KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2022
- Esas no
- 2022/194
- Karar no
- 2022/353
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2021
- Numarası
- 2021/191 E - 2021/725 K
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının şirket davalı tarafın ... numaralı müşterisi olduğunu, taraflar arasında devam eden hizmet alım sözleşmesi kapsamında ... ve ... numaralı hatların davacı şirketçe 06.11.2020 tarihine kadar kullanılmaya devam ettiğini, bahse konu hatların 06.11.2020 tarihinde davacı şirketin izni ve bilgisi haricinde, davacı şirket eski çalışanları ... ve ...’a devredildiğini, telefon hatlarının devrine dayanak vekaletnamenin devir işlemini yapmaya elverişli olmadığını, dava dışı şahısların yetkileri olmamasına rağmen hatları yetkisiz vekaletname ile kendilerine devrettiklerinin tespit edildiğini,
davacı şirketin devir işlemine muvafakat ya da onayı bulunmadığını, davalı ve dava dışı şahıslar arasında yapılan ... ve ... numaralı hatların devir işlemlerinin iptaline, sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun tespiti ile dava konusu hatların tekrar davacı şirkete tahsisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde delil olarak gösterilen belge, vs bilgilerin dava dilekçesi ile birlikte davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davacı tarafından gösterilen delillerin toplanmasından ve tebliğinden sonra cevap vermek, beyanda bulunmak ve delil sunmak haklarını saklı tuttuklarını, ... ve ... numaralı hatların davalı şirketten ... A.Ş.'ye taşındığını, davaya konu GSM hatları ...
A.Ş.'ye taşındığından davalı şirketin söz konusu hatlarla hali hazırda abonelik ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme,davaya konu hatların hat sahipleri ve hatların bağlı olduğu operatör şirket davada taraf gösterilmeden, hatlar üzerinde tasarruf hakkı bulunmayan davalı aleyhine açılan işbu davada, davanın tarafı olmayan 3.kişiler adına kayıtlı gsm hatları hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı,sıfat yokluğunun yargılamanın her aşamasında hakim tarafından re'sen gözetileceği, davalının husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle " Davanın davalının sıfat yokluğu (pasif husumet) nedeniyle reddine" karar vermiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacı şirket adına kayıtlı olduğu bildirilen gsm telefon hatlarının usulsüz vekaletname ile davalı şirket yetkilileri tarafından önce başkalarına devredildiği,daha sonra başka bir Gsm şirketi olan ... şirketine aktarıldığını,davacı şirket yetkililerinin devir yetkileri olmadığını,buna dayanak yetkisiz vekaletname ile yapılan telefon hat devir işlemlerinin geçersiz olduğundan iptali gerektiği,ayrıca bu hatların başka GSM şirketine devredildiği davadan önce bilinemeyeceğinden bu başka gsm şirketinin davaya dahil edilmesi gerektiğini ,davanın kabulüne karar verilmesi için kararın
kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; davada davacı şirket tarafından kullanılan ... ve ... numaralı telefon hatlarının, usulsüz şeklde şirket eski çalışanları olan ... ve ...’a devredildiği ileri sürülerek,işbu devir işleminin iptali ve söz konusu hatların tekrar davacı şirkete tahsisi talep edilmiştir.
Dava konusu ... no'lu hattın ... adına kayıtlı iken davadan önce 12.11.2020 tarihinde ...'a devredildiği, 18.11.2020 tarihinde ise başka operatöre taşındığı,-... no'lu hattın .. adına kayıtlı iken davada n önce 13.11.2020 tarihinde ...'a devredildiği, 19.11.2020 tarihinde ise başka operatöre taşındığı dosyaya sunulan müzekkere cevaplarından anlaşılmakla,belirtilen bu gsm hatlarının davalı şirket ile bir ilişkisi kalmadığı görülmüştür.
Bu açıdan davanın hatları davadan önce devreden ve devralan kişilere karşı açılması gerektiğinden,davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla,ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/194, K. 2022/353, 10 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama