KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2018
- Esas no
- 2017/2187
- Karar no
- 2018/1692
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2016
- Numarası
- 2014/461 E- 2016/1291K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle , müvekkili ile dava dışı ... Dış Tic. Ltd Şirketi arasında kaynak suyu abonman sözleşmesi imzalandığını, abonenin 16/2/2008 tarihinden 26/08/2010 tarihine kadar gecikme borcu ile birlikte 34.491,55 TL ödenmemiş borcu olduğunu, davalının sözkonusu ticari işletmeyi dava dışı ...Gıda 'dan devraldığını, davalıdan eski abonenin borçlarının tahsili için Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalı ...'In 6111 sayılı yasadan faydalanarak borcu taksitlerle ödeyeceğini taahüüt etmesine rağmen ödemediğini, bu kez davalılar hakkında Kocaeli ..
İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ile haksız itiraz nedeni ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle ,borcun bir kısmının 6111 Sayılı Yasa gereğince yapılandırıldığını, davalılardan ...'ın şirket borçlarından şahsi sorumluluğu olmadığı için kendisine husumet düşmeyeceğini, kaynak suyunun davalıya ait tapulu araziden çıktığını, takibe konu borcu kabul etmediklerini belirterek,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ,davalı ... bakımından açılan davanın reddine, davalı ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davada, davanın kısmen kabulü ile , davalının Kocaeli ...
İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 2.582,19 TL asıl alacak ve 1.904,05 TL gecikme cezası + KDV olmak üzere toplam 4.486,24 TL bakımından iptaline, takibin 2.582,19 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olduğundan 2.582,19 TL üzerinden hesap edilecek % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
reddedilen kısım yönünden yasal şartlar oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Sözkonusu kararı ,davacı vekili istinaf etmiş olup, gerekli istinaf harçlarının yatırılmaması sebebiyle Dairemizin geri çevirme kararı üzerine istinaf harçları süresinde yatırıldığından, esas yönünden inceleme yapılmıştır.
İleri sürülen istinaf sebepleri özetle ; davalı ...'ın borcu üstlenip,taksitlendirme yapması sebebiyle borçtan sorumlu olduğu, bu davalı yönünden verilen kararın hatalı bulunduğu, diğer yandan yönergeye göre yapılan hesaplamanın doğru olduğu, yönergeyi yok sayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğu şeklindedir.
...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;dava,önceki abonenin borcunun ,ticari işletmeyi devralan davalıdan tahsili için yapılan icra takibinde,borca itiraz üzerine açılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasında , işletmenin davalı şirket tarafından devralındığı, su borçlarının eski abonenin borcu olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine dosya içeriğine göre ,davacı ile dava dışı ...
Gıda arasında 23/08/2009 tarihinde, davalı şirket ile de 07/05/2010 tarihinde abonman sözleşmesi imzalanmıştır.Bu sebeple ,davalı şirketin sözkonusu işletmeyi devralması nedeniyle eski abonenin sayaçtan geçen dönemsel tahakkuklarından dolayı sorumlu olduğu açıktır.
Ancak,davalının, davacı ve dava dışı şirket ile debi üzerinden sözleşme imzalamadığı, yönergeye göre sözleşme imzalandıktan sonra debi üzerinden tahakkuk yapılacağı, davacı tarafça davalının işletmeyi devraldığı....Gıda'ya gönderdiği 18/03/2010 tarihli yazıda 30/06/2010 tarihine kadar tesis kurulmazsa yönergeye göre debi üzerinden tahakkuk uygulamasına başlanacağını, 30/09/2010 tarihine kadar işletmeye başlanmazsa sözleşmenin feshedilebileceği ihtar edildiğine göre, sözleşme imzalanmadan tek taraflı olarak debi üzerinden tahakkuk yapamayacağı,
davacının 10/03/2010 tarihinde çıkardığı debi uygulamasına göre tahakkuk yapılacağına ilişkin yönergenin ,ancak tesis kurulmaması halinde 30/06/2010 tarihinde uygulanma imkanının olabileceği, bu tarihten önceki tahakkuklar yönünden yönergenin uygulanma imkanının bulunmadığı, buna göre davalı tarafça 2010 yılının 5. ve 6. ayları için tahakkuk ettirilen miktarın haksız olduğu, bu sebeple yönergeye göre yapılan tahakkuklardan davalının sorumlu olmayacağı benimsenerek,
davalı şirket 2.000,00 TL asıl borcu ve faizini kabul etmiş ise de, bilirkişi raporlarına göre hesaplanan 2582,19 TL asıl alacak ve 1.904.05 TL gecikme zammı +KDV toplamı 1904,05 TL olmak üzere toplam 4.486,24 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından ,davacının bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalı ... hakkındaki davanın pasif husumetten reddine ilişkin hükme yönelik olarak davacının ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin incelenmesiyle, bu davalı 6111 sayılı kanun gereği davacı kuruma yaptığı başvuruda kendi adına ve kendi imzası ile ilgili abonenin borcunu üstlendiğini bildirmiş ve taksitlendirme gereğince kısmi ödeme de yapmıştır.
Davalı şirketin borcuna ilişkin olarak tahhütname imzalayan davalı ...'ın hukuki durumu, başkasına ait borcun üstlenilmesi niteliğindedir.
Bu sebeple bu borçtan davalının da sorumlu olduğunun kabulü gerekmesine rağmen, davalı hakkındaki davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olduğundan, davacı tarafın bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görüldüğünden, davacının istinaf başvurusunun bu yöne ilişkin olarak kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 1.bendinin HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilmesi sonucu, yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2187, K. 2018/1692, 27 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama