KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/705 Esas
- Karar no
- 2025/872
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 14/03/2025
- Numarası
- 2025/170 Esas
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.315 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati haciz talebinde bulunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ...san ve ... marka araçların yetkili satıcısı ve servisi olduğunu, davalı sigorta şirketi ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme uyarınca, davalı sigorta şirketinin kasko sigorta teminatı altında bulunan ve/veya davalı tarafından onarımı talep edilen araçların kasko sigorta teminatına giren bir rizikonun gerçekleşmesi sonucu hasarlı olarak müvekkili şirketin servisine başvurması halinde, davalı tarafından yaptırılacak ve/veya onaylanacak ekspertiz çerçevesinde azami özen ve dikkat gösterilerek onarımının yapılması,
bunun karşılığında müvekkili şirkete bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığını, tarafların uzun süredir devam eden ticari ilişkileri, davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan araçların müvekkili şirket servisinde onarımının yapılmasına rağmen fatura bedellerinin ödenmemeye başlaması ile bozulmaya başladığını, müvekkilinin vadesi geçen ödemelerin, cari mutabakat kapsamında ne zaman yapılacağı ile ilgili sigorta şirketi ile görüşmeler yürütmüşse de sonuç alamayınca davalıya İzmir ...
Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 12.11.2024 tarihli ihtarnamesini keşide ederek hem 12.11.2024 tarihi itibariyle fesih ihbarında bulunduğunu hem de alacakların ödenmesini ihtar ettiğini, ilgili ihtarnamenin davalıya 14.11.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının bu tarih itibariyle temerrüte düşürüldüğü ve sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, müvekkili şirketin ödeme alamayınca vadesi geçmiş işbu faturalara konu alacaklar için İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamında takip başlatıldığını, icra takibi kapsamında düzenlenen ödeme emrinin 31.01.2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalının icra takibinden doğan borca ve ferilerine 04.02.2025 tarihinde itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek müvekkili şirketin rehinle temin edilmemiş muaccel 341.629,70-TL para alacağı için borçlu karşı tarafın menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan teminatsız olarak,
aksinin kabulü halinde ise asgari oranla takdir edilecek teminat karşılığında, davalı taraf dinlenmeksizin ivedilikle ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 14.03.2025 tarihli ara karar ile; İhtiyati haciz talebine dayanak olarak sunulan bilgi ve belgelerin ne oranda edimlerin karşılıklı olarak yerine getirildiğinin tespiti, taraflar arasında açıkça ve anlaşılır ve net bir şekilde talep edilen alacak hususunda mutabakata varılıp varılmadığının belirli olmadığı ve taraflar arasındaki alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi ve ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşulunun sağlanamamış olması gerekçesi ile ihtiyati haciz talep edenin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin ... ve ... marka araçların yetkili satıcısı ve servisi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekili ile davalı arasında varılan anlaşmaya göre;
davalı sigorta şirketinin kasko sigorta teminatı altında bulunan ve/veya davalı tarafından onarımı talep edilen araçların kasko sigorta teminatına giren bir rizikonun gerçekleşmesi sonucu hasarlı olarak müvekkili şirket servisine başvurması halinde, davalı tarafından yaptırılacak ve/veya onaylanacak ekspertiz çerçevesinde azami özen ve dikkat gösterilerek onarımının yapılması,
bunun karşılığında müvekkili şirkete bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin üstlendiği edimin, servise giren araçların onarımını yaparak müşteriye teslim etmek, davalı sigorta şirketinin ediminin ise onarımın bedelini ödemek olduğunu, davaya konu 2 adet faturaya dayanan alacak kapsamında, fatura konusu araçların onarımlarının müvekkili tarafından tamamlandığını, davaya konu iki adet aracın servise kabullerinin yapıldığını, araç onarımları için sigorta şirketi tarafından eksper atandığını, aracın onarımlarının eksper onayıyla tamamlandığını, nihayetinde ... plakalı aracın imzası karşılığında müşteriye 25.10.2024 tarihinde,
... plakalı aracın da imzası karşılığında müşteriye 28.11.2024 tarihinde teslim edildiğini, işbu araçların onarımları kapsamında sigorta şirketiyle varılan mutabakat kapsamında ... plakalı araç için 10.12.2024 tarihinde, ... plakalı araç için 29.11.2024 tarihinde fatura düzenlenerek ödeme için sigorta şirketine iletildiğini, sigorta şirketinin ödeme edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin vadesi geçmiş alacağı bulunduğunu ve davalının ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması sebebiyle ödeme yapamadığını, sigorta şirketiyle yapılan görüşmelerden de öğrenildiğini,
sigorta şirketi ile ilgili açık kaynaklarda yapılan araştırmalarda dahi sigorta şirketinin battığı, iflas ettiğine dair haberlere rastlandığını ve buna dair kayıtların dosya içerisine sunulduğunu, yeniden yapılan araştırmada, davalı şirketin resmi internet sitesinde "Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 05.12.2024 tarih ve 855 sayılı Kurul Kararı ile Şirketimizin “tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin” durdurulmasına karar verilmiştir." açıklamasını ve faaliyetlerinin durduğu bilgisini paylaştığının da görüldüğünü,
müvekkili şirketin alacaklarının tahsilinin işbu yargılama neticesinde imkansız hale gelmemesi için ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, davaya konu edilen faturaya dayalı alacakların, vadesi geçmiş alacaklar olduğunu ve rehinle teminat altına alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasına, borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan teminatsız olarak, aksinin kabulü halinde ise asgari oranla takdir edilecek teminat karşılığında, karşı taraf dinlenmeksizin ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.
Davacı vekili derdest dava kapsamında ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olup Mahkemece talebin reddine karar verilmesi üzerine söz konusu ara karar davacı tarafça ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.
İİK'nun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında ihtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir.
İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir.
Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda, davacı, davalı sigorta şirketi ile aralarındaki sözleşme gereğince, davalı sigorta şirketinin kasko sigorta teminatı altında bulunan ve davalı tarafından onarımı talep edilen 2 adet aracın eksper onayı ile müvekkili şirket tarafından onarımlarının yapılarak müşteriye teslim edildiğini, bu onarım kapsamında düzenlenen faturanın davalı tarafından ödenmediğini iddia ederek başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Buna göre dosya kapsamında yer alan mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında, özellikle talep dilekçesi ekinde sunulan e-fatura ve servis formlarının ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde kanaat oluşturmadığı, bu aşamada ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gibi İİK'nun 257. maddesinde öngörülen diğer koşulların da oluşmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/705, K. 2025/872, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama