İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi E.2018/367 K.2018/207

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi hakim tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi…

Esas2018/367Karar2018/207Tarih14 Şubat 2018Okuma10 dk · 1.906 kelime

KÜNYE

null 2018/367 E., 2018/207 K.·T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Şubat 2018
Dosya no
2018/367
Karar no
2018/207
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/09/2017
Numarası
2017/852 E. - 2017/729 K.
Davanın konusu
Tazminat
Başvuru tarihi
21/11/2017
İstinafa geliş tarihi
18/12/2017
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.906 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi hakim tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı .... A.Ş arasında imzalanan 02/06/2008 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca bu davalı (...) tarafından inşa edilen .... Yapı Kompleksi içerisindeki...

Blok zemin kattaki 766,76 m2'lik alanın 1, 2 ve 4 nolu bağımsız bölümler olarak 23/08/2013 tarihinde müvekkili bankaya teslim edildiğini, taşınmazın tefriş işlerinin tamamlanmasından sonra muhtelif tarihlerde gayrimenkulün ortak yerlerinden sayılan ve müvekkili bankaya ait bağımsız bölümlerin üst katında yer alan kuyum atölyelerinin faaliyetleri sonucunda oluşan kimyasal atıkları taşıyan borulardan kimyasal atık sızıntılarının meydana geldiğini, durumun davalı ... ..Blokları Yönetimine ve aynı zamanda davalı ...ne bildirildiğini, yapılan görüşmeler neticesinde sızıntıya neden olan boruların Ağustos ayında...

Yönetimi tarafından değiştirildiğini, sonrasında kimyasal atık sızıntısı meydana gelmediğini, ancak aynı sızıntının tekrarlanıp tekrarlanmayacağı ve bağımsız bölümlerde çalışacak kişiler bakımından güvenli ve sağlıklı bir ortamın bulunup bulunmadığı hususlarında müvekkili banka tarafından mahkeme eliyle delil tespiti yaptırıldığını,bilirkişi raporunda proje aşamasında ana kolon borularının seçiminin yanlış yapıldığının tespit edildiğini, tefrişatın da kullanılamaz halde olduğunu, yenisiyle değiştirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu nedenle müvekkili bankanın uğramış olduğu 935.530,43 TL zararın müvekkili banka ile davalı ....

Sigorta A.Ş arasında yapılan 20/06/2014 tarihli sözleşme kapsamında talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından 186.011,44 TL ödeme yapıldığını, davalıların farklı hukuki sebeplerle müvekkili bankanın oluşan zararından müteselsilen sorumlu bulunduklarını, bu nedenle müvekkilinin 935.530,43 TL zararın 179.119,68 TL gecikme cezası ve delil tespiti için harcanan 12.566,20 TL'nin davalı ...den borcun muaccel olduğu 14/01/2017 tarihinden, diğer davalılardan ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ....

Blokları Atölyeler Yönetimi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bina yönetiminin tüm ortak alanlar ile tüm tesisatların kat malik ve kiracılarına vereceği zararların teminatı olarak ortak alanlara ilişkin yangın sigortası yaptırdığını, davalı ...'ın atık su giderlerinin kimyasal atıklara dayanıklı olacak şekilde yapmamış olmasının gizli ayıp niteliğinde olduğunu, davacının dava konusu bağımsız bölümleri 23/08/2013 tarihinde teslim aldığını, bu tarihten itibaren 23/08/2018 tarihine kadar gizli ayıptan dolayı davalı .....'ın sorumlu olduğunu, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını,

müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıldan fazla süre geçtiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı banka tarafından müvekkiline 1 yılı aşkın süre geçtikten sonra bildirim yapıldığını, bu şekilde ihmaller sonucu oluşan zararının büyüdüğünü, ihbar mükellefiyetine uymayan davacı bankanın zararın oluşması veya arttırılması yönündeki ihmalleri nedeni ile oluşan zararın tamamını talep edemeyeceğini,

talep edilen zarar miktarının fahiş ve zararın oluşması ile illiyet bağı bulunmayan zarar tazmin kalemleri bulunduğunu, davacının talep ettiği faiz türü ve oranının yasal olmadığını belirterek, davanın müvekkili açısından öncelikle zamanaşımı ve husumet yokluğundan reddine, davanın .....

A.Ş'ne ihbarına, davanın Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/337 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümlerin bulunduğu binanın 2011 yılında faaliyete geçtiğini, 08/02/2012 tarih ve 272 sayılı ..... Yönetim Kurulu Kararı ile ...

Yönetimi, Kat Malikleri Yönetim Kuruluna devredildiğini, dolayısıyla bu tarihten itibaren müvekkilinin, bina yönetimi ile hiçbir ilişkisi ve sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davaya konu gayrimenkulün geçici kabulünün 17 ve 18 Ekim 2011 tarihlerinde, kesin kabulünün ise 25 Haziran 2012 tarihinde yapıldığını, geçici ve kesin kabullerde mevcut borularda sızıntı olduğuna dair ve/veya işin niteliğine uygun olmayan biçimde malzeme ve projelendirme yapılmadığına dair “geçici ve kesin kabul eksik veya kusurlu işler listeleri”nde herhangi bir ifadeye yer verilmediğini,

müvekkilinin dava konusu ile ilgili olarak üzerine düşen görev ve sorumlulukları tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bağımsız bölümü tam ve noksansız bir şekilde davacıya teslim ettiğini, işbu davanın öncelikle müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine, aksi bir durumda ise davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte olması durumunda davanın yüklenicinin alt yüklenicisi olan Detay Mühendislik,...Denetim Şirketlerine de ihbarını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, iddia edilen zararın giderilmesi için ihtiyaç duyulan birim maliyet fiyatları piyasa koşullarından uzak abartılı rakamlar olup,

fahiş bulunduğunu ileri sürerek davanın öncelikle müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddine, aksi taktirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

A.Ş vekili cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak müvekkili şirketin adresi itibariyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafın delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, esasa ilişkin olarak ise, dava konusu zararın 06/04/2015 tarihinde meydana geldiğini, dava 2 yıl geçtikten sonra 22/05/2017 tarihinde açıldığından zamanaşımına uğradığını, bildirilen su sızıntısı sonucunda davacı tarafın eşyalarında meydana gelen hasar miktarının 186.011,44 TL olarak tespit edildiğini, işbu bedelin davacı tarafa mutabakat ile 15/03/2016 tarihinde tam ve eksiksiz olarak ödendiğini,

işbu dava ile talep edilen teminat harici zararın oluşmasına, dolaylı zarar ve zıyanın meydana gelmesine davacının kendi kusuru ile neden olduğunu, bu yöndeki taleplerin Yangın Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigorta poliçesi teminatı dahilinde yer almadığını, davacının müvekkili şirket yönünden ileri sürdüğü doğrudan zarar açıklamaları ve zararın muacceliyet tarihine ilişkin gerekçesinin dahi, yasaya ve şartlara uyumsuz olduğunu, davacının faiz taleplerinin de yerinde olmadığını belirterek yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,

aksi taktirde davanın zamanaşımı sebebiyle ve husumetten reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince; davanın HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin farklı hukuki sebeplere göre sorumlu olan davalılara karşı yönelttiği taleplerin her biri ticari dava olduğundan davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, görevsizlik kararının bu nedenle yanlış olduğunu, görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birden fazla kişi tarafından veya birden fazla kişi aleyhine açılan davanın birlikte görülebilmesi için aynı tarafta yer alanlar arasında hukuksal bir bağlantının bulunması gerekir. Hukukumuzda bu bağlantı, karşılığını dava arkadaşlığı kurumunda bulmakta, zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı olmak üzere iki ana başlık altında ve zorunlu dava arkadaşlığı da yine kendi içinde maddi ve şekli olmak üzere ikili ayrımla düzenlenmektedir.

Hemen burada söz konusu kavramların açıklanmasında yarar vardır:

Dava konusu olan hak, birden fazla kişi arasında ortak olup da bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde dava arkadaşlığının maddi bakımdan mecburi olduğunun kabulü gerekir. Diğer bir ifadeyle, bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının, zorunlu olduğu hallerde zorunlu dava arkadaşı durumundadır.

Zorunlu dava arkadaşlığında; dava arkadaşları arasındaki ilişki çok sıkı olduğundan, davada birlikte hareket etmek durumundadırlar. Mahkeme ise, dava sonunda zorunlu dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve tek bir karar verecektir. Zorunlu dava arkadaşlığında dava konusu olan hak tektir ve dava arkadaşı sayısı kadar müddeabih bulunmamaktadır.

Bazı hallerde ise, birden fazla kişi tarafından birlikte dava açılmasında maddi bir zorunluluk olmadığı halde, Kanun; gerçeğin daha iyi ortaya çıkmasını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin doğru sonuca bağlanmasını sağlamak için, birden fazla kişiye karşı dava açılmasını usulen zorunlu kılmıştır ki, bu durumda şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığı söz konusudur. Böyle bir davada, dava arkadaşları hakkında tek bir karar verilmesi veya dava arkadaşlarının hep birlikte ve aynı şekilde hareket etme zorunluluğunun varlığından söz edilemez.

Açıklanan bu mecburi dava arkadaşlığı halleri dışında ise, dava arkadaşlığı ihtiyaridir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 57.maddesinde, dava konusu hak ve borcun ortak olması, birden fazla kişinin ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile borç altına girmiş olması, davanın birden fazla kişi hakkında aynı (veya benzer) sebepten doğmuş olması, hallerinde birden çok kimsenin birlikte dava açması olanaklı olduğu gibi, birlikte aleyhlerine de dava açılabilir.

Alacaklının, müteselsil borçluların tümüne veya bunlardan bazısına karşı alacak davası açtığı hallerde davalı müteselsil borçlular; yine, mirasçılar miras bırakanın borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarından, birden fazla mirasçıya karşı alacak davası açılması halinde davalı mirasçılar; birden çok kişinin aynı sözleşmeyle borç altına girdiği hallerde bölünebilen bir borç nedeniyle birden çok kişiye karşı birlikte dava açılması halinde, bu kişiler; arasındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığıdır.

Davanın, birden fazla kişi hakkında aynı veya benzer sebepten doğması haline gelince; aynı sebepten maksat yalnız hukuki sebep olmayıp, bir olaya, yani aynı vakıaya ve fakat farklı hukuki sebeplere dayanılarak da birden fazla kişinin dava açması veya dava edilmesi olanaklıdır. Örneğin, sebepsiz iktisap hükümlerine göre sorumlu olan kişilere karşı ve haksız fiili birlikte işleyen kişilere karşı birlikte dava açılabilir. Burada da ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur.

Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 167. maddesinde; mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden karar verebilir denilmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-5 maddesinde, " Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, merci tayinine karar verilmiş olması" halinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği hükme bağlanmıştır.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu zararın her üç davalıdan tazminine karar verilmesini istemiş, her bir davalının sorumluluğunun farklı hukuki sebep ve temellere dayandığını açıklamıştır.

Davalı ...Ş 'nin davaya konu bağımsız bölümleri inşaa eden firma olması nedeniyle, davalı ...Ş.'nin davacıyla aralarında bulunan sigorta sözleşmesinden dolayı sigorta eden şirket olması nedeniyle, İstanbul ... Blokları Atölyeler Yönetimi'nin de davaya konu bağımsız bölümün bulunduğu kat mülkiyeti kurulu blokların yönetimi olması nedeniyle husumet yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu davalılardan sadece İstanbul ...Blokları Atölyeler Yönetimine yönelik davanın 634 sayılı KMK.'na göre çözümlenmesi gerektiği ve bu davalıya ilişkin dava bakımından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, diğer davalılar hakkındaki davanın çözümünde KMK'nun uygulanmayacağı, TBK ve TTK hükümlerinin uygulanacağı, bu davalılara ilişkin dava bakımından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olmadığı açıktır.

Davalılar arasında H.M.K.'nun 59. maddesi anlamında mecburi dava arkadaşlığı olduğundan söz edilemez. Davalıların her biri yönünden dayanılan hukuki sebebin farklı olması, dayanılan hukuki sebeplere göre İstanbul ... Plaza ....

Blokları Atölyeler Yönetimi hakkındaki dava ile diğer davalılar hakkındaki davaların farklı mahkemelerin görev alanına girmesi, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen dikkate alınmasının zorunlu olması dikkate alındığında, yargılamanın sağlıklı olarak yürütülebilmesi ve uyuşmazlığın kolaylıkla çözüme ulaştırılabilmesi için ilk derece mahkemesinin H.M.K.'nun 167. maddesi uyarınca davalı ... ..

Blokları Atölyeler Yönetimi hakkındaki davanın eldeki davadan tefriki ile bu davalı hakkında 634 sayılı KMK. uygulanacak olduğundan yeni esasa kaydedilecek davada görevsizlik kararı vermesi gerektiği değerlendirilmeden tüm davalılar bakımından görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Hal böyle olunca; davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile, HMK'nun 353/1-a-5 maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının esası incelenmeksizin kaldırılmasına ve davalı .... Blokları Atölyeler Yönetimi hakkındaki davanın eldeki davadan tefriki ile bu davalı hakkında yeni esasa kaydedilecek davada görevsizlik kararı verilmesi, diğer davalılar yönünden yargılamaya devam edilerek dava dilekçesindeki istemler yönünden esas hakkında bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-H.M.K.'nun 353/1-a-5 maddesi gereğince Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/09/2017 tarih ve 2017/852 Esas - 2017/729 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davalı ...Blokları Atölyeler Yönetimi hakkındaki davanın eldeki davadan tefriki ile yeni bir esasa kayıt edilmesi, diğer davalılar yönünden yargılamaya devam edilerek, dava dilekçesindeki istemler yönünden esas hakkında bir karar verilmesi için dosyanın Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,

4-Peşin olarak alınan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

5-Davacının işbu istinaf başvurusu için yaptığı yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek hükümde değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının davacıya iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 14/02/2018

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, E. 2018/367, K. 2018/207, 14 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/367
Karar No
2018/207
Tarih
14 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi E.2018/367 K.2018/294
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2018/368 K.2018/243
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2018/371 K.2018/244
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2018/373 K.2018/187
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2018/374 K.2018/306
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2018/375 K.2018/175

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.