KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/2611
- Karar no
- 2025/1738
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/07/2024
- Numarası
- 2024/40 E - 2024/485 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.028 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı tarafından "... Şişli/İstanbul" adresinde yapılan kontrolde sözleşmesiz kayıtsız sayaçtan "..." enerji kullanmaktan zabıt düzenlenerek mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketildiğinin müvekkili şirket görevlilerince tespit edildiği,
akabinde gerçekleştirilen kaçak elektrik enerjisi tüketimi ile ilgili olarak Şirket yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiği ve 05.08.2022 son ödeme tarihli 42.272,71-TL fatura tutarlı kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiği,davalı tarafından işbu faturalar ödenmediği gibi müvekkili şirketçe ... dosyasından başlatılan takibe itiraz edidiğini beyanla,haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı incelediğinde tutanağın altında imzası bulunan kişilerin ad soyad sicil
numaralarına kadar ayrıntılı bir bilgi verilmiş olmasına rağmen ,müvekkili firma adına imzadan imtina eden kişinin kim ve kimler olduğu, imzadan neden imtina ettiği ayrıntılı bir şekilde belirtilmemiş, tabir yerindeyse baştan savma bir tutanak tanzim edilmiş olduğu, usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenmiş olan kaçak elektrik tespit tutanağını kabul etmediklerini,borçla ilgilerinin bulunmadığını beyanla,davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;(Dava ve cevap dilekçesinin gerekçeli karara hatalı şekilde aktarımı yapılarak)"Davacı tarafından düzenlenen fatura 26/07/2022 tarihlidir ve tespit tarihi olan 21/07/2021’den bir yıl sonra düzenlenmiştir. Yapılan kaçak elektrik tespitinden 1 yıl sonra davalı hakkında fatura düzenlenmesi de, davalının savunmalarını desteklemektedir.
Davacının yaptığı işlemler ve ibraz ettiği belgeler davalının kaçak elektrik kullandığını ispat etmekten uzaktır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle kaçak elektrik kullanımına ilişkin düzenlenen 21/07/2021 tarihli tespit tutanağı ile 26/07/2022 tarihli faturanın davalı işyerinde yapılan tespite dayandığını ve davalı işyerinde tespit yapıldığını gösteren bir delil bulunmadığından, davalının kaçak elektrik kullandığı davacı tarafından ispat edilemediği " gerekçesiyle DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde;" Huzurdaki dava, davalı tarafından "... Şişli/İstanbul" adresinde yapılan kontrolde sözleşmesiz kayıtsız sayaçtan "..." enerji kullanmaktan zabıt düzenlenerek mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketildiği müvekkil şirket görevlilerince tespit edilmiştir. Akabinde gerçekleştirilen kaçak elektrik enerjisi tüketimi Müvekkil Şirket yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlenmiştir.
Yansıtılan kaçak elektrik kullanımı nedeniyle Müvekkil Şirket tarafından 05.08.2022 son ödeme tarihli 42.272,71-TL fatura tutarlı kaçak elektrik faturası tahakkuk edilmiştir.
Davalı tarafından işbu faturalar ödenmediği gibi Müvekkil Şirket lehine haklı olarak başlatılan ... dosyasından başlatılan takibe itiraz edilmiştir. yerel mahkeme tarafından bilirkişi incelemesine gerek görülmeden, tarafımızca sunulan ispata yarar belge dikkate alınmadan yerel mahkeme deliller arasındaki çelişkiyi gidermeden nihai karar kurması haksız ve hukuka aykırıdır.
Müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tespit içeren tutanak,aksi sabit oluncaya kadar geçerli, resmi belge hükmündedir.Yargıtay’ın yerleşik kabulünde olan bu durum dahi bize, şirketimizin salt bir kar amacı güden ticaret şirketi olarak görülmemesi gerektiğini, kamu hizmeti yönünün ağır bastığını göstermektedir. Tutanakta yer alan bilgilerin doğru olduğu karinesi mevcuttur.
Bu itibarla müvekkil şirket tarafından tutulan tutanak, tek taraflı bir delil olarak değil kesin delil olarak değerlendirilmek zorundadır.Mahkeme ön inceleme duruşması ara kararı doğrultusunda iddiamızı ispat edecek belge sunmamıza rağmen mahkeme tarafından incelenmemiştir.Yerel Mahkeme tarafından 1. Celsenin 2 numaralı ara kararında "2-Davacı vekiline davalı şirketin sicil adresi ile, davacı kurumun bildirdiğitutanak ve fatura adreslerini farklı olmasına ilişkin açıklama yapmak üzere, 1 aylık süre verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.Mahkeme ara kararına istinaden 12.06.2024 tarihinde gerekli belgeler sunulmuştur.
İşbu doğrultuda yerel mahkeme tarafından sunulan deliller incelenmiş ancak hiçbir gerekçe göstermeden itibar edilmemiştir.Dosyada mübrez ve Davalı'ya ilişkin belgeler incelendiğinde görüleceği üzere esasen Ticaret Sicil adresi ile kaçak tutanağında yazılı adres aynı yer olmakla ara kara konu edilen karışıklık Belediyenin yapmış olduğu numarataj çalışması kaynaklı olduğu açıkça ortada olduğu belirtilmiştir.Müvekkil Şirket ile Davalı Şirket arasında görülen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/160 Esas sayılı itirazın iptali davasında Şişli Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün tarafından müzekkereye yanıt verilmiş olup işbu
yazısında. Şişli- ... olan adresin... olarak kapı numarası aldığı, esasen bu adreslerin aynı yeri gösterdiği ifade edilmiştir. Yine Şubat 2024 tarihli zabıta araştırmasına göre de ... olan adreste davalı borçlunun 2007 tarihli İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı ile adreste faaliyette olduğunun görüldüğü ifade edilmiştir.
Şişli Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından dosyaya ibraz edilen bilgi/belgeleri dosyaya sunulmasına rağmen yerel mahkeme tarafından dosyaya sunduğumuz deliller dikkate alınmadan" verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğu şeklindeki istinaf sebepleri ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan ...dosyasında,kaçak elektrik bedeli şeklinde borcun sebebi gösterilerek toplam 43.644,46 TL'nin tahsili bakımından ilamsız takip yapıldığı,borca itiraz edildiği görülmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacı tarafından "...
Şişli/İstanbul" adresinde yapılan kontrolde sözleşmesiz kayıtsız sayaçtan "..." enerji kullanıldığı gerekçesiyle ,davalı hakkında ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tesbit tutanağı düzenlenmiş ve 05.08.2022 son ödeme tarihli 42.272,71-TL fatura tutarlı kaçak elektrik faturası tahakkuk edilmiş olduğu görülmektedir.Tutanak incelendiğinde ,davacı şirket görevlilerinin isim ve imzalarının bulunduğu,
abone/fiili kullanak kısmının boş olduğu görülmüştür.Davalı şirketin sicil kayıtları,vergi kayıtları mahkemece celp edilmiş,zabıta tahkikatı yapılmıştır.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısına göre Şişli Belediyesinin 14/02/2023 tarihli 2514 sayılı kararına göre ; ,Şişli- ... olan adresin,Şişli- ... kapı no:... olarak güncellendiği anlaşılmıştır. Şişli Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından da adresle ilgili olarak aynı bilginin verildiği görülmüştür.
Kaçak tutanaklarının , bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204.maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.
Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir.( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Taraflar arasında ,sözkonusu adresle ilgili abonelik kaydı bulunmamaktadır.Dosya kapsamına göre ,alacaklı davacı tarafça ,davalı şirketin sözkonusu adresle ilgisinin olduğu ve kaçak elektrik kullandığı hususları ispatlanamamıştır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2611, K. 2025/1738, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama