KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/1477
- Karar no
- 2025/144
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2024
- Numarası
- 2021/755 E - 2024/73 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ... tesisat, ... nolu sözleşmenin akdedildiğini ve davalının ... müşteri nolu elektrik abonesi olduğunu, davalının 12.06.2020, 13.07.2020, 12.08.2020, 17.09.2020 ve 09.10.2020 vade tarihli elektrik fatura- larını ödemediğini, eski borçlarının da eklenmesi suretiyle (asıl alacak, gecikme faizi ve KDV 'den ibaret) toplam 37.277,89 TL alacağın tahsili için Anadolu Merkezi Takip Sistemi'nin ...
E. sayılı dosyası ile davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davadan önce12.07.2021 tarihinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna ... başvuru numarası ile başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla itirazın ipta- li ile icra takibinin devamına, davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;
davanın süresi içerinde açılmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçirildiğini, müvekkilinin yerleşim yeri ".../ Kayseri" olup bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı yanın " ... tesisat, ... nolu sözleşme akdedildiği ... müşteri numarası ile abone olunduğu" şeklindeki iddiasının doğru olmadığını, taraflar ara- sında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, sözleşme ilişkisini varlığının ve geçerliliğinin davacı tarafça ispatlanmasının gerektiğini, davacı tarafça da dosyaya böyle bir sözleşme ibraz edil- mediğini,
davalı şirketin imza etmediği bir sözleşme ve bu sözleşmeye dayalı olarak tahakkuk olunan faturalar nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, davalının davacı yana herhangi bir borcunun bulun- madığını, davacı tarafından gönderilen faturaların aynı gün davalıya iade edildiğini, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini, davacının % 20 'den az olmamak üzere tazminat ile mahkumiyetini istemiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce:"Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 33.855,74 TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu alacağa dayanak yapılan 13.09.2019 tarihi itibariyle müvekkili şirketin tek yetkilisi ve temsilcisinin ... olduğunu, müvekkili şirket veya temsilcisi ... tarafından başka bir kişiye verilmiş vekaletname bulunmadığını, müvekkili şirket adına sözleşmeyi imzalayan ...'nun şirketi temsile yetkili olmadığını, yetkisiz kişi tarafından imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu ve müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığını, kaldı ki müvekkilinin bu sözleşmeye zımnen dahi olsa icazet verecek bir davranışının bulunmadığını, ayrıca şirketin .../ Kayseri adresinde bulunduğunu,
İstanbul'daki bir taşınmaz için müvekkili şirket adına sözleşme yapılmasının bariz şekilde kötü niyet göstergesi olduğunu, takip ve dava konusu edilen faturaların tamamının davacı tarafa birer birer iade edildiğini, bilirkişi rapo- runun hatalı tespitler içerdiğini, hükme esas alınamayacağını, ayrıca alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyanın tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine .... tesisat ... sözleşme, ... müşteri nolu elektrik aboneliği sözleşmesine dayalı olarak normal tüketimden kaynaklanan 37.277,89 TL alacağın tahsili talebiyle Merkezi Takip Sistemi'nin ...
E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğu, itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Takip ve dava konusu borç elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanmış olup davalı şirket abonelik sözleşmesine imza atan kişinin şirketi temsile yetkili olmadığını, bu sözleşmenin şirketi yönünden bağlayıcı olmadığını, sözleşmenin zımnen de kabul edilmediğini beyan etmektedir.
Yahyalı Noterliği'nce düzenlenen ... yevmiye nolu 14.05.2016 tarihli vekaletna- menin tetkikinde, davalı şirketin önceki yetkilisi ... tarafından elektrik, doğalgaz ve su abonelikleri tesis edilmek üzere ...'nun -17.09.2038 tarihine kadar yetkili kılındığı,Borcun dayanağı olan abonelik sözleşmesinin 13.06.2019 tarihinde iş bu vekaletname gereğince davalı şirketi temsilen ... tarafından imzalandığı görülmüştür.Dosyada mübrez ticaret sicili kayıtlarının tetkikinden; abonelik sözleşmesine dayanak vekaletnameyi düzenleyen ve davalı şirketin tek ortağı/yetkilisi olan ...'ın hisselerini 10.06.
2019 tarihi itibariyle ...'e devrettiği ve bu tarih itibariyle şirketteki ortaklığının ve yetki- sinin sona erdiği, keyfiyetin 19.Haziran.2019 tarihli...'de ilan edildiği anlaşılmaktadır.Davacının sözleşmenin imzalandığı hisse devrinden haberdar olduğu yönünde delil sunulmadığına göre TTK 36 md gereğince davalı şirket dahil diğer 3. kişiler yönünden bu değişiklik ...'de ilan edildiği 19.Haziran.2019 tarihi itibariyle hüküm ifade edecektir.
Diğer yandan davalı her ne kadar faturaların kabul edilmediğini ve her birinin davacıya iade edildiğini beyan etmiş ise de, abonelik sözleşmesinin takip ve dava tarihine kadar iptal veya fes- hedildiği veya sözleşmenin geçersizliğine dair muaraza çıktığına dair bilgi ve belge sunmamıştır.
Abonelik devam ettiği sürece davalı abonenin bu abonelik kapsamında kullanılan elektrik bedel- lerinden fiili kullanıcı ile birlikte sorumlu tutulacağı da açıktır.Davalı şirketin "adresinin Yahyalı/ İstanbul'da bulunduğu, İstanbul'daki taşınmaz için elektrik aboneliği tesis edilmesinde menfaati bulunmadığına" dair iddiaları iş bu davada davacıya karşı ileri sürülebilecek hususlar değildir.Davalının hüküm altına alınan borç miktarına yönelik açık bir istinafı yoktur.Buna göre tespit edilen borç miktarı yönünden itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Diğer yandan,
dava konusu alacak normal tüketim bedelinden kaynaklanmış olup davalı borçlu tarafından belirlenebilir, hesaplanabilir likit alacak niteliğindedir.
Davalı likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğine göre icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesi de yerindedir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvuru- sunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1477, K. 2025/144, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama