İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2026/51 K.2026/221

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2026/51Karar2026/221Tarih12 Şubat 2026Okuma6 dk · 1.253 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Şubat 2026
Dosya no
2026/51 Esas
Karar no
2026/221
Mahkemesi
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/09/2024
Numarası
2024/228 Esas, 2024/577 Karar
Dava
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.253 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket çalışanı ...'ın ....01.2018 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu vefat ettiğini, müvekkilinin başvurusu üzerine davalı sigorta şirketinin hasar dosyası açtığını, .....'nın vefat eden işçinin hak sahiplerine ödenen peşin sermaye değerinden dolayı oluşan kurum zararının rücuen tazmini için Bakırköy ..... İş Mahkemesi'nin 2020/....

Esas sayılı dosyasında dava açtığını, davanın davalı sigorta şirketine ihbar edilmesine rağmen davalının dosya ile ilgilenmediğini, iş mahkemesinin 07.06.2023 tarih ve 2020/130 Esas, 2023/250 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 114.834,99 TL peşin sermaye değerinin tahsiline karar verdiğini, davalı sigorta şirketinin ilamı konu alacak ve ferilerini ödemediğini, henüz ödenmeyen borcun davalı tarafından...'ya ödenmesi gerektiğini, ayrıca işçinin mirasçılarına ihtiyari arabuluculuk çerçevesinde 300.000,00 TL tazminat ödediklerini, hernekadar bu ödemenin 200.000,00 TL'si diğer firmalar tarafından yapılmışsa da,

bu ödemeleri müvekkili şirketin alacağından mahsup ettiklerini, davalı sigorta şirketinin... tarafından açılan davanın sonuçlanması gerektiğinden bahisle hasar dosyasını sonuçlandırmadığını ileri sürerek iş mahkemesinde hükmedilen 114.834,99 TL meblağın faizi ve tüm ferileriyle birlikte bulunacak kapak hesabından şimdilik 145.509,62 TL'sinin davalı sigorta şirketi tarafından...'ya ödenmesine, mirasçılara ödenen 300.000,00 TL'den şimdilik 100.000,00 TL'sinin ödeme tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında;

poliçede davacı, sigorta ettiren sıfatına haiz olup, sigortalının dava dışı ... olduğunu, bu nedenle davacının poliçedeki teminat bedelini talep hakkı bulunmadığını.

TBK'nın 73. maddesinde haksız fiildeki sorumlular arasındaki rücu ilişkisini 2 yıllık zamanaşımı süresine bağladığını, ayrıca TTK'nın 1420. maddesi gereği sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl, her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, davacının mirasçılara 08.02.2018 tarihinde 300.000,00 TL ödeme yaptığını, işbu davanın ise ödeme tarihinden 6 yıl geçtikten sonra 19.04.2024 tarihinde açıldığını; davacının iş davasında hükmedilen tutarları ödemediğini, ödenmeyen borcun müvekkili şirkete rücu edilmesinin mümkün olmadığını;

sigortalıya hizmet akdiyle bağlı ve...'ya tabi işçinin iş kazası nedeniyle işverene yöneltebileceği hukuki sorumluluk nedeniyle teminat verildiğini, kazaya uğrayan işçinin sigortalının değil, davacı sigorta ettirenin işçisi olması nedeniyle poliçe kapsamında olmadığını; kazanın riziko adresinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin teyit edilmesi gerektiğini; asgari ücret ile çalışan 20 işçi olduğu beyan edilerek poliçe yapıldığını, bu bilgilerde bir değişiklik olmasına rağmen beyan edilmemesi halinde beyan yükümlülüğüne aykırı hareket davranıldığını;

müvekkili şirketin temerrüde düştüğünün kabulü için kazanın kendisine ihbarı gerektiğini, alacağa avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece.

TBK'nın 73/1 fıkrası gereğince rücu isteminin, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere rücu davalarında zamanaşımının başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak ele alınmasının sebeplerinden birinin de, rücu hakkının, başkasının borcunu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen azalmayı gidermeye yönelik olması ve iş bu azalmanın ödeme tarihinde gerçekleşmesi olduğu,

somut davada, davacı tarafça sunulan ödeme dekontundan 100.000,00 TL'nin 08.02.2018 tarihinde mirasçılara ödendiğinin anlaşıldığı, 22.01.2018 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak davacının 08.02.2018 tarihinde ödeme yaptığı, uyuşmazlığa konu iş bu davanın ise 19.04.2024 tarihinde açıldığı,

bu haliyle davacının talebi yönünden zamanaşımının gerçekleştiği, ayrıca iş mahkemesinde davanın kabulü ile 114.834,99 TL İlk Peşin Sermaye Değerinin 25.02.2019 onay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiğini, ......'nın işbu dosyada taraf olmadığı gibi davacının kendisi tarafından henüz ödenmeyen paranın rücusuna ilişkin talebinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle mirasçılara ödenen bedelin rücusuna yönelik açılan davanın zamanaşımına uğraması sebebiyle reddine,

...'ya ödenmesi talep edilen bedele yönelik açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; iş mahkemesi dosyasında müvekkilinin peşin sermaye değerini ve ferilerini...'ya ödemekle yükümlü kılındığını, işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında bu bedelin davalı tarafından karşılanması taleplerinde hukuki yararları bulunduğunu, bu nedenle...'ya ödenecek bedel hakkında talebin hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin hatalı olduğunu;

davalı sigorta şirketinin, ....... tarafından açılan davanın sonuçlanması gerektiğinden bahisle hasar dosyasını sonuçlandırmadığını, hasar dosyasını kasten sonuçlandırmayan veya sigortalıyı oyalayan davalının zamanaşımı definde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, mirasçılara 08.02.2018 tarihinde tazminat ödemesinin, .....'nın açtığı rücu davası ile bağlantılı olduğunu, davalı sigorta şirketinin, poliçe kapsamındaki sorumluluk miktarının kesinleşmesini beklediğini, bu durumun zamanaşımının durması veye kesilmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, TBK'nın 73/1 fıkrası uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülse de,

her halde 10 yıllık zamanaşımı süresi de bulunduğunu, davanın iş kazasından itibaren 10 yıllık süre içinde açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında sigorta tazminatı ödenmesi istemine ilişkindir.Mahkemece; peşin sermaye değerinin tahsiline dair ilam kapsamında borcu ödemeyen davacı işverenin ödemediği bedelin rücuen tazminini istemesinde hukuki yararı bulunmadığı, davacının vefat eden işçilerin mirasçılarına ödediği 300.000,00 TL yönünden ise TBK'nın 73/1 fıkrasında öngörülen zamanaşımının geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.

Davalı sigortacı, poliçede sigortalının dava dışı üçüncü şahıs olduğunu, poliçede sigorta ettiren olan davacı şirketin sigorta alacağını talep etme hakkı bulunmadığını savunmasına rağmen ilk derece mahkemesi davacının aktif husumet ehliyeti, yani taraf sıfatı bulunup bulunmadığı tartışılmamıştır. Taraf sıfatı, dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi, kural olarak o hakkın sahibine aittir.

(Aktif husumet) Subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi ise, o hakka yükümlü olan kişidir. (Pasif husumet) Bir davanın tarafları, o davada gerçekten taraf sıfatını haiz değil ise, mahkemece, dava konusunun esası hakkında inceleme yapılıp karar verilemez, davanın reddi gerekir. Sıfat yokluğu, bir def’i değil, dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır.

1086 sayılı HUMK'ta bir dava şartı olmamakla birlikte, hakim, kendisine sunulan dava malzemesinden bir itiraz sebebinin varlığını öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir. (KURU. Medeni Usul Hukuku, 2017, s.122, 123). 6100 sayılı HMK ‘da da aynı durum korunmuştur. (Yargıtay 11 HD'nin 2017/1713 Esas, 2018/7247 Karar sayılı kararı).

Öte yandan zamanaşımı savunması ise defi niteliğinde olup, ileri sürülmezse, hakim tarafından kendiliğinden gözetilemez.Somut olayda dava dilekçesine ekli poliçede davacı şirket sigortalı olarak yer almasına rağmen, davalı sigorta şirketi tarafından sunulan ve davacının sunduğu poliçe ile aynı poliçe nolu poliçede ise sigortalının dava dışı ..., sigorta ettirenin ise davacı şirket olduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle taraflar arasında sigortalısının davacı şirket olduğu bir poliçe bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda taraflar arasında davacı sigorta şirketinin sigortalı bulunduğu poliçe olup olmadığının tespit edilmesi, davacının sadece sigorta ettiren olduğu poliçenin bulunması halinde, sigorta ettirenin sigorta sözleşmesinden doğan hakları talep etme hakkının (taraf sıfatının) bulunup bulunmadığının tartışılması,

davacının taraf sıfatı bulunmadığı sonucuna varılırsa davanın bu nedenle reddi gerekirken, bu husus tartışılmadan karar verilmesi doğru değildir.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/..... Esas, 2024/... Karar sayılı ve ./09/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,

4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/02/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2026/51, K. 2026/221, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Nedenleri
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/51
Karar No
2026/221
Tarih
12 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2026/52 K.2026/171
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/52 K.2026/116
  • Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/52 K.2026/74
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2026/52 K.2026/301
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/52 K.2026/189
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/53 K.2026/97

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.