KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2021
- Esas no
- 2018/1739
- Karar no
- 2021/523
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/04/2018
- Numarası
- 2014/540 E - 2018/368 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkileri hakkında davalı tarafından usulsüz olarak kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini belirterek bahse konu ... fatura numaralı 52.770,40 TL bedelli ,... fatura numaralı 7.385,30 TL bedelli, ... fatura numaralı 7.685,10 TL bedelli 3 adet faturadan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kaçak elektrik kullandığının müvekkili firma görevlilerince tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " davacı tarafın kaçak elektrik kullandığının sabit olduğu ancak davalı tarafından tahakkuk edilen miktarın mevzuata aykırı olduğu, davacı işyerinin aylıkve mevsimlik çalışma durumları dikkate alındığında istikrarlı bir tüketim söz konusuolmadığından anlık tüketim verilerinden sonuca gitme yerine epdk nın verileri dikkate alınarak kaçak enerji bedeli hesaplaması yapılmış buna göre hesaplanan kaçak elektrik bedeli toplamının toplam 10.416,13 TL olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle ... nolu 52770,40 TL bedelli,
... nolu 7385,30 TL bedelli ve ... nolu 7685,10 TL bedelli olmak üzere toplam 67.840,80 TL lik faturaların 57.424,67 TL lik kısmından borçlu olmadığının TESPİTİNE karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda özet olarak; bilirkişi tarafından yapılan kaçak kullanım tespitini kabul etmediklerini, müvekkilinin fason olarak çalıştığını, bilirkişini davalının tutanaklarını tekrarla yetindiğini, yapılan hesaplamaların da usul ve yasalara aykırı olduğunu, delillerinin ek raporda değerlendirilmediğini, tutanak tarihinden sonraki faturalarında yükselme olmadığını, tespit edilen güç değerleri müvekkilinin işyerinde kullandığı elektrik enerjisinin çok üstünde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda özet olarak;
dosyada mevcut olan bilgi ve belgeler ile tüm bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere davacının sayaç devresine müdahale ederek bilerek ve kasten kaçak elektrik tüketmiş olduğunun tartışmasız olduğunu, bilirkişi raporlarında doğru bulgu ve belgeler olmadan kaçak ek tahakkuk hesabı yapılamayacağı belirtilerek kaçak ek tahakkuk hesabı yapılmadığını, tüketim endeksleri incelendiği takdirde dahi tahakkuk için gerekli bulgular saptanacağını, ... ve ... adına tüketim endeksleri tarihlere göre sıralandığını, bu kişilerin aynı işletmeyi işleten akrabalar olduğunu, bu sebeple endeks tümüyle incelenirse.
Haziran 2012 tarihine kadar eksik tüketimin mevcut olduğu açık olduğunu, Haziran 2012-Temmuz 2011 tarihleri arasındaki dönem ise mevsimlik çalışma durumlarına göre değişiklikleri de gösteren hesaplamalarda esas alınacak doğru bulguya ilişkin sağlıklı ölçülmüş geçmiş tüketim dönemi olduğunu, Kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihi ve elektrik sayacından geçirilmeyerek karşılığı ödenmeyen tüketim olduğu yapılan incelemelerle sabit iken;
doğru bulgu ve belge tespit edilmediği gerekçesiyle ek tüketim hesabının yapılmaması davacının kötü niyetli, haksız kullanımını ödüllendirmek niteliğinde olduğunu, dosyada bilimsel verilere uygun hükme esas alınabilecek 09.08.2016 tarihli bilirkişi raporunun mevcut olmasına rağmen mahkemece hatalı raporun hükme esas alındığını, davacının ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle yaptığı üretime göre mümkün olan sarfiyat hesabının da yapılabileceğini ileri sürmüştür.Dava, kaçak ve kaçak ek tahakkukuna yönelik fatura bedellerinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
Dairemizce yapılan incelemede; olayın oluşuna ve sözleşmeye göre taraflara izafe edilecek herhangi bir kusur bulunup bulunmadığı hususlarında yeni bilirkişi raporu alınması işleminin tahkikat işlemi olduğu anlaşıldığından, dosyanın bu haliyle istinaf incelemesi yapılması ve karara bağlanması mümkün olmadığı anlaşılmakla bu eksikliklerin tamamlanması için HMK 356 maddesi uyarınca tahkikat duruşması açılmasına karar verilmiştir.Karar doğrultusunda alınan bilirkişi heyeti raporunda bilirkişiler, davacı gelirleri ile elektrik tüketimi arasında uyumsuzluk bulunduğu, davacı tüketimleri arasında bariz fark bulunduğu,
13.08.2013-10.09.2013 tarihleri arasında davacının kaçak elektrik kullandığı, mahkemece alınan 09.08.2016 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalın doğru olduğu mütalaa edilmiştir.
Dosya kapsamından; eğel ütü işi ile uğraştığını, 3620040 tesisat nolu elektrik sayacından davalı tarafça yapılan tespit ve tutanaklara göre kaçak elektrik kullandığı, sayaç devrelerinde müdahale ettiği, davalı tarafın kaçak kullanımından kaynaklı düzenlenen ... nolu 52.770,40 TL bedelli, .... nolu 7.385,30 TL bedelli ve ... nolu 7.685,10 TL bedelli toplam 67.840,80 TL'lik faturaların 4.896,35 TL'sinin borçlu olmadığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
davalının istinaf talebinin HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırarak yeniden esas hakkında, "Davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafın kaçak kullanımından kaynaklı düzenlenen ... nolu 52.770,40 TL bedelli, ... nolu 7.385,30 TL bedelli ve ... nolu 7.685,10 TL bedelli toplam 67.840,80 TL'lik faturaların 4.896,35 TL'sinin borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/1739, K. 2021/523, 24 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama