KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2018
- Esas no
- 2017/2183
- Karar no
- 2018/1386
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/07/2017
- Numarası
- 2015/362 E - 2017/678 K
- Davanın konusu
- İstirdat
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 573112 no'lu tesisatın kurulu bulunduğu iş yerindeki adresinde davalı şirketten ticarethane abone grubundan elektrik enerjisi satın aldığını, davalı tarafından, 10/07/2014 tarih ve F/726532 seri no'lu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tutanağı kapsamında 82.120,40 TL ek kaçak ve 11.430,10 TL kaçak tahakkuku yapıldığını belirterek, haksız olarak tahakkuk ettirilen bu bedelin ödendiğini beyanla, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilice verilen cevap dilekçesinde ,davanın reddi istenmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, faturalarda fazladan tahakkuk bulunmadığı, bu sebeple istirdadı gerektiren herhangi bir bedel olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu kararı davalı vekili istinaf etmiş olup, davanın reddine yönelik kararda müvekkili şirket lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek , hükmün bu kısmının kaldırılması, müvekkili şirket lehine nisbi vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi talep edilmiştir.
HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava, kaçak ve ek kaçak tahakkuku sebebiyle ödenen bedelin iadesi talebiyle açılmış olup, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ,yapılan tahakkukların ilgili yönetmeliğe uygun bulunuğu tespit edilmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de kararda, "davacının başlangıçta haklı olduğu" şeklindeki HMK ve AAÜT'ye uygun düşmeyen gerekçe ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Dava, kayıp-kaçak vb. bedellere ilişkin olarak açılan bir dava değildir. Kaçak ve kaçak ek tahakkukuna dayalı bir dava olup, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, faturalarda fazla bir tahakkuk olmadığı belirlenip, bu rapor benimsenerek karar verilmiştir.
Oysa ki, HMK 326/1 maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen tarafa yükletileceğine ilişkin yasal düzenleme ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 ve 2. maddelerine göre, yargılamada vekille temsil edilen davalı lehine maktunun altında kalmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, ancak bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalının istinaf talebinin kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca karar düzeltilerek yeniden esas hakkında;
hükmün sair kısımları aynan muhafaza edilerek, "Davanın reddine, davalı lehine AAÜT 13. maddesi uyarınca 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine " karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2183, K. 2018/1386, 19 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama