İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/584 K.2026/677

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2026/584Karar2026/677Tarih12 Mart 2026Okuma15 dk · 2.996 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Mart 2026
Esas no
2026/584
Karar no
2026/677
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/11/2025
Numarası
2025/664 D.iş E - 2025/664 K
Davanın konusu
İhtiyati Tedbir
Karar yazım tarihi
12/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.996 kelime·15 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İhtiyati tedbir isteyen vekili 19/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili ...

Aş nin, Türkiye ve .......'da yaklaşık 30 ülkeye vize hizmeti sağladığını, bu hizmet sırasında karşı taraf ... ile adi ortaklık ilişkisi içerisinde çalıştığını, bu çalışma ilişkisinin 2010 yılından bu yana kesintisiz devam ettiğini, imzalanan 24/10/2018 tarihli ana hizmet sözleşmesi ile Türkiyede vize hizmetlerinin kurulan bu adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde sağlanmasına dair ana çerçeve şartlarının düzenlendiğini,

işbu sözleşmenin ekini oluşturan ve ülke bazlı olarak hazırlanan ek sözleşmeler kapsamında Schengen Bölgesindeki bir çok ülkenin vize hizmetlerinin yürütülme süreçlerinde tarafların sorumluluklarının detaylı olarak düzenlendiğini, aleyhine tedbir talep edilen ....

Şti nin Türkiye kanunlarına göre kurulmuş merkezi İstanbul'da bulunan bir şirket olduğunu, sözleşmede anılan .... olarak anılan şirketin .....merkezli ...Limited şirketi olup, İstanbul'da kurulan ....Limited Şirketinin yüzde yüz yabancı ortağı olduğunu, .... firmasının vize başvuru süreciyle ilgili idari ve yargısal olmayan görevleri yürüterek diplomatik misyon / konsolosluklara hizmet verme işi ile uğraştığını,

taraflar arasında yapılan çerçeve sözleşme niteliğinde olan ana hizmet sözleşmesinin dışında ayrıca her bir ülkeye dair vize başvurularına ilişkin çalışma usullerini ve taraflar arasındaki adi ortaklık yapısına ilişkin finansal modelleri belirleme amacıyla ayrı ayrı sözleşmeler de yapıldığını,Fransa Elçiliği / Konsolosluğu vize işlemlerinin yürütülmesi amacıyla ilk olarak 2011 yılında tesis yönetim sözleşmesi imzalandığını, günümüze kadar bu sözleşmelerin taraflarca güncellendiğini,

gelinen aşamada bu sözleşmenin güncellenmiş ve müvekkilinin elinde mevcut Fransa Vize Operasyonuna ilişkin 31/01/2015 tarihli tesis yönetim sözleşmesi yapıldığını, taraflarca imzalanan sözleşme uyarınca konsolosluğun tüm operasyon yönetimi fiziki alt yapısı ve operasyonel devamlılığının tamamen müvekkil şirketin sorumluluğunda olduğunu,taraflar arasında imzalanan ve bağlayıcı olan 24/10/2018 tarihli ana sözleşmeye ek olarak 07/10/2019 tarihli 1. Ek sözleşme, 01/07/2020 tarihli 2. Ek sözleşme, 01/03/2022 tarihli 3. Ek sözleşme, 30/12/2022 tarihli 4. Ek sözleşme, 30/01/2024 tarihli 5. Ek sözleşme, 21/02/2025 tarihli 6. Ek sözleşme yapıldığını,

30/01/2024 tarihli 5. Ek sözleşmenin taraflar arasında son olarak tüm ülkelere ait çalışmaları kapsayacak şekilde yapıldığını, özellikle Fransa Vize Operasyonu ile ilgili finansal paylaşımı gösterir düzenlemeler içeren sözleşme olarak yapıldığını, zira anılan sözleşmenin C1.a, C1.d bendinde Fransaya vize operasyonuyla ilgili olarak taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde Fransa vize operasyonuyla ilgili olarak taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde paylaşım şekli ve oranlarının tablo ile sunularak hükme bağlandığını,

taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince operasyonel tüm işlemlerin müvekkil şirket tarafından yerine getirmekte olup bu sözleşme hükümleri gereğince taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin mevcut olduğunu, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları olduğunu, aleyhine tedbir istenen tarafından Ankara ve İstanbul Vize operasyon Merkezlerindeki biyometrik cihaz ve vize işlemlerinde kullanılan çeşitli makine ve teçhizatı müvekkilin bilgisi olmaksızın habersizce aldığını, davalının kusurlu ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin telafisi imkansız şekilde zararlara uğradığını,

bu zararın boyutunun günden güne artabilecek önem ve nitelikte olduğunu, buradaki amacın Fransa Vize Operasyonundan elde edilen gelirin tamamında müvekkili şirketi devre dışı bırakmak, tüm gelirin davalı şirkete ait olmasını sağlamak olduğunu,adi ortaklık ilişkisinin tek taraflı irade beyanı ile sona ermediğini, mahkeme kararı ile sona eren sözleşme türü olduğunu, aleyhine tedbir istenen tarafın Fransa Vize Operasyonlarının yapıldığı çalışma ofislerinin değiştirilmesine ilişkin eylemlerinin HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilerek önlenmesinin zorunlu olduğunu,

HMK 390/3 maddesi gereğince yaklaşık ispat kuralının somut olayda gerçekleştiğini, davalının kusurlu ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin telafisi imkansız şekilde zarara uğradığını, hukuka aykırılık, telafisi güç ve hatta imkansız zarar şartı ile yaklaşık ispat koşulundan çok öte ispat koşulunun da yerine geldiğini,vahim durumun ivedilikle dikkate alınarak davalı tarafından hukuka aykırı şekilde 14/11/2025 tarihli basın duyurularında belirtilen işlemlerin yapılmaması için mahkemece ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilerek.

Fransa Vize Operasyonuna ilişkin vize başvurularına yönelik işlemlerin başka bir yerde yapılmasına dair davalı yanca gerçekleştirilen tüm bu işlemlerin durdurulmasına, davalı yanca bu yönde gerçekleştirilecek vize işlemlerinin açıkça hukuka aykırı olması sebebiyle tedbiren durdurulmasına, söz konusu belirtilen adreslerin ticari faaliyete konu edinilmemesine, alınmış ise ticari ruhsatlarının tedbiren durdurulmasına,

bilcümle belirtilen adreslerde davalı şirket tarafından adi ortaklığın konusu ve amacı kapsamında gerçekleştirilen tüm ticari faaliyetlerin yapılmaması noktasında tedbir kararına hükmolunmasının zorunlu olduğunu,tedbir talebi yönünden mahkemenin görevli ve yetkili olduğunu,

bu nedenlerle davalı tarafından hukuka aykırı şekilde 14/11/2025 tarihli basın duyurularında belirtilen işlemlerin mahkemece ivedilikle HMK 389 vd hükümleri uyarınca kanun koyucunun aradığı tüm şartların somut olayda gerçekleştiği dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararı verilerek Fransa Vize Operasyonuna ilişkin vize başvurularına yönelik işlemlerle ilgili Ankara ve İstanbul illerinde bulunan çalışma ofislerinin başka bir yere taşınarak bu vize başvurusu işlemlerinin aleyhine tedbir istenen tarafından sadece tek başına kendileri tarafından yapılmasına dair tüm bu işlemlerin hukuka aykırılığının tespiti ile bu işlemlerin durdurulmasına,

davalı yanca bu yöne gerçekleştirilecek vize işlemleri ile ilgili iş yeri açma noktasında her türlü kiralama, ruhsat başvurusu, çalışma izni alınması ve burada belirtilmeyen tüm yasal müracaatların açıkça hukuka aykırı olması sebebiyle tedbiren durdurulmasına, söz konusu belirtilen adreslerin ticari faaliyete konu edilmemesine, alınmış ise ticari ruhsatlarının ve buna bağlı tüm faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasına,

aleyhine tedbir istenen tarafın resmi sosyal medya hesaplarında belirtilen adreslerde aleyhine tedbir istenen taraflardan adi ortaklığın konusu ve amacı kapsamında gerçekleştirilen tüm ticari faaliyetlerin yapılmaması noktasında tedbir kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.

Mahkeme,karşı taraf şirketin 14/11/2025 tarihli duyurusu ve devamında gelirlerin paylaşımı konusunda son olarak yaptığı uygulaması sonucu; tedbir isteyen tarafın korunacak hukuki yararının doğduğu, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı takdir edilmiştir. Mahkememizce taraflar arasındaki ticari ilişkide.

14/11/2025 tarihli duyuru öncesindeki fiili ve sözleşmesel durumun korunmasında tedbir isteyenin korunacak acil ve hukuki yararı bulunduğu gerekçesi ile;"Tedbir isteminin kısmen kabulü ile tedbir talep eden ...

AŞ ile karşı taraf...Şti arasındaki ticari ilişkide 14/11/2025 tarihli duyuru öncesindeki fiili ve hukuki durumun aynen korunmasına, bu durumun değiştirilmesi konusunda yapılan işlemlerin önlenmesi ve durdurulması için ihtiyati tedbir uygulanmasına, diğer tedbir istemlerinin bu aşamada reddine" karar vermiştir.İtiraz üzerine mahkemece ek kararla;

"1-İhtiyati tedbire itiraz eden...Şti. Tarafından 27/11/2025 tarihli tensip zaptının 4. Nolu ara kararı uyarınca teminatın yatırıldığı anlaşıldığından, mahkememiz dosyasında verilen 21/11/2025 tarih 2025/..... D.İş Esas 2025/........ Karar sayılı ihtiyati tedbirin kaldırılmasına,

İhtiyati tedbirin HMK 395 md gereğince depo edilen 4.000.000,00 TL teminat üzerine uygulanmasına,

2-İş bu ek kararın taraflara tebliğine ve mahkeme dosyasında verilen ihtiyati tedbirin uygulandığı icra dairesine bildirilmesine" dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle 27/11/2025 tarihinde karar verilmiştir.

İhtiyati tedbirin teminat üzerine kaydırılmasından sonra bu kez menfaati ihlal edilen Fransa Büyükelçiliği tedbire itiraz etmiş,ayrıca ihtiyati tedbir talep eden vekili verilen önceki tedbirin aynen uygulanması ve daha sonra belirlenen teminatın düşük olduğunu belirterek teminatın arttırılmasını talep etmiş olmakla,mahkemece bu kez 15/12/2025 tarihli ek ara kararıyla;

"1-İhtiyati tedbir kararının tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılması isteminin reddine,

2-Mahkememizin 27/11/2025 tarihli ara kararı ile HMK 395 md gereğince 4.000.000 TL(100.000 USD) teminat üzerine kaydırılan ihtiyati tedbirde teminatın 2.394.000.000 TL (57.000.000 USD) ye artırılmasına eksik 2.390.000.000 TL nin kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde nakdi veya süresiz ve kesin teminat mektubu olarak mahkememiz dosyasına ibrazına, HMK 395 md gereğince ihtiyati tedbirin ibraz edilecek teminat üzerine uygulanmasına, aksi halde HMK 395 md gereğince verilen 27/11/2025 tarihli ihtiyati tedbirin teminat üzerine uygulanması kararının kendiliğinden kalkacağının itiraz eden tarafa ihtarına (ihtar edildi)

Yatırılan nakdi teminatın nemalandırılmasına,

3-İhtiyati tedbir talep eden tarafın HMK 395 md gereğince verilen 27/11/2025 tarihli kararın yok hükmünde sayılması isteminin reddine,

4-Teminat yönünden yapılan itirazın kabulüne, 2.394.000.000 TL (57.000.000 USD) nin %20 si oranında 478.000.000 - TL nakdi teminat tutarının veya süresiz ve kesin teminat mektubunun kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde mahkememiz dosyasına ibrazına, böylece ihtiyati tedbirin devamına, aksi halde İİK 261/1 md gereğince ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati haciz isteyen tarafa ihtarına (ihtar edildi)

Yatırılan nakdi teminatın nemalandırılmasına,

5-Mahkememizce verilen 21/11/2025 tarihli ihtiyati tedbirin HMK 395 md gereğince teminat üzerine kaydırılmasından sonra Ankara ve İstanbul da bulunan vize merkezleri fiilen taşınmış bulunduğundan ve vize işlemleri kesintisiz devam ettiğinden 3.kişi Fransa Büyükelçiliğinin ihlal edilen menfaati kalmadığı dikkate alınarak 26/11/2025 tarihli dilekçesindeki istemlerin reddine,

6-Murafaa duruşması sonunda kısmen kabul kısmen red kararı verildiğinden;Yapılan yargılama giderlerinin takdiren taraflar üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" dair istinafı kabil olarak 15/12/2025

tarihinde karar vermiştir.Kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.İhtiyati tedbir talep eden ...

Aş vekili istinaf dilekçesinde;21/11 /2025 tarihli ara kararla verilen ihtiyati tedbir kararının usule aykırı olarak teminat üzerine taşınmasına ilişkin mahkemenin 27/11/2025 tarihli ek kararının usule aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini,HMK 394/4.madde gereği duruşma günü verilmesine rağmen mahkemece tensiple evrak üzerinde itirazları karşılar şekilde ihtiyati tedbirin değiştirilmesine karar verilmesini usul ve hukuka aykırı olduğunu,mürafaa duruşmasından önce evrak üzerinden inceleme yapılamayacağını,bunun adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarını ihlal ettiğini,karşın tarafın ana sözleşmeye ve tahkim şartına dair

açıklamalarının mevcut sözleşmelere ve taraflar arasındaki ilişkiye uygun olmadığının sabit olduğunu,21/11/2025 tarihli tedbir kararının net ve anlaşılır olduğunu,taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu,diplomatik kriz iddialarının yerinde olmadığı,taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi mevcut olup tek yanlı beyanla adi ortaklığın feshedilmesinin mümkün olmadığını belirterek,21/11/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının aynen devamını ancak 27/11/2025 tarihli ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde; deliller değerlendirilmeden eksik inceleme ile hatalı ihtiyati tedbir kararı verildiğini,tedbir kararının yasal şartları taşımadığını,kaldırılması gerektiğini,ihtiyati tedbir kararının açık ve net olması gerektiği,ancak kararın uygulanmasında kuşkuya düşüldüğünü,yaklaşık ispatın sağlanmadığını,yerel mahkemenin ihtiyati tedbirin sınırları aşarak asıl uyuşmazlığı çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verdiğini,mahkemenin davanın para alacağına ilişkin olduğu ve ihtiyati haciz hükümlerini değerlendirmeden ihtiyati tedbir kararı verdiğini,uyuşmazlığın ihtiyati tedbire konu olmaya elverişli

bulunmadığını,taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olmadığını,vize işlemlerinde münhasıran müvekkili şirketin imtiyaz sahibiolduğunu,tedbir talep eden şirketin imtiyaz hakkı bulunmadığını,aradaki ilişkinin hizmet sağlamaya ilişkin olduğunu,tedbir talep edenin müvekkiline hizmet sağladığını,tedbir talep edenin sözleşmeyi ihlal ettiği ve rekabet yasağına aykırı davrandığını,bu nedenle dava açıldığını,söz konusu uyuşmazlığın yargılamayı gerektiren birçok ihtilaf içerdiğinden tedbire elverişli olmadığını,adi ortaklığın kesin ve yazılı delille ispatı gerektiğini,mahkeme tarafından denetime elverişli olmayan uzman raporuna göre

verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı ve ölçüsüz olduğunu,şirket değerinin korunması amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararının ağır ve ölçüsüz sonuç yarattığını,bu nedenle tedbir kararının BK nın temel ilkelerini zorladığını,mahkemenin tedbirin teminata kaydırılması ve teminatın %100 alınmasının da taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı olduğunu,teminat belirlenecekse bunun sözleşmede belirteline hükümler çerçevesinde 6 ay ile sınırlı tutulup belirlenmesi gerektiğini belirterek ihtiyati tedbir kararının tümden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Taraf vekilleri istinafa cevap dilekçelerini ibraz etmiştir.

Mahkemece ayrıca her ne kadar Mahkemenin 27/11/2025 tarihli ek kararına karşı talep eden vekilince istinaf yoluna başvurulmuş ise de ; talep edenin istinaf dilekçesinde değindiği itirazları 15/12/2025 tarihli mürafaa duruşmasında değerlendirildiğinden, istinaf başvurusunun reddine ilişkin;

"1- Talep Eden ... Anonim Şirketi'nin 27/11/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddine,

2- Ek kararın taraflara tebliğine"dair tarafların yokluğunda, ek kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde ek karar verildiği görülmüştür.

6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;

Talep ihtiyati tedbir talebine yöneliktir.

Mahkemece " tedbir talep eden ...

AŞ ile karşı taraf...Şti arasındaki ticari ilişkide 14/11/2025 tarihli duyuru öncesindeki fiili ve hukuki durumun aynen korunmasına, bu durumun değiştirilmesi konusunda yapılan işlemlerin önlenmesi ve durdurulması için ihtiyati tedbir uygulanmasına, diğer tedbir istemlerinin bu aşamada reddine karar verildikten sonra, itiraz sonrası tedbirin teminat üzerine kaydırılmasına karar vermiştir.HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede;

meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir.

Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.HMK 341.maddede hangi kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği açıkca belirtilmiştir.İhtiyati tedbir kararlarının kabulüne ilişkin kararlara karşı itiraz halinde itirazın mahkemece incelenmesi, sonrasında verilen karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde ise bu ret kararına karşı itiraz eden tarafça istinaf yoluna başvurulabileceği açıktır.HMK 394. maddesinde karşı tarafın kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edebileceği hususu düzenlenmiştir.

HMK 396/1. maddesinde ise, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi yada kaldırılmasına talep üzerine karar verilebileceği, HMK 396/2. maddede bu durumda itiraza ilişkin 394/3 ve 4. fıkrasının kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.

HMK 396. maddesine ilişkin talep hakkında, verilecek kararlar yönünden, HMK 396/2.maddesi, itiraz yolunu düzenlemiş olup, HMK 396/2. maddesinde, istinaf kanun yolunu düzenleyen HMK 394/5 maddesine yapılan bir atıf yoktur.HMK 396. maddesindeki düzenleme, HMK 341/1. maddesine göre özel düzenleme olduğundan,somut olayda ihtiyati tedbirin değiştirilmesine-ihtiyati tedbirin teminat üzerine kaydırılmasına dair verilen bu ara karara karşı istinaf yolu açık değildir.Somut olaya ilişkin mahkemece ihtiyati tedbirin teminat üzerine kaydırılarak, ihtiyati tedbirin değiştirilmesi sebebiyle ortada istinafı kabil karar olmadığından,

HMK 394, 395,396 ve 341. maddeleri gözetilerek, tarafların istinaf dilekçesinin HMK 352.maddesi gereği reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Tarafların istinaf dilekçesinin ortada istinafı kabil karar olmadığından HMK 352. maddesi gereği reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edenlere isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi. 12/03/2026

KARŞI OY

Talep, adi ortaklık iddiasın adayalı ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.Davacı, taraflar arasında yapılan çerçeve sözleşme niteliğinde olan ana hizmet sözleşmesinin dışında ayrıca her ülkeye dair vize başvurularına ilişkin çalışma usullerini ve taraflar arasındaki adi ortaklık yapısına ilişkin finansal modelleri belirleme amacıyla ayrı ayrı sözleşmeler yapıldığını, spesifik olarak Fransa Elçiliği/Konsolosluğundan vize işlemlerinin yürütülmesi amacıyla ilk olarak 2011 yılında Tesis Yönetim Sözleşmesi imzalandığını, günümüze dek bu sözleşmelerin güncellendiğini, aleyhine tedbir talep edilen adi ortağın sözleşmeye aykırı davrandığını,

adi ortaklığın zarar gördüğünü, adi ortaklığın tek taraflı irade beyanı ile sona eremeyeceğini, aleyhine tedbir istenen tarafından gerçekleştirilen eylemlerin hukuka aykırılığının tespit edilerek, Fransa vize operasyonlarının yapılıdğı çalışma ofislerinin değiştirilmesine ilişkin eylemlerin önlenmesine, vize işlemleri ile ilgili işyeri açma noktasında her türlü kiralama, ruhsat başvurusu, çalışma izni alınması ve tüm yasal başvuruların hukuka aykırı olması nedeniyle durdurulmasına, belirtilen adreslerin ticari faaliyete konu edilmemesine ticari ruhsatların durdurulmasına,

resmi ve sosylal medya hesaplarında belirtilen adreslerde adi ortaklığın konusu ve amacı kapsamında gerçekleştirilen faalep, adi ortaklık iddiasın adayalı ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.Davacı, taraflar arasında yapılan çerçeve sözleşme niteliğinde olan ana hizmet sözleşmesinin dışında ayrıca her ülkeye dair vize başvurularına ilişkin çalışma usullerini ve taraflar arasındaki adi ortaklık yapısına ilişkin finansal modelleri belirleme amacıyla ayrı ayrı sözleşmeler yapıldığını, spesifik olarak Fransa Elçiliği/Konsolosluğundan vize işlemlerinin yürütülmesi amacıyla ilk olarak 2011 yılında Tesis Yönetim Sözleşmesi imzalandığını,

günümüze dek bu sözleşmelerin güncellendiğini, aleyhine tedbir talep edilen adi ortağın sözleşmeye aykırı davrandığını, adi ortaklığın zarar gördüğünü, adi ortaklığın tek taraflı irade beyanı ile sona eremeyeceğini, aleyhine tedbir istenen tarafından gerçekleştirilen eylemlerin hukuka aykırılığının tespit edilerek, Fransa vize operasyonlarının yapılıdğı çalışma ofislerinin değiştirilmesine ilişkin eylemlerin önlenmesine, vize işlemleri ile ilgili işyeri açma noktasında her türlü kiralama, ruhsat başvurusu, çalışma izni alınması ve tüm yasal başvuruların hukuka aykırı olması nedeniyle durdurulmasına,

belirtilen adreslerin ticari faaliyete konu edilmemesine ticari ruhsatların durdurulmasına, resmi ve sosylal medya hesaplarında belirtilen adreslerde adi ortaklığın konusu ve amacı kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İhtiyati tedbir kararıyla ilgili olarak 6100 sayılı yasada "MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde,

uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

MADDE 390- (1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.

(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.

(3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

MADDE 394 (1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz.

(2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/42 md.) Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.

(3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.

(4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.

(5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz, düzenlemeleri bulunmaktadır.

Buna göre, mahkemesince 21.11.2025 tarihli karar ile ihtiyati tedbir kararının kabulüne karar verildiği, bu karara itiraz üzerine 15.12.2025 günlü karar ile "1-İhtiyati tedbir kararının tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılması isteminin reddine

2-Mahkememizin 27/11/2025 tarihli ara kararı ile HMK 395 md gereğince 4.000.000 TL(100.000 USD) teminat üzerine kaydırılan ihtiyati tedbirde teminatın 2.394.000.000 TL (57.000.000 USD) ye artırılmasına eksik 2.390.000.000 TL nin kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde nakdi veya süresiz ve kesin teminat mektubu olarak mahkememiz dosyasına ibrazına, HMK 395 md gereğince ihtiyati tedbirin ibraz edilecek teminat üzerine uygulanmasına, aksi halde HMK 395 md gereğince verilen 27/11/2025 tarihli ihtiyati tedbirin teminat üzerine uygulanması kararının kendiliğinden kalkacağının itiraz eden tarafa ihtarına (ihtar edildi)

Yatırılan nakdi teminatın nemalandırılmasına

3-İhtiyati tedbir talep eden tarafın HMK 395 md gereğince verilen 27/11/2025 tarihli kararın yok hükmünde sayılması isteminin reddine

4-Teminat yönünden yapılan itirazın kabulüne, 2.394.000.000 TL (57.000.000 USD) nin %20 si oranında 478.000.000 - TL nakdi teminat tutarının veya süresiz ve kesin teminat mektubunun kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde mahkememiz dosyasına ibrazına, böylece ihtiyati tedbirin devamına, aksi halde İİK 261/1 md gereğince ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati haciz isteyen tarafa ihtarına (ihtar edildi)

Yatırılan nakdi teminatın nemalandırılmasına" karar verildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre, kararın itiraz üzerine verilmiş olduğu, kanun yolu açık olduğu, bu nedenle istinafı kabil olduğu, uyuşmazlığın adi ortaklık iddiasına ilişkin olup ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf talebinin reddi ile davalının istinaf talebinin kabulüne ve ek kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olmam nedeniyle sayın çoğunluğun gerekçe ve sonucuna katılmamaktayım. 12/03/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/584, K. 2026/677, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/584
Karar No
2026/677
Tarih
12 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/586 K.2026/709
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/588 K.2026/742
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2026/589 K.2026/588
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2026/594 K.2026/589
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/597 K.2026/1030
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2026/599 K.2026/297

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.