KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2021/298
- Karar no
- 2023/1327
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2019
- Numarası
- 2018/394 E. - 2019/1213 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının dava dışı malikler ile yapmış olduğu kira sözleşmesine istinaden taşınmazı kullandığını, takibe dayanak gösterilen ortak gider, aidat, ek katkı ödemeleri,mağaza tüketim bedellerine istinaden kesilen fatura alacaklarını ödemediğinden haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde borçlu davalının dosyaya itiraz ederek takibi durduğunu, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, icra takibinde takip konu fatura tarihlerinin işletildiği faiz talebinin yersiz olduğunu,
kabul edilmeyen fatura içeriğinde mal ve hizmet verdiğinin ispat ile yükümlü olduğunu, davacının davalı adına kesilen faturalara itiraz edilmediğini, icra takip konusu faturalara davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğini, fatura konusu mal ve hizmette davalı tarafından alınmadığını, davacının davalı adına fatura kesmeye yetkisi bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekili istinaf talebinde, takibe konu faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalının fatura içeriğine süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalının fatura içeriklerine ilişkin hizmet almadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, dosyadaki kira sözleşmesinin 2. Bölüm 9. Maddesine göre alışveriş merkezinin yönetimi ve idaresinin de mühasıran kiraya verenlere veya kiraya verenlerin belirleyeceği şirketlere ait olacağının tarafların kabulünde olduğu,
davalının dava açıldıktan sonra husumet itirazında bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyada alınanan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli iken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, "itirazın iptali" istemine ilişkindir. Davacı şirketin, ...
AVM site yönetimi tarafından görevlendirilen ve profesyonel yönetim hizmetleri veren bir şirket olduğu, davalının ise dava konusu sitede kiracı olduğu, davacının ortak genel gider ve mağaza müstakil giderlerinden oluşan toplam 5.276,60 TL için takip yaptığı, dava konusu taşınmazın ... ve ... numaralı Parselden oluştuğu, toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Hukuki uyuşmazlıklarda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna olup, özel bir kanun hükmü ile açıkça Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler Asliye Hukuk Mahkemesinde genel hükümlere göre görülür.
Şartları oluşmadığı taktirde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanamasa da anataşınmazın tüm malik veya irtifak hakkı sahiplerince imzalanmış bulunan ve bağlayıcı sözleşme hükmündeki yönetim planının esas alınarak uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesince çözümü gerekir. Ana taşınmaz birden fazla parsel üzerinde kurulu ise. Kat mülkiyeti kanununun uygulanması şartları.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 66 ve 67. maddeleri gereğince "toplu yapıyı oluşturan imar parselleri ve ortak yerlerin tapuda birbirleriyle bağlantıları sağlanmak suretiyle irtibatlandırılması ve toplu yapı yönetim planının yapılması " gerekir. Bu şartlar oluşmadığı taktirde, genel hükümler uygulanır.
Dava dışı site yönetiminin, yönetim işlemlerini yapmak üzere davacı şirkete yetki vermesi nedeniyle davacının site yönetimi adına işlemler yaptığı, site yönetiminin tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle yaptığı işlerin ticari iş sayılamayacağı, taşınmazın birden fazla parselden oluşması ve toplu yapıya geçilmemesi nedeniyle de görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, bu nedenle İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargı organlarınca yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun görev yönünden başka bir sebepten kabulüne, HMK.353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, E. 2021/298, K. 2023/1327, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama