KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/1499 Esas
- Karar no
- 2025/204
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/09/2024
- Numarası
- 2024/488 Esas, 2024/692 Karar
- Dava
- KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla308/h)
Karar Metni
1.098 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin mekanik tesisat alanında faaliyet gösterdiğini, şirketin 10.000.000,00 TL sermayesinin tamamen ödendiğini, şirketin borçlarını zamanında ödeyemediğini ve hakkındaki icra takipleri nedeniyle faaliyetinin sona erme tehlikesi bulunduğunu, bu nedenle iflastan kurtularak işletme faaliyetinin sürdürülmesi ve borçların ödenmesi için konkordato talebinde bulunduğunu, şirketin araçlarının kiralanması, faaliyetinden elde edilecek kar ve şirketin % 30 oranında hissesinin satımı ile elde edecek kaynak ile borçların 60 aylık vadede ödeneceğini ileri sürerek davacı şirket lehine geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 05.04.2024 tarihli kararı ile; davacı şirketin kesin mühlet ve konkordato talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, şirketin iflasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KARAR İLAMI Dairemizin 04.07.2024 tarih ve 2024/688 Esas, 2024/783 Karar sayılı ilamı ile; "Buna göre davacı şirket yetkili temsilcinin yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, kanunun amir hükmünün yerine getirilmediği anlaşıldığından, mahkemece yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği, konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisi mahkemeye çağrılarak dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece; davacı şirketin kaynak yaratamadığı, faaliyet giderlerini dahi karşılayamadığı, gayri faal olduğu, bu haliyle ön projenin ciddi, inandırıcı ve kabul edilebilir olmadığı, kesin mühletin koşullarının mevcut olmadığı, davacı şirketin hem kayden, hem de rayiç bilanço esasına göre borca batık durumda olduğu, şirket yetkilisine duruşma günü tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya katılmadığı, davacı vekili ve komiser heyetinin şirket yetkilisine ulaşamadığı gerekçesiyle davacı şirketin kesin mühlet ve konkordato talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, şirketin iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; borca batıklık tespitinde şirketin 29.02.2024 tarihli verilerinin dikkate alındığını, istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin ilk iflas kararını kaldırmasından sonra, mahkemenin mali verilerin incelenmesinden 6 - 7 ay sonra,
18.09.2024 tarihinde yeniden iflas kararı verdiğini, güncel verilere göre borca batıklık tespiti yapılmadığını, 01/02/2014 tarihinden itibaren geçici mühletin iki ay daha uzatıldığını, mahkemenin iki aylık uzatmadan sonra 05/04/2024 tarihine duruşmayı ertelemesine rağmen mühletin uzatıldığının ilan edilmediğini, komiser heyeti raporunda, şirketin faaliyetinin devamı ve yabancı sermaye ile kaynak sağlanması için kesin mühlet verilmesi gerektiğine değinilmesine rağmen, iflas kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve müvekkili hakkında kesin mühlet verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.
Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır.
Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezi asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirket vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacı lehine 01/11/2023 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, 29/01/2024 tarihli duruşmada geçici mühletin 01/02/2024 tarihinden iki ay süre ile uzatılmasına karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece 05/04/2024 tarihli duruşmada geçici mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu uyuşmazlık davacı şirketin kesin mühlet talebinin reddi ile iflasına dair verilen kararın yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. 1-Komiser Heyeti 22/03/2024 tarihli raporunda.
29/02/2024 tarihi itibariyle şirketin rayiç değerlere göre özvarlık değerinin (-)21.265.122,36 TL olup, şirketin borca batık olduğu, şirketin 5 aylık süreçte araç kiralama dışında geliri bulunmadığı, hatta şirketin gayri faal durumda olduğu, konkordato projesi, şirketin en az % 30 hissesinin satımına dayalı olmasına rağmen bu konuda gelişme bulunmadığı,
işletme sermayesi bulunmadığından ve nakdi kaynak sağlayacak ortak olmadığından şirketin faaliyetine başlayamayacağı ve borca batıklıktan çıkamayacağı, şirketin mevcut durumu ile konkordato projesinin gerçekleşmesine imkan bulunmadığı ve konkordatonun başarı şansının bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.
İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.
İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir.
Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir.
Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.
Somut davada borçlu şirket konkordato projesinde hisse satılması ve faaliyet karı ile kaynak sağlanacağını belirtilmişse de, yeni ortak alınması ile ilgili herhangi bir gelişme olmadığı gibi, şirketin araç kiralama dışında ticari faaliyetinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda şirketin ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinden söz edilemeyecektir. Bu nedenle mahkemece davacı şirketin kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.
2-Diğer taraftan davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşma imkanı bulunmadığı ve şirketin 29/02/2024 tarihi itibariyle özvarlık değerinin (-)21.265.122,36 TL olduğu, İİK'nın 292. maddesi gereği şirketin iflasına karar verilmesi için şirketin borca batık bulunmasının da zaruri olmadığı gözetildiğinde, mahkemece şirketin iflasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmaktadır Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/488 Esas, 2024/692 Karar sayılı ve 18/09/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1499, K. 2025/204, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama