KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/276 Esas
- Karar no
- 2025/540
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/01/2025
- Numarası
- 2025/15 Esas, 2025/45 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "..." isimli işletmesinin reklam ve ilanının müvekkiline ait www...com internet portalında yayınlanması amacıyla 29/09/2023 tarihinde 12 ay taahhütlü üyelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı tarafından 20.020,55 TL ödeme yapılmış ise de, bakiye ödemelerin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar davaya karşı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; davacının dava dilekçesi ekinde anlaşamama son tutanağının aslını ya da onaylı bir örneğini sunmadığı, verilen kesin süre içinde de bu eksikliği yerine getirmediği, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen arabulucu tarafından Daire Başkanlığı'na hitaben yazılan üst yazı ile dava şartının sağlanamayacağı, Yargıtay 9. HD'nin 2020/932 Esas ve 2020/5773 Karar sayılı ilamı ile hakimin UYAP üzerinden arabuluculuk anlaşamama son tutanağını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını içtihat ettiği gerekçelerine istinaden arabuluculuk son tutanağı veya onaylı bir örneği sunulmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ekine sehven arabuluculuk tutanağı yerine arabuluculuk tutanağı üst yazısının ek olarak eklendiğini, Mahkemece arabuluculuk tutanağının sunulması için taraflarına süre verilmesine dair ara karar kurulmadan ve ihtarda bulunulmadan davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı, davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında 68.700,23 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatmış olup itiraz üzerine işbu davayı açmıştır. Mahkemece, arabuluculuk son tutanağı veya onaylı bir örneğinin verilen kesin süre içinde sunulmaması sebebiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, usulüne uygun süre verilip ihtarat yapılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde, bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrası ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü içermektedir.
Bu madde içeriğinde belirtilen 1 haftalık kesin süre kanun ile tayin edilmiş olup 6100 sayılı HMK'nun "Kesin Süre" başlıklı 94. maddesinin 1. fıkrasında, kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğu ve 3. fıkrasında ise kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesi ile birlikte arabuluculuk son tutanağı veya onaylı sureti sunulmadığından bahisle Mahkemenin 08/01/2025 tarihli tensip tutanağı ile davacıya arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içinde sunması, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Tensip tutanağını içeren tebligat davacı vekiline 13/01/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup 1 haftalık kesin sürenin sona ereceği 20/01/2025 tarihine kadar ara karar gereği yerine getirilmemiştir. O halde usulüne uygun olan ve davacı vekiline tebliğ edilen ara karar ile ihtar edilen sonuç doğduğundan verilen kesin süre içinde belirtilen işlemin yapılmaması sebebiyle Mahkemece tesis edilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/276, K. 2025/540, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama