İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2026/26 K.2026/452

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2026/26Karar2026/452Tarih2 Nisan 2026Okuma13 dk · 2.522 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Nisan 2026
Dosya no
2026/26 Esas
Karar no
2026/452
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/10/2025
Numarası
2019/571 Esas, 2025/692 Karar
Davanın konusu
KAYIT KABUL
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.522 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... A.Ş.'nin satış bedelinin, ... ve ... grubunun ortak eylemleri ile banka kaynaklarından karşılandığını, ... grubunun muhtelif şirketler üzerinden sahip olduğu ...

A.Ş.'nin tüm hisselerinin devri amacıyla bu hisseleri ellerinde bulunduran kendilerine ait şirketlerin hisselerini 04.05.1998 tarihinde art arda yaptıkları iki sözleşme ile toplam 100.000.000,00 USD karşılığında ... grubuna devrettiğini, tarafların bu sözleşmelerde satış bedelinin kural olarak banka kaynaklarından ödenmesi esası üzerine kurulu bir ödeme düzeni öngördüklerini, satış bedelinin tamamına yakın kısmının ödenmesinde bu düzen içinde hareket ederek ödemeyi banka kaynaklarından gerçekleştirdiklerini, bu esasın,

satış sözleşmesinin imzalanmasından sonra bedele ilişkin olarak ortaya çıkan ihtilaf üzerine yeni bir ödeme planı kararlaştırılan sulh sözleşmesinde de terk edilmeyerek aynen muhafaza edildiğini, sulhten sonra toplam satış bedelinden 4.000.000,00 USD'lik mahsup ve 15.250.000,00 USD'lik tenzilat yapıldığında kalan 80.750.000,00 USD'nin sadece 5.000.000,00 USD'lik bonoya tekabül eden kısmının ... grubu tarafından ödendiğini, kalan 75.750.000,00 USD'nin ise banka kayıtlarından karşılandığını, bu tutarın 30.000.000,00 USD'lik kısmı Lüksemburg Mahkemelerinde dava konusu olduğu için bu davaya şimdilik dahil edilmediğini,

borç nakilleri ile ödenmesi kararlaştırılan 45.137.000,00 USD ve ...

A.Ş.'nin yurt dışında bulunan (Azerbaycan ve Romanya) bankalardaki hisselerinin satışı ile ödenmesi kararlaştırılan toplam 613.000,00 USD olmak üzere toplam 45.750.000,00 USD'nni bu davanın konusu olduğunu, banka kaynaklarından yapılan ödemelerin banka kayıtlarına geçirilmediğini ve gizli tutulduğunu, bu durumun öğrenilmesinin ise ancak Bankanın yönetim ve denetimi ile bütün hisselerinin 21.12.1999 tarih ve 99/13765 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile TMSF'ye devredilmesinden sonra mümkün olduğunu, ... ve ... grubu ile bu gruplara dahil firmaların işbirliği içinde ve bilinçli olarak banka kaynaklarını kendi lehlerine kullandığını,

banka kaynaklarının kendi borçlarının ifası için kullanılması neticesinde sorumluluklarının doğacağını bildikleri için tarafların riski paylaşmak istediklerini ve banka yetkilisi olarak iki taraftan seçilmiş kişilerin imza atmasını uygun gördüklerini, borç nakli suretiyle ödemenin, ... grubu şirketlerinin bankaya kredi borçlarının ... grubu şirketlerine nakli şeklinde gerçekleştiğini, bu şekilde ... grubunun, bankaya karşı ödenmemiş borçlarından kurtulduğunu, ... grubunun ise hisse satış sözleşmesinden doğan bedel borcunun önemli bir bölümünü ifa etmiş olduğunu, bunun ise borcun nakli işlemleri arkasına sığınılarak yapılmak istendiğini,

bankanın borç nakillerine ilişkin muvafakatine banka temsilcisi sıfatıyla üç kişiden biri olarak ... ...'in imza attığını, bu davalının aynı zamanda ... grubu şirketlerinin de imza yetkilisi olması ve borç nakli ile davalılara kısmen, hatta tamamen karşılıksız kazandırma yapılması sebebiyle borç nakline ilişkin bankanın muvafakatinin geçersiz olduğunu, tarafların temel amacının bir hisse satımı yapmaktan daha öte ... grubunun tek bir kuruş dahi harcamadan bankaya sahip olmasını sağlamak olduğunu,

bu şekilde banka kaynaklarının ... ve ... gruplarının çıkarları doğrultusunda paylaşılmasının niteliği itibariyle ahlaka ve adaba aykırı bir haksız fiil olduğunu, bankanın haksız olarak kullanılan kaynaklarının kaybından doğan zararlardan bu işlemlere iştirak eden bütün şahısların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bankanın yönetimi, denetimi ve bütün hisselerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devrinden sonra Fon’un temsilcilerinden oluşan yeni yönetim kurulunun talimatlarıyla önce,

... grubuna dahil olup kendi borçlarını devreden firmalara birer ihtarname gönderilip kredilerin kat edildiğinin ve borcun temerrüt faizi ile ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, söz konusu alacakların borç hakli sözleşmelerine taraf olan ... grubu firmalarından talep edilmesi gerektiği ileri sürülerek ödeme yapılmadığını, daha sonra ise ... grubu firmalarına ihtarname gönderilerek borcun ödenmesi talep edilmiş ise de, bu borçların ... grubu ile kendi aralarında dava konusu olması sebebiyle yine ödeme yapılmadığını, 4491 Sayılı Kanun ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunun 14. maddesinde,

ortakların banka kaynaklarını kendi lehlerine kullanmamalarına ilişkin olarak, bu ortaklardan ya aynen iade yada kaynakların haksız kullanımları nedeniyle doğan zararın tazmininin talep edilebileceğinin hükme bağlandığını belirterek birbirini takip eden dönemlerde bankaya hakim olan ... grubu ile ... grubunun banka kaynaklarını kendi lehlerine,

haksız kullanımından doğan 45.750.000 USD'lik (11.743.111.666.734 TL) ana para ile bu meblağa sözleşmelerin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek en yüksek orandaki faizin ilavesi suretiyle bulunan toplam 100.397.450.410,739 TL tutarındaki zararın dava tarihinden itibaren en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı müflis ... iflas idare vekili cevap dilekçesinde; ... hakkında, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2008 tarih ve 2004/1 Esas, 2008/814 Karar sayılı dosyasında iflas kararı verildiğini, tasfiye işlemlerinin İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ...sayılı dosyasında başladığını, tasfiye işlemlerinin Fon nezdinde gerçekleştirildiğini, ikinci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığını, İİK'nun 194. maddesi gereğince davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/11/2017 TARİH VE 2009/191 ESAS 2017/1283 KARAR SAYILI KARARI İLE:

İlk derece mahkemesince; yaptırılan ...dışındaki davalıların banka kaynaklarını kendi menfaatlerine kullandığı, davalı ...'in zararlandırıcı işlemlerle bağlantısının ispatlanamadığı, her ne kadar alınan 3. heyetin 2. ek raporunda toplam nihai borç tutarı 98.567.453,91 TL olarak belirlenmiş ise de, hatalı olarak bu toplama işleminde 613.000,00 USD'lik iştirak bedelinin hesaplamaya dahil edilmediği, bu tutar da dahil edildiğinde USD cinsinden asıl alacak tutarının 45.750.000,00 USD olduğu,

bunun TL karşılığının ise 11.743.111,66 TL, işlemiş faiz ile birlikte toplam tutarın ise 3. bilirkişi heyeti kök raporunda belirtildiği gibi 99.265.375,46 TL olduğu, bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçelerine istinaden davalı ...hakkında açılan davanın reddine; tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere, davalı müflis ... iflas idaresi yönünden davanın kısmen kabulü ile, 4.549.336,11 TL alacağın iflas sıra cetveline kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talep iflas idaresi tarafından kabul edilerek iflas sıra cetveline kayıt edildiğinden konusuz kalan bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına; davalılar ...

A.Ş., ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 11.743.111,66 TL asıl alacak ve 87.522.263,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 99.265.375,46 TL'nin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine dair karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili, davalı müflis ... iflas idare vekili, davalılar ...A.Ş. ile ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.

DAİREMİZİN 04/04/2019 TARİH VE 2018/2125 ESAS 2019/634 KARAR SAYILI KARARI İLE

Dava tarihinden sonra iflasına karar verilen ve iflası kesinleşen müflis ... hakkında ki davanın tefrikine karar verilmesi ve yargılamanın kayıt kabul davası şeklinde yürütülerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken diğer davalılar ile birlikte yargılamaya devam edilip kayıt kabul ile birlikte diğer davalılar aleyhine açılan alacak davasına aynı dosyada karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı gerekçelerine istinaden usuli eksiklikler ve buna dair yapılan hata nedeniyle, tarafların istinaf başvurusunun esasa dair hususlar incelenmeksizin kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Ayrıca, davalılar ...A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından gerekli istinaf harçlarının süresinde yatırılmaması sebebiyle ek karar ile istinaf isteminden vazgeçilmesine karar verilmiş olup bu ek karar adı geçen davalılar tarafından istinaf edilmiş ise de, Dairemizin kararı ile istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/10/2025 TARİH VE 2019/571 ESAS 2025/692 KARAR SAYILI KARARI İLE:

Mahkemenin 2019/191 Esas sayılı kararındaki gerekçelerde de izah edildiği üzere; açılan davada, 34.458.457,00 USD ve 10.678.543,00 USD tutarlı borç nakilleri ile 613.000,00 USD tutarlı iştirak bedelinin toplamı olan 45.750.000,00 USD'nin talep edildiği, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 12/07/2007 tarih ve 2005/356 Esas 2007/1898 Karar sayılı kararında sözü geçen 1.633.220.241,48 TL nakit alacak kapsamında 613.000,00 USD tutarındaki iştirak satış bedelinin yer almadığı,

bilirkişi raporunda 613.000,00 USD'lik iştirak bedelinin iflas masasına kaydedilen alacak kapsamında olmadığı hususları dikkate alınarak müflis davalı ... yönünden kayıt kabul talebine dönüşen dava nedeniyle 4.549.336,11 TL alacağın iflas sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, zaten iflas masasının dava konusu 4.549.336,11 TL'yi nizalı alacak olarak iflas masası sıra cetvelinin 3. sırasına kaydını yaptığı gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile,

tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere 4.549.336,11 TL alacağın (Daha önce iflas masasına nizalı alacak olarak kaydı yapılan) davacının kesin alacağı olarak müflis ...'in iflas masasının sıra cetveline 3. sıraya kesin olarak kayıt ve kabulüne dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davalı iflas idare vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı iflas idare vekili istinaf dilekçesinde; alınan 13.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda, tespit edilen 4.549.336,03 TL alacak tutarı, kaydı yapılan 4.549.336,11 TL'den daha düşük olması sebebiyle kaydı gereken bir bir alacak olmadığı yönünde sonuç ve kanaate varıldığını, dolayısıyla kararda müflis ... iflas idaresi yönünden sorumluluğun tespiti, sorumlu olunan oran ve bu orana isabet eden tutar bakımından aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Banka zararının tahsiline ilişkin açılan dava, davalı ...'in yargılama sırasında iflasına karar verilmesi sebebiyle İİK'nun 235. maddesine dayalı sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına dönüşmüştür.

İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.

Dava, Fon'a devredilen bankanın uğradığı iddia edilen zararının tahsiline ilişkin olarak birden fazla davalı hakkında açılmıştır. Başlangıçta İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/902 Esas, 2007/539 Karar sayılı ve 01.10.2007 tarihli kararı ile, davalılar ..., ... ..., ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... hakkındaki davanın tefriki ile başka esasa kaydına ve diğer davalılar hakkındaki davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Tefrik edilip ayrı esasa kaydedilen davada, aynı Mahkemenin 2007/862 Esas, 2008/172 Karar sayılı ve 19.03.2008 tarihli kararı ile, mahkemenin görevsizliğine, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 142. maddesi gereğince, davaya 1. ve 2. nolu Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılacağından karar kesinleştiğinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş olup kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine gönderilen dosya İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/680 Esas sırasına kaydedilmiştir.

Bu dosyada 11.03.2009 tarihli celse ara kararı gereğince, davalı ... ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine; diğer davalılar ..., ... A.Ş., ..., ... A.Ş., ... A.Ş. hakkındaki davanın ayrı bir esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmasına karar verilmiş olup tefrik edilen dosya İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/191 Esas sırasına kaydedilmiştir.

Bu dosyada yapılan yargılama neticesinde tesis edilen karar Dairemizin kararı ile, yargılama sırasında iflas eden ve iflası kesinleşen müflis ... hakkında tefrik kararı verilip yeni esas üzerinden yargılamanın kayıt kabul davası şeklinde yürütülüp karar verilmesi gerektiği gerekçelerine istinaden kaldırılmıştır.

Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemenin 2019/224 Esas 2019/689 Karar sayılı ve 12.09.2019 tarihli kararı ile, davalı ...hakkında açılan davanın reddine; davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... ...

A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile 11.743.111,66 TL asıl alacak, 87.522.263,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 99.265.375,46 TL'nin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine; ayrıca müflis ... hakkında açılan davanın kayıt kabul davasına dönüşmesi sebebiyle tefrikine karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararında; ...

A.Ş.'nin ... tarafından ... Grubundan satın alınması işleminde, satış bedeli olarak belirlenen tutarların ... A.Ş. kaynakları kullanılarak ödendiği, gerçekleştirilen borç nakil işlemleri ile işlemlere muvafakat veren tarafta da borcu devralan tarafta da ... 'in yetkili olarak hareket ettiği, işlemlerin banka kayıtlarına işlenmediği, borçların takip edilmediği, bir yandan banka hisseleri borç nakli suretiyle ödenirken bu borçların takip edilememesi suretiyle ...

Grubunun karşılıksız kazanım elde ettiği, bu oranda bankanın zarara uğratıldığı, banka iştiraklerinin ...

Grubuna intikali karşısında bankaya ödenmesi gereken bedelin ödenmediği, devralınan borçlar bakımından olduğu gibi bu borcun da takibinin yapılmadığı, ...dışındaki davalıların banka kaynaklarını kendi menfaatlerine kullandığı, bu davalının zararlandırıcı işlemlerle bağlantısının ispatlanamadığı belirtilmiş olup karara yönelik istinaf başvurularının İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 27/10/2022 tarih ve 2020/1468 Esas 2022/1538 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği,

temyiz edilen istinaf kararının ise, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/07/2024 tarih ve 2023/87 Esas 2024/5793 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığı (vekalet ücreti yönünden) anlaşılmıştır.

Müflis ... hakkında açılan ve tefrik edilip ayrı esasa kaydedilen davada yapılan yargılama üzerine ise, işbu istinaf başvurusuna konu kararın verildiği anlaşılmıştır.

...'in dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/4 Esas 2008/814 Karar sayılı ve 31/12/2008 tarihli kararı ile iflasına karar verildiği, TMSF'nin alacak kayıt başvurusu ile, ... A.Ş.'nin ... Grubundan ... Grubuna devri kapsamında ...

A.Ş.'ye 613.000,00 USD tutarındaki iştirak bedelinin ödenmediğinden bahisle 21/07/1998 tarihinden iflas tarihine kadar işleyen faiz oranına göre yapılan hesaplama uyarınca 4.549.336,11 TL'nin masaya kaydına ilişkin talepte bulunduğu, müflis ... iflas idaresinin ise 65 sayılı ve 02/10/2012 tarihli kararı ile, bu alacağa ilişkin açılan davanın derdest olması sebebiyle (İstanbul 2. ATM 2009/191 Esas) mahkeme kararının neticesine göre yeniden değerlendirilmek üzere 4.549.336,11 TL'nin nizalı alacak olarak 3. sıraya kaydına karar verilmiştir.

Ayrıca yine işbu davanın konusu olan 34.458.457,00 USD ve 10.678.543,00 USD olmak üzere toplam 45.137.000,00 USD ise müflisin iflas masasına 1.633.220.241,48 TL karşılığı nizalı alacak olarak 4. sıraya kaydedilmişken kesinleşen idare mahkemesi kararı üzerine aynı miktarın 3. sıraya kaydına karar verilmiştir. Bu nedenle kesin olarak iflas masasına kaydına karar verilen bu miktar içinde ... A.Ş.'ye ödenmesi gereken yurt dışında bulunan banka hisse devir bedellerinin yer almadığı anlaşılmaktadır. Dairemizin kaldırma kararından mahkemece bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13/08/2025 tarihli raporda; ... Grubu ile ... arasında 04.05.1998 tarihli Pay/Devir Sözleşmesi akdedilerek, ... A.Ş.'nin iştiraki olan Azerbaycan/Bakü'de bulunan ...'da sahip olduğu hissesinin 128.000,00 USD. Romanya/Bükreş'de bulunan ...S.A.'da sahip olduğu hissesinin 484.730,00 USD olmak üzere toplam 613.000,00 USD bedel ile ... Grubu tarafından ...

