KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1711 Esas
- Karar no
- 2025/94
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/09/2024
- Numarası
- 2023/925 Esas, 2024/718 Karar
- Dava
- İFLAS (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/2231 Esas, 2022/710 Karar sayılı dosyasında hükmedilen alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında davalı hakkında takip başlattıklarını, ilamın icrası yoluyla takipte herhangi bir sonuç alamadıklarından, İİK m. 43/2 uyarınca takibin iflas yolu ile yapılmasını talep ettiklerini ileri sürerek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPDavalı şirket, süresinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; icra dairesi tarafından gönderilen güncel kapak hesabı nazara alınarak davalı vekiline 13.07.2024 tarihinde depo emri tebliğ edildiği, bu tebliğden sonra 24.09.2024 tarihinde borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı, davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerinin, davanın açıldığı andaki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, davalının takip borcunu icra emrinin tebliğinden ve davadan sonra ödemiş olması nedeniyle davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesi ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin merkez adresi Şişli/ Istanbul olduğundan takip yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gibi iflas davasının da yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, icra dosyasında haciz ve başkaca işlem yapılmadan iflas davası açıldığını, müvekkilinin borca batık bir şirket olduğu iddiaları ile müvekkilin iflasının istenmesinin, ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğunu ve müvekkilin ticari itibarını zedelediğini, davacı vekili tarafından yüzlerce icra ve iflas dosyası anda açılarak müvekkili şirketin ödeme sistemi ve ticari hayatının sekteye uğramasına neden olunduğunu,
hem müvekkili şirketin borçlarını ödemeyecek hale getirildiğini hem de borçlarını ödemediği gerekçesiyle iflasının talep edildiğini, müvekkili şirketin depo emirleri gereği borcu ödediğini, fakat aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini, yargılamaya sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine ve sırf iflas takibini ve davasını tahsilat için zorlayıcı bir yol olarak benimseyen davacı lehine bu şekilde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; ilama dayalı alacak için başlatılan icra takibinde icra emri uyarınca alacağın ödenmemesi üzerine, takibin İİK'nın 43/2 m uyarınca iflas yolu ile takibe çevrilmesi sunucunda iflas istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/2231 Esas, 2022/710 Karar sayılı dosyasında hükmedilen alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyasında ilamın icrası için takip başlattığı, sonrasında İİK'nın 43/2 fıkrasına göre takibin iflas yoluyla adi takibe çevrildiği, ödeme emrinin davalıya 31.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe itiraz etmediği, davacının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde, 01.12.2023 tarihinde davalının iflasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, depo emrine konu borcun ödendiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.
1-Ticaret Sicil Kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalı şirketin merkezinin, Ataşehir/İstanbul olması nedeniyle davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan, davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir.
2-2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 43/2 maddesi hükmüne göre, iflas veya haciz yoluyla takip talebinde bulunan alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir. "...Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye bağlı ise, alacaklı doğrudan doğruya iflas yoluna başvurabilir (m.37. 177/4).
Fakat alacaklı, böyle bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak, (özellikle m.32'ye göre bir ilamlı icra takibi yapmadan) genel iflas yoluna da başvurabilir..." (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1110).
Somut olayda, ilamın yerine getirilmesi için haciz yolu ile başlatılan icra takibinin, İİK'nin 43/2. maddesi uyarınca adi iflas yolu ile takibe dönüştürülmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır.Diğer taraftan İİK'nın 156/1 fıkrası. "Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir. " hükmünü düzenlemektedir.
Somut davada davalı borçlu iflas ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmediğinden ödeme emri ve iflas takibi kesinleşmiştir. Bu durumda davacı alacaklının İİK'nın 156/1. fıkrası gereği borçlunun iflasını istemesi mümkündür.
Davacı vekilinin başka alacaklılar için de birçok dosyada davalı aleyhine takip başlatması ya da davacının iflas yoluyla takibe çevirmeden önceki ilama dayalı haciz yoluyla takibinde herhangi bir haciz işlemi yapmaması, davacının İİK'nın 156/1. fıkrasına göre iflas istemesine engel olmaz. Ayrıca İİK'nın 156/1. maddesi uyarınca borçlunun iflasının istenmesi için, borçlunun borca batık olmasına da gerek yoktur.
Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesi gerekir. 3-Esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderleri 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir ve hükmeder.
Somut olayda, davalının iflasa tabi olduğu, davacının iflas ödeme emrine süresinde itiraz etmediği ve iflas takibinin kesinleştiği, iflas avansının ikmal edildiği, depo emrinin 13.07.2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiği,. davalının iflas kararı verilmeden önce 24.09.2024 tarihinde icra dosyasını infaz ile kapattığı gözetildiğinde, dava açılışında davacı taraf haklı olup, bu haklılık durumuna göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/925 Esas, 2024/718 Karar sayılı ve 25/09/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1711, K. 2025/94, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama