KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2018
- Dosya no
- 2017/2637
- Karar no
- 2018/264
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/04/2017
- Numarası
- 2016/859 E. - 2017/268 K.
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 06/07/2017
- İstinafa geliş tarihi
- 02/08/2017
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki bütün belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan inceleme raporu incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıya ait .. AVM'de "...." markasının reklam, tanıtım ve satış faaliyetini yapmak amacıyla kiraladığını, her yıl kira sözleşmesinin uzatılarak, kiracı sıfatıyla faaliyetine devam ettiğini, müvekkilinin kiracısı olduğu mal standının AYM'nin kapalı olduğu,
çalışma saatleri dışında gece yarısı müvekkilinin iş başında bulunmadığı saatlerde yerinden sökülüp, kaldırılarak usulsüz bir şekilde tahliye işlemi gerçekleştirildiğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine kira borcunun ödenmemesi gerekçesi ile icra takibi yapıldığını, itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, bu kez davalı tarafından itirazın iptali amacıyla İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/532 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, halen derdest olduğunu, açıklanan nedenlerle;
müvekkilinin standının kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle şimdilik 20.000.00 TL maddi zararın, tahliye işlemi sonrasında müvekkilinin işletemediği standından elde etmesi gerekirken elde edemeyerek mahrum kaldığı şimdilik 20.000.00 TL munzam zararın, ticari itibarının zedelenmesi, tüzel kişiliğine uğratılan zarar sebebiyle 50.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usul yönünden görev itirazlarının olduğunu, davacının yönelttiği maddi taleplerin yasal bir dayanağının bulunmadığını, zarar kalemi ve kar kaybı iddiasının afaki olduğunu, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiği gibi davacının ekipmanı için gerekli özeni gösterek masraf ettiğini, zarara uğrayan tarafın kendileri olduklarını, davacının kendi sebep olduğu zarardan müvekkilini sorumlu tutamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi; mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu kaldırılmasını talep etmiştir.
Dosya ön inceleme aşamasındayken davacı vekilinin yerel mahkeme kanalıyla gönderdiği 05/02/2018 tarihli dilekçesiyle, davalı şirket ile sulh olmalarından dolayı tüm hak ve alacaklarından, davadan ve temyizden feragat ettiklerini, avukatlık ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını belirttiği görülmüştür.
HMK 310.maddesi gereğince hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebileceğinden, H.M.K'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, E. 2017/2637, K. 2018/264, 23 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama