KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/35
- Karar no
- 2023/3437
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2022
- Numarası
- 2019/675 E - 2022/886 K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.785 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 17.06.2015 tarihinde, müvekkili şirkete ait ... Mah. ... Cad. No: ...
Bahçelievler/İstanbul adresindeki işyerine enerji taşıyan, elektrik DIŞ tesisatında meydana gelen arıza nedeni ile müvekkil şirkette, 5.160,00-TL'lik imalat değeri bulunan mamul, 5.605,00-TL değerinde jenaratör, 1.260,00-TL değerinde yazar kasanın hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, mamüllerin çöpe gittiğini, yeniden yazar kasa ve jeneratör alınmış, yeni jeneratör gelene kadar 826,00-TL ye jenaratör kiralanmış ve zarar gören iş yeri elektrik tesisatının yenilenmesi işlemi için 2.454,40-TL ödeme yapıldığını, 300,00-TL yüksek akımdan dolayı yanan klimanın kartı değiştiğini,
müvekkili şirkette meydana gelen bu hasar nedeni ile kdv dahil toplam da 15.605,40-TL'lik zarar meydana geldiğini, faturalar dilekçemiz ekinde mevcut olduğunu, müvekkili davacı şirket, ...
A.ş'ye, tüm zararlarının poliçe kapsamında tazminini, zarar gören malların belgelerini, faturalarını ve raporu da sunmak sureti ile talep ettiğini, Sigorta şirketi, oluşan hasar ile ilgili bünyesinde ... nolu 2 hasar dosyası oluşturduğunu, ancak 24.07.2015 tarihinde müvekkil şirkete 4.355,70-TL'lik bir ödeme yaptığını, müvekkili şirketin geriye kalan 11.249,70-TL lik zararını ödemediğini, Daha sonra, ... A.ş'ye, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2016/535 Es.
Sayılı dosyası ile bu zararın tazmini talepli dava açıldığını, bu davada aldırılan bilirkişi raporunda sigorta şirketinin sadece 1.043,67- TL lik daha sorumluluğunun bulunduğunun belirtildiğini, bunun dışındaki taleplerden sigorta şirketinin sorumlu olmadığı kanaatine varıldığını, bu defa müvekkili şirketin uğradığı zararın sigorta şirketi tarafından ödenmeyen kısmı için, zararlardan bizzat sorumlu/kusurlu olan davalı ...
A.Ş. den talep etme zarureti doğduğunu, Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk gereği, 18.03.2019 tarihinde bakırköy arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını, Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun 2019/1271 başvuru numarası ile devam eden arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama olarak 17.04.2019 tarihinde sonuçlandığını, davalıya karşı, huzurdaki iş bu davayı açma zarureti doğduğunu, yukarıda arz ve izah ettiğimiz veçhile, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davanın kabulü ile,
Hasarın meydana geldiği tarihi olan 17.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, müvekkilinin uğradığı zarardan, sigorta şirketi sorumluluğu dışında kalan 10.206,03-TL lik kısmının, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle Husumet İtirazında bulunduklarını, dava dosyasına davacı vekili tarafından sunulan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/535 E. Ve 2018/1261 K. Sayılı dosyasında bulunan 29.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda davanın elektriksel dalgalanmalardan kaynaklı olarak gerçekleştiği tespit edildiğini, bilirkişi raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte dış elektrik tesisatına bağlı kablolarda meydana gelen arızalardan kaynaklı olarak davacının işbu davaya konu hasarının meydana geldiğinin belirtiltildiği, müvekkili şirket ile ...
Genel Müdürlüğü arasında imzalana İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine göre dış elektrik tesisatından meydana arıza meydana gelen kabloların maliki ...
Genel Müdürlüğü olduğunu, işbu davaya konu hasardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, belirtilen nedenlerle iş bu davada taraf olarak davayı bundan böyle ...’ın takip etmesinin gerektiğini, Zira İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereğince mahkemeniz nezdinde görülmekte olan dava konusu ...’ın sorumluluğunda olduğunu, kapsamda davanın müvekkili şirket bakımından husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, neticede haksız ve yersiz davanın reddine, HMK md.124 hükmü gereğince müvekkil şirketin hasım mevkiinden çıkartılarak müvekkili yerine kaim olmak üzere ...
Genel Müdürlüğünün davalı sıfatıyla davaya kabulüne, bu şekilde taraf değişikliğinin yapılmasına, bu talebimizin uygun görülmemesi halinde davanın ... Genel Müdürlüğüne ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda. "Dosya kapsamındaki bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında; davacıda oluşan zararın, davacının sayacı öncesinde meydana gelen gerilim dalgalanmasına dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Yer altında bulunan ve davacı sigortalıyı besleyen kabloda meydana gelen kısa devre sonucunda 220 volt olarak gitmesi gereken elektriğin, 380 volt olarak gittiği ve neticesinde de davacının zararının oluştuğu anlaşılmıştır. Bu zararın oluşmasında, davacının herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır...
Dosya kapsamındaki bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında; davacının her bir kalem hasar tutarının kadri marufunda olduğu, davalı şirket kusuruna bağlı arıza kaynağı ile sigortalı şirketin iş yerinde kurulu bulunan makinelerde meydana gelen hasar arasında illiyet bağınını bulunduğu.
5.160,00-TL'lik imalat değeri bulunan mamul, 5.605,00-TL değerinde jenaratör, 1.260,00-TL değerinde yazar kasa, yeni jeneratör gelene kadar 826,00-TL jenaratör kiralama bedeli, zarar gören iş yerinin elektrik tesisatının yenilenme bedeli (2.454,40-TL.) ve 300,00-TL yüksek akımdan dolayı yanan klimanın kartı değişim bedeli olmak üzere kdv dahil toplam 15.605,40-TL lik zarardan, sigorta şirketince davacı şirkete yapılan 4.355,70 TL. tutarındaki ödeme ve Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2016/535 E. sayılı dosyası için verilen karardaki 1.043,67 TL. tazminat bedeli düşülmesi ile kalan 10.206,03 TL bedelden davalı şirket ...
A.Ş.’ nin sorumlu olduğu " gerekçeleriyle 1-Davacının davasının KABULÜ İLE,-10.206,03 TL' nin hasarın meydana geldiği tarih olan 17/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;
hasar tarihi 17.05.2015 olmasına rağmen davacı tarafın hasar tarihinden tam dört yıl sonra 18.09.2019 tarihinde dava açtığını, mahkemece zamanaşımı defi hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bulunan tespitler eksik ve somut olay gerçekliğine uygun olmadığını, davacının müvekkili şirketten kaynaklı arıza sebebiyle zararın meydana geldiğini iddia etmekle bilirkişi heyeti tarafından bu husus hakkında da herhangi bir inceleme yapılmaksızın doğrudan müvekkili şirketin sorumluluğuna hükmedildiğini,
dosyaya sundukları bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere anılan tarihte herhangi bir voltaj dalgalanmasının söz konusu olmadığını, keşif dahi yapılmaksızın sırf dosya içeriğindeki tek taraflı ekspertiz raporuna ve davacı beyanlarına dayanılarak müvekkili şirketin iddia konusu edilen hasardan sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan kısımdaki tesis ve teçhizatın sorumluluğun müvekkili şirkete ait olmadığını, raporlarda müvekkili şirketin %100 kusurlu olduğuna kanaat getirilmişse de müvekkili şirketin söz konusu yangına ilişkin hiçbir kusuru bulunmadığını,
eksper raporunda jeneratörün otomatik devreye girmesi gerekirken girmediğinin tespit edildiğini, yangının çıkış nedeninin davacıya ait jeneratör nedeni ile oluşup oluşmadığının da araştırılması gerektiğini, davacı tarafından cihazların düzenli onarım, bakım ve testlerinin yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin dosya kapsamına sunulmadığını, dava konusu edilen ve bilirkişi raporlarında açıkça hesaplanmaktan imtina edilen hasar kalemlerinin hiç birisi ispatlanamadığını ve tekniğine uygun şekilde de hesaplanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, voltaj dalgalanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.Davacı, olay nedeniyle toplam da 15.605,40-TL'lik zarar meydana geldiğini, f müvekkili davacı şirket, ...
A.ş'ye, tüm zararlarının poliçe kapsamında tazminini, zarar gören malların belgelerini, faturalarını ve raporu da sunmak sureti ile talep ettiğini, Sigorta şirketi, oluşan hasar ile ilgili bünyesinde 2 hasar dosyası oluşturduğunu, ancak 24.07.2015 tarihinde müvekkili şirkete 4.355,70-TL'lik bir ödeme yaptığını, müvekkili şirketin geriye kalan 11.249,70-TL lik zararını ödemediğini, ... A.ş'ye, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2016/535 Es.
Sayılı dosyası ile bu zararın tazmini talepli dava açıldığını, bu davada aldırılan bilirkişi raporunda sigorta şirketinin sadece 1.043,67- TL lik daha sorumluluğunun bulunduğunun belirtildiğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zarardan, sigorta şirketi sorumluluğu dışında kalan 10.206,03-TL lik kısmının, tazminini talep etmiştir.Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.30.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler özetle;
"tespiti yapılan arızaların davacı şirketin kofra ve sayacından önce meydana gelmiş olması nedeniyle sigortalı şirketçe tesisata takılacak kaçak akım koruma rölesi ile hasarın önüne geçilemeyeceği, Kaçak akım koruma rölesinin ana dağıtım panosunda sayaç sonrasına takılması gerekeceği halbuki arıza kaynağının sayaç öncesinde ana kolon besleme kablosu olduğu, üstelik kaçak akım koruma rölesinin gerilim dalgalanmasını sabitlemek gibi bir teknik özelliğinin bulunmadığı,
Davalı BEDAŞ ın yukarıda detayı verilen ilgili mevzuat uyarınca bölgesinde bulunan tüm müşterilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin yeterli, kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sunacak şekilde hizmet vermek, koruyucu bakım onarım hizmetlerinin planlanması ile uygulanması konularında gerekli iletişim alt yapısını kurmakla yükümlü olduğu, davalı BEDAŞ teknik elemanlarınca yeterli koruyucu bakım onarım hizmetlerinin planlanamadığı,
ana kolon kablosunda meydana gelen arızanın meydana getirdiği hasarın önüne geçilemeyeceğini, ...sigorta şirketince yapılan ödemeler düşürüldükten sora kalan zarar miktarının 1206,00 TL olduğunu belirtmişler, ek raporlarda da aynı görüşü tekrarlamışlardır.
Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.69).Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden "olağan sebep sorumluluğu"dur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır.
Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.Enerji nakil hatları da yapı eseri niteliğinde olup, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur.
Elektrik enerjisinin taşındığı enerji nakil hattı ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir.
Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir.
Bu sebeple sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15).Öte yandan. Türk Borçlar Kanunu'nun 52 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca.
"Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." Somut olayda;16.06.2015 tarihinde meydana gelen elektrik kesintileri davacıya ait işyerinde pano, jeneratjr ve soğutma dolabı kompresörünün hasar gördüğü, ertesi gün yer altı kablolarının kazı yapılarak onarıldığı,
yeraltında bulunan ve sigortalıyı besleyen kabloda herhangi bir nedenle oluşan kısa devre sonucu sigortalının 220 Volt ile beslenen elektrik tesislerinin FAZ -FAZ çakışması sonucu 380 Voltluk gerilime maruz kalması sebebiyle sigortalıya ait elektrik tesislerinin hasarlandığı, tespiti yapılan arızaların davacı şirketin kofra ve sayacından önce meydana gelmiş olması nedeniyle davacı şirketçe tesisata takılacak kaçak akım koruma rölesi ile hasarın önüne geçilemeyeceği, davacı zararının doğduğu, davacı şirketin kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, mahkemece davalının kusursuz sorumluluğunun bulunduğunun kabulüyle bilirkişiler tarafından hesaplanan ve sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyen tutara hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/35, K. 2023/3437, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama