İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3356 K.2024/3226

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/3356Karar2024/3226Tarih28 Kasım 2024Okuma14 dk · 2.762 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Kasım 2024
Esas no
2024/3356
Karar no
2024/3226
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2024/54 E
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.762 kelime·14 dk okuma·3 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı, "...

Fatih/ İstanbul " adresinde müvekkili şirket ile ... numaralı sayaç üzerinden dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekerek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edildiğini, müvekkili şirket yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, kaçak elektrik kullanımının karşılığı davalı tarafından ödenmediğini, müvekkili şirket, alacağının tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Dairesi ...

Esas sayılı takip dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlattığını davalı, borçlu bulunduğu miktarı ödemediği gibi icra takibine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak, salt takibi durdurmak ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla itiraz ederek takibin kötü niyetli olarak durmasına sebep olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına; müvekkilinin alacağının temini bakımından, 1.878.795,69 TL nakdi anapara alacakları nedeniyle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İhtiyaten Haczine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil borç ilişkisinin tarafı olmadığını, müvekkili ile ... arasında 01/03/2022 tarihinde, müvekkiline ait "...

Fatih/İstanbul" adresindeki boş komple binanın kiralanması hususunda kira sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, icraya itiraz dilekçesi ekinde kira sözleşmesini sunduklarını, 01/03/2022 tarihinden bu yana müvekkili tarafından değil, kiracı tarafından kullanıldığını, kiracı kullanımındaki binada kaçak elektrik kullanımı var ise dahi bu hususun müvekkiline yüklenilmeyeceğini, gönderilen ödeme emrinde borca dayanak oluşturabilecek hiçbir belge sunulmadığını, dosya kapsamında hesaplamanın neye göre yapıldığı, binanın tamamının mı yoksa bazı kısımlarının mı kaçak elektrik kullandığı,

hangi kıstaslarla bedelin belirlendiğinin yazılı olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından. 30/01/2024 tarihli ek kararla "İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından ihtiyati haciz talebine dayanak olarak kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı, tahakkuk bülteni ve faturaların sunulduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı, tahakkuk bülteni ve faturaların tek taraflı düzenlenmiş olması,

kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığının yargılama ile belirlenebileceği gözetilerek yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karar sonrası, davacı tarafça Yargıtay 3. hukuk dairesi'nin 2024/83 esas, 2024/1218 karar sayılı 25.03.2024 tarihli kararı sunularak Davalı/Borçlu'nun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.... tarafından, 19.07.2024 tarihli ara kararla" Yargıtay 3. hukuk dairesi'nin 2024/83 esas, 2024/1218 karar sayılı 25.03.2024 tarihli kararı çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre,

davacı tarafça sunulan bilgi ve belgelerin ihtiyati haczin verilebilme ölçütlerinden olan yaklaşık ispat koşulunu sağlamaya yeterli olduğu kanaatine varılmış ve ihtiyati haczin teminat karşılığında verilmesi gerektiği kanaatiyle ihtiyati haciz için teminat alınmasına karar verilerek neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle 1- Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 1.878.795,96'lik alacağı için %15 teminat karşılığında tahsilinin ifasının temini bakımından diğer tarafın malları ile alacaklarının İİK'da gösterilen muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE,2-Davacı tarafça,

karar tarihinden itibaren 10 gün içinde teminatı yatırarak Mahkememiz yargı çevresinde bulunan icra dairesinden kararın infazının istenmesi gerektiği, aksi halde kararın kendiliğinden kalkacağına, karar verilmiştir.Karara itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; "... mahkememizce 19/07/2024 tarihli kararda ihtiyati haciz talebi tam olarak kabul edilmiş ise de, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde hakkaniyet ve ölçülülük ilkesi uyarınca talep edilen miktar üzerinden takdiren uygulanan % 50 oranında indirim yapılarak, Mahkememizin 19/07/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın kısmen kabulü ile,

%50 oranındaki takdiri indirim dolayısıyla ihtiyati haczin 939.397,98 TL üzerinden devamına, fazlaya yönelik ihtiyati haczin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçeleriyle 1-Mahkememizin 19/07/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın kısmen kabulü ile, %50 oranındaki takdiri indirim dolayısıyla ihtiyati haczin 939.397,98 TL üzerinden devamına, fazlaya yönelik ihtiyati haczin kaldırılmasına,

2-Teminat daha önce yatırılmış olduğundan işbu karar kesinleştiğinde fazla yatırılmış teminat miktarı olan 140.909,67 TL'nin yatırana iadesine, karar verilmiştir.

Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin dava konsu yeri kira sizleşmesi ile dava dışı üçüncü kişiye kiraladığını, Dava konusu kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla açılan soruşturmada ...'ın şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde "...

Fatih/İstanbul" adresli taşınmazı müvekkilinden kiraladığını,, ilgili taşınmaz ile buradaki elektrik kullanımını kendisinin gerçekleştirdiğini ikrar ettiğini, ilgili kolluk ve soruşturma evraklarının dosyada mevcut olduğunu, müvekkilinin, başkasının eyleminden ve bunun neticelerinden sorumlu tutulmasının hakka ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Dava, kaçak kullanıma dayalı tahakkuk eden fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile ihtiyati haciz talebine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1.

Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.

Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.

Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca.

"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.

Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.. 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).

İstinaf eden tarafça sunulan Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu,

kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında;

somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.

Somut uyuşmazlıkta; davalı abone hakkında davacı elektrik dağıtım şirketi olan ... kaçak tespit tutanağına dayanarak yaptığı başlangıç 3.11.2022 -bitiş 2.05.2023; başlangıç 2.05.2022 - bitiş 3.11.2022 tarihleri arasındaki kaçak ve ek kaçak tüketimi nedeniyle hesaplamaya dayalı talepte bulunmaktadır.Bu halde davacı tarafından sunulan kaçak tespit tutanakları, video kaydı, gibi belgelerin takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım gerekse süre ve miktar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu,

kaçak kullanım yapıldığının kabulü halinde dahi takibe konu faturanın hesaplandığı süre içinde kullanım ile hesaplamaya esas kurulu güç yönünden talebin yargılamayı gerektirdiği açıktır.Davacının abone olarak kaçak kullanımdan sorumlu tutulacağı kabul edilmesi durumunda dahi gerek kurulu güç gerekse davacının kaçak başlangıç tarihi hususunda doğru bulgu ve belge sunup sunmadığının yargılama sırasında ispat kuralları çerçevesinde değerlendirileceğinden alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığı sabittir.

İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğunun yukarıda açıklandığı, bu haliyle takibe konu alacağın miktar olarak varlığının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, gelinen aşamada takip konusu alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığını kabul zorunludur.

Yukarıda yer verilen ve istinaf dilekçesinde dayanılan Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında esasen aynı ilkeler benimsenmiş olup somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğinin belirtilmiş olduğu, davacı tarafından alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olduğu,

uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktarın yargılamaya muhtaç olduğu açıktır.Davacı, davalı-borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı anlaşılmaktadır.

Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, gerek süre gerekse kurulu güç ve kaçak kullanımın başlangıç tarihinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği gözetilerek talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde takdire dayalı olarak fatura bedelinden % 50 oranında indirim yapılarak karar verilmesi isabetli değildir.

Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair ara karar hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

Yukarıda açıklanan nedenlerle;-Davalının istinaf talebinin kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince 28.06.2024 tarihli ara karar kaldırılarak yeniden;-İHTİYATİ HACZE İTİRAZIN KABULÜ ile, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına,-Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,-İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,-Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.28/11/2024

AZLIK OYU

İhtiyati haciz talep edenin kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili talebiyle yoluyla ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.

2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.

2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi. “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir.

Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.

6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası. “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir.

Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır.

Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir.

Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir.

İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.

Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlen- memesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür.

Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getiril- memekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca.

"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.

Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.. 2022/8164 E- 2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).

İhtiyati haciz talep edenin istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'- nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle" kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu,

kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında;

somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden,alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahke- menin, 'ölçülülük ilkesi'ne uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceği" belirtilmiştir.Sonuçta;

her talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirileceği gerçeği, mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.

İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükü ihtiyati haciz talep eden üzerindedir. .. şirketi olan... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir video kayıtlarına dayanmıştır.

1.Alacağın dayanağını oluşturan 02/05/2023 tarihli ... nolu tutanağın ... çalışanları tarafından, davalı borçlunun kullanımında bulunan apart olarak faaliyet gösteren iş yerinde EPDK 42/1-b gerekçesiyle düzenlendiği, tespit anında tutanağı imzadan imtina ettiğine dair bir açıklamaya yer verildiği ve borçlunun her hangi bir beyanına yer verilmediği görülmüştür.

2. Bilahare, davacı tarafça dava konusu tutanak gereğince,faturaların tanzim edildiği, söz konusu faturanın son ödeme tarihinde ödenmediğinden bahisle davalı/borçlu aleyhine... sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır.Takip dosyasının incelenmesinde''''Alacaklı olduğunu iddia edenlere hiç bir borcunun bulunmadığı,borcun tamamına faize ve ferilerine itiraz ediyoruz'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

Ayrıca dava konusu yere ilişkin olarak 01703/2022 tarihinde boş komple binanın kiralanması konusunda kira sözleşmesi ibraz ettiği görülmüştür.Neticede; dava konusu kaçak kullanım ve buna bağlı alacağın yargılamaya muhtaç olduğu, mevcut durum itibariyle ihtiyati haciz yönünden "yaklaşık ispat"ın sağlanmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle sonucu itibariyle doğru çoğunluğun kararına iştirak etmekteyim.28/11/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3356, K. 2024/3226, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Azlık Oyu

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3356
Karar No
2024/3226
Tarih
28 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3363 K.2024/3208
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3365 K.2024/3227
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3369 K.2024/3168
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3395 K.2024/3229
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/3473 K.2024/2286
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/3490 K.2024/2734

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.