KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1999
- Karar no
- 2024/2110
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/06/2024
- Numarası
- 2019/975
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; dava konusunun nerede ise tamamının taraflar arasındaki hakediş ve kesintilerine dair olduğunu, dava konusu işin inşaat işi oluşu nazara alındığında, bu nevi bir dosyada hak ediş uzmanı inşaat mühendisi bir bilirkişinin yer almasının gerektiğini, yine mevcut heyetin gecikme cezası ile ilgili hatalı hukuki yorumları karşısında yeni heyete borçlar hukuku akademisyeninin katılımının doğru ve yerine olacağını,
açıklandığı üzere bilirkişilerin objektiflikten uzaklaşmış olması ve bizatihi kendi raporları arasında müvekkili lehine kabul edilemez çelişkilerin olması söz konusu raporun bu yönü ile hükme esas alınma olanağının bulunmadığının mahkemeye bildirildiğini, bilirkişi incelemesi öncesi İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının celp edilerek, yeni bilirkişi incelemesinde tüm itirazların nazara alınmasının talep edilmesine rağmen bu talebin kabul edilmeden sözlü yargılamaya geçildiğini, bu nedenlerle adil yargılama hakkının ihlal eden ve tarafsızlığına gölge düşüren görevli mahkeme hakiminin iş bu dosyada el çekmesinin gerektiğini belirterek mahkeme başkanı hakiminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması,
dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı,
reddeden davalı tarafından mahkemece talep edilen ilgili icra dosyası getirtilmeden ve ek rapora yapılan itiraz değerlendirilmeden sözlü yargılama aşamasına geçildiği, bilirkişi heyetinin eksik oluşturulduğu ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, delil toplanması, rapor alınma gibi hususlarda mahkeme hakimin yasal taktir hakkının bukluduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/1999, K. 2024/2110, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama