KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/491
- Karar no
- 2023/3406
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2022
- Numarası
- 2018/150 E - 2022/1012 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.207 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının işyerinde kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini ve hakkında 28.05.2015 tarihli kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı tutulduğunu, bu tutanak gereğince davacı şirket görevlilerince yapılan incelemede perakende satış sözleşmesiz kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğinin bildirildiğini, bu tutanağa istinaden davacı şirket tarafından davalı adına faturalandırma yapıldığını ve icra takibine konu borcun tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından söz konusu faturanın ödenmediğini,
davalının 20.07.2017 havale tarihli itiraz dilekçesinde bir borcu bulunmadığı iddiasıyla takip konusu borca, faize ve ferlerine itirazda bulunduğunu, fakat davalı borçlunun amacı bu anlamda tükettiği elektrik bedeli ödememek için bahane ürettiğini beyanla , davalı tarafından icra takibine yönelik haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl uygulanacak %16,80 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek %18 KDV ile birlikte devamına, davalının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; " davacı dağıtım şirketi, dava dilekçesi ile, ilgili takip dosyası, kaçak tespit tutanağı, Sap sistem bakiye hesap özeti, tanık olarak tutanak mümzileri ve müvekkili şirketten istenecek diğer kayıtları delil olarak bildirmiştir.
28/6/2018 tarihli ara karar gereği hem davacı dağıtım şirketine hem de dava dışı perakende satış şirketine yazılan müzekkerelere cevaben, davacı şirket "ilgili evrakların perakende şirketinde olduklarını", dava dışı perakende şirketi ise "talep edilen abonelik dosyasının tespit edilemediğini" bildirmiştir.
Davacı şirketin her ne kadar 1/12/2021 tarihli cevap yazılarındaki ekler temin edilmişse de bu evrak esas alınarak belirleme yapılması yukarıda anılı -ve özellikle- somutlaştırılan her bir vakıanın deliller ile ilişkilendirilmesine dair usule ilişkin külfete aykırıdır. Zira yukarıda anılı 13/12/2018 ve 15/4/2021 tarihli raporlarda da mevcut haliyle hesaplama yapılamayacağının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacı şirketin kendi kayıtlarının geç temini yahut arşivlenmesi veya imhası, bunların süresinde sunulamaması bakımından kusurunun bulunmadığı şeklinde yorumlanamayacağından delillerin hasredilmesi kuralının istisnalarından sayılamaz.
Açıklanan nedenlerle, delillerin hasredilmesinden çok daha sonra dosyaya ibraz olunan evrak içeriğinden hareketle temin edilen raporlara da itibar edilemeyeceğinden 8/4/2022 ve 15/8/2022 tarihli raporlara itibar edilmeyeceği gerekçesiyle DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle.
İlk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı bir şekilde tahkikat aşamasını sonlandırdığı, hükmünü oluştururken sözlü yargılama aşamasına geçildiğini taraflara bildirmediğini,esas yönünden ise ; davalının elektrik kullanım şeklinin "kaçak elektrik kullanımı" olduğu, bu doğrultuda davalının kaçak tüketimine yönelik olarak kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, bahse konu kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olup ,davalının kaçak elektrik kullandığı iddialarının ispatı niteliğinde olduğu,
diğer yandan , mahkemenin bilirkişi raporunu dikkate almadan yazılı şekilde hüküm kurmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu,bilirkişi raporunun aksine karar veren hâkimin, mutlaka bunun gerekçesini de göstermek zorunda olduğu, hâkimin şu ya da bu sebepten ötürü uzmanı olmadığı bir konuda verilmiş bulunan bilirkişi raporuyla bağlı kalmak istemiyorsa yeniden bilirkişi incelemesi yaptırma yoluna gitmelsi gerektiği,dosyaya mübrez son bilirkişi raporundaki tespitlerden de görüleceği üzere davalı tarafın davaya konu borcun tamamından sorumlu olduğu,
yerel mahkeme tarafından, delillerin hasredilmesinden çok daha sonra dosyaya ibraz olunan evrak içeriğinden hareket edilemeyeceği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğini ,oysa ki davaya konu borcun dayanağı olan kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağının dava dilekçesi eklerinde ibraz edildiğini, mahkemenin eksik incelemeyle hareket ederek, davayı aydınlatma yükümlülüğünü de yerine getirmediğini,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Dava basit usule tabi olmakla,mahkemece aynı celse mahkemece tahkikat bitirilip,tarafların son beyanları alınmak suretiyle karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle. Davanın dayanağı olan İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; tarafından 14.801,33 TL asıl alacak, 704,54-TL gecikme faizi, 126,83 TL KDV olmak üzere toplam 15.632,70-TL tutarındaki toplam alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık faiziyle birlikte tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacı şirket elemanları tarafından ,davalı hakkında 28.05.2015 tarihli kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı tutulduğu,tutanakta ; perakende satış sözleşmesiz kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği şeklinde ibare bulunduğ, davacı şirketçe bu tutanağa istinaden , davalıya 02.06.2015 tarihinde 14.801,33 TL tutarlı fatura düzenlendiği görülmektedir.
Mahkemece yargılamada bilirkişi kurullarından (mali müşavir ve elektrik mühendisi) raporlar alınmıştır. Neticede ; davacı dağıtım şirketinin , dava dilekçesi ile, ilgili takip dosyası, kaçak tespit tutanağı, Sap sistem bakiye hesap özeti, tanık olarak tutanak mümzileri ve müvekkili şirketten istenecek diğer kayıtları delil olarak bildirdiği,
. davacı dağıtım şirketine ve dava dışı perakende satış şirketine yazılan müzekkerelere cevaben, davacı şirket "ilgili evrakların perakende şirketinde olduklarını", dava dışı perakende şirketi ise "talep edilen abonelik dosyasının tespit edilemediğini" bildirdikleri, davacı şirketin her ne kadar 1/12/2021 tarihli cevap yazılarındaki ekler temin edilmişse de ,bu evrak esas alınarak belirleme yapılmasının, HMK uyarınca somutlaştırılan her bir vakıanın deliller ile ilişkilendirilmesine dair usule ilişkin (delillerin sunulmasına ilişkin usul hükümleri uyarınca) külfete aykırı olduğu,
13/12/2018 ve 15/4/2021 tarihli raporlarda da mevcut haliyle hesaplama yapılamayacağının bildirildiği, Davacı şirketin , delillerin hasredilmesinden çok daha delillerini sunduğu ,bu sebeple süresinden sonra dosyaya ibraz olunan evrak içeriğinden hareketle temin edilen raporlara da itibar edilemeyeceği ,bu sebeple davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda , dava dilekçesinde delilleri bildirilmiştir.Davalı tarafça ödemeye ilişkin olduğu beyan edilen banka kayıtları ile birlikte, ... ile yapılan 26/05/2011 tarihli abonelik sözleşmesi fotokopisi ibraz edilmiştir.Davacı tarafça da ,kaçak tesbit tutanağı ile kaçak tüketime ilişkin fatura ile ekinde tahakkuk kalemlerinin yer aldığı belge ibraz edilmiştir.
Mahkemece ,davalının abone olup olmadığı yönünden TC kimlik numarası ile perakende ve dağıtım şirketleri ile yazışmalar yapılmış olup, davalının ibraz ettiği abonlik sözleşmesindeki abone no.su bildirilip,bir örneği eklenmek suretiyle gerekli araştırmanın yapılması sonucunda ,abonelik durumu ve diğer kayıt ve belgelerin temininin mümkün olacağı açıktır.Olayda ,süresinde delil bildirilmemesi durumunun değil,delillerin celbi ile ilgili aksamalar olduğu,bu sebeple mahkemenin davanın reddi gerekçesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır.Yine ,dosya kapsamına göre ,davacının ... no.lu aboneliğinin 13/12/2012 tarihinde sonlandırıldığı ve güvence
bedelinin iade edildiği ,tutanak tarihi itibarıyla davalının aboneliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ,davalının elektrik kullanımının ,tutanak tarihinde yürürlükte bulunan tüketici hizmetleri yönetmeliği uyarınca kaçak kullanım olup olmadığı ,kayıtlı sayaç ve tüketim ekstereleri de bulunmadığından ilgili yönetmelik hükümlerine göre kaçak tüketim süresi ve miktarının tesbiti yönünden inceleme ve değerlendirme yapılması gereklidir.
Yargılamada alınan 13/12/2018 ve 15/4/2021 tarihli raporlarda, bu yönde bir inceleme ve değerlendirme bulunmamaktadır.Bu sebeple ,kaçak tahakkuku ile ilgili olarak dava dilekçesi ekindeki hesap tablosunun ve faturanın elektrik mühendisi bilirkişi raporunda herhangi bir inceleme bulunmadığından , yargılamada alınan raporlar ,hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.Bu sebeplerle ,davacı istinafının kabulü ile,son bilirkişi kurulundan EK RAPOR alınması ,avalı tarafça yapılan ödemelerin davaya konu fatura ile ilgili olup olmadığının da tesbiti ile ,sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/491, K. 2023/3406, 14 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama