KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/520
- Karar no
- 2025/528
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/12/2024
- Numarası
- 2024/580 E - 2024/593 K
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbir
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle. "Müvekkil şirket Yukarıda belirtilen adreste "..." isimi le 3 katlı gemide restuarant işletmeciliği yapmaktadır. Geminin bulunduğu limanda elektrik panoları geminin dışında ve liman içinde 4 adet pano bulunmakta olup, müvekkil işletme 2 nolu panoya bağlıdır. İşbu pano dışarda liman içerisinde korumasız şekilde durmaktadır.
Müvekkil şirkete ait gemi 3 katlı olup, gelen görevliler üçüncü katta kaçak olduğu iddiasında bulunmuşlardır. Üçüncü kat tüketimin en az olduğu yer olup, esas tüketime sebebiyet veren dolaplar,buzhaneler giriş kattadır. Müvekkil şirket iddia olunduğu gibi kaçak hat çekmiş olsa tüketimin en çok olduğu giriş katta çekerdi. 3. Kat ışıklandırma dışında tüketimi artıracak bir elektronik eşya (dolap vs) bulunmamaktadır.
Kurum görevlileri tarafından Düzenlenen işbu tutanak örneği müvekkil şirkete verilmemiş bilahare ilgili kurumdan da temin edilememiştir. Kaçak kullanım dolayısıyla 2 adet fatura tahakkuk edilmiştir. ... fatura seri numarası ile 586.473,60 TL, ... fatura seri numarası ile 251.151,90 TL, Toplam: 837.625,50 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku fatura edilmiştir. İşbu tutar fahiş olup ilgili yönetmelik ve mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
180 gün üzerinden ve 185 gün üzerinden yapılan hesaplama ve esas alınan tüketim miktarına açıkça itiraz etmekteyiz. Menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Müvekkil şirket tarafınca başlatılan Arabuluculuk Daire başkanlığı ... Numaralı dosyası ile yürüyen zorunlu arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra yasal süresi içerisinde ivedilikle mahkemenizde menfi tespit davası da açılacaktır.
Karşı yan tahakkuk ettiği faturaların ödenmesi için baskı yapmakta, elektriği kesmekle ve saatti mühürlemekle tehdit etmektedir. Böyle bir işlem olması halinde işletme ciddi anlamda sıkıntıya girecek, telafisi imkansız zararlar doğacaktır.
Tüm bu nedenlerle haksız icra takibine maruz kalmamak ve elektriğin kesilmemesi için İİK 72/2 maddesi uyarınca tedbir talebinin kabulü ile, icra takibine konu edilmemesi yönünde tedbir uygulanmasına, karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Müvekkil şirket tarafınca başlatılan Arabuluculuk Daire başkanlığı ...
Numaralı dosyası ile yürüyen zorunlu arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra yasal süresi içerisinde ivedilikle mahkemenizde menfi tespit davası açılmak üzere Müvekkil şirketin haksız icra takibine maruz kalmamak ve elektriğin kesilmemesi için İİK 72/2 maddesi uyarınca mahkemenizce hükmedilecek teminat mukabilinde tedbir talebinin kabulü ile, icra takibine konu edilmemesi yönünde tedbir uygulanmasına,
karar verilmesini Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini... " talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 02/12/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talep eden davacının tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin itirazı üzerine 25/12/2024 tarihli ara karar ile davalının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin itirazın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu ara kararı davalı vekili istinaf etmiş olup, dilekçesinde özetle.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartlar gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulu da somut olayda gerçekleşmediği, Kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtlarının mevcut olduğu, kaçak elektrik kullanımı ispat olunduğu, tedbirin %20 teminat mukabilinde verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiği, İhtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların Mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediği,
davalı şirketin Anayasal haklarına aykırılık oluştuğu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davalı şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda.
Davada asıl talep İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır. Davacı dava dilekçesinde dava konusu kaçak elektrik faturaları nedeniyle elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin kabulüne % 15 oranında teminat alınmasına karar verilmiş, takdir olunan teminat miktarı süresi içinde mahkeme veznesine yatırılmıştır.
Davalı vekili; elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediğini, tedbir şartlarının oluşmadığını beyanla tedbirin kaldırılmasını, mah- kemenin aksi kanaatte olması halinde ise % 100 oranında teminat alınmasını taleple karara itiraz etmiş mahkemece bu yöndeki itirazı reddedilmiş olmakla aynı nedenlerle istinafa başvurmaktadır.
Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava ko- nusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu iki adet fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur.
Mahkemece takdir olunan teminat miktarının yeterli ve somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/520, K. 2025/528, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama