KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
- Dosya no
- 2018/1134
- Karar no
- 2018/1624
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/02/2018
- Numarası
- 2017/1123 2018/120
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasında Bakırköy 6. Asliye Ticaret ve Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesince, "davalı tarafça ibraz edilen Bakırköy ... Noterliğinin 19/07/2011 tarihli "işletme hakkının devri sözleşmesi" incelendiğinde ... TİC. LTD. ŞTİ adına hareket eden davacının iş yerini davalıya devrettiği her iki tarafında tacir olup, uyuşmazlığın ticari işletmeden kaynaklı olduğu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince ise, "... tarafların tacir sıfatının bulunmaması ve TTK da sayılan uyuşmazlıklardan olmaması sebebiyle uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.
Diğer yandan, aynı Kanunun 778/I-1. maddesi poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763. madde hükümlerinin bono yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 757/I. maddesi ve 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngörün 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemesi yetkili kılınmıştır.
Somut olayda, teminat senedi olarak verildiği tarafların kabulünde olan bonodan dolayı davacı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup, dosya kapsamına göre davacının tacir sıfatının bulunmadığı, bononun teminat senedi olarak verildiği anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
KANUN YOLU
Kesin olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2018/1134, K. 2018/1624, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama