KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Esas no
- 2018/532
- Karar no
- 2020/19
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/12/2017
- Numarası
- 2014/1404 E - 2017/873 K
Karar Metni
1.140 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/289 E. Sayılı Dava Dosyasında;
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 15/01/2020
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalı ... aleyhinde açılan davada, davacının tekel bayisi olan işyerini 2011 yılından bu yana işlettiğini, davalı şirketle elektrik tüketim sözleşmesi imzalandığını, işyerini devraldığında hazır olan elektrik sayacını kullanmaya devam ettiğini, davalı şirket yetkililerince 21/08/2014 tarihli kontrolde sayacın eksik tüketim yaptığı gerekçesiyle sayaç sökülerek laboratuvara sevk edildiğini, muayene sonucunda “klemensinin ön taraftan delinerek akım giriş-çıkış uçlarının bakır tel vasıtasıyla şönt yapılmıştır” tespiti üzerine davacı hakkında kaçak elektrik tüketim tahakkuku işleminin yapıldığını,
davacının işyerini 2011 yılında devraldığını, mevcut sayacın mührü bulunmadığından bizzat idareye başvurarak mühürlettiğini ve mühre dokunmadan kullanmaya devam ettiğini, davalının yönetmelik ve EPDK kararlarına aykırı tahakkuk işlemi yaptığını, kaçak elektrik kullanımı olmadığını beyanla, kaçak elektrik kullanma işlemlerinin ve buna bağlı tahakkukların iptali ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, ayrıca dava sırasında haksız olarak tahsil edilecek kaçak elektrik bedellerinin tahsil tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte istirdadını talep etmiştir.Birleşen davada da,
davacı tarafça aynı iddialarla ilgili olarak davalı ... aleyhine dava açılmıştır.Davalılar vekilleri davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde, asıl davanın pasif husumetten reddine, birleşen dava yönünden; yargılamada alınan 10.03.2016 tarihli bilirkişi raporu ve 20.04.2017 tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak,
davacının kaçak elektrik kullandığı ancak bilirkişi raporlarına göre, iki adet faturanın toplamda 7.207,09 TL olarak tahakkuk ettirilmesi gerektiği , davalı şirket tarafından 13.375,00 TL’nin fazla tahsil edildiği gerekçesiyle, bu miktarın davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Söz konusu kararı, birleşen dosya davalısı ... vekili istinaf etmiş olup, davacının kaçak kullandığının tutanak ve laboratuar raporu ile tespit edildiğini, bilirkişi raporunun kaçak ve ek tahakkuk yönünden yanlış hesaplama içerdiğini, ilgili yönetmelik ve kurul kararına aykırı olduğunu, ayrıca maliyet unsuru olan kayıp bedellerinin de hesaplamada dikkate alınmadığı ileri sürülerek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
dava: kaçak tüketim gerekçesiyle davalı tarafça yapılan kaçak ve ek kaçak tahakkuklarından, davacının borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.Mahkemece yargılama sırasında bilirkişi raporu alınmış ise de, istinafa konu birleşen dava yönünden, bilirkişi raporu, kaçak ve ek kaçak tahakkukunda maliyet unsuru olarak hesaba kayıp bedelleri ve diğer maliyet bedelleri dahil edilmeden düzenlenmekle, bilirkişi raporunun bu sebeple hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmış, yeniden bilirkişi kurulu raporu alınması için,
HMK 356. maddesi uyarınca tahkikat duruşması açılması gerekmiştir.İstinaf yargılaması sırasında Dairemizce alınan bilirkişi kurulu raporunda,dosyadaki kayıt ve belgelerle, laboratuvar incelemesi sonucu “klemensinin ön taraftan delinerek akım giriş-çıkış uçlarının bakır tel vasıtasıyla şönt yapılmıştır” şeklindeki tespite göre,
28/08/2013-20/08/2014 tarihleri arasındaki 358 gün boyunca sayacın eksik tüketim kaydettiği,tutanak tarihinde yürürlükte bulunan EPTHY uyarınca kaçak ve eksik tüketim hesaplaması yapılarak,geçmişe de etkili bulunan 6719 Sayılı Yasa uyarınca maliyet unsuruna dahil olduğu kesinleşen kayıp bedellerinin de hesaplamaya dahil edilmesi suretiyle, davacının sorumlu tutulacağı kaçak tahakkukunun 73,92 TL ve eksik tüketim tahakkukunun 8.418,90 TL olduğu görüşü bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulu raporu, dosyadaki kayıt ve belgeler ile tutanak tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlandığından itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır.Ancak, kaçak tutanağı tutulduğu tarihte yürürlükte bulunan EPTHY hükümleri uyarınca, kaçak hesabı fonsuz tarife üzerinden yapılması gerekirken, fon bedelleri dahil edilerek yapılan hesaplama ve verilen ilk karar davacı tarafça istinafa getirilmediğinden, istinaf eden davalı aleyhine sonuç doğuracak şekilde istinaf incelemesi yapılamayacağı gerekçesiyle, bu şekildeki hesaplamaya müdahale edilmemiş eleştiri ile yetinilmiştir.
Keza faiz başlangıcı yönünden de davacı istinafı bulunmadığından, hükümde aynen muhafazası sağlanmıştır.Böylece, davacının işyerinde kullandığı sayacın sökülerek sevk edildiği laboratuar incelemesi sonucu “klemensinin ön taraftan delinerek akım giriş-çıkış uçlarının bakır tel vasıtasıyla şönt yapılmıştır” şeklindeki tespite göre kaçak elektrik kullanımının sabit olduğu,
buna göre 28/08/2013 - 20/08/2014 tarihleri arasındaki 358 gün boyunca sayacın eksik tüketim kaydettiği, tutanak tarihinde yürürlükte bulunan EPTHY uyarınca davacının sorumlu tutlması gereken kaçak ve ek kaçak tahakkuklarının istinaf yargılamasında alınan bilirkişi kurulu raporu ile tesbit edilmekle ,davalı tarafça yapılan 20.481,80 TL'lik tahakkukun 12.063,08 TL'lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varılmakla, istinaf edilmeyen asıl dava ile ilgili hüküm fıkrasının aynen muhafaza edilmesi suretiyle,
istinaf eden birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/289 E. sayılı dava dosyasındaki davalı ... istinaf talebinin kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca birleşen davada karar düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/532, K. 2020/19, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama