KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.HUKUK Dairesi Başkanlığı Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2020
- Esas no
- 2020/1013
- Karar no
- 2020/722
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/12/2019
- Numarası
- 2018/372 Esas, 2019/959 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğundan, Dairemiz Başkanı ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 17.02.2016 tarihinde davalı ile ön protokol imzaladıklarını, bu sözleşmenin 2. maddesi çerçevesinde bayii adayı olan müvekkil şirketin ... bayisi sıfatıyla hareket etmesi öncesinde yerine getirmesi gereken taahhütler ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, daha başlangıçta davalı ... bayii binası olarak kullanılacak olan taşınmazın aslında başlangıç olarak .... bayiliği için yapılacağını, ... hariç aynı binada ... ve ... markalarınında satış ve servis hizmetlerinin verileceğini bildiklerini,
özellikle Ankara başta olmak üzere bölgede ... yeni konseptinin ilk örneği olan müvekkil şirkete ait binaya, ... talepleri doğrultusunda detayları eklerde sunulduğu üzere bir çok ilave, imalat ve inşaat yapıldığını, neticesinde müvekkili şirkete ait ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain ... ada, ... numaralı parselde bulunan arsası üzerindeki taşınmazını ön protokolde yazılı düzenlemeler yaptığını, ... bayisi olmak üzere ... satış ve satış sonrası hizmetleri için ... bütün talep ve istediklerini yerine getirerek,
... sözleşmeli mimarlarının proje-çizim vs. belirlemelerine uygun olarak düzenleyerek inşa ettiğini, tüm bu düzenlemeler sonrasında davalı şirketin noterden çektiği 14.11.2016 tarihli ihtarname ile 17.02.2016 tarihli ön protokol sözleşmesini fesh ettiğini, feshin gerekçesini de sözleşmenin 3.1 maddesine dayandırdığını, bu fesih gerekçesinin yerinde olmadığını ve feshin haksız olduğunu, davalı yanın feshin hemen akabinde bayilik anlaşmasını başka bir şirket ile gerçekleştirdiğini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin ciddi zarara uğradığını,
yapılan yargılama neticesinde müvekkiline ait ... mahallesindeki taşınmaz üzerine davalının talebi üzerine yapılan tüm imalatlara ilişkin olmak üzere şimdilik 100.000,00TL + KDV'nin dava tarihinden itibaren, müvekkili şirkete pazarlık imkanı verilmeden dayatma yoluyla imzalanan ön protokolün 3.6 maddesinin yazılmamış sayılmasına ve iptaline karar verilmesi ile davalı şirket tarafından haksız olarak alı konulan ve davalı yararına sebepsiz zenginleşme yaratan 250.000,00TL + KDV'nin temerrüt tarihinden itibaren,
tahkikat sırasında tespit edilmesi mümkün olacak "işe yaramayan ve sökülmek durumunda kalan imalat için" fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimlidik 1.000,00TL + KDV'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil olarak müvekkili şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.Dava, ticari şirketler arasındaki tazminat talebine ilişkin olup, Hakimler ve Savcılar Kurulunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri İş Bölümü ile ilgili 21/06/2019 tarihli ve 678 sayılı Kararı ile 02.09.2019 tarihinden itibaren geçerli İş Bölümü Kararı uyarınca,
18.Hukuk Dairesinin görevine giren dava ve uyuşmazlıkların 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 6098 s.TBK'nın 2.Kısmında düzenlenen ve diğer dairelerin görev alanında kalmayan dava ve işlere bakmakla görevli olması nedeniyle, dava konusu uyuşmazlıkta HSK'nın İş Bölümü Kararı hükümleri uyarınca, istinaf inceleme görevi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12, 13, 14. Hukuk Dairelerine aittir.
Bu itibarla, HMK. m. 352 uyarınca Dairemizin görevsizliğine ve dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12, 13, 14. Hukuk Daireleri'nden birine gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2020/1013, K. 2020/722, 3 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama