İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2182 K.2025/1399

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/2182Karar2025/1399Tarih27 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.239 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Mayıs 2025
Esas no
2024/2182
Karar no
2025/1399
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.239 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı şirketin 6446 Sayılı Kanuna göre kurulmuş bir tedarik şirketi olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 01.05.2021 tedarik başlangıç tarihli 24 aylık Elektrik Tedarik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacı tedarik şirketinin, davalıya elektrik satışı yapacağı, davalının da kullanım miktarına göre davacı şirket tarafından keşide edilecek faturaları ödeyeceği, davacı şirket tarafından hukuka uygun olarak fatura keşide edilip gönderilmesine rağmen, kesilen faturaların birçoğunun davalı abone tarafından vadesinde gereği gibi ifa edilmediğini,

tüketim faturalarını sürekli bir şekilde zamanında ve gereği gibi ifa etmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, tüketim faturalarının ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi(İstanbul)'nin 2022-1098797 Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, bu durumun bir sözleşme ihlali olduğunu, sözleşme ve sözleşme uygulama protokolünce davalı abonenin sözleşme ihlali yapması halinde ne gibi bir yükümlülükle karşı karşıya kalacağının belirlendiğini,

buna göre sözleşme madde 7.2'de açıkça edimlerin ifa edilmemesinin ve herhangi bir sözleşme ihlalinin olması halinde sözleşme 7.1 de belirtilen ceza tutarının abone tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirket tarafından haklı ve hukuka uygun olarak sözleşmenin 7.1. maddesinde belirlenmiş olan miktarda ceza koşulu faturası düzenlendiğini, son on iki dönem faturalarının en yükseği olan 10.08.2022 vade tarihli EEA2022000007184 seri numaralı 247.023,51-TL bedelli tüketim faturasının 2 katı alınarak,

Seri EEA2022000008315 sıra numaralı, 12.10.2022 vade tarihli, 479.989,78-TL bedelli ceza faturası keşide edildiğini, işbu faturanın ödenmemesi sebebiyle Merkezi Takip Sistemi(İstanbul)'nin 2022-1098797 Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, takibe yukarıdaki faturayla birlikte sözleşmenin 4.2. maddesine göre icra cezai şartı da uygulandığını, seri EEA2022000008315 sıra numaralı, 12.10.2022 vade tarihli, 479.989,78-TL bedelli, ceza faturası tutarının %12’si hesaplanarak 57.598,77-TL icra cezai şart bedelinin takibe eklendiğini, ödeme yükümlülüğü bulunan davalının, icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini,

davalı tarafla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince ticari satım ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi amacıyla İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasından son toplantı yapıldığını; fakat uzlaşma sağlanamadığını beyan ederek.

Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/1098797 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olmasından dolayı %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nde tüketicinin, elektriği kendi kullanımı için alan kişi olarak tanımlandığını, EPDK tarafından belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimde bulunan, iletim sistemine doğrudan bağlı olan veya organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğine haiz olduğu için tedarikçisini seçme hakkına sahip gerçek veya tüzel kişiye serbest tüketici denildiğini, yıllık elektrik enerjisi tüketimi 100.000 kilovatsaatten (kWh) düşük olan serbest tüketiciye ise tüketimi düşük serbest tüketici denildiğini, EPDK kararı ile 2021 yılı için yıllık 1.200 kWh üzerinde elektrik harcaması bulunan tüketicilerin,

serbest tüketici olarak belirlendiğini, serbest tüketicilerin kendi tedarikçilerini seçerek daha avantajlı fiyatlarla sözleşme yapabildiğini, davalı şirketin ticari değil tarımsal tüketici olduğunu, kanun ve yönetmelikler ile davalı şirketin daha uygun elektrik ücretlendirmesine tabi olduğunu, davacı şirket ile 29.03.2021 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözlemesi imzalandığını, sözleşmenin matbu olduğunu, söz konusu sözleşme ve sözleşmenin maddeleri üzerinde müzakere edilmediğini, sözleşmenin matbu olduğu üzerinde boşlukların olması ve buraların el ile doldurulmasından da anlaşılacağını,

cezai şarta ilişkin hükmün ve uygulanacak elektrik satış tarifesi maddesinin de müzakere edilmeden ve davalıya anlaşılır ve bilgilendirici açıklama yapılmadan davacı tarafça sözleşmeye konulduğunu, sözleşmenin zaten elektrik satış fiyatının sabit fiyattan yapılması üzerine imzalanmış bir sözleşme olduğunu, sabit birim fiyat kısmının davalı tarafından seçildiğini, sabit birim fiyatı 0,429TL/kWh olacağının sözleşmede açıkça belirtildiğini, bunun dışında davalı ile müzakere edilmeden konulan elektrik satış tarifesindeki değişiklik yapılabileceğine ilişkin madde sözleşmenin amacına aykırı olduğunu,

TBK madde 21 hükmüne göre yazılmamış sayıldığını, Türk Borçlar Kanunu Değiştirme Yasağı başlığı altında madde 24 uyarınca sözleşmede bulunan madde 3. uygulanacak elektrik satış tarifesi ve devamı 3.1 -3.2-3.3-3.4-3-5 maddeleri yazılmamış sayılacağından davalının sözleşmenin asıl konusunu oluşturan satış birim fiyatı üzerinden yani 0,429 kWh faturalarının düzenlenmesi gerekirken çok yüksek miktarlardan hesaplama yapıldığını, bu hususun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na da şikayet edildiğini, sözleşmede yazan cezai şartın koşullarının oluşmadığını, cezai şart kalemi olarak,

yüksek miktarlarda düzenlenmiş olan faturalardan en yüksek faturanın iki katı olarak da hesaplanmış takibin kötü niyetli olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, fazla tüketime ilişkin müzakere ve görüşmeler devam ederken sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, davacı şirketin hem sözleşme dışı ve hakkaniyete aykırı şekilde fatura bedelinde artışa gittiğini, hem de haksız olarak feshettiği sözleşme uyarında davalıdan cezai şarta bağlı alacak talep ettiğini beyanla , davanın yetki yönünden usulden ve esastan reddine,

takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %40’ından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile;İstanbul Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/109879 Esas sayılı takip dosyasının 479.989,78.-TL fatura alacağı, 57.598,77.-TL icra ceza bedeli, 7.101,22.-TL işlemiş faiz olmak üzere 544.689,77.-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60 faiz uygulanmasına, Kabul edilen alacak (fatura ve icra ceza bedeli) likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 107.517,71.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ;" Yıllık elektrik enerjisi tüketimi 100.000 kilovatsaatten (kWh) düşük olan serbest tüketiciye , tüketimi düşük serbest tüketici denir. EPDK kararı ile 2021 yılı için yıllık 1.200 kWh üzerinde elektrik harcaması bulunan tüketiciler, serbest tüketici olarak belirlenmiştir. Serbest tüketiciler kendi tedarikçilerini seçerek daha avantajlı fiyatlarla sözleşme yapabilirler.

Müvekkil şirkette bu karar doğrultusunda davacı şirket ile 29.03.2021 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözlemesi imzalamıştır. Müvekkilin imzalamış olduğu sözleşme matbudur. Söz konusu sözleşme ve sözleşmenin maddeleri üzerinde müzakere edilmemiştir. Sözleşmenin matbu olduğu üzerinde boşlukların olması ve buraların el ile doldurulmasından da anlaşılacaktır.

Cezai şarta ilişkin hükmün ve uygulanacak elektrik satış tarifesi maddesinin de müzakere edilmeden ve davacıya anlaşılır ve bilgilendirici açıklama yapılmadan davacı tarafça sözleşmeye konulduğu aşikardır. Söz konusu sözleşme zaten elektrik satış fiyatının sabit fiyattan yapılması üzerine imzalanmış bir sözleşmedir Sabit birim fiyat kısmı müvekkil tarafından seçilmiş olup sabit birim fiyatı 0,429TL/kWh olacağı sözleşmede açıkça belirtilmiştir.

Bunun dışında müvekkil ile müzakere edilmeden konulan elektrik satış tarifesindeki değişiklik yapılabileceğine ilişkin madde sözleşmenin amacına aykırı olup TBK MADDE 21" Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır.

Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır" hükmüne göre yazılmamış sayılmaktadır. Söz konusu sözleşme maddelerinin genel işlem şartlarına uygun olmaması dürüstlük kurallarına aykırı olmasına rağmen yerel mahkeme gerekçesini genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilememiştir diyerek gerekçelendirmemiştir.

Türk Borçlar kanunu Değiştirme Yasağı başlığı altında MADDE 24:" Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır." düzenlenmiştir.

Bu sebeple söz konusu sözleşmede bulunan madde 3. uygulanacak elektrik satış tarifesi ve devamı 3.1 -3.2-3.3-3.4-3-5 maddeleri yazılmamış sayılacağından müvekkilin sözleşmenin asıl konusunu oluşturan satış birim fiyatı üzerinden -yani 0,429 kWh- faturalarının düzenlenmesi gerekirken çok yüksek miktarlardan hesaplama yapılmıştır .bu husus TC Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na da şikayet edilmiştir. Söz konusu sözleşmede yazan cezai şartın koşulları da oluşmamıştır.

Bu sebeple cezai şart kalemi olarak, yüksek miktarlarda düzenlenmiş olan bu faturalardan en yüksek faturanın iki katı olarak da hesaplanmış takip kötü niyetli ve gerçeği yansıtmamaktadır.Görüleceği üzere müvekkil davalı hakkında yüksek miktarlardan sözleşmeye uymayan ve sözleşmenin yazılmamış sayılan maddelerine dayanarak başlatılan haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle işbu haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiği"

şeklinde istinaf sebepleri ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir.

...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davanın dayanağı olan Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/1098797 sayılı dosyasının UYAP suretine göre ;alacaklı ...A.Ş. tarafından borçlu ... aleyhine 479.989,78-TL Fatura alacağı, 57.598,77-TL sözleşme madde 4.2. gereği icra ceza bedeli, 7.199,85-TL İşlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 544.788,40-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin 31/10/2022 tarihinde ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacı ile davalı arasında akdedilmiş Elektrik Satış Sözleşmesi bulunmaktadır.

Sözleşmenin madde 7.2'de edimlerin ifa edilmemesinin ve herhangi bir sözleşme ihlalinin olması halinde sözleşme madde 7.1 de ne şekilde uygulama yapılacağı akdedilmiştir.

Madde 7.2 “Abonenin, sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi veya mevzuat hükümlerine uymaması, sözleşme boyunca herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden önce kısmen veya tamamen ödememiş olması veya madde 4.3, 4.5, 4.6, veya madde 6.3, 6.7, ve 6.8'de belirtilen koşulların sağlanmamış olması halinde, tedarikçinin aboneyi portföyden çıkarma hakkı bulunduğu,

tedarikçinin aboneyi portföyden çıkarması halinde sözleşmeyi sözleşmeden doğan her türlü sair hakkı saklı kalmak üzere, fatura alacakları ile birlikte sözleşme madde 7.1 de anılan cezai şartı ve madde 6.7 de anılan tüm indirimlerin iade edilmesini talep etme ve bütün bu borçlara ait gecikme zammını madde 4.2 'deki belirtilen oranda uygulama hakkı bulunduğu, tedarikçinin , böyle bir durumda her türlü maliyet, zarar, kar kaybı ve cezai şartı karşılamak için teminatı irat kaydetme hakkına sahip olduğu hususları düzenlenmiştir.

Ayrıca yine sözleşmenin 4.5 maddesinde “Abonenin sözleşmenin herhangi bir maddesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, Tedarikçinin fesih ve yazılı bildirime gerek olmaksızın madde 7.1. 'deki ceza bedellerini ve madde 7.3'deki kar kaybını talep etme hakkı vardır.” hükmü , sözleşmenin 7.1. maddesi “Abone her bir sayaç için ayrı ayrı hesaplanmak üzere aktif tüketimi olan son on iki faturanın iki katı kadar cezai şartı Tedarikçiye ödemeyi kabul eder. eğer abonenin mevcut ya da önceki tedarikçilerinde geçmişe dönük aktif tüketimi içeren on iki faturası yoksa,

faturası olan tek dönem veya faturası olan dönemler bu hesaplamada dikkate alınır. Var olan faturalarının içerisinden aylık en yüksek tüketim üzerinden hesaplama yapılacaktır." şeklinde düzenlenmiştir.

Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle;"1. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, cezai koşul faturası olarak tahakkuk ettirildiği anlaşılan dava ve icra takibine konu faturanın sözleşme kapsamında tahakkuk ettirilip ettirilemeyeceği ile davalının bu faturadan sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktasında toplandığı,

2. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre süresinde ödenmeyen tek faturanın dahi davacı-tedarikçiye sözleşmeyi feshetme ve davalı-aboneye düzenlenen en yüksek fatura tutarının iki katı tutarında cezai koşul faturası tahakkuk ettirme hakkı tanıdığı, bu açıdan sunulan belgelere göre de son ödeme tarihinden sonra ödenen faturalar olduğunun anlaşılması sebebiyle sözleşme hükümlerine göre ceza faturasının tahakkuk ettirilebileceği,

3. Davalının temel itirazının, düzenlenen dönem faturalarında sözleşmede kararlaştırılan birim fiyattan çok daha yüksek birim fiyatların esas alındığı noktasında olduğu gibi ayrıca sözleşmenin tek taraflı düzenlenmiş bir sözleşme olduğuna da itiraz ettiği,

Sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatın davacı-tedarikçi için bir taahhüt anlamına gelmediği, BOTAŞ doğalgaz fiyatlarındaki artış oranıyla sınırlı olmak üzere birim fiyatta artışa gitme hakkının tanımlanmış olduğu, düzenlenen dönem faturalarında uygulanan birim fiyatların da sözleşmede kararlaştırılan birim fiyattan daha yüksek olduğu, ancak BOTAŞ doğalgaz fiyatlarındaki artış oranında arttırılmışsa sözleşmeye göre doğru ve geçerli olduğu, Sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatta değişikliğe gidilmesinin benzer sözleşmelerde olduğunun aksine hiçbir koşulda davalı-aboneye fesih hakkı tanımadığı, dolayısıyla sözleşmenin davalı abone aleyhine orantısız koşullar içeren tek taraflı bir sözleşme olarak kabul edilmesi gerektiği, bu konuda takdirin Mahkemede olduğu,

4. Dava konusu 479.989,78-TL cezai koşul fatura tutarının sözleşmeye göre doğru ve geçerli olarak tahakkuk ettirilmiş bir tutar olduğu ve sözleşmenin ilgili hükümleri gereği, icra ceza bedeli de eklenmiş halde dava konusu 21.10.2022 tarihli takip alacağı tutarının 479.989,78-TL fatura bedeli + 57.598,77-TL icra ceza bedeli + 7.101,22-TL işlemiş faiz olmak üzere 544.689,77.-TL olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Genel işlem koşulu ile ilgili olarak. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal kararla- rında vurgulandığı üzere; bir sözleşmenin 6098 sayılı TBK’nın m. 20 vd. uyarınca genel işlem koşul ları denetimine tabi tutulması için kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir.

818 sayılı BK da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçer- liliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir.

Hem tüketiciler, hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, söz- leşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulları nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu anlamda sözleşmenin tipi, türü ve niteliği önem taşımaz.

Bir sözleşmedeki genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlen- mesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir.

İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir. Yukarıda açıklanan yöntemle yapılan inceleme sonucunda ,davaya dayanak sözleşmede genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmemiştir.

Hükme dayanak bilirkişi heyeti raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur. Ceza bedeli sözleşme ile açıkca belirlendiğinden alacak likit kabul edilmelidir.İcra inkar tazminatı koşulları oluşmuştur.Bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 37.207,76 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 9.301,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.905,82 TL'nin alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/05/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2182, K. 2025/1399, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2182
Karar No
2025/1399
Tarih
27 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2211 K.2025/1405
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2265 K.2025/1350
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi E.2024/2300 K.2025/1355
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2316 K.2025/1452
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2360 K.2025/803
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2361 K.2025/866

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.