerinin esnaf faaliyeti sınırlarını aşmadığından bahisle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin, görev yönünden usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine dair karar verilmiş olup davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.
Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Dosya kapsamından, davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 9.995,10 Euro'nun tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03/02/2023 tarihli yazı cevabına göre, davalının, Gelir Vergisi Kanununa tabi olduğu ve 2. sınıf tacir olmasından dolayı işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/18475 Esas, 2015/26384 Karar sayılı ilamı dikkate alındığında, bu durumda taraflar tacir olup uyuşmazlık her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirdiğinden, davanın, Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca davanın esasına yönelik verilen bir karar bulunmadığından davacı vekilinin, ek rapor alınması gerektiğine yönelik istinaf itirazları bakımından bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Açıklanan sebeplerle, görevli olmasına rağmen ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/50 Esas 2023/793 Karar ve 24/10/2023 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/135, K. 2024/192, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama