İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi E.2024/1935 K.2024/1872

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/05/2024 tarihli, 2023/863 Esas, 2024/420 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi.

Esas2024/1935Karar2024/1872Tarih19 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.243 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Eylül 2024
Dosya no
2024/1935
Karar no
2024/1872
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/05/2024
Numarası
2023/863 Esas - 2024/420 Karar
Davanın konusu
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.243 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/05/2024 tarihli, 2023/863 Esas, 2024/420 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket İzmir ili Selçuk ilçesi, ... mevkiinde bulunan ve "..." işletme adıyla faaliyet gösteren tesisin maliki ve işletmecisi olduğunu, davalılar ise "Otel Grup Konaklama Sözleşmesi" gereğince birlikte hareket eden, sözleşmede firma olarak anılan ve müvekkiline karşı sözleşme gereği birlikte sorumlu olan kişiler olduğunu, turizm tel piyasasının olağan koşulları gereği, sektörde yer alan benzer oteller gibi müvekkilinin de yaz sezonu öncesinde ve ağırlıklı olarak çeşitli turizm acenteleri, grup konaklaması yapan firmalar ve bireysel konaklama rezervasyonları ile turizm sezonunu planlandığını,

davalılarla imzalanan 01.12.2022 tarihli "Otel Grup Konaklama Sözleşmesi"ne göre, müvekkiline ait İzmir Selçuk'taki ...

Otel isimli tesiste 13.06.2023-25.06.2023 tarihleri arasında, davalıların organizasyonları kapsamında grup konaklaması yapılması hususunda mutabık kalındığını, bu tarihlerde konaklama yapacak kişi sayısı, tesise giriş ve çıkış tarihleri, konaklama fiyatları, ödeme koşulları ve hizmete ait diğer detaylar belirtilen sözleşmede kararlaştırıldığını, yapılacak konaklamalarla ilgili ödemeler sözleşmenin 10. maddesinde düzenlendiğini, davalılar tarafından 25.000,00 TL peşinat ödemesi dışında sözleşmedeki edimlerine ilişkin başkaca bir ödeme yapılmadığını, 2023 Nisan ayında otel müdürü ...'ya, davalıların birlikte hareketle gönderdikleri mesajda,

6 Şubat 2023'te ülkemizde yaşanan depremler dolayısıyla konaklama yapması planlanan kişiler ve ailelerinin hassasiyetlerinin oluştuğu ifade edildiğini, buna dayalı olarak otel grup konaklama sözleşmesini mücbir sebeple feshettiklerini bildirildiğini, davalılardan ...'ün Nazilli ...

Noterliğinden gönderdiği 24.04.2023 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname de söz konusu grup otel konaklama sözleşmesinin mücbir sebeple feshedildiğinin bildirildiğini, gerekçe olarak 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketi ve bundan dolayı ailelerin hassasiyetinin gösterildiğini, söz konusu ihtarnameye müvekkili şirket tarafından Üsküdar ...

Noterliği'nden gönderilen 03.07.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevapları ve mukabil ihtarlarının iletildiğini, söz konusu fesih işleminin haksız olduğunu, bu durumun sözleşmenin imzası sırasında veya sonrasında ortaya çıkmış bir risk veya bir mücbir sebep olmadığını, müvekkili şirkete ait tesisin güvenilir olup olmadığının tamamen teknik bir konu olduğu ve bunun varsayımlarla değerlendirilemeyeceği bildirildiğini, sözleşmeden sonra her iki taraf için de ifayı etkileyen veya imkansız kılan bir koşulun olmadığı,

müvekkili tesisinin tamamen kullanıma ve konaklamaya elverişli olduğu belirtildiğini, aynı ihtarnamede, müvekkiline ait tesiste sözleşmede konaklama yapılması için kararlaştırılan tarihlerin başka müşteri taleplerine kapatıldığı ve otelin tüm kapasitesinin davalılara ve onların organizasyonuna dahil misafirlere tahsis edildiği,

haksız fesih dolayısıyla müvekkilinin zarara uğradığı ve sözleşme gereği kararlaştırılan tutarların ödenmesi talep edildiğini, davalılar vekili tarafından 18 Temmuz 2023 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarname benzer iddialar dile getirildiğini, sözleşmenin mücbir sebeple feshedildiği belirtilerek ihtarname gereği taleplerinin kabul edilmediği yönünde dönüş yapıldığını, Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmelik’in 31 ilâ 40. maddeleri arasında grup otel sözleşmesi düzenlendiğini,

Yönetmeliğin 27. maddesinde bireysel sözleşme için yapılan tanımdan yola çıkarak 10 kişiden fazla konaklayan müşteri için yapılan sözleşmeler "Grup Otel Sözleşmesi" olarak kabul edildiğini, Grup Otel Sözleşmesi gereğince ilgili turizm sezonunda konaklama yapılacak tarihler başka müşteri taleplerine kapatılmakta, başka rezervasyon talepleri alındığını, müvekkili şirket de yapılan grup otel sözleşmesi gereğince 13.06.2023 - 25.06.2023 tarihleri için otelin tüm kapasitesini davalıların rezervasyonuna tahsis edildiğini, sözleşmenin haksız feshine kadar başka bireysel veya grup müşterilerin konaklama taleplerini kabul etmediğini,

herhangi bir müşteri arayışına girmediğini, her ne kadar haksız fesih bildiriminden sonra tesisle ilgili belirtilen tarihler için acentelere ve bireysel müşteri taleplerine müsaitlik bildirimleri yapılmışsa da davaya konu sözleşmede taahhüt edilen konaklama sayısına ulaşılamamış ve otelin boş kalmaması amacıyla yapılan çeşitli indirimler sebebiyle konaklama bedelleri yönünden de müvekkili zarara uğradığını, grup otel sözleşmesinde konaklama süresinin başlangıç ve bitiş tarihleri sözleşmenin esaslı unsuru olduğunu, kesin vade;

borcun belirli bir süre içinde ifa edilmesinin ve bu tarihten ya da sürenin dolmasından sonra yapılacak ifanın mutlak surette kabul edilmeyeceğinin kesin olarak kararlaştırıldığı vade türü olduğunu, bu nedenle otel sözleşmesi kesin vadeli bir sözleşme olduğunu, taraflar arasında kurulmuş olan kesin vadeli sözleşme, davalılar tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini, sözleşmenin depreme bağlı olarak ve sözleşmenin 11. maddesi gereğince mücbir sebep kaynaklı feshedildiğini bildirmişse de bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, depremden özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinini etkilendiğini,

müvekkili şirkete ait işletme Selçuk/İzmir'de olduğunu, müvekkiline ait tesis depremden etkilenmediği gibi depreme dayanıklı olmadığı yönündeki ifadeler de soyut iddialardan ibaret olduğunu, müvekkili şirkete ait tesisin depreme dayanıklı olmadığına dair bir tespit, bilgisinin olmadığını, tesisin tüm işletme ruhsatları, izinleri eksik olduğunu, davalıların, önceki yıllarda da benzer şekilde başka organizasyonlarla müvekkiline ait tesiste grup konaklamaları yaptırdığı ve herhangi bir sorun yaşanmadığı bilindiğini,

sözleşmenin feshinden sonraki dönemde davalıların sözleşmeye konu organizasyon kapsamında gerçekleştirdikleri müşteri konaklamalarını, yapı ve inşaat standardı olarak müvekkiline ait tesise muadil bir otelde gerçekleştirdikleri tespit edildiğini, davalılar fesih gerekçesinde ve iddialarında samimi olmadığını, Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkında Yönetmeliğin 36.maddesinde.

"Rezervasyonu iptal edilen her bir müşteri ile ilgili tazminat, otel sözleşmesinde ayrı bir miktar tespit edilmemiş ise, sözleşmede yer alan koşullar ve özel fiyat üzerinden ısmarlanmış olan hizmetlerin toplamının üçte ikisidir." denildiğini, görüleceği üzere burada konaklama işletmesinin gerçek zararının tespitine ilişkin bir hesaplama yöntemi benimsendiğini, konaklama işletmesinin tahmini zararı, konaklama süresi ve bedeli üzerinden hesaplandığını, Yönetmelikte yer alan hükümler uyarınca tazminatın hesaplanmasında konaklama işletmesinin gerçekten bir zarara uğrayıp uğramadığı dikkate alınmadığını,

Yönetmelikteki bu düzenleme bir cezalandırıcı tazminat örneği olarak kabul edilebileceğini, davaya konu alacakları ile ilgili davalılarla, dava şartı kapsamında arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, alacaklarının aylık %10 faiz ve ana borcun %5'i oranında tahsil masrafıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama masrafı ve ücreti vekâletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın dava dilekçesindeki hususları kabul etmediklerini, müvekkilleri aleyhine açılmış olan davanın hukuka ve usule aykırı olduğunu, açılan haksız davayı kabul etmediklerini, davanın konusu Otel Grup Konaklama Sözleşmesinin feshinden kaynaklanan Tüketici Hakem Heyeti sınırının üzerinde kaldığı belirtilen alacak davası olduğunu, Otel Grup Konaklama Sözleşmesi'nin niteliği ise hizmet sözleşmesi olduğunu, Hizmet Sözleşmesinin bir tarafını ise hizmetten fayda sağlayan tüketici oluşturduğunu,

6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli kılındığını, bu nedenle hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında Asliye Ticaret Mahkemesi görevsiz olduğunu, dava dosyasına bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri veya Tüketici Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde ise Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartı yönünden usule aykırılık mevcut olduğunu,

dava konusu hukuki ilişkinin temelinde otel konaklama sözleşmesinin yer aldığını, konaklayan terimi yerine uygulamada müşteri kavramının sıklıkla kullanıldığını, konaklayan da otel karşısında tüketici konumunda olduğunu, TKHK’nın 3/1(k) hükmü uyarınca;

tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi ve 3/1(l) hükmü uyarınca tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlandığını, otel konaklama sözleşmesinin bir tarafında, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi konaklayan;

diğer tarafından ise, ticari amaçlarla hareket eden otel işletmesi olması sebebiyle otel konaklama sözleşmesinin akdedilmesi TKHK anlamında bir tüketici işlemi olduğunu, konaklayan ise tüketici sıfatını haiz olduğunu, bu sufatla kendisine sunulan konaklama hizmetinden ve mevcutsa diğer yan hizmetlerden doğrudan yararlanabilecek tek kişi olduğunu, dava şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, HMK hükümleri uyarınca, işbu davaya bakmakta İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yetkisiz durumda olduğunu, davaya bakmakta yetkili mahkeme,

sözleşmenin ifa edileceği yer yani konaklama yapılacak otelin bulunduğu yerin İzmir ili Selçuk ilçesi olmasından bahisle ve aynı şekilde Selçuk ilçesinde de Tüketici Mahkemesi bulunmaması nedeni ile ortak yetkili Selçuk Asliye Hukuk mahkemeleri, bu dosyaya bakmakta yetkili mahkemeler olduğunu, HMK md.10 gereğince;" sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" şeklinde düzenleme yapıldığını, dava konusu sözleşmenin 13. Maddesinde.

"Taraflar arasında doğacak her türlü ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili olacaktır" şeklinde husus belirtildiğini, yetkili mahkemeye ilişkin bu maddenin müvekkilleri açısından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını, HMK 17.madde uyarınca;

yetki sözleşmelerinin, tacirlerle tacirler, tacirlerle kamu tüzel kişileri ve kamu tüzel kişilerinin kendi aralarındaki hukukî ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılacak davalar bağlamında, yapılması gerektiği düzenlendiğini, HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetki sözleşmesinin tacir olmayan ve davacı taraf ile hukuki ilişkisinde tüketici konumunda olan müvekkilleri için geçerliliği ve bağlayıcılığı bulunmadığını,

sözleşmenin ifa edileceği yer konaklama yapılacak otelin bulunduğu yerin İzmir ili Selçuk İlçesi olmasından bahisle iş bu davanın ortak yetkili olan Selçuk Asliye Hukuk Mahkemelerinde (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) görülmesini talep ettiklerini, yetkiye ilişkin itirazlarını ilk itiraz olarak sunduklarını, davanın usulden reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde harca esas değer kısmı için 110.000,00 TL talep etmiş olduğunun belirtildiğini, dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında ise harca esas değer kısmında bahsetmiş olduğu alacak miktarından hiçbir şekilde bahsedilmediğini,

yalnızca "alacağımızın aylık %10 faiz ve ana borcun %5'i oranında tahsil masrafıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili" şeklinde alacak miktarı açısından açık ve anlaşılır olmayan bir ifade kullanıldığını, açık bir şekilde alacak talebinin ne kadar olduğunun belirtilmediğini, bu durum HMK'nın dava dilekçesinin içeriği başlıklı 119. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, usule aykırı bir durum yarattığını, davanın öncelikle,

görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi ya da Tüketici Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle görev yönünden itirazlarının kabulü ile görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini, ortak yetkili mahkemenin sözleşmenin ifa edileceği yer konaklama yapılacak otelin bulunduğu yer olan Selçuk Asliye Hukuk Mahkemeleri (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) olmasından dolayı yetki yönünden ilk itirazımızın kabulüyle, yetki yönünden davanın usulen reddine karar verilmesini, talep sonucu hususunun eksikliği nedeniyle, talep sonucu eksikliği yönünden davanın usulen reddine karar verilmesini,

müvekkiller aleyhine açılmış bulunan davanın haksız ve yersiz davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa konu karar, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/05/2024 tarihli 2023/863 Esas, 2024/420 Karar sayılı davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik kararıdır.

Davalılar vekili, dosyanın Selçuk Asliye Hukuk Mahkemelerine (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesi gerektiğini, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesine verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığını, mahkemenin aynı zamanda dosyayı yetkili mahkemeye göndermesi gerektiğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.

GEREKÇE

Taraflar arasında " otel grup konaklama sözleşmesi" yapıldığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve uyuşmazlığın çözümünde hangi mahkemenin görevli olacağı hususundadır.

İlk derece mahkemesince " ....Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davalıların kazancının Bakanlar Kurulu'nun belirlediği sınırın altında kaldığı, Ticaret Sicil'den gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davalıların gerçek kişi ticari işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davalıların herhangi bir kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla, her ne kadar davacı taraf tacir ise de davalıların tacir olmadığı,

dava konusu işin davalılar için ticari iş niteliğinde olmadığı, bu kapsamda davalıların 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici de olmadığı, bu durumda uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından ve davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davanın usulden reddine..." karar verildiği görülmüştür.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. Maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiye, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.

6502 Sayılı Yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.

Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi ve 5/2. maddesi ile özel yasalarda hangi davaların ticari dava olduğu açıkça yazılmıştır. Mutlak ticari davalarda tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari nitelikte olduğunu kabul edilen davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki taraf için ticari sayılan konulardan doğan davalardır. Nispi ticari davadan söz edebilmek için iki koşulun bir arada olması gerekir.

Birinci koşul her iki tarafın da tacir olması, ikinci koşul ise dava konusu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmasıdır. Gerek Ticaret Kanununda gerekse Tüketici Kanunundaki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davalıların tüketici sıfatı bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlık da tüketici işlemi değildir. Aynı zamanda davalıların tacir olmadığı yönündeki mahkeme değerlendirmesi de yerinde görülmüştür.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davalıların tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde.

İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davalıların istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davalıların üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair;

dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 19/09/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi, E. 2024/1935, K. 2024/1872, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1935
Karar No
2024/1872
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1937 K.2024/31
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/1942 K.2024/1449
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1942 K.2024/42
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/1950 K.2024/1435
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1956 K.2024/38
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1961 K.2024/1885

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.