İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/837 K.2025/916

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2025/837Karar2025/916Tarih8 Nisan 2025Okuma9 dk · 1.899 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Nisan 2025
Esas no
2025/837
Karar no
2025/916
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/11/2024
Numarası
2024/806 E
Davanın konusu
Menfi Tespit / İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.899 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVADA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

Müvekkil şirketin fabrikalarından birinde ... çalışanları tarafından 24.10.2024 tarihinde yapılan denetimler sonucu ... seri nolu tutanakla, EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği md. 42/1(c) uyarınca kaçak/usulsüz elektrik kullanımı bulun- duğu iddiasıyla tespit yapıldığını, akabinde 25.10.2024 tarihli 2.840.146,48-TL ve 2.222.742,02 TL tutarında fatura düzenlendiğini,müvekkili şirket 1958 yılında kurulmuş büyük gelir hacmine sahip, kurumsal bir firma olup bugüne kadar hakkında usulsüz elektrikten dolayı hiçbir işlem yapılmadı- ğını, faturaların düzenli şekilde ödendiğini,

bahse konu sayacın sorumluluğu ve anahtarı yalnızca davalı şirkette bulunan bina içerisinde ve mühür altında olduğunu, müvekkilinin buraya müdahalede bulunmasının mümkün olmadığını, ... tarafından yasal sürece uyulmadan ve usulsüz şekilde tespit ve faturalama işlemi yapıldığını, ayrıca henüz faturanın son ödeme tarihi gelmeden müvekkili şirketin elektriğinin kesildiğini, bu kesinti nedeniyle fabrikada faaliyetin durdurduğunu, hem istihdam edilen personelin, hem de şirketin büyük zarara uğradığını,

ayrıca mevcut işler müşterilere süresinde teslim edilemediğinden müvekkilinin büyük tazminat sorumluluğu olacağını ve ticari itibarının zede- leneceğini, Dava konusu tutanağa, kesme işlemine ve faturaya karşı dava açmadan önce arabulu- cuya başvurunun zorunlu olduğu ve arabuluculukta geçecek sürede müvekkilinin zararının her geçen gün artacağı gözetilerek hak kaybına uğramamak için, iş bu davadan önce İstan bul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/516 D.

İş dosyası ile ihtiyat-i tedbir talebinde bulunulduğunu, 24.10.2024 tarihli ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanımı Tutanağından kaynaklı elektrik kesintisinin ve 25.10.2024 tarihli 2.840.146,48-TL ve 2.222.742,02-tl bedelli faturaların ödemesinin ihtiyat-i tedbiren durdurulması,

kesilen elektriğin açılması ve dava sonuna kadar elektriğin kesilmemesinin istendiğini, Mahkemece 07.11.2024 tarihli kararla:"25.10.2024 tarihli 2.840.146,48 TL ve 2.222.742,02 TL bedelli iki adet fatura borcu ile ilgili faturalarda belirtilen yer ve miktarla sınırlı olmak üzere kesme işle- minin tedbiren durdurulmasına" karar verildiğini, ancak fatura borcunun ödenmemesine ilişkin herhangi bir tedbir kararı verilmediğini, Bu sırada 05.11.2024 tarihinde ... sayılı dosya ile arabuluculuk başvuru- sunda bulunduklarını , menfi tespit ve kesilen elektriğin açılması yönünde talepte bulunduklarını, Davalının ise 15.11.2024 tarihinde,

dava konusu faturalar nedeniyle müvekkili şirkete, ortaklarına ve imza yetkilisine karşı İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile icra takibi yaptığını, bu icra takibine itirazda bulunduklarını ve takibin durduğunu, bunun üzerine davalının 27.11.2024 tarihinde itirazın iptali talebi ile 2024/165570 Esas sayılı dosya ile arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, sürecin 02.12.2024 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını beyanla.

Öncelikle dava konusu 25.10.2024 tarihli 2.840.146,48-TL ve 2.222.742,02-TL bedelli faturaların ödemesinin ve elektrik kesintisinin tedbiren durdurulmasına, Devamında Müvekkilin, usulsüz ve gerçeğe aykırı şekilde düzenlenen 24.10.2024 tarihli ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanımı tutanağından kaynaklı, 25.10.2024 tarihli 2.840.146,48 TL ve 2.222.742,02 TL bedelli faturalar nedeniyle başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlü- ğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında borçlu bulunmadığının tespitine, Vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/516 D.

İş sayılı dosyası üzerinden 07.11.2024 tarihinde: "İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE,25.10.2024 tarihli 2.840.146,48 TL ve 2.222.742,02 TL bedelli iki adet fatura borcu ile ilgili faturalarda belirtilen yer ve miktarla sınırlı olmak üzere kesme işleminin tedbiren durdurularak elektriğin kesilmemesi için toplam fatura bedeli olan 5.062.888,50 TL' nin %20'si tutarında teminatın süresi içerisinde yatırılması halinde karşı tarafa tedbir kararının uygulanması için yazı yazılmasına" karar verilmiştir.

Ayrıca İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 12.12.2024 tarihli ara kararda: " EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43/5'deki "Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kulla- nım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır" düzenlemesine uyularak tespit yapıldığı kaçak tespit tutanağından belli olmamakla, tedbirler açısından yaklaşık ispatın yerine getirildiği anlaşılmıştır " denilerek " ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile iki fatura toplamının %15'i oranında teminat karşılığı bu faturalar nedeniyle elektrik kesiminin ve fatura ödemesinin tedbiren durdurulmasına" kararı verilmiştir.

Davalı ... vekili İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ibraz ettiği dilekçesi ile; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, yaklaşık ispatın sağlanmadığını, kaçak elektrik kullanımının mahallinde düzenlenen kaçak elektrik tespit tuta- nağı ve video görüntüleri ile kayıt altına alındığını, davacının bu tutanak ve delillerin aksi yönde delil sunmadığını, verilen ihtiyati tedbir kararının ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiğini beyanla ;

ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, bu talebin reddi halinde davacının ticari faa- liyetlerini hala sürdürdüğü ve ödeme kuvvetinin bulunduğu, dava sürecinde borçtan kurtulmak adına bu kurumdan yararlandığı ve ticari faaliyetini sonlandırma ihtimali göz önünde bulundurularak, mü - vekkili şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine ve başvurucu taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 19.12.2024 tarihinde. "İhtiyati tedbire konu taleple ilgili olarak asıl davanın İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/806 Esas sayılı dosyası kapsa- mında açıldığı ve ihtiyati tedbire itirazın da bu mahkemece değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesi ile dos- yanın anılan mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 14.02.2025 tarihli ara karar ile "İTİRAZIN REDDİNE" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: 14.02.2025 tarihli ara karar ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. ... vekili istinaf dilekçesinde: dava konusu olayda ihtiyati tedbir kararı verilip verilmeyeceği hususunun mahkemenin takdirine bırakıldığını, bir hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya imkansız hale gelme ihtimali söz konusu olmadığı gibi ciddi bir zarar doğma endişesinin de bulunmadığını,

eldeki dava yönünden ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini,davacıya ait ... hizmet numaralı adreste 24.10.2024 tarihinde yapılan kontrolde; mühürsüz halde bulunan orta gerilim ölçü hücresinde sayacın "S" fazı akım transfor- matörlerinin "S1 ve S2" uçları arasına bakır tel ile şönt yapılarak elektrik enerjisi kullanılmak suretiyle perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek,

tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tükettiği hususunun tespit edildiğini, davacının işbu tüketiminin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olması sebebiyle borçlu adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, ayrıca tespit anının video görüntüsü ile kayıt altına alındığını,

bilahare bu tutanak gereğince dava konusu faturaların düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan tespit, tahakkuk ve fatura- lama işleminde her hangi bir hata bulunmadığını ,ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilirken kamu- nun, müvekkil şirketin ve dolaylı yollardan diğer elektrik abonelerinin uğradığı ve uğrayamaya devam ede- ceği zararlar gözetilmeden karar verildiğini, davacı tarafın ticari işletme faaliyetlerine devam ettiği ya da davacı tarafın tedbir uygulanırken şirketinin iflasını istemesi,

ticari faaliyetini kapatması ihtimal- lerinin düşünülmediğini, takdir olunan % 15 oranındaki teminat düşük olup %100 oranında teminata hükmedilmesinin gerektiğini,verilen ihtiyati tedbir kararının, ortaya çıkacak kamu zararının engellen- mesinin önüne geçtiğini, müvekkili şirket dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla elektriğin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını tedbirin devamına karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından tahakkuk edilen alacak mikta- rının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini istemiştir.

İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre. Asıl dava İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit, birleşen dava İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. Her iki davaya konu borç kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanmaktadır. Asıl davada elektriğin kesilmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve % 15 oranında teminat takdir edilmiş, davalı ...'ın tedbir kararına itirazı reddedilmiştir.

"İTİRAZIN REDDİNE " dair ara karar istinafa getirilmiş olmakla uyuşmazlık somut olayda tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı ve "itirazın reddine" dair ara kararın yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.

6100 sayılı HMK'nun (HMK)'nın 389/1. maddesi,"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir.

HMK'nın 390/2 maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Yaklaşık ispat- tan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verile- bilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aran- mayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar.

Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belir- tilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. Bundan başka, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca.

"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memur- ların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzen- lenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.

Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.. 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).

Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu fatu- ralar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/ alacak- lının da faturaların tahsili noktasında menfaatinin olduğu anlaşılmaktadır.

Bu yönüyle eldeki dava açılmadan önce İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/516 D. İş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu anlaşılmaktadır.3.

Teminat miktarı hususundaki istinaf sebepleri yönünden ; ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde alınacak teminat miktarı mahkemenin takdirine bırakılmış olup İstanbul 13. ATM' ce takdir olunan % 20 oranındaki teminat dosya kapsamına uygundur.Kaldı ki değişen durumlara göre teminat oranının her zaman değerlendirilmesi mümkündür.Ayrıca burada takdir olunan teminatın amacı dava konusu alacağın tahsilini güvence altına almak değil,

tedbir talep edenin haksız çıkması durumunda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeniyle doğabilecek zararlarının karşılanması olduğundan alacağın tamamı tutarında teminat alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. 4. Tedbirin uygulanması. Mahkemece %20 oranında teminat takdir edilmiş ve 1.013.000,00 TL tutarında teminat mektubu 08.11.2024 tarihinde mahkemeye sunulmuş,aynı tarihte tedbirin uygulanması için müzekkere yazılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalı ...'ın 14.02.2025 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

KARA R

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/04/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/837, K. 2025/916, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Davada
  5. Kara R
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/837
Karar No
2025/916
Tarih
8 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi E.2025/840 K.2025/699
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/840 K.2025/791
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/843 K.2025/895
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/845 K.2025/872
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/845 K.2025/757
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2025/847 K.2025/1148

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.