İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1519 K.2025/837

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/1519Karar2025/837Tarih25 Mart 2025Okuma10 dk · 1.972 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Mart 2025
Esas no
2024/1519
Karar no
2025/837
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/10/2023
Numarası
2020/365 E - 2023/690 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.972 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı şirketin , davalı şirket ile ticari ilişkisi kapsamında; davalının ihtiyaç duyduğu camların davacı şirket tarafından tedarik edilerek davalıya maliyet fiyatından satılması, davalı şirketin ise bu camları işleyerek müşteri siparişine göre uygun hale getirmesi ve sonuçta müşteriye yapılan satıştan elde edilen kârın taraflarca %50-%50 olmak üzere eşit olarak paylaşılması konusunda , taraflar arasında 19.10.2019 tarihli ortaklık sözleşmesi bulunduğunu , davacı şirket tarafından tedarik edilerek, davalı şirkete teslim edilen camlar için 19.11.2019 tarihli 384.982,90 TL bedelli Seri A, ...

Sıra Nolu irsaliyeli fatura düzenlendiğini, davalı şirketin işbu fatura borcuna istinaden müvekkili şirkete 22.11.2019 tarihinde 30.000 TL, 27.11.2019 tarihinde 20.000 TL, 29.11.2019 tarihinde 50.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL ödeme yaptığını, ancak bu kısmi ödemeler dışında, davalı şirketin ne davacı şirketin bakiye fatura alacağı olan 284.982,90TL için ne de anlaşılan kar payına ilişkin olarak davacı şirkete hiçbir ödeme yapmadığını, davalı tarafından banka yolu ile yapılan kısmi ödemelerin açıklamalarında “cam ödemesi” ve “cam alımı” yazılmış olduğunu, davalı şirketin kısmi ödeme yaptığı halde,

fatura ve cari hesaba dayalı borcu ve aradaki ilişkiyi reddetmesinin müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik kötü niyetli tutumunu açıkça ortaya koymakta olduğunu belirterek,İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icar inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı taraf her ne kadar davalı firmaya 384.982,90 TL tutarında cam teslim ettiğini belirtmiş ise de davacı tarafın bu iddiasının gerçek dışı olduğu, davacı tarafından sözü edilen sözleşmeyi davalıya tebliğ edilmediğini, öncelikle imzaya ve sözleşmeye itiraz hakkını saklı tuttuğunu, davacı ile davalı şirket arasında mal alış verişi bulunulmuş olmakla birlikte, davacının iddia ettiği gibi olmadığını, davalının ekte sunduğu fatura kapsamında jumbo cam kesim hattı, presli cam yıkama hattı, Cam temperleme hattı, 9 kafalı Rodaj makinası, 170 lik Cam yıkama makinası,

cam delme makinası ve elektrik trafosu istemiş ve bu makinalar karşılığında davalıya cam satmayı kabul ettiğini, söz konusu makinalar üretime başlanıldıktan sonra davacı taraf camların geldiğini ancak gümrükte problem oluştuğunu belirterek gümrükten malların çıkması için gümrükte yapılacak ödemeler için davalıdan ödeme yapılmasını istediğini, davacıya kısım kısım 100.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı tarafın cam olan malları teslim etmediğini, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince davalı şirket tarafından üretilen makinaları davacıya teslim edildiğini ancak davacı teslim edilen makinaların bedelini ödemediği gibi,

davalıdan almış olduğu 100.000,00 TL'sını da iade etmediğini toplam 1.150.000,00 TL'sı davacı borçlandığını, bunun üzerine taraflar arasında görüşmeler yapıldığını ve taraf arasında yeniden yapılan bir başka görüşmede dünya genelinde pandemi olarak ilan edilen Covid 19 salgının hafiflemesi durumunda camları teslim edebileceğini, sonradan da haksız olarak davalıya takip başlattığını, davalı firmaya mal teslim etmeden gerçeğe aykırı olarak doldurduğu faturalar ile haksız olarak takip başlatılması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;Davanın Kabulüne, İstanbul ... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyasına davacının yapmış olduğu itirazın iptaline, 284.982,90TL asıl alacak bedeli üzerinden takibin devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 56.996,58TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.

Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesinin delillerin tamamını toplamadan,tanıkları dinlemeden,bilirkişi raporuna karşı itirazları göz önünde bulundurmadan ,itirazları doğrultusunda yeniden rapor aldırmadan,toplanan delilleri de yanlış değerlendirerek yanlış gerekçe ile usule ve yasaya aykırı olarak davacı tarafın davasının kabulüne karar verdiğini, öncelikle ilk derece mahkemesinin yetki itirazını reddetmesinin açıkça HMKnun 6.maddesine aykırı olduğu, aşamalarda da belirttikleri gibi müvekkili şirketin mersis adresi ve faaliyetlerini yürüttüğü adresin Eskişehir'de olduğu, bu nedenle Eskişehir icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu,

bu kapsamda İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini ,bu nedenle yetkisiz icra dairesinde takip başlatılmış olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin yetkisiz olduğu, zaten davacı tarafın da ilk derece mahkemesinin yetkisiz olduğunu cevap dilekçesinde kabul etmiş olduğu, buna rağmen ilk derece mahkemesinin kendisini yetkili varsayarak yetki itirazının reddine karar vermesinin açıkça usule ve yasaya aykırı olduğu, Davacı tarafın her ne kadar müvekkiline 284.982,90 TL tutarında cam teslim ettiğini belirtmiş ise de davacı tarafın bu iddiasının gerçek dışı olduğu,

ayrıca her ne kadar davacı taraf müvekkili şirket ile sözleşme yaptığını iddia etmiş ise de bu iddianın doğru olmadığı, zira müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir sözleşeme düzenlenmediği,Öte yandan davacı şirket ile müvekkili şirket arasında hukuki ilişki olmakla birlikte davacının iddia ettiği gibi olmadığı,

dosyaya sunmuş oldukları faturadan da anlaşılacağı üzere davacı tarafın fatura kapsamındaki jumbo cam kesim hattı, presli cam yıkama hattı, Cam temperleme hattı, 9 kafalı Rodaj makinesi, 170 lik Cam yıkama makinesi, Cam delme makinesi ve Elektrik trafosu istediğini ve bu makineler karşılığında müvekkiline cam satmayı kabul ettiğini, söz konusu makineler üretime başlanıldıktan sonra davacı taraf camların geldiğini ancak gümrükte problem oluştuğunu belirterek gümrükten malların çıkması için gümrükte yapılacak ödemeler için ödeme yapılmasını istediğini ve müvekkilinde bu kapsamda davacıya kısım kısım 100.000,00 TL ödeme yaptığı,

ayrıca müvekkili şirket tarafından üretilen makinelerin davacıya teslim edildiği , ancak davacı şirketin kendisine teslim edilen makinelerin bedelini müvekkili şirkete ödemediği gibi müvekkili şirketten almış olduğu 100.000,00 TL'sını da iade etmeyerek müvekkiline 1.150.000,00 TL'sı borçlanmış olduğu,

zaten bilirkişinin müvekkili şirket defterleri üzerinde yapmış olduğu inceleme sonucunda da davacı şirketin iddia ettiği müvekkili şirkete 284.982,90-TLsı değerinde mal satmadığı ve teslim etmediğinin açıkça görüldüğünü ,buna rağmen bilirkişinin taraflı davranarak müvekkili şirketin,davacı tarafın düzenlemiş olduğu 28.02.2020 tarihli 804.539,51-TLsı meblağlı iki adet faturayı BA formunda beyan ettiği belirtilmiş ise de bilirkişinin görüşünün doğru olmadığı,

zira bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları 26.09.2023 tarihli itiraz dilekçelerine ekleyerek dosyaya sunmuş oldukları ve adı geçen faturaların düzenlendiği döneme ait "BA Formu"ndan da açıkça görüldüğü üzere müvekkili şirket davacı tarafın düzenlediği 28.02.2020 tarihli 804.539,51-TLsı meblağlı iki adet faturayı BA formunda beyan etmediği,

yargılama sırasında (02.10.2023 tarihli duruşmada) bu hususun Eskişehir Vergi Dairesinden sorulmasını talep etmelerine rağmen ilk derece mahkemesinin bu talebi kabul etmediğini, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı aksine davacı taraftan alacaklı olduğunun da sabit olduğu, ayrıca ilk derece mahkemesinin davacı tarafın icra-inkar tazminatı talebini kabul etmesinin de açıkça usule ve yasaya aykırı olduğu,

zira davaya konu alacağın likit ve belirlenebilir bir alacak olmayıp ancak alacağın varlığı yargılama sonucunda belirlenebileceği için müvekkili şirketin icra-inkar tazminatına mahkum edilemeyeceğini, diğer yandan davacı tarafın takip tarihi itibari ile yıllık %15 faiz talep etmesinin de açıkça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacı tarafın takip tarihinden itibaren ancak yasal faiz talep edebileceği, buna rağmen ilk derece mahkemesinin davacı tarafın bu haksız talep hususuna değinmeden takip tarihin itibaren alacağı avans faiz uygulanmasına karar vermesinin de açıkça usule ve yasaya aykırıdır olduğu ileri sürülerek,

kararın kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava ,adi ortaklıktan kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili için yapılan takipte itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan İstanbul ... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyasında.

19/10/2019 tarihli sözleşme ve faturalara dayalı olarak 284.982,90 TL alacağın tahsili için ilamız takip yapıldığı, davalı vekilince verilen dilekçe ile borca ,ferilerine ,icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ,yetkili icra dairesinin Eskişehir İcra dairelerinin yetkili olduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dosyaya 19/10/2019 tarihli Ortaklık Sözleşmesi ibraz edilmiş, sözleşmenin konusunun dava dilekçesinde iddia edilen hususlara ilişkin olduğu,elde edilecek kazancın % 50-%50 oranında paylaşılacağının ,yetkili icra dairelerinin İstanbul İcra Daireleri ve mahkemelerinin İstanbul Mahkemeleri olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Davalı tarafça, ortaklık sözleşmesindeki imzaya itiraz edilmemiş,ancak adi ortaklık bulunmadığı savunulmuştur.

Taraflar tacir olup, HMK 17. maddesi uyarınca yetki anlaşması geçerli olmakla, yetki sözleşmesi uyarınca icra dairesi yetkili olduğundan bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 620 nci maddesinde. "Adi Ortaklık Sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir" denilerek sözleşme unsuru açıkça belirtilmiştir.

Ortaklar, ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bir sözleşme etrafında birleşirler. Sözleşmenin kurulması için tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanlarını açıklamaları gerekir. Adi ortaklık, ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulur. Ortak amaçtan bahsedebilmek için, sözleşme ile ulaşılmak istenen hedefin bütün ortaklar için müşterek olması gerekir.

TBK'nın 620 nci maddesinde; “ortak bir amaca erişmek üzere” ifadesiyle açıkça belirtilen ortak amaç unsuru, sözleşmenin temel unsurudur. Ortakların, ortak bir amacı gerçekleştirmek için bir araya gelmeleri de yeterli değildir. Bu nedenle, ortakların ayrıca bu amacı gerçekleştirmek üzere çalışmalara katılmayı ve bu amaçla işbirliği yaparak birlikte çaba göstermeyi de taahhüt etmeleri ve bu hususta üzerlerine düşeni yapmaları gerekir.

Yani ortaklar, ortak amacın gerçekleşmesi için eşit durumda gayret ve özen gösterme yükümlülüğü altındadırlar. Dosya kapsamına göre ,taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu ve bir süre devam ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle.

"2019 yılına ait davacı şirket ticari defterlerinin yasal süreleri içinde tasdik edildiği ve kapanış tasdikinkinde yasal süreleri içerisinde oluşturulduğu, 2020 yılına ait ticari defterlerinin elektronik ortamda e-defter olarak tutulduğu, açılış ve kapanış beratlarının yasal süreleri içerisinde oluşturulduğu, davacı şirket ticari defterlerinin kendisi lehine delil olma vasfını haiz olduğu, davalı ... Sanayi ve Ticaret LTD.

ŞTİ.'nin firma merkez adresi Eskişehir'de olması nedeni ile yetkimizin dahilinde bulunmadığı, bundan dolayı defter ve belge incelemesinin yapılamadığı, davalının 22.11.2019 tarihinde 30.000. TL banka havalesinin “cam ödemesi”, 27.11.2019 tarihinde 20.000. TL banka havalesinin “cam ödemesi”, 29.11.2019 tarihinde 50.000.

TL banka havalesinin açıklaması “cam alımı” açıklaması ile yaptığı ödemeleri “ gümrük ödemelerine” istinaden yaptığını dosya kapsamında tespit edilemediği, davacı vekilinin 11.10.2021 tarihli beyan dilekçesine eklemiş olduğu yazışmaların incelenmesi neticesinde ...'in camları kestiklerini belirttiği, ancak daha fazla alım yapmak istemediği, elinde kalan camları yediemine teslim etmek istediğini belirttiği, davacı yetkilisinin de aldıklarının bedelini ödemesini istediği gerekirse kalanı yollayabileceğini belirttiği," şeklinde görüş bildirilmiştir.

Davalı defterleri ve cari hesapları üzerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi raporunda. "Davalı şirketlin ticari defterlerinin kendi lehlerine delil olma vasfını haiz olduğu, davalının 27.12.2019 tarihinde kestiği KDV dahil toplam tutarı 1.250.000.

TL faturanın davacı hesaplarında görülmediği, davacının 28.02.2020 tarihinde kestiği 2 adet ticari mal faturalarının KDV dahil toplam tutarı 804.539,51TL olup davalının hesaplarında görülmediği,, ancak BA formunda beyan ettiği görüldüğü, bu nedenle davalının BA formlarında kabul ettiği alış fatura bedellerinden sorumlu olduğu, davacı şirket defter kayıtları ve davalı BA formlarına göre davacının davalıdan 284,982,90. TL tutarında alacaklı olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.

Adi ortaklık bir süre devam ettiğinden ,adi ortaklığın gelir ve giderlerinin usulünce saptanması gereklidir.Bu sebeple,davalı istinafının kabulü ile. Davalının 26.09.2023 tarihli itiraz dilekçelerine ekleyerek dosyaya sunmuş oldukları ve adı geçen faturaların düzenlendiği döneme ait "BA Formu"ndan da açıkça görüldüğü üzere müvekkili şirket davacı tarafın düzenlediği 28.02.2020 tarihli 804.539,51-TLsı meblağlı iki adet faturayı BA formunda beyan etmediği,

yargılama sırasında (02.10.2023 tarihli duruşmada) bu hususun Eskişehir Vergi Dairesinden sorulmasını talep etmelerine rağmen ilk derece mahkemesinin bu talebi kabul etmediğini, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş olmakla, taraflar arasında ihtilaflı olan bu hususta Mahkemece ilgili vergi dairesine yazı yazılması ve TBK 644. ve devamı maddelerde açıkça ve detaylı olarak düzenlenmiş olan hükümlere uygun şekilde ( adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin ilk aşamada;

ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm mal varlığı (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmesi, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmesi, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde, taraflardan delilleri sorularak toplanması, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosunun taraflara tebliğ edilmesi, tarafların bu husustaki itirazları da karşılanıp, toplanacak delillere göre değerlendirilmek suretiyle ) adi ortaklığın feshi ile tasfiyesinin yapılması gereklidir.

Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/03/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1519, K. 2025/837, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1519
Karar No
2025/837
Tarih
25 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1520 K.2025/836
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/1527 K.2025/418
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1529 K.2025/832
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1534 K.2025/401
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1535 K.2025/730
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1541 K.2025/286

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.