İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/199 K.2024/665

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2024/199Karar2024/665Tarih30 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.946 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Birleşen Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/424 Esas Sayılı Dosyası Yönünden:

Karar tarihi
30 Mayıs 2024
Dosya no
2024/199 Esas
Karar no
2024/665
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/10/2023
Numarası
2022/384 Esas, 2023/863 Karar
Asıl dava
TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Birleşen dava
TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.946 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ...'te bulunan işyerinde 12/10/2012 tarih ve saat 19:00'dan sonra hırsızlık olayı yaşandığını, işyerinin kapıları kırılarak 1000 topa yakın abiyelik kumaşının kamyonla çalındığını, olayla ilgili ceza soruşturmasının devam ettiğini, olay gecesi kameraların çalışmadığını, araçların giriş çıkış kaydının tutulmadığını, çalınan mal miktarı dikkate alındığında hırsızlığın 5-6 saat gibi bir sürede yapılabileceğini, ancak davalı güvenlik şirketinin devriye ve kontrol görevini tam olarak yerine getirmediğini,

bu nedenlerle davalı kooperatif ile güvenlik şirketinin olayda kusurlu olduklarını, zarar bedelinin tahminen 400.000,00 TL olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen dosyada dava dilekçesi ile;

müvekkilinin toplam 239.438,96 TL değerinde kumaşının çalındığını ileri sürerek asıl davada talep edilen miktar dışında kalan 229.438,96 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı kooperatif vekili süresinde davaya cevap vermemiş, 12/012/2012 tarihli dilekçesinde; davacının kooperatif sınırları içinde iki işyeri daha bulunduğunu ve bunları bildirdiğini, ancak hırsızlık olduğu iddia edilen dükkan ile ilgili hiçbir bildirimde bulunulmadığını, diğer iki işyerinde asma kilit ve kamera sistemi bulunmasına rağmen davaya konu işyerinde bu güvenlik önlemlerinin alınmadığını, işyerinde kumaş bulunduğuna veya taşındığına dair hiçbir iz olmadığını, mallara ilişkin hiçbir belge sunulmadığını, kooperatife giriş ve çıkışların kontrol edildiğini,

14-20/10/2012 tarihlerinde davacının kooperatifte bulunan işyerlerindeki malların bir kısmına Gümrük Muhafaza Memurları tarafından el konulduğunu savunarak asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili birleşen davada, asıl dosyadaki savunmalarını tekrarla birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir, Davalı güvenlik şirketi vekili süresinde davaya cevap vermemiş, 21/02/2012 tarihli dilekçesinde; davada yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme olmayıp, müvekkili ile davalı site yönetimi arasında sözleşme olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini;

müvekkilinin davalı kooperatif ile aralarındaki sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, siteye giren her araç için giriş çıkış fişi düzenlediğini ve yükleme boşaltma defteri tuttuğunu, herhangi bir aracın teyit alınmadan site içerisine girmesinin sözkonusu olmadığını, verdikleri hizmet arasında güvenlik kamera sistemi bulunmadığını, bu nedenle davalı kooperatif tarafından güvenlik kamera sistemi kurulmamasının ve çalışır vaziyette olmamasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını;

hırsızlık olup olmadığının şüpheli olduğunu, işyerinin komşu dükkan çalışanlarının hırsızlık olduğuna dair bilgi ve görgüsü bulunmadığını, devriye gezen personelin herhangi bir yükleme görmediğini, ihbar üzerine yaptıkları kontrolde de işyerinin tadilatsız ve aşırı tozlu olduğu, işyerinde kumaş çalındığına dair iz ve emare bulunmadığı hususlarının tespit edildiğini, davacının basiretli bir tacir gibi heraket etmediğini ve hiçbir güvenlik önlemi almadığını, bu kadar mal var ise sigorta yaptırması gerektiğini, davacının çalınan malları ispatlaması gerektiğini;

söz konusu kumaşlar için kaçak ihbarında bulunulduğunu, buna ilişkin soruşturmanın akıbetinin sorulması gerektiğini, kaçakçılık konusu mallar hakkında talepte bulunulamayacağını; müvekkilinin işyerlerine alarm sistemi takılması, emniyetli bir kilit sistemi kurulması ve tüm çevrenin 24 saat hareketli kamera ile kontrol edilmesi gibi tebdirleri davalı kooperatife bildirdiğini, ancak gereğinin yerine getirilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili birleşen davada aynı savunmaları tekrarla birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alınan kusur raporuna göre davalıların hırsızlık olayında kusurlu oldukları, davacının hırsızlık tarihinde 576.628,93 TL ticari mal stoku bulunduğu, talep edilen bedelin çalınan kumaş bedeli ile uyumlu olduğu, davacıların zararı davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin, birleşen davanın kabulü ile 229.438,96 TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı kooperatif vekili istinaf nedenleri olarak; muhasebeci bilirkişi raporu kendilerine tebliğ edilmeden karar verildiğini, davacının hırsızlık olayını ve zararını ispatlayamadığını, davacının sunduğu faturalarda davacının adresinin kooperatifte yer alan işyeri adresinden farklı olduğunu, işyerinde mal bulundurulduğuna dair delil sunulmadığını, işyerinin vergi kaydının olmadığını, kooperatife giriş çıkışlar kontrol edildiğinden kamyon ile hırsızlık yapıldığı iddiasının mümkün olmadığını, hırsızlık olayının gerçekleştiği kabul edilse dahi müvekkilinin kusuru bulunmayıp, hiçbir tedbir almayan davacının kusurlu olduğunu,

müvekkiline isnat edilen kusuru kabul etmemekle birlikte alacağın müştereken ve müteselsilen değil müvekkilinin kusuru oranında tahsili gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davalı güvenlik şirketi vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin davacı ile herhangi bir sözleşme olmadığını ve davacıya karşı yükümlülük altına girmediğini, hırsızlık iddiasının ve mahiyetinin ispatlanamadığını, bilirkişi raporlarında da şaibeli durumlara değinildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamına giren tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını ve hiçbir tedbir almadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava ve birleşen dava, davacının işyerindeki hırsızlık neticesinde oluşan zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar asıl ve birleşen davada hükmü istinaf etmiştir. 1-Asıl davada kurulan hükme yönelik istinaf incelemesinde. Asıl ve birleşen dava birbirinden bağımsız davalar olduğundan, her bir davada kesinlik sınırı ayrı ayrı belirlenmelidir.

02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. Yeniden değerleme sonucunda 2023 yılı için kesinlik sınırı 17.830,00 TL olmuştur.

HMK'nun 352. maddesinde. "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir.

Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir.

Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, davalılar aleyhine hükmedilen 10.000,00 TL'nin, karar tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (17.830,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davalıların istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla davalıların karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca ayrı ayrı usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Birleşen davada kurulan hükme yönelik istinaf incelemesinde. Davacı, davalı kooperatif içerisinde yer alan deposunda bulunan malların çalındığını, olayda davalı kooperatif ile ...'te güvenlik hizmeti veren davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürerek zararının tazminini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar, davacının hırsızlığın gerçekleştiğini ve zararını ispatlayamadığını belirterek hükmü istinaf etmişlerdir.

İlk derece mahkemesinde tekstil mühendisi bilirkişiden alınan 20/05/2019 tarihli raporda; davacı adına kesilen faturalarda davacının adresinin hırsızlık yaşandığı belirtilen adresten farklı olduğu, stok kayıtlarının sunulmaması nedeniyle depoya girişi ve çıkışı yapılan top kumaşlara ait stokların tutulduğu herhangi bir sistemin kullanılmadığı, faturalarda kumaş cinslerine dair açıklamaların yeterli olmadığı belirtilmiştir.

05/08/2022 tarihli mali müşavir raporunda; davacının 2012 yılı defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, olay tarihi itibariyle davacının kaydi olarak 576.628,93 TL mal stoğu olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan ceza soruşturmasında, daimi arama kararı alınmış, sonrasında zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

TBK'nın 114/2 yollaması ile 50/1 fıkrasına göre hırsızlık nedeniyle zararını ve bu zararın davalıların kusurundan kaynaklandığını ispat yükü davacıya aittir. Özellikle ticarethanelerde ticari defterler, fatura, ırsaliye gibi belgeler ve diğer kanıtlarla ispat külfeti yerine getirilmelidir. Hırsızlık sonucu zararın ne olduğunun belirlenmesi için hırsızlık öncesi işyerindeki mal mevcudunun ve hırsızlık sonrası işyerinde kalan mal mevcudunun ne olduğunun da bilinmesi gerekir.

Somut olayda farklı adreslerde de faaliyette bulunduğu anlaşılan davacının olay tarihinde stokunun bulunması, hırsızılık yaşandığı iddia edilen depoda da mal bulunduğu anlamına gelmeyecektir. Davacı depoda bulunduğunu ancak çalındığını ileri sürdüğü kumaşlarını; ticari defterler, fatura, ırsaliye gibi belgeler ve diğer kanıtlarla ispatlamalıdır. Ancak somut olayda davacı depoda bulunan malları ticari defter ve kayıtları ve sevk irsaliyesi ile ispatlamış değildir.

Diğer taraftan davacı 1000 top kumaşının kamyonla 5 - 6 saatlik süreçte çalındığını iddia etmiştir. Davalı güvenlik şirketinin giriş ve çıkışlarda bulunan güvenlik personeli dışında devriye gezen personeli de bulunmaktadır. Ancak hırsızlığın 5-6 saatlik süreçte yaşandığı beyan edilmesine rağmen, hırsızlığa dair ne güvenlik personeli ne de herhangi bir komşu işyeri tanığı bulunmaktadır.

Davalı güvenlik şirketinin edimini eksik ve kusurlu yerine getirdiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, devriye görevinin yerine getirilmediği kabul edilse dahi, hırsızlığa ilişkin herhangi bir görgü tanığı yoktur. Ayrıca dinlenen tanık beyanına göre kooperatife mal giriş ve çıkışı kontrollü yapılmaktadır. Ancak bu kadar kumaşın çıkışı hususunda hiçbir kaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bunun yanında kolluk tarafından tutulan olay yeri tespit tutanağı ile ceza soruşturmasında da, hırsızlığın gerçekleştiği kesin olarak tespit edilmiş değildir. Tüm bunlardan davacının hırsızlığın gerçekleştiğini ve zararını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenler ile davalıların asıl dosyada istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden ayrı ayrı reddine, davalıların birleşen dosyada istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin birleşen davaya yönelik kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında birleşen davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1-Davalıların asıl dosyada istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden ayrı ayrı REDDİNE, 2-Davalıların birleşen dosyada istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/384 Esas, 2023/863 Karar ve 19/10/2023 tarihli birleşen davaya yönelik kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)Birleşen davanın REDDİNE,

b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.918,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.490,65 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, c)Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalı ...

Ltd.Şti tarafından yapılan 59,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, e)Davalı ... Kooperatif tarafından yapılan 459,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, f)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,

İstinaf Başvurusu Yönünden.

4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL harcın davalı ...Ltd.Şti tarafından peşin olarak yatırılan 3.918,24 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.490,64 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı ...Ltd.Şti tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 6-Davalı ...Ltd.Şti tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvurma harcı,

427,60 TL karar harcı ile 200,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 1.797,00 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL harcın davalı ...Kooperatif tarafından peşin olarak yatırılan 3.918,24 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.490,64 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE,

8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı ...Kooperatif tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 9-Davalı ...Kooperatif tarafından yapılan 738,00 TL istinaf başvurma harcı ile 269,85 TL karar harcının davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,

10-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/199, K. 2024/665, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/199
Karar No
2024/665
Tarih
30 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/199 K.2024/1080
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/200 K.2024/381
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/200 K.2024/641
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/200 K.2024/441
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/201 K.2024/655
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/201 K.2024/400

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.