KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Esas no
- 2024/1918
- Karar no
- 2025/620
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/04/2024
- Numarası
- 2022/775 E - 2024/207 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.591 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... görevlerince davalı şirketin kullanımında bulunan "...
Bayrampaşa/İstanbul" adresinde yapılan denetimde sözleş- mesiz elektrik kullanıldığı tespit edilmekle 07.03.2022 tarih ... nolu kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, iş bu tutanak gereğince tahakkuk olunan faturanın son ödeme tarihinin geçmesine rağ- men ödenmediğini, davalı ...'in davalı şirketin yönetici ortağı olup haksız fiil teşkil eden eylem nedeniyle sorumluluğunun doğduğunu, fatura bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle ... sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, borçlu- ların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına,
borçluların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesi'nce:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 23.045,01 TL asıl alacak, 337,09 TL işlemiş faiz, 60,67 TL KDV olmak üzere toplam 23.442,77 TL üze- rinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faiz işletilmesine, fazlaya dair isteminin reddine, 2-Dava konusu alacağın "haksız fiil" niteliğindeki kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı ve "likit alacak" vasfında olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaçak tespit tutanakları incelendiğinde davalının kullandığı değerlerin açıkça ortada olduğunu, iki tutanak arasında kullanılan değerlerin objektif olarak hiç bir müdahale olmaksızın endeksör cihazı ile tespit edildiğini, bilirkişinin endeksör cihazından elde edilen verileri ve dosyaya sunulan diğer bilgileri dikkate almadığını, itiraz üzerine alınan ek raporda da itirazın giderilmediğini, salt 1 yıllık maktu kilovat değeri hesaplanarak tahakkuk oluşturulmasının hatalı olduğunu,
ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahke- mesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava.
İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamından;Davacı ... çalışanları tarafından davalı şirketin "..."deki işyerinde 07.03.2022 tarihinde yapılan denetimlerde "sözleşme yapmadan kayıtlı elektrik sayacından elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle ... sayılı kaçak/usulsüz tespit tutanağı düzenlendiği,Bu tutanak gereğince tahakkuk olunan 65.705,88 TL tutarındaki borç ödenmediğin- den davalı şirket ile temsilcisi ... aleyhine 65.705,88 TL kaçak elektrik bedeli + 1.226,51 TL gecikmiş gün faizi + 220,77 TL faizin KDV'sinden ibaret 67.153,16 TL alacağın tahsili talebiyle ... sayılı dosyası üzerinden icra
takibine girişildiği, borçlular vekilinin 26.04.2022 tarihli dilekçesi ile "müvekkili şirketin alacaklı görünen şirkete hiç bir borcu bulunmadığı, şirketin ortağı olan ... adına fatura tahakkuku yapılamayacağı" gerekçesiyle borca ve ferilerine itiraz ettiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulduğu, itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece Elektrik Mühendisi ...'dan alınan 17.04.2023 tarihli kök raporda;
DAVA KONUSU OLAYIN MAHİYETİ
Davalının söz konusu iş yerinde sözleşme yapmadan, kayıtlı elektrik sayacından elektrik enerjisi kullandığı, davacı şirket görevlileri tarafından tanzim edilen 07.03. 2022 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik kullanım tutanağıyla tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesinde " sözleşme yapmadan elektrik tüketilmesi" kaçak elektrik tüketimi kabul edildiğinden dava konusu olayın kaçak elektrik tüketimi olduğu kanaatine varılmıştır.
DAVA VE İCRA TAKİP KONUSU ELEKTRİK BORCU:Davacı ...A.Ş., ... Şti.’nin " ..."deki işyerinde kullandığı elektrik enerjisine ilişkin olarak sadece 63.719,22 TL borcu olduğu iddiasıyla takip başlatmıştır. Ancak, 63.719,22 TL borca ilişkin hiçbir dayanak göstermemiştir. Diğer bir ifade ile 63.719,22 TL borç miktar açısından mesnetsizdir. Bu nedenle, davalının kullandığı elektrik enerjisi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereğince; kullanım süresi 360 gün, ortalama günlük çalışma saati 9,6 saat, asgari kurulu güç 5 kW, kullanma faktörü 0,6 alınarak 5kWx0,6x9,6saatx360gün=10368 kWh olarak hesaplanmıştır.10368 KWh üzerinden yapılan hesaplamaya göre ise fatura borcu 23.045,01 TL olarak tespit edilmiştir.
GECİKME ZAMMININ HESAPLANMASI
Taraflar arasında sözleşme olmadığından gecik- me zammı 6183 sayılı kanunun 51. Maddesindeki %19,2 zam oranına göre hesaplanamaz. Yargıtay kararları gereğince taraflar tacir olduğundan faturanın son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar yıllık % 15,75 avans faiz oranıyla (23.045,01TL/1,18) × 40 gün ×15,75/36500 = 337,09 TL ve gecikme zammının KDV’si 337,09TL×0,18= 60,67 TL olarak hesaplanmıştır.
DAVACI ŞİRKETİN TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE ALACAĞI:Davacı şirketin asıl alacağı 23.045,01 TL Gecikme zammı 337,09 TL Gecikme zammı KDV (%18) 60,67 TL Davacı şirketin toplam alacağı 23.442,77 TL dır.Tarafların itirazı üzerine alınan 27.10.2023 tarihli ek raporda:
DAVACI VEKİLİNİN İTİRAZLARI İTİRAZ-1:Yargıtay kararlarında kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu belirtilmektedir. Müvekkil kurum tarafından tutulan kaçak elektrik tutanağına ve kaçak elektrik fatu- rasında davalı borçlunun ödemesi gereken kaçak elektrik faturası açıkça ortada olmasına rağmen müvekkil faturasına ve kaçak elektrik tutanağına itibar edilmeden hazırlanan bilirkişi raporu nedeniyle yapılan hesaplama eksik ve hatalıdır.
CEVAP-1:Davacı şirket, davalının, işyerinde kullandığı elektrik enerjisine ilişkin olarak sadece 63.719,22 TL borcu olduğu iddiasıyla takip başlatmıştır.
Ancak, 63.719,22 TL borca ilişkin sadece 07.03.2022 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanağını ibraz etmiştir.Hesap bülteni ve kaçak elektrik faturası dahil hiçbir dayanak göstermemiştir.O kadarki, takip, dosyasına, kök rapor aşamasında mahkeme dosyasına, kök rapora itiraz aşamasında da kaçak tutanağının dışında başka bir belge sunamamıştır. Diğer bir ifadeyle 63.719,22 TL borç, miktar açısından mesnetsizdir.
Bu nedenle, davalının kullandığı elektrik enerjisi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44, 45 ve 46. maddelerine göre; azami kullanım süresi 360 gün, ortalama günlük çalışma saati 8saat×1,2=9,6 saat, asgari kurulu güç 5 kW, kullanma faktörü 0,6 alınarak 5kW×0,6×9,6saat×360gün=10368 kWh ve kaçak tüketim bedeli de 1,5 ceza kat sayısıyla çarpılarak 23.045,01 TL olarak hesaplanmıştır.
Ayrıca, icra takip tarihine kadar işlemiş 337,09 TL gecikme zammı, zammın 60,67 TL KDV’si ilave edilerek davacı şirketin toplam alacağı 23.244,77 TL olarak hesaplanmıştır.
Kök rapordaki kaçak elektrik bedeli hesaplamalarında hiçbir hata söz konusu değildir.İTİRAZ-2: Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca yapılan tahakkuk neti- cesinde ödenmeyen asıl alacağa 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca işletilen gecikme faizi ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca gecikme zammı vergi matrahına dahil olduğundan icra takibine esas gecikme zammı için tahakkuk eden KDV miktarı olmak üzere hesaplama yapılması gerekmektedir.
CEVAP-2:Yerleşik Yargıtay kararlarında. “Taraflar arasında sözleşme olması ve bu sözleş- mede 6183 sayılı kanunun 51/1. Maddesindeki zam oranıyla gecikme zammı hesaplanacağına ilişkin ifadenin yer almasının şart olduğuna, sözleşme yoksa yönetmelik hükümlerine atıfta bulunulamayacağına” ilişkin hükümler yer almaktadır. Dava konusu olayda taraflar arasında sözleşme olmadığından 6183 sayılı kanunun 51. Maddesindeki %19,2 oranıyla gecikme zammı hesaplanamaz.
Nitekim, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2014/20943 E ve 2015/16857 K sayılı 28/10/2015 tarihli kararında. “Kaçak elektrik tahakkukuna 6183 sayılı yasanın 51/1. maddesinde belirlenen gecikme zammı uygulanabilmesi için, taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesi ve sözleşmede buna ilişkin açık ve belirgin bir kararlaştırmanın olması gerekir” hükmü yer almıştır. Çünkü, 6183 sayılı kanuna göre hesap yapılabilmesi için taraflar arasında yapılan sözleşmede yer alması gerekir.
Yerleşik Yargıtay kararlarında; sözleşmede yer almayan bu konudaki hususun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine atıf yapılarak uygulanamayacağına ilişkin hükümler vardır. Davacı şirketin, 6183 sayılı kanunun 51/1. Maddesindeki %19,2 zam oranına göre yaptığı hesaplama Yargıtay karalarına aykırıdır.
Yargıtay kararları gereğince taraflar tacir olduğundan faturanın son ödeme tarihinden icra takip tari- hine kadar yıllık %15,75 avans faiz oranıyla (23.045,01TL/1,18)×40gün×15,75/36500= 337,09 TL olarak hesaplanmıştır. Zammın KDV’si 337,09TL×0,18= 60,67 TL olarak hesaplanmıştır. Kök raporda hata yoktur.
DAVALILAR VEKİLİNİN İTİRAZLARI İTİRAZ-1: Müvekkiller tarafından kaçak elektrik kullanılmamıştır. Bilirkişi raporunda müvekkiller aleyhine hesaplanan 23.442,77 TL kaçak elektrik faturasını kabul etmiyoruz.CEVAP-1: Yerleşik Yargıtay Kararlarında davacı şirketin iki elemanının tanzim ettiği kaçak elektrik tutanağının kaçak elektrik kullanıldığının kanıtı için yeterli olduğu yer almaktadır.Davalı şirketin, ... Mahallesi, ...
Sokak, ...’deki işyerinde sözleşme yapmadan kayıtlı elektrik sayacından elektrik enerjisi kullandığı davacı şirket görevlileri tarafından tanzim edilen 07.03.2022 tarih ve H/514623 sayılı kaçak elektrik kullanım tutanağıyla tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesinde: “sözleşme yapmadan elektrik tüketilmesi" kaçak elektrik tüketimi kabul edildiğinden davalı şirketin kaçak elektrik kullandığı kanaatine varılmıştır.
İTİRAZ-2:Müvekkillerden ... diğer müvekkil şirketin ortağıdır. Müvekkiller tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanımını zımnen kabul anlamına gelmeksizin; Emsal niteliği taşıyan, Yargıtay 19. HD. 26/04/2011 tarih ve 2010/11617 E. ve 25/02/2011 tarih ve 2010/10355 E. sayılı kararından da görüleceği üzere ,''Esasen davalı gerçek kişinin sırf şirket ortağı olması onun sorumlu olduğunu gerektirmeyeceği gibi kaçak elektrik kullanım tutanağında imzasının bulunması dahi tek başına onun sorumluluğunu gerektirmez.'' Denilmiştir. Dolayısıyla müvekkillerden ... aleyhine kaçak elektrik faturası hesabının bilirkişi tarafından yapılması usul ve yasalara aykırıdır.
CEVAP-2:Dava konusu olayda kaçak elektrik enerjisi davalı ... Şti. tarafından kullanılmıştır. Dolayısıyla davalı ... Şti. Kullanılan kaçak elektrik enerji bedelinden sorumludur. Ancak, şirket ortağı olan ...’nin kaçak elektrik enerji bedelinden sorumlu olup olmadığı konusu hukuki olduğundan Mahkemenin takdirindedir" denilmektedir.Mevcut duruma göre;Dava konusu kaçak kullanım sözleşmesiz elektrik kullanımı şeklindedir.
Tespit anında tesisatta bulunan ... serin nolu ... marka sayacın kayıtlı sayaç olduğu anlaşılmaktadır.Davacı ... bilirkişi raporunda kayıtlı sayaçtan temin edilen kayıtların esas alınması gerektiğini beyanla rapora itiraz etmiş ise de; dosya kapsamında kaçak kullanım bedeline ilişkin tahakkukun hangi süre, hangi tüketim miktarı ve değerlere yapıldığını gösterir hesap bülteni bulun- madığı gibi dava ve takip dayanağı fatura da ibraz edilmemiştir.Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle dava konusu borcun dayanağını oluşturan fatu- raların, tahakkuka esas hesap bülteninin dosyaya kazandırılması, bundan sonra,
kayıtlı sayaç bilgileri esas alınmak suretiyle davacının tahsili gereken alacağının tespiti hususunda önceki bilirkişiden rapor alınması, davalının ilk karar aleyhine istinafa gelmediği ve buna bağlı olarak ilk kararda hükmedilen rakam itibariyle davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu hususu da gözetilerek hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırıdır.Davacının vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına,
davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1918, K. 2025/620, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama