İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1054 K.2024/2735

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/1054Karar2024/2735Tarih17 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.024 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Ekim 2024
Esas no
2024/1054
Karar no
2024/2735
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/09/2023
Numarası
2022/993 E - 2023/774 K
Davanın konusu
Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.024 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile 30.11.2020 tarihinde 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihlerini kapsayan, elektrik enerjisi tedariki ve/veya elektrik enerjisi kapasitesi satışına İlişkin "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" imzaladığını, yapılan anlaşmada, davalı şirketin 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasındaki dönem bakımından sabit bir fiyat belirlediğini, zamdan kaynaklı bir fiyat farkının uygulanmayacağının e-mail yoluyla müvekkili şirket yetkilisi tarafından kendilerine taahhüt edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14.2. maddesi gereği e-mail üzerinden yapılan bildirimlerin tarafları bağladığı,

davalı şirket yetkilisinin gönderdiği e-mail ile 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasında zamdan kaynaklı farklı bir fiyat uygulanmayacağının garantisini verdiğini, buna karşın davalı şirketin sözleşme şartlarına aykırı olarak ve davacı açısından daha ağır şartlar içeren bir teklifi mail yoluyla davacı işletmeye 28.05.2021 tarihinde gönderdiğini, kendilerinin farklı bir tarife uygulanması teklifini kabul etmediklerini,sözleşmenin 12.3 maddesinin tüketiciyi koruma kanununa göre haksız şart olduğunu, tarafların sözleşmede eşit şartlara sahip olmadığını, sözleşmenin müzakere edilmediğini,

anılan madde hükümsüz olduğundan feshin de hükümsüz olduğunu, 30.11.2020 tarihli sözleşmeye aykırılık nedeniyle davalı tarafından haklı ve/veya geçerli bir neden gösterilmeden sözleşme feshedildiğinden, 301.533,72-TL cezai şart bedeline aktin haksız feshedildiği tarihten itibaren avans faizi işletilerek taraflarına ödenmesine, haksız fesihten dolayı yeni tedarikçi firmanın kestiği fatura nedeniyle müvekkilinin uğramış oldukları 16.946,49TL'ye dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi niteliğinde olduğunu, kendilerinin müvekkili şirketten başka bir tüzel kişilikten sözleşme konusu hizmeti temin edemeyeceği nedeniyle sözleşme düzenlemelerinin müzakere etmeden kabul etmek zorunda kaldığını, sözleşme düzenlemelerinin taraflar arasındaki eşitliğe aykırı olduğunu iddia ederek feshe dayanak oluşturan sözleşme maddelerinin ve dolayısıyla fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğini,

serbest tüketici konumunda bulunan davacı yanın elektrik enerjisinin tedariki bakımından müvekkili şirket haricinde başka bir tedarik şirketinden hizmet temin edemeyeceği, bu nedenle sözleşmenin müvekkili şirket ile müzakere etmeden imzalandığı,

dolayısıyla da taraflar arasındaki sözleşmede yer alan birtakım düzenlemelerin geçersizlik arz ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının serbest tüketici konumunda bulunduğundan elektrik enerjisini kimden tedarik edeceğini serbestçe belirleyebilecek durumda olduğunu, yine davacının serbestçe belirleyebileceği tedarik şirketi ile arasındaki sözleşmenin koşullarını da basiretli bir tacir olarak serbestçe müzakere edebilecek durumda olduğunu, zira, serbest tüketicilerin tarafı olduğu bahis konusu anlaşmalar,

tüketicilerin tarafı olduğu ve EPDK onayına tabi tip sözleşmelerden farklı ve bu sözleşmelerdeki koşullarının taraflarca serbestçe müzakere edilerek belirlendiğini,dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmede serbestçe müzakere edilmeyen düzenlemelerin bulunduğu,

bunların genel işlem şartları niteliğinde olması dolayısıyla geçersiz olduğu yönündeki davacı iddiaları asılsız olduğunu, tüm bu kapsamda, somut uyuşmazlık bakımından tacir sıfatıyla hareket eden davacının somut olayda taraflar arasında müzakere edilerek kabul edilen sözleşme düzenlemelerinin geçersizlik arz ettiğini ileri sürmesinin mümkün olmadığını ve kötü niyetli olduğunu, zira davacı yan sözleşmenin akdedilmesinden sonra geçen yaklaşık 6 ay boyunca söz konusu sözleşme düzenlemelerine herhangi bir hukuka aykırılık da atfetmediğini, müvekkili şirket tarafından dürüstlük kuralına aykırılık arz etmeyen,

davacının da bilgisi dahilindeki bir sözleşme düzenlemesi çerçevesinde sözleşmenin feshedildiğinin bildirilmesi üzerine davacının hukuka aykırılık iddiasını ilk defa ileri sürdüğünü, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında bulunan davacının sözleşmenin uygulanmasının üzerinden 6 ay gibi uzun bir süre geçtikten sonra hukuka aykırılık iddiasında bulunmasının kötü niyetli olduğunu. kaldı ki, dava konusu fesih süreci bakımından davalı şirketin, davacı tarafa her türlü iyi niyeti gösterdiğini,

bu kapsamda davalı şirket tarafından davacıya halihazırda kullandığı ürünün ticari değerlendirmeler çerçevesinde kaldırılması nedeniyle başka bir ürüne geçirilmesinin teklif edildiğini ve o tarihteki ticari koşullara göre müvekkil şirket tarafından davacıya avantajlı bir teklif sunulduğunu, davacının müvekkili şirketin iyiniyetli yaklaşımına rağmen bu teklifi ısrarla değerlendirmediğini, davacının bahis konusu ettiği sözleşme maddeleri genel işlem koşulu niteliğinde olmamakla birlikte, bir şekilde bu nitelikte değerlendirilmeleri ihtimalinde dahi, sözleşmenin tüketicilerle imzalanan tip sözleşme niteliğinde bir sözleşme olmaması,

yasal düzenlemeler çerçevesinde ikili anlaşmaların taraflar arasında müzakere edilerek imzalanan ticari anlaşmalar niteliğinde olması ve bahis konusu sözleşme maddesinin müvekkili şirkete sınırsız, ölçüsüz bir fesih imkanı vermemesi,

feshi birtakım şartlara bağlaması ve dava konusu uyuşmazlık bakımından bu şartların da somut olarak gerçekleşmesi karşısında, davacının taleplerinin bu nedenlerle de reddi gerektiğini,taraflar arasında imzalı sözleşmenin feshine dayanak teşkil eden 12.3. maddesinde, davalı şirketin haklı bir neden ileri sürmek zorunda olmaksızın ve tazminat ödemeksizin sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu düzenlendiğini,davacı her ne kadar 12.6. maddesi uyarınca cezai şart isteminde bulunmaktaysa da feshe dayanak oluşturan madde davacının cezai şart ve tazminat isteminin istisnasını teşkil ettiğini,

ilgili maddede açıkça davalı şirketin tazminat ödemeksizin sözleşmeyi feshedebileceği düzenlendiğinden; işbu sözleşmenin ticari sözleşme niteliğinde olduğu ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde geçerli, tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu göz önünde bulundurularak davacının zararın tazmini ve cezai şartın ödenmesi yönündeki istemleri reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.2. maddesi incelendiğinde, söz konusu maddenin, davalı şirketin e-mail yoluyla yapacağı bildirimler ile bağlı olduğu şeklinde yorumlanamayacağının görüleceğini, bahis konusu maddede,

davacının portal ismi verilen bir elektronik sistem üzerinden sunulan hizmetlerden yararlandırılacağı, bu portalda davacının işlem yapma yetkisi verdiği kişi tarafından ve/veya GSM numarası/e-posta üzerinden yaptığı tüm işlemlerin davacıyı bağlayacağını, GSM hattı/e-posta adresinde değişiklik yapılması halinde bu değişikliğin bildirilmesi gerektiğini, bildirim yapılıncaya kadar da önceki GSM hattı/e-posta adresi üzerinden yapılan işlemlerin davacı tarafından yapıldığının kabul edileceğinin düzenlendiğini, davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşmedeki edimler arasında dengesizlik bulunduğunu,

sözleşmenin müzakere edilmeden imzalandığını iddia ettiğini,davacı tarafın işbu iddiaları gabin ve irade sakatlığına yönelik iddialar olduğunu, böyle bir durumda ise sözleşmenin geçersizlik yaptırımına tabi olacağının açık olduğunu, zaten davacı da dava dilekçesi kapsamında sözleşmeye geçersizlik atfettiğini, davacının işbu iddiaları herhangi bir şekilde gerçeği yansıtmamakta ise de bir an için bu iddiaların kabul edildiği ihtimalde, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin geçersizliğinin cezai şartın da geçersizliği sonucunu doğuracağının aşikar olduğunu, cezai şart düzenlemesinin geçerliliği asıl sözleşmenin geçerliliğine bağlı olduğunu,

cezai şart, asıl borca (sözleşmeye) bağlı; fer'i nitelikte borç yaratıldığını, asıl borcun (sözleşmenin) geçersizliği cezai şartın da geçersizliği sonucunu doğurduğunu, bu çerçevede, bir şekilde davacının geçersizlik iddialarının kabulü ve bu çerçevede müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine hükmedilmesi halinde, cezai şartın da geçersiz kabul edilmesi ve davacının cezai şart isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek,davanın esastan reddine, neticeten ve her halükarda davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme, davaya konu taraflarca imzalanan 30/11/2020 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine istinaden davalı şirkete 01/01/2021 tarihinden itibaren elektrik verilmeye başlandığı, sözleşme süresinin elektrik enerjisinin verildiği tarihten itibaren itibaren 12 ay olduğu, sözleşmenin 12.3. maddesine göre taraflardan birisinin sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren 30 gün öncesine kadar sözleşmeyi feshedebileceğinin hüküm altına alındığı,

aynı sözleşmenin 12.6.1 maddesinde ise taraflardan birinin haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeyi feshetmesi halinde sözleşmeyi fesheden taraf sözleşmeye göre hesaplanacak cezai şartı diğer tarafa ödemekle yükümlü olduğunun hüküm altına alındığı, bu iki maddenin kendi içinde çelişkili olduğu, davalı ... tarafından davacı ...

Vakfına gönderilen 01/12/2020 tarihli mailde taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında 2021 yılı boyunca sabit fiyat tarifesinin uygulanacağı ve zamdan kaynaklı farklı bir fiyat uygulanmayacağı buna rağmen sözleşmenin feshedilmesi halinde fesheden taraf 12.6.2.

Maddesine göre hesaplanacak cezai şartı diğer tarafa ödemekle yükümlü olduğunun hatırlatılmasına rağmen, bu defa yine davalı ... tarafından davacı vakfa gönderilen 28/05/2021 tarihli mailde 01/07/2021-31/12/2022 tarihleri için yani sözleşme kapsamında olan 2022 yılının ikinci altı ayı ile birlikte 2023 yılının 12 ayını kapsar şekilde yeni fiyat tarifesi teklifinde bulunduğu, söz konusu teklifin 0/11/2020 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesindeki birim fiyatlardan yüksek olduğu,

bu haliyle 01/12/2020 tarihli mailde sabit fiyat bilgilendirilmesi yapıldığı halde 28/05/2021 tarihli mailde sözleşme dönemi içerisinde olan 01/07/2021 ila 31/12/2021 tarihleri arasının zamlı tarife uygulanacağı bildiriminde bulunulduğu, davacı yanca tarife değişikliğinin kabul edilmemesi üzerine davalı elektrik şirketinin sözleşmeyi feshettiğine ilişkin fesihnameyi davacıya gönderdiği, tebliğden itibaren 30 gün süre tanındığı, sözleşmenin 12.3 maddesinin dayanak yapıldığı anlaşılmakla taraflar arasında düzenlenen elektrik tedarik sözleşmesinin süresinden önce davalı yanca haklı bir sebep olmaksızın fesih edildiği,

sözleşme feshinin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, bu nedenle davacı vakıf tarafından sözleşmenin 12.6.1 maddesine göre cezai şart talep edebileceği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 30/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği 306.261,68 TL cezai bedelin oluştuğu, aynı şekilde cezai şart ile birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6.1 maddesinde cezai şart ile birlikte doğrudan ve dolaylı, müsbet ve menfi tüm zararların talep hakkının saklı tutulduğu, davacının ise dava dışı şirket tarafından 2021 yılı temmuz ayına ait zarar talebinde bulunduğu,

bilirkişi tarafından ayrıca zarar hesabının yapıldığı, hesaplanan zararın 14.052,48 TL olduğu, davacı vekili dava dilekçesinde 301.533,72 TL cezai bedel ve dava dışı elektrik şirketi tarafından kesilen fatura bedeli 16.946,49 TL dolaylı zarar talebinde bulunduğu,

davacı vakfın haksız fesih nedeniyle 306.261,68 TL cezai bedel talep hakkının olduğu taleple bağlılık ilkesi gereğince 301.533,72 TL cezai bedel ve bilirkişi tarafından hesaplanan 14.052,48 TL dolaylı zarar tazminatı yönünden davacının alacağını ispatladığı,ayrıca her ne kadar kısa kararın (2) no' lu maddesinde "306.261,68 TL'nin dava tarihi olan 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde yazılmış ise de gerekçeli karar yazım aşamasında sehven "306.261,68 TL'nin" kavramının yazıldığı, oysa ki asıl kastın "301.533,72 TL" olduğu,

"kopyala yapıştır" işleminden kaynaklı hata yapıldığı fark edildiği, 6100 sayılı kanunun 304. Maddesi " Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. " hükmünü getirmiştir.

Henüz karar tebliğe çıkartılmadan söz konusu hata fark edildiğinden resen tashih yapıldığı, hükmün 2. maddesinde geçen "306.261,68 TL'nin dava tarihi olan 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ibaresinin "301.533,72 TL'nin dava tarihi olan 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde resen tashihine karar verildiği gerekçesi ile;"1-Davanın kısmen kabulüne,

2-301.533,72 TL'nin dava tarihi olan 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-14.052,48TL'nin dava tarihi olan 16/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar vermiştir.

Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; arabuluculuk dava şartının usule uygun yerine getirilmediği itirazlarının değerlendirilmediğini,tüketici mahkemesinde açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği,buna dair kararın istinaf aşamasında onandığı,yargılamanın devamında görevli mahkemece davacıya arabuluculuk son tutanağını ibraz için süre verildiği,davacı tarafça sunulan arabuluculuk son tutunağının ilk dava açılmadan önceki tarihi içermeyip dava tarihinden sonraki bir tarihi içerdiğini,bu nedenle görevsizlik kararana konu dava öncesi yapılan arabuluculuk başvurusu

olmadığını,bunun tamamlanabilir bir şart olmadığını ve davanın bu nedenle reddi gerektiğini,ayrıca davalının söz konusu olayda sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğunu ve haklı fesih nedeniyle davacının cezai şart ve zarar talebinde bulunamayacağını,davacının son bir yıllık faturalarının sunulması ve en yüksek faturanın cezai şarta konu fatura olup olmadığının buna göre belirlenmesi gerektiğini,ayrıca davacı zararına dair delillerin sunulmadığın ve zararın ispat edilemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre. Dava, sözleşmenin süresinden önce feshi nedenine dayalı cezai şart ve zarar talebine yöneliktir.

Dosya kapsamına göre taraflar arasında 30.11.2020 tarihinde ( 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihlerini içerir) "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" imzaladığı,sözleşmeye göre davalı şirketin 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasındaki dönem bakımından sabit bir fiyat belirlediği, davalı şirketin ise yeni teklifi mail yoluyla 28.05.2021 tarihinde davacıya gönderdiği anlaşılmıştır.

Daha sonra davacının yeni teklifi kabul etmeyeceğini bildirmesi üzerine davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır.

Mahkemenin 28/09/2023 tarihli kısa kararında hükmün 1 nolu bendinde " 306.261,68 TLnın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine " karar verildiği,gerekçeli kararda hükmün 1 nolu bendinde HMK 304.madde kapsamında tashih işlemi yapılarak " 301.533,72 TL nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine " karar verildiği,bu düzeltmenin basit bir hesap hatası olmadığı,kısa karar ile gerekçeli karar arasında 4.727,96 TLlık fark ortaya çıktığı,hükümdeki bu hatanın tashih ve tavzih yoluyla giderilemeyeceği anlaşılmakla,tashih kararının usule uygun olmadığı,kısa

kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin mahkemece giderilmesi gerektiğinden, davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK 355 ve HMK 353/1a-6.maddeleri gereği karar kaldırılarak dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1054, K. 2024/2735, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1054
Karar No
2024/2735
Tarih
17 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1055 K.2024/1172
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1056 K.2024/1072
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1057 K.2024/945
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1057 K.2024/993
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1058 K.2024/1076
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2024/1058 K.2024/2490

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.