KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2019
- Esas no
- 2018/1161
- Karar no
- 2019/1006
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/01/2018
- Numarası
- 2015/79 E- 2018/43K
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı tarafça düzenlenen faturalarda kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, iletim, PSH bedeli adı altında haksız bedellerin tahsil edildiğini, tahsil edilen bedellerin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay HGK’nun 2013/7-2454 E.,
2014/679 K. sayılı kararı ile bu bedeller adı altında alınan kazancın haksız olduğu ve iadesi gerektiğine karar verildiğini ileri sürerek haksız olarak tahsil edilen bu bedellerin sonradan arttırılmak kaydıyla şimdilik 370,41 TL’sinin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
Davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemede verilmiş olan ''davanın açılmamış sayılmasına'' yönelik kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira duruşma saatinden önce mahkeme dosyasına UYAP sistemi üzerinden, mazerete konu duruşma zaptının eklenmiş olduğunu, buna rağmen mahkemenin mazereti reddederek dosyanın işlemden kaldırılmasına sebep olduğunu, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş, kararın kaldırılıp, davanın kaldığı yerden devam etmesini talep etmiştir.
11/07/207 tarihli duruşma sırasında bir sonraki duruşmada tahkikatın sonlandırılacağı ve sözlü yargılamaya geçileceği,tarafların duruşmada bulunmamaları halinde yokluklarında hüküm verileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, davacı vekilinin 17/10/2017 tarihli sözlü yargılama duruşmasına mazeret dilekçesi gönderdiği, mazeretin kabul edilmemesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesine rağmen, dava dosyasının yenilenmeyerek davacının açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmekle,davacı vekilinin toplam sekiz celselik yargılamanın üç celsesinde mazeretli olduğu,
17/10/2017 tarihinden önce birkez daha dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, bu durumda sıklıkla mazeret verilmesi sonucu, bunun tamamının kabulünün HMK 30. madde kapsamında usul ekonomisine aykırılık oluşturduğu açıktır. Vekillerin tüm mazeretlerinin, mesleki de olsa, kabulünü gerektirir yasal düzenleme veya kural yoktur. Kaldı ki; işlemden kalktığı son celsede, davanın özenli takip edilmediği, sonrasında da yenileme yapılmadığı açıktır.
En az 3 celsede mazeret verilmesi ve davanın takip edilmemesi, kendisine göre haklı olan mazeretin, mahkemece de kabulünü gerektirmez.Açıklanan nedenlerle, usule dayalı verilen kararda da; kararın dayanağı olan, mazeretin reddi ve dosyanın işlemden kaldırılma kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/1161, K. 2019/1006, 12 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama