İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/506 K.2026/481

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2026/506Karar2026/481Tarih19 Şubat 2026Okuma16 dk · 3.214 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Tarihi 26/11/2025

Karar tarihi
19 Şubat 2026
Esas no
2026/506
Karar no
2026/481
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2024/747 E - 2025/971 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.214 kelime·16 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davalının, ... numaralı tesisatın bulunduğu... Maltepe İstanbul adresindeki işyerinde kaçak elektrik tüketmiş olup, Müvekkili Şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalı hakkında aşağıda yazılı iş ve işlemler yapılmıştır.

Müvekkili Şirket'in ilgili ekipleri tarafından 23.03.2023 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “kurumun rızası hilafına, Şirkette kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin, harici bir hat çekmek suretiyle ve ölçümsüz şekilde” kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek davalı şirket aleyhine ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlenmiş ve videoya alınarak fotoğraflanmıştır.

Tutulan bu tutanaklardaki tespit ve değerler dikkate alınarak 6.080.684,23 TL bedelli Kaçak Elektrik Tahakkuk Hesabı çıkarılarak faturalandırılmıştır. Bu tutanak, tahakkuk ve fatura bedeli dava ve İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takihinin konusudur. Kaçak elektrik tüketimi bir haksız fiil olup haksız fil durumu TBK.nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeye bakıldığında haksız fiili işleyen kişilerin müştereken ve müteselsilen verilen zarardan sorumlu oldukları kesindir. Tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticileri, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte TBK.nun 49 ve 61 maddeleri hükümlerine göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.

Ayrıca davalı borçlular haksız fiillerinden dolayı TTK.nun 553 maddesi ve devamı maddeleri gereğince de sorumludurlar. Kaçak elektrik tüketim borcundan dolayı davalı tüzel kişinin yanında gerçek şahıs davalıların da TBK.49 ve 61 maddeleri ile TTK.553 maddesi gereğince sorumlu olmaları nedeniyle tüm davalılar-borçlular hakkında icra takibi yapılmış olup borca itiraz edilmesi nediniyle de tüm borçlular hakkında itipazın iptali davasının açılması gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/7-1 E. 2015/798 K. Sayılı ve 28.01.2015 tarihli kararı bu yöndedir. Dilekçede yazılı gerçek şahıs tüzel kişinin yetkilileri olup bu nedenle sorumludurlar. Davalı gerçek kişinin yetkili olduğuna dair İstanbul Ticaret Sicil kaydı ile ticaret sicil gazetesini dilekçe ekinde sunuyoruz.

Dava konusu alacağın talebe rağmen ödenmemesi nedeni ile davalı hakkında İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulmuş olup davalılar dosya borcunun tamamına itiraz ederek takibin durdurulması neticesinde İ.İ.K. Md.67 uyarınca itirazın iptali davasının açılması zaruretinde kalınmıştır. Davalılar da hali hazırda kuruma olan borçlarını ödememiştir. Davalılar haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olmuştur.

Bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi amacıyla işbu davanın açılması gerekmiştir. Dava konusunun ticari dava olması nedeniyle 7155 Sayılı Kanun çerçevesinde yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde taraflar anlaşamamışlardır.

Davalı şirket hakkında yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmeleri sonucunda düzenlenen arabuluculuk faaliyetinin bittiğine ilişkin 06.08.2024 tarihli son oturum tutanağı aslını dilekçe ekinde sunduklarını, Dava konusunun ticari dava olması nedeniyle 7155 Sayılı Kanun çerçevesinde yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde taraflar anlaşamamışlardır.

Davalı ... hakkında yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmeleri sonucunda düzenlenen arabuluculuk faaliyetinin bittiğine ilişkin 05.08.2024 ve 06.08.2024 tarihli son oturum tutanağı asıllarını dilekçe ekinde sunduklarını, B. Esas Hakkında Açıklamalar 1. Davalı Kaçak Elektrik Enerjisi Kullanmış ve Düzenlenen Faturayı Süresinde İfa Etmemiştir.

Davalı, dağıtım lisansı sahibi Müvekkili Şirket ...”ın bilgisi dışında, harici hat çekmek suretiyle ve ölçümsüz şekilde ilgili mevzuata aykırı olakak kaçak elektrik kullanılması nedeniyle kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit tutanaklarının düzenlenmesine sebep olmuştur. Bu şekilde davalı kaçak elektrik tüketmiştir.

6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile kurulan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca (EPDK) hazırlanarak 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42 maddesi kaçak elektrik enerjisi kullanımını düzenlenmiştir.

Anılan Yönetmeliğin, “Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri” başlıklı 42. Maddesi, “(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek,

tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir” hükmünü içermektedir.

Yukarıda yazılı Yönetmelik düzenlemelerine bakıldığında davalının bu Yönetmelik düzenlemelerine riayet etmeden elektrik tükettiği açık ve kesindir. Müvekkili şirket mevzuat çerçevesinde hareket ederek tespit tutanağı tutarak fatura düzenlemiştir. Davalı haksız olarak tükettiği elektrikten dolayı müvekkiline borçludur. Ayrıca davalı bu şekilde elektrik tüketmesiyle TCK.nun 163/3 maddesinde yazılı Karşılıksız Yararlanma suçunu işlemiştir.

Özel hukuk yönünden ise davalının bu eylemi bir haksız fiil eylemi olup davalı bu eyleminden sorumludur. Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddeleri haksız fiil durumunda sorumluluğu düzenlemektedir. Davalı tacir olması nedeniyle hukuka uygun olarak hareket etmek durumundadır. Kaçak elektrik tüketilmesi eylemi bir haksız fiil eylemi olduğu için davalı bu haksız fiil eyleminden sorumludur.

Yönetmeliğin, Kaçak Elektrik Enerjisi Tespit Sürecine ilişkin 43 madde ile Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının hesaplanmasına ilişkin 44 maddesi aşağıda yazılıdır. Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci MADDE 43 - (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır.

Kullanım yerinde EK-5'te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.

(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır; a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır. b) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6'da yer alan sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir. c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5'te yer alan kaçak tespit

tutanağı düzenlenir. ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve İedeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5'te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir.

(4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. (5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.

(6) Bu madde kapsamında düzenlenen kaçak elektrik tüketim faturası en geç 3 iş günü içerisinde tüketiciye gönderilir. (7) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir.

Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 44 - (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa,

bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.

(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60'ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW'nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,

b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW'nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.

(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.

(4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır.

Yine aynı Yönetmeliğin "Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketiminin Faturalandırılması" başlığı adı altında düzenlenen 46. Maddesinde, “Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz.

Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dâhil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.

Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göğönküne alıRarak hesAplama yapılır.

Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır" hükmünü içermektedir. Ayrıca, Müvekkili Kurum görevlilerinin usulüne uygun olarak düzenledikleri Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanakları, 6100 Sayılı HMK.

204/2 maddesi ve Yargıtay 3 Hukuk Dairesinin 2018/5061 E.2018/9950 K. sayılı ve 11.10.2018 tarihli kararı gereğince aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılmaktadır. Bu kapsamda, davalının kaçak elektrik tüketmesi nedeniyle tüketilen elektrik enerjisine karşılık tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırılmıştır. Davalı tarafından bahse konu fatura(lar), süresinde ifa edilmediğinden fatura(lar) bedelinin tahsili maksadıyla aleyhine işbu davamıza konu icra takibi başlatılmıştır.

2- Alacak Likit ve Belirlenebilir Olması Sebebiyle Davalı Aleyhine İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmelidir. Müvekkili Şirketin işbu davaya konu itirazın yapıldığı icra takibi ile amacı; kaçak elektrik tüketimi sebebiyle borçlu davalıya tahakkuk edilen fatura(lar)dan doğan alacakların tahsil edilmesidir. Söz konusu fatura(lar)dan doğan alacakların hepsi muaccel olduğu gibi aynı zamanda davalı tarafından bilinen, belirli ve belirlenebilir likit alacaklardır.

Tüketilen elektrik enerjisi miktarı ile bedeli davalı tarafından da bilinmektedir. Davalı elektrik enerjisi tükettiğini ve borçlu olduğunu bildiği halde haksız ve kötüniyetli olarak icra dosyasına itiraz dilekçesi vermiştir. 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun “İtirazın İptali” başlığı adı altında kararlaştırılan 67. Maddesinin 2. Maddesinde.

“Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın “yüzde yirmisinden” aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahküm edilir” denilmek suretiyle itirazın bertaraf edilmesi halinde hükmolunan meblağın /020'sinden aşağı olmamak üzere icra ve inkâr tazminatına hükmedileceği kararlaştırılmıştır.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 1995/5540 Esas 1996/3302 Karar sayılı ve 03.04.1996 tarihli ilamında. “Davacı vekili, davalının hamili bulunduğu kredi kartı ile çektiği nakit kredi borcunu geri ödemediğini, alacağın tahsili için yapılan takibe itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir...

Davacının alacağının hesaplanabilir, bir başka deyişle likid olduğu gözetilerek talep gibi davacı yararına inkâr tazminatına hükmedilmek gerekirken, bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir” denilmek suretiyle icra takibine konu alacağın belirlenebilir. olması halinde davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebileceği kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davalıdan icra i tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz.

3- Takipte istenen alacak kalemleri. Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin kaçak elektrik tüketenlere uygulanacak tarife gereğince davalının tükettiği elektrik bedeli 6.080.684,20 TL'dir. İşbu bedelin takip tarihine kadarki gecikme zammı 347.612,46 TL'dir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24.Maddesi uyarınca gecikme zammı vergi matrahına dâhil olduğundan icra takibine esas gecikme zammı için tahakkuk eden KDV'si 69.522,49 TL'dir.

Delil listesinde belirttikleri Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetler Yönetmeliği ve Kaçak Belgelerini ibraz edip, sunulan bu deliller işbu hususun ispatına yöneliktir. Bu alacak kalemleri takip tarihine kadar istenen kalemlerdir. Yargıtay 3 Hukuk Dairesinin 2016/20584 E. 2018/7702 K. sayılı 05.07.2018 tarihli kararı gereğince KDV.nin hesaplanması ve tahsilinin gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Anılan nedenlerle davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamı maksadıyla huzurdaki davayı ikame etme gereği hâsıl olduğundan bahisle davanın kabulü ile davalılar tarafından İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalılara yükletilmesine,

arabuluculuk ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili 21.11.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle. A. Usuli İtirazlar 1. Husumet İtirazı Vardır: Müvekkili, ...Şirketi'nin yetkilisi iken kaçak elektrik iddiası ile faturalandırma yapılmıştır ancak bu kaçak elektrik borcunun birebir sorumlusu şahıs değil şirkettir. Şirket ayrı bir tüzel kişilik olup müvekkilinin mal varlığı ile tüm borçtan sorumlu tutulması mümkün değildir.

Şirketin tam ünvanı: ... .... Şti. şeklinde olup sermayesi 200.000,00 TL'dir. Ekte ticari sicil bilgileri sunulmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)’nun 573. maddesi ve devamı “Limited Şirketler”i düzenlemektedir. Buna göre limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur.

Limited Şirketlerde ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Şirket müvekkil tarafından 10.06.2024 tarihinde ...'e satılmıştır ancak dava dilekçesinde ... bulunmamaktadır. Davacı kurum şahıs müvekkile dava yönelterek müvekkili zor durumda bırakmak istemiştir.

Davaların her borç alacak için şirket yetkililerine ikame edilmesi mümkün ise şirketi devralan şirket yetkilisinin de davanın tarafı olması gerekir fakat dava yönetilmemiştir. Davacı yan, müvekkilinin haksız fiilden sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Bu haksız fiilin gerçek olup olmadığı, müvekkiline ait şirketin gerçekten kaçak kullanım yapıp yapmadığı dahi yargılamaya muhtaç iken Türk Ticaret Kanunu'nun 632.

Maddesi şu şekildedir: Haksız fiil sorumluluğu MADDE 632- (1) Şirketin yönetimi ve temsili ile yetkilendirilen kişinin, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında işlediği haksız fiilden şirket sorumludur. Açık şekilde kanun maddesinde şirket sorumludur yazmaktadır. Müvekkilinin herhangi bir şekilde borçtan iddia edildiği üzere sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacı taraf TTK 553 maddesini haksız fiille bağdaştırmıştır.

TTK 553 şirket yönetiminde bulunan şirket yetkililerinin kendi ortaklarına veya şirketin işleyişine sorumlu olduklarına karşı şirket ortaklarının açabileceği bir davayı öngörür. Davacının ticari şirketin tüzel kişiliğinin perdesi kaldırılması davası ikame etmesi şahıs sorumluluğu için bir yöntemdir. Bu dava tüzel kişiliğin arkasındaki perdenin kaldırılması davası değildir. Diğer bir yandan davacı Kurum rüchanlı alacaklı değildir.

Hiçbir sıra cetvelinde Amme Usul Alacakları Kanunu'na tabi tutulmamaktadır. Bu sebeple de şirket yetkilisine gidilemez.

2. GÖREV İTİRAZI VARDIR:Şirket ile bir abonelik sözleşmesi imzalanmış ve abonelik sözleşmesin aykırılık ortaya çıktığı iddia edilmiştir. Bu aşamada Yargıtay kaçak elektrik iddiasının Tüketici Mahkemesinin mi yoksa haksız fiil yorumu yapılarak genel mahkemelerin mi görevli olduğu hususunu ele almıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-1001 Esas 2018/245 Kararı ile Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu hususunu açıklamak isteriz."...Somut olayda, dosyada mevcut tutanak kapsamlarından anlaşılacağı üzere kaçak ve usulsüz elektrik tutanaklarının düzenlendiği tarihten önce davacı şirket ile davalı arasında elektrik aboneliği tesis edilmiştir.

Şu durumda, taraflar arasında kurulan abonelik ilişkisi sözleşme niteliğinde olup, davacının bu sözleşme ilişkisine dayanarak ve sözleşmeye aykırılık iddiasıyla oluşan zararının giderilmesini talep ettiği kabul edilmelidir. O hâlde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın, haksız fiil kurallarına göre değil sözleşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Diğer taraftan, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 28.11.2013 tarih ve 28835 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve aynı kanunun 87. maddesi uyarınca yayımlandığı tarihten itibaren altı ay sonra yürürlüğe girmiş ise de, adı geçen Kanunda geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici Madde 1/2. bent uyarınca, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüketici işlemlerine, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına bu işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümleri uygulanacağından,

uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin açıklanması gerekmektedir.

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu kanunun amacının, kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmek olduğu açıklanmış.

“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde de “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (c) bendinde mal.

“Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları” (e) bendinde tüketici. “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişileri”; (f) bendinde satıcı.

“Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine aynı Kanun'un 23. maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı düzenlenmiştir. Burada hemen belirtilmelidir ki tüketici, ticari dağıtım zincirinin nihai halkasını oluşturur.

Ekonominin nihai hedefi olan tüketicinin, satıcı karşısında daha etkin olarak korunması gereği, tüketici hukukunun temel düşüncesini oluşturmaktadır. Bu noktada yasa koyucunun iradesi, 4077 sayılı Yasa kapsamında malları veya sunulan hizmetleri satın alan ve sözleşmede satıcıya karşı zayıf durumda olan tüketicinin korunmasına yöneliktir.

Bir hukuki işlemin, 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta, davalının mesken elektrik aboneliğinin bulunmasına, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanmasına, sözleşmenin taraflarından birinin tüketici, diğerinin satıcı, uyuşmazlığın da tüketime konu mala ilişkin olmasına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı belirgindir.

O hâlde, davaya bakma görevi de Tüketici Mahkemesine aittir." Yargıtay Kararı doğrultusunda bir aboneden söz edilmektedir ve abonelik sözleşmesinde Tüketicinin Korunması Kanunu'n gidileceği söz konusudur ancak burada müvekkili ne sıfatla dava tarafıdır. Abone değildir, abonelik sözleşmesinin tarafı değildir. Abonelik sözleşmesinin tarafı tüzel kişiliği olan ...'dir. B.

Esasa İlişkin İtirazlar: Her ne kadar borcun tarafı olmasak da borca itirazlarımız şu şekildedir: 1. Kablo ... 'e Ait Değildir. Öncelikle, bu enerji tüketini şirkete ait değildir. Mahkemenin tutanakları incelemesi ve hat çeken tarafın binanın ... olmadığını yerinde görmesi arz ve talep olunmaktadır. ...'ya komşu şirketin bu konuda işlem yaptığı hat çekilen kabloyu yan binadan çıkardığı bilinmektedir.

Ancak yan binada o an birilerini bulamadıkları için bu kaçak elektrik ... verilmiştir. Mahkeme'nin mahalde keşif yapması kiralanan mecurun ne halde olduğunu gözler önüne serecektir. Müvekkilinin olduğu yer, eski bir fabrika binasının ayrı ayrı bölümlerinden ibarettir ve yıkık dökük haldedir. Müvekkilinin iş yaptığı yerin yanındaki kırık dökük yerdeki makinaların kaçak elektrik çektiği düşünülmektedir.

Bu olayı fotoğraflarla izah etmek daha kolay olacaktır:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda. Davanın kısmen kabulü ile, İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında davalılar/borçlular ... ve...

Şirketi'nin yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 122.442,20 TL asıl alacak, 6.856,76 TL gecikmiş faiz ve 1.371,35 TL %20 KDV olmak üzere toplam 130.670,31 TL üzerinden aynen devamına, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davalı ...'in kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Karar diğer davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya üzerinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin tebliğe edilmeden dosyanın istinaf incelemesi için dairemize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından,

HMK 355, 352-1-ç ve 347 maddeleri uyarınca bu eksiklikler tamamlanıp, İlk derece mahkemesince davacının istinaf dilekçesinin davalı ... Şirketi'ne tebliğinden sonra yasal iki haftalık cevap süresi beklenerek istinaf başvuru aşamaları tamamlandıktan sonra, istinaf incelemesi için dairemize gönderilmesini temin için, dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle;İlk derece mahkemesince davacının istinaf dilekçesinin davalı... Şirketi'ne usule uygun tebliğ yapılarak, yasal 2 haftalık cevap süresi beklenerek, istinaf başvuru aşamaları tamamlandıktan sonra istinaf incelemesi için dairemize gönderilmesini temin için, dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesineDair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/02/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/506, K. 2026/481, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/506
Karar No
2026/481
Tarih
19 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/507 K.2026/93
  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/508 K.2026/81
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/513 K.2026/489
  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/516 K.2026/71
  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/518 K.2026/72
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/522 K.2026/435

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.