İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi E.2024/234 K.2024/329

Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davacılar tarafından açılan davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin…

Esas2024/234Karar2024/329Tarih8 Şubat 2024Okuma15 dk · 3.078 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Şubat 2024
Dosya no
2024/234
Karar no
2024/329
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/06/2023
Numarası
2022/32 Esas, 2023/543 Karar
Davanın konusu
Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.078 kelime·15 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davacılar tarafından açılan davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından, müvekkili şirket tarafından verilen ... isimli yarı mamul yatın satış brokerliği hizmeti karşılığı olan 300.000,00-EURO faturanın ödenmediğini, müvekkili şirketin 10/11/1988'de kurulmuş 32 yıldır faaliyet gösteren köklü bir firma olduğunu, davalının üretimini yaptığı 2008’den beri yarı mamul olarak bekleyen ... isimli, 42,10 metre boyunda 3 güverteli, alüminyum malzemeden imal yatın satışı konusunda brokerlik hizmeti verdiğini, satış hizmetinin Türkiye'de verildiğini,

satışın tamamlanması akabinde 23/09/2019 tarihinde Hollanda menşeli ... firması tarafından ... isimli gemiye yüklenerek ... Anonim Şirketi’nin ... Mahallesi ...

Sokak No: ..., Altınova/Yalova adresinde bulunan tersanesine 17/10/2019 tarihinde kalan inşasının tamamlanması amacıyla nakledildiğini, müvekkili şirketin, alıcının temsilcisi ...’a yat ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri verdiğini, alıcının temsilcisini davalı (yatın sahibi) ..., bu firmanın sahibi ... ve yöneticisi (CEO) ... ile tanıştırdığını, yatın alımı ile ilgili brokerlik hizmetini yerine getirip satışta etkili neden olduğunu, tüm sözleşmelerin müvekkili şirket tarafından hazırlandığını, müzekkerelerin yürütüldüğünü, bu tanıtımın ardından yat satışının gerçekleşerek tamamlandığını,

yatın satışının müvekkilinin alıcıyı satıcıya tanıştırması sonucuyla olduğundan müvekkili şirketin vadesi gelmiş bir komisyon (brokerlik hizmeti) alacağı bulunduğunu, bu satış komisyonunun 09/06/2019 tarihli Komisyon Sözleşmesinde 300.000,00-Euro olarak kararlaştırıldığını, yine aynı tarihte davalı Şirket ve yöneticisi (CEO) ... e-mail ([email protected] ve [email protected]) ile müvekkili Şirketin tek broker olduğunu doğruladığını, akabinde 10/06/2019 tarihinde alıcının temsilcisi ...'ın davalı ... tesislerine giderek,

yatı ziyaret ettiğini, ardından yatın satışının gerçekleştiğini, satış aracılık hizmetinin Türkiye'de verildiğini ve konu yatın, üretiminin tamamlanması için Türkiye'ye geldiğini, alıcı firmanın sahibinin Türk vatandaşı olduğunu, Türkiye’de ikamet ettiğini, 12/05/2020 tarihinde müvekkili şirketin İngiltere’deki vekili tarafından komisyon ödemesi yapılması için ihtar çekildiğini, satış tamamlanıp, ... isimli yatın alıcıya teslim edildiği halde davalı satıcının, kararlaştırılmış olan 300.000,00-Euro bedelli komisyon alacağını müvekkili şirkete ödemediğini,

Türk Borçlar Kanunu’nda broker kurumunun simsarlık sözleşmesi ile 520. maddede düzenlendiğini, ilgili madde de dikkate alındığında, bu sözleşmenin yazılı (imzalı) olması gerektiği şartının Türk Hukuku’nda öngörülmediğini, yazılı komisyon sözleşmesi yapıldığını, e-maillerde de görüleceği üzere karşı tarafın herhangi bir itirazda bulunmayarak müvekkili Şirketi tek broker (komisyoncu) olarak tanıdığını, ayrıca broker (komisyoncu) olan müvekkili Şirketin ne zaman komisyon alacağına hak kazandığı konusunun da yine Borçlar Kanunu’nun 521. maddesinde düzenlendiğini, TBK 521/1. maddesinin “(1) Simsar,

ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır” hükmünü içerdiğini, dava konusu olayda sözleşmenin kurulduğunu ve ... isimli yatın satışının gerçekleşmiş olduğunu, komisyon alacağına müvekkilinin hak kazandığını, müvekkili Şirketin görüşmeler akabinde 19/03/2021 tarihli ... numaralı 300.000,00-Euro bedelli hizmet faturasını davalı tarafa iadeli taahhütlü olarak gönderdiğini, bu faturanın karşı tarafa 15/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalının yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, alacağı ikrar ettiğini,

itiraz etmeyerek fatura üzerinde yazılı şartları da kabul ettiğinin açıkça ortada olduğunu, bu faturanın konusundan veya oluşumundan kaynaklanan veya bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan her türlü ihtilaf veya iddianın, Türk hukukuna göre yönetilecek ve yorumlanacak olduğunu, bu faturanın konusu veya oluşumundan kaynaklanan veya bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan her türlü anlaşmazlık veya iddiayı çözmek için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin münhasır yetkili olduğunu, davalının kendisine tebliğ edilen faturada bulunan 300.000,00-Euro alacağa ve fatura dip notlarına bir itirazda bulunmayarak kabul ettiğini,

müvekkili Şirketin konu ile ilgili tüm vergisel edimlerini eksiksiz yerine getirmiş ve işbu faturayı ticari defterlerine işlemiş, vergi dairesine beyan etmiş olduğunu belirterek, toplam 300.000,00-Euro alacağın davalının temerrüde düştüğü tarih olan 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar tarafından, müvekkili şirket tarafından verilen ... isimli yarı mamul yatın satış brokerliği hizmeti karşılığı olan 300.000,00-EURO faturanın ödenmediğini, müvekkili şirketin 10/11/1988'de kurulmuş 32 yıldır faaliyet gösteren köklü bir firma olduğunu, davalının üretimini yaptığı 2008’den beri yarı mamul olarak bekleyen ... isimli, 42,10 metre boyunda 3 güverteli, alüminyum malzemeden imal yatın satışı konusunda brokerlik hizmeti verdiğini, satış hizmetinin Türkiye'de verildiğini,

satışın tamamlanması akabinde 23/09/2019 tarihinde Hollanda menşeli ... firması tarafından ... isimli gemiye yüklenerek ... Anonim Şirketi’nin ... Mahallesi ...

Sokak No: ..., Altınova/Yalova adresinde bulunan tersanesine 17/10/2019 tarihinde kalan inşasının tamamlanması amacıyla nakledildiğini, müvekkili şirketin, alıcının temsilcisi ...’a yat ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri verdiğini, alıcının temsilcisini davalı (yatın sahibi) ..., bu firmanın sahibi ... ve yöneticisi (CEO) ... ile tanıştırdığını, yatın alımı ile ilgili brokerlik hizmetini yerine getirip satışta etkili neden olduğunu, tüm sözleşmelerin müvekkili şirket tarafından hazırlandığını, müzekkerelerin yürütüldüğünü, bu tanıtımın ardından yat satışının gerçekleşerek tamamlandığını,

yatın satışının müvekkilinin alıcıyı satıcıya tanıştırması sonucuyla olduğundan müvekkili şirketin vadesi gelmiş bir komisyon (brokerlik hizmeti) alacağı bulunduğunu, bu satış komisyonunun 09/06/2019 tarihli Komisyon Sözleşmesinde 300.000,00-Euro olarak kararlaştırıldığını, yine aynı tarihte davalı Şirket ve yöneticisi (CEO) ... e-mail ([email protected] ve [email protected]) ile müvekkili Şirketin tek broker olduğunu doğruladığını, akabinde 10/06/2019 tarihinde alıcının temsilcisi ...'ın davalı ... tesislerine giderek,

yatı ziyaret ettiğini, ardından yatın satışının gerçekleştiğini, satış aracılık hizmetinin Türkiye'de verildiğini ve konu yatın, üretiminin tamamlanması için Türkiye'ye geldiğini, alıcı firmanın sahibinin Türk vatandaşı olduğunu, Türkiye’de ikamet ettiğini, 12/05/2020 tarihinde müvekkili şirketin İngiltere’deki vekili tarafından komisyon ödemesi yapılması için ihtar çekildiğini, satış tamamlanıp, ... isimli yatın alıcıya teslim edildiği halde davalı satıcının, kararlaştırılmış olan 300.000,00-Euro bedelli komisyon alacağını müvekkili şirkete ödemediğini,

Türk Borçlar Kanunu’nda broker kurumunun simsarlık sözleşmesi ile 520. maddede düzenlendiğini, ilgili madde de dikkate alındığında, bu sözleşmenin yazılı (imzalı) olması gerektiği şartının Türk Hukuku’nda öngörülmediğini, yazılı komisyon sözleşmesi yapıldığını, e-maillerde de görüleceği üzere karşı tarafın herhangi bir itirazda bulunmayarak müvekkili Şirketi tek broker (komisyoncu) olarak tanıdığını, ayrıca broker (komisyoncu) olan müvekkili Şirketin ne zaman komisyon alacağına hak kazandığı konusunun da yine Borçlar Kanunu’nun 521. maddesinde düzenlendiğini, TBK 521/1. maddesinin “(1) Simsar,

ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır” hükmünü içerdiğini, dava konusu olayda sözleşmenin kurulduğunu ve VK-01 isimli yatın satışının gerçekleşmiş olduğunu, komisyon alacağına müvekkilinin hak kazandığını, müvekkili Şirketin görüşmeler akabinde 19/03/2021 tarihli ... numaralı 300.000,00-Euro bedelli hizmet faturasını davalı tarafa iadeli taahhütlü olarak gönderdiğini, bu faturanın karşı tarafa 15/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalının yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, alacağı ikrar ettiğini,

itiraz etmeyerek fatura üzerinde yazılı şartları da kabul ettiğinin açıkça ortada olduğunu, bu faturanın konusundan veya oluşumundan kaynaklanan veya bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan her türlü ihtilaf veya iddianın, Türk hukukuna göre yönetilecek ve yorumlanacak olduğunu, bu faturanın konusu veya oluşumundan kaynaklanan veya bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan her türlü anlaşmazlık veya iddiayı çözmek için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin münhasır yetkili olduğunu, davalının kendisine tebliğ edilen faturada bulunan 300.000,00-Euro alacağa ve fatura dip notlarına bir itirazda bulunmayarak kabul ettiğini,

müvekkili Şirketin konu ile ilgili tüm vergisel edimlerini eksiksiz yerine getirmiş ve işbu faturayı ticari defterlerine işlemiş, vergi dairesine beyan etmiş olduğunu belirterek, toplam 300.000,00-Euro alacağın davalının temerrüde düştüğü tarih olan 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; " ..Davacılar tarafından açılan davanın, Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-a ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,.. " karar verilmiş, bu karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla,"...“.

Davacı tarafça brokerlik hizmeti verildiği belirtilen yat ... isimli yat olup, Yalova Gümrük Müdürlüğü'nce Mahkememize gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, yatın tekne tescil belgesinde ... ismiyle tescil edildiği, Amerikan bayraklı olduğu ve Delawere Limanına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, 5718 Sayılı MÖHUk 22 ve 24. Maddeleri de dikkate alındığında, Amerikan bayraklı, Delawere Limanına kayıtlı olan yat ile ilgili olarak, aynı zamanda İspanyol gerçek ve tüzel kişileri hakkında açılan davada Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmadığı sonucuna varılarak, açılan davanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-a ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.” Davamız bu sebep ile reddetmiştir.

Ekteki fatura delillerimiz arasında 7 nolu delil olarak yer almaktadır.Fatura. 4 Ekim 2019 tarihinde ... (Türkçe tercümesi ... AŞ.) Yenibosna ... Mah. ... Sokak No:... ... Bahçelievler, İstanbul, Türkiye firma ve adresine kesilmiş.

Faturada yatın adının “...” boyunun 42,10 m …., alüminyum malzemeden yapıldığı diğer değiş ile tüm bilgilerin bizim tanıtımını yaptığımız yat ile bire bir aynı olduğu, brokerlik hizmeti verilen yat olduğu açıkça görülmektedir.Daha sonra bu fatura kullanılarak 10 Ekim 2019 tarihinde (fatura tarihinden 6 gün sonra) ... (Türkçe tercümesi ... A.Ş.) adına Delawere limanına kayıt edildiği ekli belgeden görülmektedir (tarih yazmaksızın Gerekçeli Karar’da yer almıştır).

Gemi / yat alım satımlarında yatı alan taraf kendi istediği ismi vermesi denizcilik sektöründe bilenen bir uygulamadır.Delaware Liman kayıt değesi incelediğinde; yatın davalı ... tarafından inşa ettiği, sahibinin ... AŞ olduğu, boyunun 138 ayak (feet) – (İngiliz ölçü birimi olup 1 ayak (feet) = 0,3048 metre olup) 138 x 0,3048 = 42,06 metre olarak yazıldığı, gövde malzemesinin alüminyum olduğu görülmektedir. Davalı ... (Türkçe tercümesi; ...) tarafından ...

AŞ’ye kesilmiş fatura incelediğinde yatın boyunun 42,10 metre, gövde malzemesinin alüminyum olduğu tüm bu bilgilerin birbiri ile uyumlu olduğu, birbirini doğruladığı açıkça görülmektedir. Deliller açıkça göstermektedir ki Gerekçeli Karar, deliller incelenmeksizin verilmiş ve dayanaksızdır. 7) Görüldüğü üzere brokerlik (simsarlık) hizmeti Türkiye’de verilmiş olup satın alan taraf Türk menşelidir.

Yatın başka isim ile yurtdışındaki bir limana kayıt ettirilmesi satış işlemi tamamlandıktan sonra, komisyon hakkedildikten sonra yapılmış bir işlemdir. Yat Yalova, Türkiye’de bulanan Altınova Tersanesi’ne (Valensiya, İspanya’dan) yarı mamul olarak nakledilmiş ve Türkiye’de inşası tamamlanmıştır. ... firmasının sahibi ile Altınova Tersanesi’nin sahibi / ortağı aynı kişi olup ismi ...’dir. Tüm bu işlemlerde ...

AŞ adına ... isimli müvekkilin satıcı davalılar ile tanıştırdığı, bir araya getirdiği, alıcının adına hareket eden kişi ile yapılmıştır. 8) 6100 sayılı HMK’nın 114/1-a “Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması” kanunu huzurdaki olayda geçerli değildir. Yat Türk menşeli / asıllı firmaya Türkiye’ye gemi ile nakledilerek teslim edilmiştir. Olay Türkiye’de cereyan etmiştir.

6100 sayılı 115/2 (2) “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” kanunu huzurdaki olayda geçerli olamaz.

Lokal mahkemenin bir an için böyle bir tespiti mevcut ise davacıya dava şartı noksanlığını tamamlanması için süre vermesi kanun gereğidir.9) Kanun ve hukuka aykırı olarak verilmiş yerel mahkeme kararının bozularak kaldırılmasını, verilmiş olan simsarlık hizmetinin tamamlandığı, faturasının kesildiği, fatura konusu hizmetin aynen; “... yarı mamül alüminyum konstrüksiyon 3 güverteli motor yat satışı hizmetleri ve komisyonu. Yat Genel Karakteristikleri.

Tam Boy: 42,10 metre, En: 8,67 metre, Gros Tonaj: 423,78, Gövde ve üst bina üretim malzemesi: Alüminyum, İnşa yılı 2008” açıklamalarının yer aldığı, bu açıklamaların davalı ... tarafından ekte sunulan ... AŞ’ye kesilen fatura ile birebir örtüştüğü, Fatura dip notlarında aynen.

“Diğer sorumluluklara halel getirmeksizin, MÜŞTERİ'nin borçlu olduğu ve faturada belirtilen vade tarihine kadar ödenmemiş olan tüm tutarlar, her ay için faturanın son ödeme tarihinden itibaren EURO bazında yasal oran artı yüzde bir puan (% 1.00) oranında faiz tahakkuku uygulanır. İşbu Faturanın konusundan veya oluşumundan kaynaklanan veya bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan her türlü ihtilaf veya iddia, Türk hukukuna göre yönetilecek ve yorumlanacaktır.

İşbu Faturanın konusu veya oluşumundan kaynaklanan veya bunlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan her türlü anlaşmazlık veya iddiayı çözmek için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri münhasır yetkilidir.” kaydının Türkçe ve İngilizce olarak düşüldüğü, davalıların faturaya süresinde yapılmış bir itirazlarının olmadığı,

müvekkilin ticari defterleri incelendiğinde açıkça vergisel tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği dosyanın muhasebeci bir bilirkişiye tevdii ile defter kayıtlarının (açılış, kapanış onaylarının) kanun ve yasaya uygun olarak tutulduğunun tespiti ile fatura tarihinden itibaren dava tarihine kadar Euro para birimine aylık %1 faiz uygulanarak hesaplanması ile davamızı faiz farkı kadar arttırmak için tarafımıza süre verilmesi, davamızın kabulüne karar verilmesini arz ederiz. ..." şeklindeki beyanlarıyla İDM karrının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.

Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki savunmalarını tekrarla, "...Sayın Mahkemece 15.06.2023 tarihli kararda ''6100 Sayılı HMK'nun 114. Maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, dava şartlarından biri de HMK 114/1-a maddesinde düzenlenen "Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması"dır.

Davacı tarafça, yazılı olarak düzenlenmeyen sözleşme gereğince, davalılara verildiği belirtilen brokerlik hizmeti nedeniyle alacak talebinde bulunulmaktadır. Davalılar ise İspanyol gerçek ve tüzel kişileridir.

Davacı tarafça brokerlik hizmeti verildiği belirtilen yat ... isimli yat olup, Yalova Gümrük Müdürlüğü'nce Mahkememize gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, yatın tekne tescil belgesinde ... ismiyle tescil edildiği, Amerikan bayraklı olduğu ve Delawere Limanına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, 5718 Sayılı MÖHUk 22 ve 24. Maddeleri de dikkate alındığında, Amerikan bayraklı, Delawere Limanına kayıtlı olan yat ile ilgili olarak, aynı zamanda İspanyol gerçek ve tüzel kişileri hakkında açılan davada Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmadığı sonucuna varılarak, açılan davanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-a ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş'' davacı tarafın davası reddolunmuştur. Sayın Mahkemenin kararı hukuka uygun ve yerindedir.

Ancak davacı tarafça bu karar İstinaf'a taşınmıştır. Bu nedenle bu haksız istinaf başvurusuna karşı itirazlarımızı sunma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.Davacı taraf istinaf dilekçesinde müvekkillere gönderdiği faturaların varlığına ilişkin iddialarda bulunmuştur. Ancak, daha evvel sunduğumuz beyanlarımızda da belirttiğimiz üzere müvekkiller hiçbir zaman iddia edildiği gibi bir fatura tebliğ almamışlardır.

Davacı tarafın, müvekkillerce tebliğ alınmamış olan faturaya ilişkin itiraz edilmediğinden bahisle bu faturanın kabul edildiğine ilişkin iddiası yersizdir. Soyut ithamlardan öteye gidemeyen bu iddialar hayatın olağan akışına aykırı ve dürüstlük kurallarına aykırıdır.

Kaldı ki somut vakıa göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında ne elektronik ortamda ne de fiziksel ortamda imzalanmış bir anlaşma olmayıp, taraflar arasında herhangi bir simsarlık anlaşması yer almadığı için de işbu iş ve işlemlerden doğmuş davacı yanın herhangi bir hakedişinden bahsetmek olanaksız olacaktır.Sayın Mahkemece verilmiş olan kararın gerekçesinde de belirtildiği üzere satışın konusu yabancı bayrak taşımakta olan bir yattır.Söz konusu satış 2019 yılında İspanya Medeni Hukukuna göre İspanya'da Noter önünde sonuçlanmıştır ve satıcı şirket da bir İspanyol şirketidir.

Ayrıca, söz konusu yat İspanya'nın Sagunto Limanında teslim edilmiştir. Bu sebeple huzurdaki dava Milletlerarası Özel Hukuk alanına girip MÖHUK'a göre çözülmelidir. Dolayısıyla MÖHUK md. 40 göndermesiyle HMK yetki hususundaki amir hükümleri uyarınca taraflar arasındaki hukuki ihtilafta yetkili mahkemeler MÖHUK 22. Ve 24. Madde hükümleri gereğince İspanya Mahkemeleri olacaktır.

Açık ve net olarak anlaşılacağı üzere yerel mahkemenin kararı hukuka uygun ve yerindedir.Yukarıda açıklanan tüm hususlar doğrultusunda açıkça anlaşılacağı üzere uyuşmazlığa Türk Hukuku uygulanamayacağı ve Türk Mahkemelerinin yetkili olmadığı nettir. Davacı tarafın istinaf başvurusu haksız ve yersizdir bu nedenle bu İstinaf başvurusunun reddi gerekmektedir . ..." şeklindeki beyanlarıyla istinaf talebinin reddini talep etmiştir.

Dava, 6098 s.TBK.kapsamındaki hizmet sözleşmesi nedeniyle alacak talebine ilişkin bulunmaktadır. Dairemizce, istinaf dilekçesinde öne sürülen sebepler ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355 inci maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. Deniz İş Kanunu’nun 1. Maddesi.

“Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk bayrağını taşıyan, yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akdi ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır.” hükmünü havidir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesi a bendi.

"İstisnalar başlıklı olup, Madde 4- Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz; a) Deniz ve hava taşıma işlerinde ,…” uygulanmayacağı açıkça belirtildiğinden, gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa bile yüz grostonilatoluk değil ise, bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanmayacaktır.

Keza deniz taşıma işinde çalışan gemideki gemi adamları yine 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına girmeyecek ve dava konusu gemi yabancı bayraklı olduğundan söz konusu gemide çalışan gemi adamları hakkında Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümleri uygulanacaktır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5/1 a maddesi; “.

Görev Madde 5- (1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi isçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü̈ hukuk uyuşmazlıklarına… ilişkin dava ve işlere bakar…” hükmünü havi olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 2. kısmının 6. bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi isçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,

iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin davalara iş mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5/1 a maddesi 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, daha evvelki tarihlerde yabancı bayraklı gemide çalışan hizmet akdi ile çalışanların açtıkları davalarda görevli mahkeme TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerine göre genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri iken,kanunun yürürlüğü ile birlikte TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi işçiler bakımından açılan davalar iş mahkemelerinin görev alanına alınmıştır.

7036 sayılı Kanun’un geçiş hükümleri başlıklı geçici 1. maddesi gereğince bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur. Aynı maddenin 3. fıkrasına göre ise başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.

854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesine göre “Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonalitonluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır” denilerek, Deniz İş Kanununun kapsamı belirlenmiştir. Gemiler aracılığı ile yapılan deniz taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan 4857 sayılı İş Kanununun kapsamı dışında bırakılmıştır.

Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa bile yüz grostonalitonluk değil ise, bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanmayacaktır. Keza taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler yine 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına girmeyecek, haklarında Borçlar Kanunu genel hükümleri uygulanacaktır.

Deniz İş Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemi adamlarıyla bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava, geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”. Dava konusu Uyuşmazlığın çözümünd. Türk Yargısı'nın yetkili olup olmadığının çözüme kavuşturulması için.

Üniversiteden seçilecek bir Deniz Ticaret Hukuku uzmanı akademisyen (Prof.), bir gemi mühendisi, bir Milletlerarası Özel Hukuk konusunda uzman akademisyen(Prof.) bilirkişi heyetinden dava konusu uyuşmazlık ve geminin bağlı olduğu liman, geminin uyruğu ve brokerlik hizmeti verilen davalıların uyruğuna göre yargı yetkisi konusunda da rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulmak üzere İDM kararının kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun usul yönünden kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca İDM kararının kaldırılmasına karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-6 uyarınca İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' nin 15/06/2023 tarih, 2022/32 Esas, 2023/543 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında yargılama yapılmak üzere dosyanın kararı veren İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' ne gönderilmesine, 3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4.Davacının yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

5.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, 6.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 08/02/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2024/234, K. 2024/329, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/234
Karar No
2024/329
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/234 K.2024/164
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/235 K.2024/296
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/235 K.2024/353
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/235 K.2024/211
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/236 K.2024/329
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/237 K.2024/137

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.