KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/2012
- Karar no
- 2024/2892
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2023
- Numarası
- 2023/683 E - 2023/756 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ... tarafından, davacı ... aleyhine tahakkuk ettirilen 04/04/2023 tarihli ... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı ile ... hizmet tüketim noktasına ait aboneliğinin devam ettiği "... mh. ... sk. N.. D..
Kağıthane/İstanbul" adresindeki işlerinde harici hat çekilmek suretiyle R ve S fazlarına şönt atmak suretiyle kaçak elektrik kullanımı olduğundan bahisle 1.sinde 347 günlük, 2.sinde 18 günlük iki adet kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiği,
ancak kendisinin ibraz ettiği faturalardan da anlaşıldığı üzere 23/03/2023 tarihinde bir takım aletler alarak daha önce kumaşları depolamak için kullandığı yeri tekstil dikim ve ütüleme yeri olarak kullanmaya başladığını, daha öncesinde kumaş deposu olarak kullandığı için bu kadar elektrik harcamasının söz konusu olamayacağı, aletleri aldığı 23/03/2023 tarihinden itibaren en fazla 12 günlük kaçak kullanım faturası çıkarması gerekirken fazla çıkarıldığından dolayı 1.cide 347 günlük, 2.cide 18 günlük 2 adet kaçak tüketim faturasının,
bilirkişi incelemesinden sonra belirlenmek üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.298,00 TL olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olup, görev itirazları bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere bir ticari işletme işlettiğini, bu nedenle de davacının davasını Asliye Ticaret Mahkemesinde açması gerektiğini, dolayısı ile göreve ilişkin itirazlarının kabulü ile,
davacının davasının görevsizlik kararı verilerek usulden reddedilmesini talep ettiklerini, menfî tespit davalarında, 7155 sayılı Kanun ile TTK’ya eklenen 5/A md. uyarınca, kanunun amaçsal yorumuna göre, parasal bir uyuşmazlık söz konusu olduğundan, ticari dava türündeki menfî tespit davasının zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davacı yan tarafından dosyaya sunulan arabulucu tutanağı bulunmadığını, davacı tarafından arabuluculuk başvuru olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini,
müvekkili şirket yetkilileri tarafından 04.04.2023 tarihinde yapılan kontrollerde borçlunun "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Madde 1/c bendine göre ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmiştir.
NOT: 'R' ve 'S' fazlarında elektrik borusu içerisinde 'şönt' yapıldığı tespit edilmiştir. " gerekçesiyle kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiğini, bu hususun müvekkili şirket çalışanları tarafından tutanak altına alındığını, borçlu hakkında ... hesap numarasında ... adına ... seri numaralı zabıt karşılığı 170.918,96-TL bedelli ve 17.103,05-TL bedelli faturalar tahakkuk ettirildiğini, davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, müvekkili kurumun işlemlerinin mevzuata uygun tahsis edildiğini, harcın ikmali gerektiğini, kötü niyetli olarak eksik ve hatalı beyanda bulunan davacının davasının reddini,
davacının kaçak elektrik kullanımında bulunduğu, sözü edilen faturaların tahakkuk hesaplamalarında hata olmadığı ve söz konusu kaçak elektrik kullanım bedellerinden sorumlu olduğunu, davacıya fatura edilen bedellerin tamamen yasal mevzuata uygun olduğunu beyanla, öncelikle usule yönelik itirazları göz önünde bulundurularak, davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaate ise davacının diğer tüm talepleriyle, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, davacı/borçlunun, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ; " Somut olayda dava konusu ihtilaf fatura alacağına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup davalı taraf tacir olsa da davacı tarafın esnaf olduğu anlaşılmakla.
TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olması için her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden somut olayda davacı tarafın tacir olmadığı anlaşılmakla bu itibarla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup, mahkememizin görev alanında değildir.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir.
HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği" gerekçesiyle , "Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin Görevsizliğine, İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin Görevli Olduğuna " şeklinde karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , menfi tesbit talebine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacı hakkında davalı ... tarafından düzenlenen 04/04/2023 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında Abone Grubu: "Ticarethane (Ütü Paket) yazılı olduğu, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine yazılan müzekkereye verilen 21/07/2023 tarihli yazı cevabında davacının esnaf kaydının bulunmadığı bildirildiği gibi, Kağıthane Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 18/08/2023 tarihli cevabi yazıda, davacı ...'ın işletme hesabına göre defter tuttuğu, gerçek usulde vergilendirilmeye tabi tutulduğu ve 2.sınıf tacir sıfatını haiz olduğunun bildirildiği,
İTO cevabına göre davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar.
İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir. Mahkemece.
2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1.md/a bendinde yer alan düzenlemesi gereğince "Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan,
basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, Vergi Usul Kanunun 177/1 maddesine göre.
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı7.200.000.000 (400.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (570.000 TL) lirayı aşanlar. 2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (200.000 TL) lirayı aşanlar.
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (400.000 TL) lirayı aşanlar;" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, böylece davacının gelirinin Vergi Usul Kanunun 177/1 maddesindeki sınırları aşmadığı ve esnaf işletmesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacı tacir kabul edilmemiştir.
Davacının dosyadaki 2022 yılı beyannamesinde ticari kazanç toplamının 117.032,41 TL olduğu , "Dış giyim eşyası imalatı, dokuma -örme,tığ işi vb kumaştan olanlar " şeklindeki faaliyet ile vergi kaydının bulunduğu görülmüştür.
Böylece davacının tacir olmadığı,davanın TTK 4. maddesi uyarınca ticari dava koşullarını taşımadığı ,bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2012, K. 2024/2892, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama