İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2024/3390 K.2025/45

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle dosya ve ekleri incelendi;

Esas2024/3390Karar2025/45Tarih9 Ocak 2025Okuma10 dk · 1.956 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Ocak 2025
Dosya no
2024/3390
Karar no
2025/45
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/09/2024
Numarası
2024/447 2024/604
Davanın konusu
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.956 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle dosya ve ekleri incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Talep eden dilekçesinde;Davacı vekili dava dilekçesi ile. İdare mahkemesinde açılan 07/04/2022 tarihli dava dilekçesi ile. “26.02.2022 tarih ve 31762 sayılı, Resmi Gazetede yayınlanan; ... San. Ve Tic. A.Ş. olan, "...

Urla Taşınmazı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü”nün TMSF idaresi tarafından 26.03.2022 tarihinde, saat 16:00’da 19.800.00-TL muhammen bedel ile satış ve tasfiyesi planlanan idari işleminin, uygulanmakla etkisi tükenecek ve yargılamayı konusuz bırakacak olması nedeniyle ivedilikle savunma alınmadan yürütmesinin durdurulması, anayasa’ya aykılık iddiamızın kabulü ile, anayasa mahkemesine müracaat edilmesi, idari işlemin iptaline karar verilmesi" talep edildiğini, yargılama sonucu İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 2022/750 Esas, 2022/1996 Karar ve 21/10/2022 tarihli kararı ile;

“davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, Danıştay 13. Dairesi'nin 21/02/2023 tarih ve E:2022/4899, K:2023/702 sayılı kararı ile; “davalı idarenin kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticâri gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idari işlem veya eylem niteliğinde olmadığı,

kayyım sıfatıyla ticâri kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticâri faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği idarenin, kayyımı olduğu şirketlere ilişkin olarak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan yetkilerini kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulayabilmesinin kayyımlık sıfatını ve uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin olma niteliğini etkilemediği anlaşıldığından,

uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl ifâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” şeklindeki gerekçe ile, adli yargının görevli olduğundan bahisle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verdiğini, İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nce, Danıştay 13. Dairesi'nin 21/02/2023 tarih ve E.2022/4899, K.2023/702 sayılı bozma kararına uyularak verilen 17/05/2023 tarih ve E.2023/1155, K.2023/1176 sayılı kararda;

“davalı idarenin kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticâri gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idari işlem veya eylem nitelinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticâri kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticâri faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği,

davalı idarenin kayyımı olduğu şirketlere ilişkin olarak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan yetkilerini kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulayabilmesinin kayyımlık sıfatını ve uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin olma niteliğini etkilememesi karşısında Türk Medeni Kanunu'nda kayyımlık görevinin nasıl ifâ edileceğine ilişkin ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri göz önünde bulundurularak adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." şeklindeki gerekçe ile uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı mercileri görevli olduğundan

davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, bu kararın davalı idare tarafından istinaf edildiğini, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nin 2023/1155 Esas, 2023/1651 Karar ve 24/10/2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, bu kararın da davalı tarafından 14/11/2023 tarihinde, söz konusu davada idari yargının görevli olduğu iddiası ile temyiz edildiğini, nihai olarak ise temyiz talebini inceleyen Danıştay 13. Dairesi'nin, 2023/3836 Esas, 2024/2519 Karar ve 03/06/2024 tarihli kararı ile,

“İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nin 24/10/2023 tarih ve E:2023/1701, K:2023/1651 sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA” karar verdiğini, bahsedilen idari yargıdaki yargılama aşamalarında ise, dava konusu edilen idari işlem ile ilgili gelişmeler yaşandığını, ...

Urla Taşınmazı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihalesi için 6 yatırımcı ihaleye girdiğini, ... Urla Taşınmazı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihalesinin 22/03/2022 tarihinde saat 11.00'da yapıldığını, en yüksek teklif olan 20.000.000-TL üzerinden açık artırma aşamasına geçildiğini, açık artırma aşamasında ... Elektrik Üretim AŞ'nin, 36.000.000-TL ile en yüksek teklifi vermek suretiyle ihale bu şirkette kaldığını, 09/05/2022 tarihinde ...

Urla Taşınmazı Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün mülkiyetinin ...

Elektrik Üretim A.Ş.'ye geçtiğini, her ne kadar idari dava konusu edilen satış işlemi neticelenmiş olsa da, müvekkillerin bu satış işleminde hukuki menfaatleri bulunduğundan, açılacak davada hukuki yararları bulunduğundan, bu davanın, süresinde tekrar, adli yargıda açılmasının zaruret haline geldiğini, Danıştay kararının taraflarına 29/07/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, bu kararın kesin olarak verilmiş olan bir karar olduğunu, davalı tarafın, müvekkilinin hissedarı olduğu "...

Urla Taşınmazı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü"nün satış ve tasfiyesi için 26/02/2022 günlü Resmi Gazete ile ilan yapılarak 26/03/2022 tarihinde, saat 16:00'da ihale yapılarak satış ve tasfiye işleminin gerçekleştirileceğini duyurduğunu, davalı TMSF tarafından ... San. ve Tic. A.Ş.

Bütünlüğü oluşturularak satılması amacıyla daha önceden 2 kez girişimde bulunulduğunu, bu işlemlere karşı dava açıldığını, TMSF satış işlemlerini gerçekleştiremediğinden davaların konusuz kalması nedeniyle mahkemelerin konusuz kalan bu davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini, TMSF'nin ilerleyen aşamalarda da satış isteğinde ısrarlı olacağından bahisle bu kararlara karşı istinaf ve temyiz haklarını kullanılmış olduğunu, bu dosyaların İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 2020/1491 ve İstanbul 14. İdare Mahkemesi'nin 2020/1604 Esasına kayıtlı olduklarını,

TMSF'nin 3. kez çıkmış olduğu ihale ile müvekkile ait şirketin bir kısım birimlerini satma girişiminde bulunduğunu ve nihayetinde de satış işleminin gerçekleşmiş olduğunu, davalı tarafın 3. kez müvekkillerine ait Şirketin taşınmazının satışı için ilana çıkmış olduğunu, dava konusu edilen işlemin 26/03/2022 tarihinde, saat 16:00'da 19.800.000,00-TL muhammen bedel ile satış ve tasfiyesi planlanan ve satışı gerçekleşen işlem olduğunu, müvekkili ...'nun, ...

Holding'e bağlı şirketlerin büyük ortağı olup, bu Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerde %48 oranında hissesi bulunduğunu, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ise ...

Holding bünyesinde faaliyet gösteren 20 şirketten sadece birisi olduğunu, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 22/07/2016 tarihli ve 2016/4528 Değişik İş numaralı kararı ile şirketin bir kısım ortakları hakkında CMK'nın 128. maddesi gereğince malvarlıklarına tedbir konulmuş olduğunu, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 2016/4529 Değişik iş numaralı kararı ile Naksan Holdinge bağlı şirketler için yönetim organlarının tüm yetkilerini kullanmak ve yeni yönetim kurulunu oluşturmak üzere kayyım olarak atanmalarına karar verilmiş olduğunu,

Resmi Gazete'nin 01/09/2016 tarih ve 2918 sayılı mükerrer nüshasında yayımlanan 674 sayılı KHK'nın 19 ve 20. maddeleri kapsamında, iddia konusu yapıya aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133'üncü maddesi uyarınca kayyım atanan/atanacak olan şirketlerdeki kayyımlık görev ve yetkilerinin TMSF'ye devredilmesine karar verildiğini ve aynı KHK ile söz konusu şirket ve varlıkların satış ve tasfiyesine ilişkin hükümlerin de düzenlendiğini, sonrasında yayınlanan çeşitli KHK'lar ile;

kayyımlık görevi TMSF'ye devredilen veya kayyım olarak TMSF'nin atandığı şirketler ve varlıklar ile ilgili ek düzenlemeler yapıldığını ve yetkili hakim veya mahkeme tarafından iddia konusu yapıya aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan gerçek ve tüzel kişilerin yüzde elliden daha az ortaklık payı olduğu şirketlerde, bu payların yönetimi ve temsili amacıyla TMSF'nin Hisse/Pay Kayyımı (Kısmi Kayyımlık) olarak atanabileceği ile gerçek kişilerin şahsi mal varlıkları için de TMSF'nin Kayyım olarak görevlendirilebileceğine ilişkin düzenlemeler yapıldığını,

Gaziantep 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2016/5555 Değişik İş sayılı ve 02/09/2016 tarihli kararı ile, Gaziantep 2.Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/08/2016 tarih ve 2016/5027 değişik iş sayılı kararı, Gaziantep 3.Sulh Ceza Hâkimliğinin 31/08/2016 tarih ve 2016/5397 değişik iş sayılı kararı ve Gaziantep 3.Sulh Ceza Hâkimliğinin 31/08/2016 tarih ve 2016/5398 değişik iş sayılı kararı ile 674 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 19.maddesi gereğince verilen kayyımlık kararının, müvekkiline ait şirketlerin de dâhil olduğu 51 şirket hakkındaki görev ve yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesine karar verildiğini,

bu kararla bütün yetkilerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmiş olduğunu, ... San. ve Tic.

A.Ş.'nin de bu şirketlerden birisi olduğunu, bu tür davaların ilk aşamada idare mahkemelerine açıldığını, Danıştay'ın ise birçok kararında ve bu dosya ile ilgili yukarıda bahsi geçen kararıyla hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verdiğini, bu sebeplerden dolayı davanın, Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle davalının TMSF'nin adresi bölgesindeki Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olduğunu, dava konusu TMSF'nin satış işleminin 1982 Anayasasının temel hak ve özgürlükleri koruma altına alan amir hükümlerine açıkça aykırı olduğu gibi, kullanılan yetkinin sınırlarının aşılmış olması,

mülkiyet hakkına hukuk dışı müdahalede bulunulması, hukuken var olmayan, maddi ve hukuki gerçeğe aykırı gerekçelerle işlem tesis edilmesi, üretim ve istihdama katkı sağlanmasına yönelik satışa konu şirketlerin faaliyetlerini sürdürmesi yerine, piyasa koşullarının çok altında satışa çıkarılması ve çok daha düşük bir bedelle devrine yol açılacak olması dikkate alındığında kamu yararı dışında bir kısım hedeflerin var olduğu, ceza yargılaması tedbiri olarak belirlenen kayyımlık kurumunun, tahsil ve takip yetkisiyle karıştırılması,

tanınan takdir yetkisinin hukuka aykırı ve keyfi şekilde kullanılmış olması nedeniyle açıkça hukuka aykırı olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2.maddesinde açıkça vurgulandığı üzere, T.C.'nin bir hukuk devleti olduğunu, Hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz, vazgeçilmez temel gerekleri arasında idarenin kanuniliği ilkesinin yer aldığını, İdarenin bir yetki kullanabilmesinin temel koşulunun Anayasaya uygun olarak çıkarılmış bir kanuni düzenlemeyle idareye yetki verilmiş olması olduğunu, dava konusu TMSF Başkanlığınin satışa çıkarma işleminin hem Anayasaya uygun çıkarılmış bir yasal dayanağının olmadığını,

hem de sonradan kanunlaşan 674 sayılı KHK hükmüyle tanınan yetkiler aşılmak suretiyle, ekonomik sorunu bulunmayan bir şirketin satışa çıkarılmakta olduğunu, TMSF'nin, bankacılık sektöründe faaliyet gösteren mali kuruluşların mevduatlarına getirilen devlet güvencesinin idari yapılanması olarak ortaya çıktığını, mevduatlara tanınan devlet güvencesinin mevduat sigortası fonu olarak yapılanması ve bu fonun yönetilmesi,

sektörün takibi, zararların önlenmesi ya da azaltılması yetkileriyle donatılmış bulunan TMSF idaresinin varlık nedeninin batık bankalar nedeniyle ortaya çıkan kamu zararının azaltılmasına yönelik takip ve tahsilatları yapmak olduğunu, görevinin alacak takip ve tahsilatı yapmak olan TMSF idaresine, amacı ceza yargılamasında suçla mücadele ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik olarak TCK m.54 ve CMK m.128 ve 133 kapsamında verilmiş bulunan geçici tedbir niteliğindeki kayyımlık görevi sırasında,

Türkiye'nin en çok kar getiren şirketlerinin faaliyetlerini sürdürmesini sağlamak suretiyle üretim ve istihdama katkı vermesi yerine satışı yoluna gitmesi, açık ve ağır bir şekilde yönetim noktasında verilen yetkilerin aşılması sonucunu doğurmakta olduğunu, TMSF idaresinin CMK kapsamında geçici bir tedbir olarak verilen kayyımlık görevi sırasında şirketleri satışa çıkarma yetkisi bulunmadığını, 6758 sayılı Kanunun 19.maddesinde yer alan hükümler dikkate alındığında, TMSF idaresine verilen yetkilerin soruşturma veya kovuşturma sonuna kadar şirketin yönetilmesine yönelik olduğunu, bütün bu açıklamalar ışığında,

dava konusu satışa çıkarma işleminde davalı tarafın yetkisi bulunmamakta olup, davalı idarenin, geçici yönetim yetkisini aştığını, TMSF'nin, yasal koşullar oluşmadan, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yönetim kayyımı olarak atanmış olduğu şirketi, sanki Fon alacağı nedeniyle haczedilmiş bir varlık gibi satışa çıkarmış olduğunu, dava konusu satışa çıkarma işleminde TMSF idaresinin yetkisiz olduğu gibi, satış işleminin sürecine ilişkin dayanak hükümlerinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek,

müvekkillerinin her türlü malvarlıklarına elkonulmak suretiyle tasarruf haklarının ortadan kaldırılması ve müvekkillerin başkaca gelirleri olmadığından, öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, TMSF Fon Kurulu Kararı ile Royal Halı Urla Taşınmazı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü"nün oluşturularak satışına gerekçe olarak gösterilen, 6758 Sayılı Kanun'nun 'Kayyımlık yetkisinin devri ve tasfiye” başlıklı 19. Maddesi ve “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun satış ve tasfiyeye ilişkin yetkileri” başlıklı 20.maddeleri,

26.5.2022 tarih ve 7407 Sayılı (Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) Kanun'un 17. Maddesi getirilen düzenlemelerin Anayasa'ya aykırılık iddiasının kabulü ile, Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmasına, TMSF Fon Kurulu Kararı ile dava konusu 26/02/2022 tarih ve 31762 sayılı, Resmi Gazete'de yayınlanan; maliki ... Mobilya San. ve Tic. AŞ. olan, "...

Urla Taşınmazı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü”nün TMSF idaresi tarafından 26/03/2022 tarihinde, saat 16:00'da, 19.800.000,00-TL muhammen bedel ile satış ve tasfiyesi planlanan idari işlemin(09/05/2022 tarihinde ... Urla Taşınmazı Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün ... Üretim A. Ş.'ye satışı işleminin) İPTALİNE, Mahkeme aksi kanaatte olursa. Islah ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL alacağın davalıdan tahsilien karar verilmesini talep etmiştir.

Davada idari yargılamanın davada görevli olduğundan bahisle usulden reddine karar verilmiş, davacılar vekilince olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesini talep ettiği, ancak dosyanın merci tayini için dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

Dosya incelendiğinde davacılar vekilince dosyanın dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesini talep ettiği, buna dair dilekçe ibraz ettiği görülmekle gereğinin ifası için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi gereğince; Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda 09/01/2025 tarihinde, dosya üzerinden davacılar, vekili ve davalıların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.

KANUN YOLU

Kesin olmak üzere

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/3390, K. 2025/45, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kanun Yolu
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3390
Karar No
2025/45
Tarih
9 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2024/3430 K.2025/56
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3514 K.2025/75
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/3556 K.2025/183
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/3850 K.2025/16
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/4115 K.2025/86
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/4165 K.2025/132

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.