Grubuna satılmasının kararlaştırıldığı, 21.07.1998 tarihinde kabul edilen sulh sözleşmesi ile satış bedelinin ... tarafından ... grubunun göstereceği kişilerin nam ve hesabına nakden ödenmesinin kabul edildiği, ancak, 613.000,00 USD hisse devir bedelinin asıl borçlulardan tahsil edilmek yerine 28.07.1998 tarihinde ... borcu olarak ...

A.Ş. kaynaklarından karşılanarak ... ... ve ... ...'a ödendiği, ödeme tutarının banka geçici hesaplarında izlendiği, bu ödeme ile banka zararının somut olarak oluştuğunun sabit olduğu, müflis ...'in, ...

A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı ve hissedarı olarak Bankacılık Kanunu ve Ticaret Kanununa göre sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, ancak buna ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu, banka kaynaklarından ödenen 613.000,00 USD karşılığı olarak davacının 31.12.2008 iflas tarihi itibariyle 166.190,85 TL asıl alacak, 4.383.145,18 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 4.549.336,03 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu tutarın ise, iflas masasına kaydı yapılan 4.549.336,11 TL'den daha düşük olması sebebiyle kaydı gereken bir alacak olmadığı bildirilmiştir.

Fon'a devredilen bankanın ... grubundan ... grubuna satışı kapsamında satım bedelinin ödenmesi için ayrıntılı bir yöntem belirlenmiş olup daha sonra taraflar arasında ihtilaf çıkması üzerine 21/07/1998 tarihinde akdedilen sulh sözleşmesi ile, yeni bir ödeme şekli belirlenmiştir. Buna göre satım bedelinin bir kısmının, ...

A.Ş.'nin yurt dışında bulunan (Azerbaycan ve Romanya) bankalardaki hisselerinin, banka tarafından ... grubuna devrinden sonra toplam 613.000,00 USD bedelin ... grubu tarafından, ... grubunun göstereceği kişilerin nam ve hesabına ödenmek suretiyle satışı ile ödenmesi kararlaştırılmıştır. Ancak bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere hisse devir bedelleri asıl borçlu olan ... Grubundan tahsil edilmesi gerekirken banka kaynaklarından karşılanarak ödenmiştir.

Banka kaynaklarının haksız kullanımı neticesinde banka zararının oluşmasına sebebiyet veren işlemler bakımından müflis ...'in yetkili sıfatıyla hareket ettiği ve bu işlemlerde imzalarının bulunduğu anlaşılmakla sorumluluğunun bulunduğu sabittir.

Her ne kadar bilirkişi raporu ile, tespit edilen 4.549.336,03 TL alacak tutarının, iflas masasına kaydı yapılan 4.549.336,11 TL'den daha düşük olması sebebiyle kaydı gereken bir alacak olmadığı belirtilmiş ve bu husus istinaf dilekçesinde de ileri sürülmüş ise de, 613.000,00 USD karşılığı 4.549.336,11 TL'nin iflas masasına "nizalı alacak" olarak kaydedilmesi sebebiyle davacının kayıt kabul talebinde hukuki yararı mevcut olduğundan bu hususa ilişkin bilirkişilerin aksine görüşü ve davalının istinaf sebebine itibar edilmemiş olup mahkemece tesis edilen karar isabetli olmuştur.

Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/571 Esas, 2025/692 Karar sayılı ve 16/10/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı davalı iflas idare vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02.04.2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2026/26, K. 2026/452, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Dairemizin 04/04/2019 Tarih Ve 2018/2125 Esas 2019/634 Karar Sayılı Kararı İle
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  8. Hükü M
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/26
Karar No
2026/452
Tarih
2 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/26 K.2026/253
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/26 K.2026/235
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2026/26 K.2026/514
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/27 K.2026/232
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2026/27 K.2026/511
  • İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2026/27 K.2026/87

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.