KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.HUKUK Dairesi Başkanlığı Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2019
- Esas no
- 2019/411
- Karar no
- 2019/650
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2018
- Numarası
- 2018/424 Esas, 2018/1009 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada özetle; davacı şirket ile davalı üniversite arasında, davacı şirketin davalı üniversitenin işlettiği hastane ve polikliniklerde kozmetik, estetik ve güzellik uygulamalarının yapılması hususunda hizmet verilmesi konusunda sözleşme imzalandığını, davalı üniversitenin sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinden uğradıkları zararın ve kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davanın açıldığı İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi yaptığı yargılama neticisinde,
İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğu gerekçesiyle, yetkisizlik kararı tesis ederek dosyayı İstanbul Anadolu 2.Ticaret Mahkemesine devretmiş bulunmaktadır.
İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret mahkemesi de yaptığı yargılama neticesinde, davalı üniversitenin tacir olmaması nedeniyle davanın mutlak ve nispi ticari dava bulunmadığı gerekçesiyle asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle, görev nedeniyle davanın usulden reddine yönelik karar tesis edilmiştir.Karar davalı vekili tarafından süresinde istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
davalı üniversitenin vakıf üniversitesi olduğunu, Devlet üniversitesi hastanelerinden farksız olduğunu, davacı ile aralarındaki sözleşmenin İdare Yargı yerinde hizmet kusuru ilkesi kapsamında çözümlenmesi gerektiğinden, İdari Yargı yerinin görevli olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine verdiği cevap dilekçesinde özetle;
taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı üniversitenin davacı şirket ile özel hukuk tüzel kişisi olarak imzaladığı özel hukuk sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle, davacının istinaf dilekçesinde haklı olmadığını, bu nedenle istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İddia, savunma ve tüm dosya kapsamından; dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve kar mahrumiyeti alacağı istemine yöneliktir.Davalı üniversite ile davacı şirket arasındaki hizmet alımına yönelik sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi olduğu,
davalı üniversitenin tacir olmaması da nazara alındığında uyuşmazlığın çözümünün adli yargı yerinde ve asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği, taraflar arasındaki özel hukuk sözleşmesi nedeniyle hizmet kusuru olarak nitelendirilemeyeceğinden davalı istinaf talebinde haklı değildir. Bu itibarla; istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2019/411, K. 2019/650, 4 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama