KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/2075
- Karar no
- 2025/1030
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2024
- Numarası
- 2022/737 E - 2024/72 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
Karar Metni
1.410 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının fiili kullanımında olan tesisata ait ticarethane niteliğindeki adreste müvekkili şirket ekiplerince yapılan kontrolde kaçak elektrik tutanağının tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden mevzuat hükümleri çerçevesinde davalı adına kaçak elektrik faturası ve kaçak ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline faiz ilave edilerek ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından borca itiraz edilerek takibin durduğunu,
davalının ilgili kaçak elektrik kullanımına ilişkin tahakkuk edilen faturaların son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini, alacaklarının muaccel hale geldiğini, rehin ile de temin edemediklerini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz kararı verilmesini ve davanın kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın iddiasının aksine müvekkilim tarafından kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığı, dava dosyasına sunulan fotoğrafların müvekkile ait iş yerinde çekilip çekilmediği belli olmadığı, yine davacı tarafın iddialarını ve taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte; bir kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmuş olsa bile dava konusu alacak yargılamayı ve uzman bilirkişi marifeti ile yapılacak hesaplamayı gerektirdiği, yukarıda da izah edildiği üzere müvekkil aleyhinde başlatılan icra takibinde takip dosyasına ve ödeme emri ekine ne kaçak elektrik faturaları ne de kaçak elektrik hesap bülteni eklenmediği,
müvekkil hakkında tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin ne şekilde hesaplandığından haberdar olmadığı gibi bu hesaplama üzerinde bir inceleme ve denetim yapma imkanına da sahip olamadığı, müvekkil tarafından davacı şirkete dilekçe ile müracaat edilerek itirazda bulunulmuş ve hesaplamanın ne şekilde yapıldığının kendisine yazılı olarak bildirilmesi talep edilmiş olmasına rağmen müvekkilin bu talebine karşı davacı şirket tarafından cevap dahi verilmediği, yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenler ve sayın Mahkemece de resen nazara alınacak nedenlerle; haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddi ile,
davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil aleyhinde icra takibi başlatmış olması nedeniyle davacının icra takibinde talep etmiş olduğu tutarın %20 sinden az olmamak üzere tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin de davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda.
"Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında elektrik aboneliği sözleşmesi olduğu, davalı tarafın kaçak elektrik kullanımının olduğu, bu hususun tespit edildiği, fatura tahakkukunun yapıldığı, ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde 23.25.2022 tarih ve H/527443 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına dayalı olarak davacının davalıdan toplam alacağının 687.344,01 TL olduğundan, davalının bu rakamın üzerindeki alacak takibine itirazının haklı olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafın yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğu miktarın belirlendiği, davalının raporda belirlenen miktar kadar itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından,
takibe yönelik itirazın bilirkişi raporunda belirlenen miktarlar üzerinden iptaline karar verilmiştir. İşbu davada davalı mahkememizce dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile, takibin 678.300,01 TL kaçak elektrik bedeli, 7.913,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 687.344,01 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, 2-Belirlenen toplam alacak miktarı olan 687.344,01 TL'nin % 20 si olan 137.468,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kaçak elektrik tespit tutanağına da derç edilmiş olan endeks bilgilerine ilişkin kısımda her bir T aralığı için yazılı endeks bilgilerine göre, 2 vardiyalı çalışma yaptığı tespit edilerek her iki fatura tahakkuku için 14 saatlik çalışma süresi esas alındığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 23.05.2022 tarihli ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı.
Tutanakta “, ... hizmet numaralı adreste yapılan kontrolde; şebeke giriş karebuatından ek almak suretiyle harici hat üzerinden kontaktör vasıtasıyla enerji kullanıldığının tespit edildiği,26.05.2022 tarih ve 06.06.2022 son ödeme tarihli ... hizmet numaralı tesisata kaçak tüketim faturasında tüketim miktarı 251.230 kWh ve fatura tutarı tutarı 292.043,89 TL, 26.05.2022 tarih ve 06.06.2022 son ödeme tarihli ... hizmet numaralı tesisata kaçak ek tüketim faturasında tüketim miktarı 244440 kWh ve fatura tutarı tutarı 884.017,79 TL tahakkuku yapıldığı görülmektedir.
Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Dr. ..., ... raporunda özetle; " gösterilen tabloda ortalama günlük tüketim grafiğinden görüldüğü gibi 06.09.2018 — 09.05.2019 tarihleri arasında 449,25 kWh/gün - 30,81 kWh/Gün arasında değişen ortalama günlük tüketim değeri 09.05.2019 tarihinden sonra aldığı en yüksek değer 89,49 kWh/Gün olmuştur. Bilirkişi heyetimizin kanaati.
Kaçak Tespit Tutanağında tespit edilen cihazların mevcudiyeti ve çalıştırılıyor olması halinde bu tüketim değerlerinin ortaya çıkması mümkün olmadığı yönündedir. Heyetimizin görüşü; tesisatta 09.05.2019 tarihinden sonra kaçak elektrik kullanıldığı yönündedir. Davaya konu olay meydana geldiği tarih itibarı ile 30 Mayıs 2018 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde değerlendirilecektir. Davaya konu kaçak kullanım olayı.
Yönetmeliğin 42- (1)/b maddesinde tarif edilen. Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi şeklinde gerçekleştirilmiş bir kaçak elektrik enerjisi tüketimi olayıdır. Yönetmeliğin 44-(3) maddesinde.
42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanacağı, Yönetmeliğin 45-(1)/b maddesinde.
42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınacağı ve, bu sürenin 180 günü geçemeyeceği, Yönetmeliğin 45-(1)/ç maddesinde.
Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılacağı,
kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamının 12 ayı geçemeyeceği ve yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınıp, gecikme zammı alınmayacağı, ...kaçak Tüketim Bedeli 509.153,91 TL, Ek Normal Tüketim Bedeli 169.146,10 TL olmak üzere 678.300,01 TL olarak hesaplanmıştır.
Takip tarihine kadar işlemiş gecikme faiziyle beraber davacının davalıdan alacağının toplamı 687.344,01 TL olarak hesaplanmıştır. " şeklinde görüş bildirmişlerdir.Bilirkişi heyeti ek raporlarında aynı görüşlerini tekrarlamışlardır.
Buna göre, hükme esas bilirkişi raporunda yönetmelik hükümlerine atıf yapılarak hesaplama yapıldığı, yönetmeliğin MADDE 45 –(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır.
Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır." şeklindeki düzenlemesi gereğince de vardiyalı çalışmasıyla ilgili olarak görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınması gerektiği, davacının bu iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Ancak kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olduğundan ve alacağın hesaplanması gerektiğinden alacak likit olarak kabul edilemez.
Mahkemece hernekadar davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de bu konuda davalı istinafı bulunmadığından davacı yönünden aleyhe bozma yasağı gözetilerek buna dair eleştiri ile yetinilmiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2075, K. 2025/1030, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama