KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/525
- Karar no
- 2024/3321
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/09/2022
- Numarası
- 2021/605 E - 2022/695 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.618 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Maltepe İSTANBUL adresinde 08.09.2020 tarihinde yapılan kontrolde ... nolu tesisatta kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilerek o tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri ilgili maddeleri ve 622 Sayılı EPDK Kurul kararı doğrultusunda ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlenerek enerjinin kesildiğini, elektriğin kesilerek mühür altına alındığı ve kesilen elektriği fekki yapılarak açıldığı 24.02.2020-08.09.2020 dönemi arasında tüketimi doğru kaydetmiş sayaç değeri ile yapılan hesaplamada 41.343,79-TI kaçak elektrik enerjisi faturası tahakkuk ettirildiği,
yönetmeliğin ödeme başlıklı 47. maddesinin 1. fıkrasında "Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketici, kendisine fatura edilen bedeli son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlü olduğu, fatura kredi kartı ile ödenebileceği, tüketiciye gönderilen faturada ödeme için en uz 10 gün süre verildiği, itirazın yapılmış olması ödeme yıinü ortadan kaldırmaz." denildiği, kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit olunan davalı kendisine tahakkuk eden bedeli son ödeme gününe rağmen ödemediği,
bunun üzerine davalı/borçlu hakkında, ilgili Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına istinaden tahakkuk eden bedellerin tahsili amacıyla .... sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi yapılmış ve Örnek No:7 ödeme emri gönderilmiş, davalı tarafından borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilere itiraz edildiği, açıklanan nedenlerle borçlunun itirazının iptali ile hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dilekçesinde;
kesilen elektriğin mühür fekki yapılarak açıldığı gerekçesiyle kaçak elektrik kullanımı tespit edildiği ileri sürüldüğü, davacı tarafından kaçak elektrik kullanımı olduğuna yönelik iddiaları gerçeğe aykırı olduğu, davalı şirket tarafından kesilen elektriğe yönelik mühür fekki hiçbir şekilde yapılmadığı, ancak; davacı tarafça dosyasına sunulan kaçak elektrik tespit tutanağında dava dilekçesinde belirtilen kullanım şekline yönelik yönetmelik gereği açıkça yazılması zorunlu olan unsurlar bulunmadığı,
hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, mevzuata aykırı olarak düzenlenen tespit tutanağı ve bu tutanak esas alınarak hazırlanan tahakkukun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde; elektriğin kesilerek mühür altına alındığı ve kesilen elektriğin mühür fekki yapılarak açıldığı 24.02.2020-08.09.2020 dönemi arasında tüketimi doğru kaydetmiş sayaç değeri ile yapılan hesaplamada 41.343,79-TL kaçak elektrik enerjisi faturası tahakkuk ettirildiği beyan edildiği, ancak;
müvekkili şirket tarafından bu 24.02.2020-08.09.2020 dönemi arasında elektrik tüketimi hiçbir şekilde yapılmadığını, hal böyle iken davalı şirket aleyhine huzurdaki davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından kaçak elektrik tahakkuk hesap detayında 41.343,79-TL hesap yapıldığını ve bu hesap üzerinden icra takibi başlatıldığını, kabul anlamına gelmemekle beraber davacı tarafça düzenlenen kaçak elektrik enerjisi faturasında yer alan hesaplama fahiş ve hatalı olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre tüketimi doğru olarak kaydetmiş sayaç değerine göre yapılması gerektiği,
... numaralı sayacın doğru ölçüm yaptığı tespit edilmeden ilgili sayaç değerlerinin esas alınıp faturalama yapılması hukuka aykırı olduğunu beyanla sayaca ilişkin herhangi bir inceleme yapılmaksızın gerçekleştirilen faturalamanın kabulü mümkün olmayıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda.
"08/09/2020 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağına göre, elektriğin mühür fekki yapılarak kullanıldığı ve bunun da 30/05/2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, 25/11/2019 tarihinde ilk mühürlemenin yapıldığı tesisatta tüketimin devam etmesi ve mühürsüz halde kullanıldığını gösteren fotoğraf bulunması sebebiyle,
davalının dava konusu kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu ve tahakkuk edecek fatura bedelini ödemekle yükümlü olduğu ve dava konusu 08/09/2020 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinin mükerrer olduğu anlaşılmakla, davalının savunmalarına itibar edilemeyerek davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali takibin 40.223,69-TL asıl alacak, 212,14-TL işlemiş faiz ve 38,19-TL KDV olmak üzere toplam 40.474,01-TL alacak ve yalnızca 40.223,69-TL asıl alacağa takip tarihinden takip talebinde belirtilen faiz oran ve cinsi ile faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
karar verilmiş ve hükmedilen asıl alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu ve itirazın haksız olduğu göz önüne alınarak asıl alacağın taktiren % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali takibin 40.223,69-TL asıl alacak, 212,14-TL işlemiş faiz ve 38,19-TL KDV olmak üzere toplam 40.474,01-TL alacak ve yalnızca 40.223,69-TL asıl alacağa takip tarihinden takip talebinde belirtilen faiz oran ve cinsi ile faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen 40.223,69-TL asıl alacağın taktiren % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı gerçeği yansıtmadığını, Davacı tarafın kesilen elektriğin mühür fekki yapılarak açıldığı gerekçesiyle kaçak elektrik kullanımı tespit edildiği ileri sürdüğünü, müvekkili şirket tarafından kesilen elektriğe yönelik mühür fekki hiçbir şekilde yapılmadığını, tutanakta mühür fekki yapıldığına ilişkin herhangi bir tespitin yer almadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci" başlıklı 43/3 maddesi;
" 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. " hükmünün olduğunu, ilgili madde gereği Yönetmelik EK-5'te kaçak elektrik tespit tutanağında;
kaçak/usulsüz elektriğin kullanım şekli (açık olarak yazılacağını, tutanakta kullanım şekline yönelik yönetmelik gereği açıkça yazılması zorunlu olan unsurların bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından hiçbir şekilde kaçak elektrik tüketimi yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından bu 24.02.2020-08.09.2020 dönemi arasında elektrik tüketiminin hiçbir şekilde yapılmadığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini,
bilirkişinin bilgi-belge talebinde bulunması usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Kaçak elektrik tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı şirketin, kesilen elektriği açarak kullandığının tespit edildiğini ileri sürmektedir. Davalı ise belirtilen dönemde tüketim yapılmadığını savunmaktadır.
Bilirkişi kök raporunda özetle; tahakkuk hesap belgesi üzerinden elde edilen bulgulara göre, dava konusu 08.09.2020 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinin mükerrer olduğu anlaşılmakla, dosyada belgesi bulunmayan ancak 24.02.2020 tarihli olabileceği anlaşılan ilk kaçak elektrik kullanımı tespitinin dosyasına sunulması gerektiği, ancak bu şekilde davalının sorumluluk durumu hakkında değerlendirmelerde bulunulabileceği, mühürlenmiş bir sayaçta faz ve nötr uçlarının çıkartılarak sayaç kutusunun fiziksel olarak mühürlendiği bilinmekle, elektriğin yeniden bağlanabilmesi için mührün kopartılarak,
sayaç girişine fiziksel olarak müdahale edilmesi ve sayaç faz ve nötr uçlarının yeniden bağlanması gerektiği, bu nedenle davalı tarafın savunması da varken, sayaç mührünün kopartıldığını gösteren kanıt niteliğinde fotoğraf sunulmasının söz konusu uyuşmazlığı açıklığa kavuşturacak en önemli kanıt olduğu, ayrıca 24.02.2020 tarihli olabileceği anlaşılan ilk kaçak elektrik kullanımı tespitinin sunulması halinde bu konuda değerlendirmelerde bulunulabileceği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin sağlıklı görüş bildirmek için yeterli olmadığı,
eksik bilgi ve belgeler olduğu için hem sorumluluk durumu hakkında yapılacak değerlendirmelerin doğru olmayacağı, hem de tahakkuk hesabının yanlış olacağı görüşüne varılmakla, buradan hareketle ... numaralı tesisata ilişkin KW tüketim ekstresi, 24.02.2020 tarihli olduğu değerlendirilen ilk kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı ile varsa kanıt niteliğinde fotoğraf ve diğer bilgi, belge, fatura vb. sunulması gerektiği, bu belgelerin sunulması/sunulamaması haline göre yeniden değerlendirmelerde bulunulabileceği belirtilmiştir.Bilirkişi ek raporunda ise;
emsal Yargıtay kararları gereğince, aksi kanıtlanmadıkça geçerli belgelerden olan 08.09.2020 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağına göre, elektriğin mühür fekki yapılarak kullanıldığı ve bunun da Yönetmelik hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, ön rapor sonrasında sunulan yeni belgelere göre; söz konusu tesisatta sayacın daha önce de mühürlendiği anlaşıldığı,
ilk mühürlemenin yapıldığı 25.11.2019 tarihinde söz konusu tesisatta sayacın neden mühürlendiği ve elektriğin kesildiğine dair belgede açıklama bulunmamakla birlikte (ödenmeyen fatura borcu vb.), davalının mühür fekki yapılmadığı yönünde savunması bulunmasına rağmen, hem sayacın tüketim kaydetmeye yacının doğru şekilde tüketim kaydedip araştırılması gerektiği yönünde savunması ile tüketimi kabul etmesi, hem mühürsüz halde kullanıldığını gösteren kanıt niteliğinde fotoğraf bulunması sebebiyle, davalının dava konusu kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu ve tahakkuk edecek fatura bedelini ödemekle yükümlü olduğu,
davalı tarafın, sayacın doğru şekilde ölçüm yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerektiği yönündeki itirazlarının somut bir karşılığının olmadığı, bu konuda ancak tüketim dönemleri sırasında yapılmış yazılı bir itirazın varlığı halinde değerlendirmelerde bulunulabileceği, yeni sunulan belgelere göre;
dava konusu 08.09.2020 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinin mükerrer olduğu anlaşılmakla, tüketimi doğru kaydetmiş sayaç endeks değerleri kullanılarak doğru şekilde hesaplandığı anlaşılan 21.886,81.-kWh tüketim miktarına, Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, tespit tarihindeki birim fiyatlarla normal tarifenin 2 katı üzerinden yapılan hesaplama ile fatura tutarı 40.223,69.-TL olarak hesaplanmış, borç miktarının 08.10.2020 takip tarihi itibariyle 40.474,01.-TL olduğu" mütalaa edilmiştir.Buna göre, davalı şirketin kullandığı elektriğin 25.11.2019 tarihinde kesildiği,
ardından 24.02.2020 tarihinde kaçak elektrik kullanımı yapıldığı tespitinde bulunulduğu, 08.09.2020 tarihli tutanakta da kaçak elektrik kullanımı tespit edildiği, tüketimi doğru kaydetmiş sayaç endeks değerlerine göre elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki sürenin esas alınarak hesaplama yapılmasının yönetmelik hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.İcra inkar tazminatı yönünden ise,
dava haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin olup uyuşmazlık konusu yargılama gerektirdiği ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olmamakla beraber davalı tarafça bu noktada istinaf itirazı ileri sürülmediğinden, istinaf sebepleriyle bağlılık kuralı gereği bu husus inceleme dışı tutulmuştur.
Bilirkişinin kök raporda belirtilen belgelerin sunulması sonrası ek rapor düzenlenmiş olup, mahkemece davacı şirketten belirtilen belgelerin istenilmesine hukuka aykırılık olmadığı, dava dilekçesinde delil olarak da dayanıldığı anlaşılmakla belgelerin süresinde sunulmadığına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülememiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 2.747,68 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 691,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.056,48 TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/525, K. 2024/3321, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama