KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Esas no
- 2024/2460
- Karar no
- 2025/1357
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/07/2024
- Numarası
- 2021/770 E - 2024/794 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi
Karar Metni
1.658 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin şirketin ödemeli televizyon işi ile uğraşmakta olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı ...A.Ş. ile 26/03/2015 tarihinde, fiber internet ve bir kısım hizmetler için "..." ("... Sözleşmesi") ve ... İnternet Bağlantı Ücreti Kampanya Taahhütnamesi ("...
Taahütnamesi") imzalandığını, müvekkili şirketin imzaladığı sözleşmenin süresiz olduğunu ve sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme olduğunu, metro ... taahhütnamesinin ise 36 ay süreli olup taahhütnamenin yenileceğine ve sürenin uzayacağına dair bir hüküm bulunmadığını, bu kapsamda müvekkili şirketin metro ... taahhütnamesinin imza tarihinden 36 ay sonra 26/03/2018 tarihinde son bulduğunu, müvekkili şirketin 09/11/2018 tarihli ...
Formunu doldurarak hizmet numarasını bildirdiği hizmetlerin iptalini talep ettiğini ve talebi doğrultusunda hizmetin iptal edildiğini, 26/03/2015 tarihinde davalı ... A.Ş. ile de 3 yıl süreli olarak “... PERAKENDE İNDİRİM SÖZLEŞMESİ (EK SÖZLEŞME) ve “Kampanya Katılım Taahhütnamesi" imzalandığını, davalı tarafın ek sözleşme ve kampanya taahhütnamesinde tahrifat yaptığını, müvekkilinden talep edilen cezai şartların haksız olduğunu, davalı ...'un Büyükçekmece ...
İcra Dairesinin ... sayılı takip ile müvekkili şirketten haksız cezai şart bedellerini talep ettiğini beyan ederek; uygun bir teminat karşılığında telafisi güç veya imkansız zararlara uğramaması için müvekkiline yöneltilen icra takibinin durdurulmasını, mümkün değilse yine belirlenecek uygun bir teminat karşılığında İİK 72/2 maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir ve hacizlerin fekkini, müvekkili firmanın davalıya borçlu olmadığının tespitini,
haksız ve kötü niyetle başlatılan icra takibi sebebiyle davalı aleyhine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
sözleşmeden kaynaklı faturanın davacı tarafça ödenmemesi sebebiyle ... sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takip dosyasına takip dayanağı fatura özetinin sunulduğunu, davacı tarafın icra dosyasındaki sözkonusu borca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gülük sürede itiraz etme hakkı olmasına rağmen itiraz etmediğini ve dava yoluna giderek işbu davayı açtığını, taahhütnameler incelendiğinde taahhüt süresi ile ilgili kısımda paraf bulunduğundan davacı vekilinin sözleşmede/taahhütnamede tahrifat yapıldığına ilişkin beyanının yerinde olmadığını,
avantaj kampanyası A kademede taahhüdünden dolayı otomatik yansıtılan erken çıkma bedelinin sistemsel sorun nedeniyle fazla yansıtıldığı tespit edilmiş olduğundan 12.383,99-TL fatura düzeltme işlemi yapılacağını bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davacı taraf ile usulüne uygun şekilde yapılan ... sözleşmesinden kaynaklanmakta olup ... takip sistem, üzerinden başlatılan icra takibinin usulüne uygun olduğunu, mahkememizin görevli olmadığını, arabuluculuk yoluna gidilmediğini beyan ederek;
davanın reddini, tedbir kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu edilen faturanın davacı ile davalı taraflar arasındaki ihtilaftan kaynaklandığını, müvekkili şirketin dava konusu icra takibine taraf olmadığını, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmeden doğan borca ilişkin davanın müvekkili şirkete ihbar edilmesi hususunu anlayamadıklarını, görevli mahkemenin icra mahkemesi olduğunu,
arabuluculuk sürecine başvurulmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; davanın reddini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda.
"Gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekârlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”,“imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”,“senedin zamanaşımına uğramış bulunması” gibi def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacı taraf ... A.Ş. ile 26/03/2015 tarihinde,... Sözleşmesi ve... Taahütnamesi imzalandığını, ... taahhütnamesinin 36 ay süreli olup taahhütnamenin yenileceğine ve sürenin uzayacağına dair bir hüküm bulunmadığını, taahhütnamenin imza tarihinden 36 ay sonra 26/03/2018 tarihinde son bulduğunu, 09/11/2018 tarihli ...
Formunu doldurarak hizmet numarasını bildirdiği hizmetlerin iptalini talep ettiğini ve talebi doğrultusunda hizmetin iptal edildiğini, 26/03/2015 tarihinde davalı ile de 3 yıl süreli olarak “...
Hizmetinde Perakende İndirim Sözleşmesi (ek sözleşme) ve “Kampanya Katılım Taahhütnamesi" imzalandığını, ek sözleşmenin davacı tarafça hizmetlerin iptali talebi ile kampanya taahhütnamesi ile ortadan kalktığını, davalı tarafın ek sözleşme ve kampanya taahhütnamesinde 3 yıl olmasına rağmen 4 yıl şeklinde tahrifat yaptığını iddia etmiş olup yargılama esnasında alınan grafolog bilirkişi raporunda sözleşmedeki parafın davacı şirket yetkilisinin örnek imzaları ile benzer yapı ve görünümde imza olarak değerlendirildiğinin, fakat belge aslı sunulmadığından 26.03.2015 tarihli ...
Hizmetinde Perakende İndirim Sözleşmesi (Ek Sözleşme) Fotokopisinde bulunan rakamla 4 ve 48 yazı ile ‘dört’ yazılı yerlerde tahrifat yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, her ne kadar paraf davacı şirket yetkilisine ait ise de parafın 4 ve 48 yazı ile ‘dört’ yazılı yerlere istinaden atılıp atılmadığının fotokopi belgede tahrifat hususu incelenemediğinden anlaşılamadığı, davalının teknik işlem formu hariç kendilerinde belge bulunmadığına dair beyanda bulunduğu,
ihbar olunandan belge aslı istenmesine rağmen sunulmadığı anlaşılmakla yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin taraflar arasında yargılamayı gerektirdiği, davalının icra takibinde kötüniyetinin kanıtlanamadığı anlaşıldığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle1-Davanın kabulü ile ... sayılı icra takip dosyası kapsamında cebri icra tehdidi altında ödenen 64.693,73 TL'nin davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine,
2-Davacı vekilinin tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;
davalının, kendisi tarafından başlatılan dava konusu icra takibinin de dayanağı olan sözleşmelerin aslını kasıtlı olarak dava dosyasına sunmadığını, kötüniyetli olduğunu, istirdatı kabul edilen tutara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; imzalanan sözleşme kapsamında davacıya ...hizmet numaralı devre tesis edilmiş olup sözleşme ile birlikte;
perakende indirim sözleşmesi(müşteri indirim sözleşmesi), avantaj kampanyası, port kampanyasına ilişkin taahhütnamelerin davacı tarafından imzalandığını, davacının taahhütlü abone olup 48 ay müvekkili şirkette abone olarak kalma sözüne karşılık indirim/fayda sağladığını, kabul ve onayı doğrultusunda taahhütte bulunarak kampanyadan yararlandığını, taahhüt süresi sona ermeden abonelik iptalinin gerçekleştirilmesi nedeniyle, abonenin son faturasına Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 16. Maddesi ve BTK kararına uyun olarak erken iptal bedeli otomotik olarak tahakkuk ettirildiğini,
bilirkişi heyetince yapılan inceleme neticesinde davacı tarafın sözleşme taahhütname kapsamında faydalandığı indirimlerin şirkete fatura edilmesinin hukuk ve usule uygun olduğu açıkça tespit edildiğini, ek raporda da dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen benzer yapı ve görünümde imza olarak değerlendirildiğini, evrak üzerinden yapılan incelemede dahi imzalar ve parafın uyumlu olduğu gözetildiğinde ise haklı alacaklarının bulunduğuna kanaat getirilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava,
fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takip nedeniyle menfi tespit/istirdat talebine ilişkindir.Davacı, davalı şirket ile imzalanan sözleşme ve Ek Sözleşme ve Kampanya Taahhütnamesinin 3 yıl süreli olduğunu, davalının Ek Sözleşme ve Kampanya Taahhütnamesi üzerinde tahrifat yaparak süreyi 4 yıl yaptığını ileri sürmektedir.Davalı ise,davacının taahhütlü abone olup 48 ay abone olarak kalma sözüne karşılık indirim /fayda sağladığını, taahhüt süresi sona ermeden abonelik iptalinin gerçekleştirilmesi nedeniyle,
davalı abonenin son faturasına Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin 16. Maddesi ve BTK kararına uyun olarak erken iptal bedeli otomatik olarak tahakkuk ettirildiğini savunmuştur.Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalı sözleşme aslını kesin süreye rağmen sunamamıştır.Elektrik mühendisi ve mali müşavir bilirkişiler Bilirkişi... ve ... raporunda; "... Davalı taraf ile davacı arasında akdedilen 26/03/2015 tarihli ...
Hizmetinde Perakende İndirim sözleşmenin Sözleşme Süresi başlığı altında üç yazısının dört ve kampanya katılım taahhütnamesi bölümünde ise 36 rakamının 48 olarak değiştirildiği kanaatine varıldığı, yapılan değişikliklerle ilgili kampanya katılım taahhütnamesinde paraf bulunduğu, parafın davacıya ait olup olmadığı tespitinin mahkemeye ait olduğu, Davalı taraf ile davacı arasında akdedilen Ek Sözleşme ve Kampanya Taahhütnamesi,
kapsamında süre 48 ay (4 yıl) olarak imza altına alınmış ise (taahhütnamede yapılan değişikliğe ait paraf davacıya ait ise) davacı tarafın 44 ay süresince indirimli olarak hizmetten faydalanmasından dolayı, davalı tarafın 44 aylık indirim miktarını davacı tarafa fatura etmesinin yerinde olduğu, " yönünde görüş bildirilmiş, ek raporlarında aynı görüşlerini beyan etmişlerdir.Grafoloji bilirkişi ... raporunda özetle; "... dava dosyasında 26/03/2015 tarihli...
İnternet Hizmetinin Verilmesine İlişkin Usul ve Esasları Düzenleyen Protokol fotokopisinin yer alması ve fotokopi belgedeki imzanın inceleme için yeterli doneleri taşımaması nedeniyle inceleme ve değerlendirmenin yapılamadığını" beyan etmiş, ek raporunda ise "... inceleme konusu 26.03.2015 tarihli ... Hizmetinde Perakende İndirim Sözleşmesi (Ek Sözleşme) Fotokopisinde son kısımda ...
Şirketi kaşesi üzerinde bulunan imza ve rakamla 48 yazılı tahrifat iddialı kısımda bulunan imza ile Davacı... Şirketi yetkilisi ...’ya ait medarı tatbik-örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik vegrafometrik özellikleri bakımından dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen benzer yapı ve görünümde imza olarak değerlendirilmiş, İnceleme konusu 26.03.2015 tarihli ...
Hizmetinde Perakende İndirim Sözleşmesi (Ek Sözleşme) Fotokopisinde bulunan rakamla 4 ve 48 yazı ile ‘dört’ yazılı yerlerde tahrifatla alakalı asıl belge olmadığı için değerlendirme yapılamayacağı" yönünde görüş bildirmiştir.Şu halde, davalının sözleşme aslını sunamadığı, davalı/alacaklının davacı tarafla imza edilen sözleşme ve eklerinde belirlenen taahhüt süresinin 48 ay olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğu,
belge aslı sunulamadığından bilirkişinin bu yönde görüş bildiremediği anlaşılmakla davalının sübuta ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.Davacının istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise;Somut olayda davalının salt davacıya zarar vermek amacıyla takip ve haciz işleminin yapıldığı başka bir ifade ile takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun söylenemeyeceği anlaşılmaktadır.Davacı vekili 13.10.2021 tarihli dilekçesi ile,
müvekkili tarafından icra takibi kapsamındaki otomobil hacizlerinin derhal kaldırılmasına ihtiyaç duyulduğundan takibe konu borcun ödendiğini beyanla davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiş, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik talepte bulunmamıştır.Şu halde mahkemece mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,Davalıdan alınması gereken 3.300,74 TL karar ve ilam harcından,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2460, K. 2025/1357, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama