KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/1242
- Karar no
- 2025/1812
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/04/2025
- Numarası
- 2023/338(DERDEST
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla,süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan ve davasını dayandırdığı deliller arasında "ticari defter ve kayıtlar", "davalının sigorta dökümleri" ve "davalının geçmişten günümüze açtığı ve kendisine karşı açılan tüm icra ve davalar" gibi deliller bulunmadığını, davalının sgk kayıtları, tacir olmayan davalının ticari defterleri ve benzeri evrakların toplanmasının davanın konusu ile de ilgisi bulunmadığını,
Hakim tarafından KVKK amir maddeleri de delinerek (tüm itirazlarımıza rağmen) ortaya çıkarılan bu yargı karmaşası hakimin de reyinin baştan belli olduğu ile hakimin peşin hükümle davranarak davacının dahi talep etmediği deliller ile davalıya bir suç atfetme amacı güttüğünü, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde her hangi bir delil örneği sunulmadığı gibi getirtilmesini istediği deliller konusunda da her hangi bir açıklama yapılmadığını, HMK' nun 25/2.
Maddesi gereğince mahkeme hakimi kanunda belirtilen durumlar dışında kendiliğinde delil toplayamayacağını, taraflarca getirilmesi ilkesine rağmen dava dosyada Mahkeme Hakimi davacının dava dilekçesinde belirtilen delileri dışında delil bildirmemesine rağmen kanuna ve içtihatlara aykırı şekilde delil toplamaya başladığını, davadaki taraflar tacir olmayıp, tarafların delilleri arasında ticaret defterleri ve dayandığı belgeler bulunmadığını, bilirkişi ara kararı kurulduğunu, iş bu ara karardan rücu talep ettiklerini, ara karadan rücu edilmediyse de hukuka aykırı olarak bu iki bilirkişiye dosya bu defa hesap için gönderildiğini,
Mahkeme tarafından usule aykırı olarak bilirkişi kurulu oluşturulduğunu, ilirkişi raporu incelendiği verilen görev dışında dosya içeriği hakkında gerek usule gerekse esasa ilişkin değerlendirmeler yapıldığını, tarafların toplanmasını istediği deliller arasında müvekkil adına açılan dava dosyalarının listesi bulunmadığı gibi davanın konusunun bu evrakların toplanması ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, buna rağmen davalı adına açılan davaların tevziden istenilmesine yönelik ara karar oluşturulduğunu, mahkeme hakiminin müvekkilin hukuk mahkemesinde geçmişten günümüze kadar açılan tüm dava dosyalarının listesinin istenmesi usule aykırı olduğunu,
tarafların toplanmasını istediği deliller arasında yine SGK'dan müvekkilin çalıştığı yerlerin sorulmasına ilişkin bir delili talebi de bulunmamasına rağmen yine bu hususta ara karar oluşturulduğunu, Mahkeme Hakiminin, objektifliğe aykırı, taraflarca getirilmesi ilkesine ve taleple bağlılık ilkelerine aykırı davranışları,
peşin hükümlü olması ve reyini önceden belli ederek davalı taraf aleyhine tarafların talep etmedikleri ve dava konusu ile ilgili olmayan bilgi ve belgeleri KVKK' ya aykırı bir şekilde toplamaya çalışması ve dosya içerisine alarak 3. Şahısların görüp öğrenebileceği şekilde yayması ve diğer hukuka ve usule aykırı davranışları sebebi ile reddi hakim talep etmişlerdir.Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması,
dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı tarafından taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak karşı tarafça gösterilmeyen delillerin toplandığı,
davacı tarafça gösterilmeyen deliller toplanarak taraflarca getirme ilkesine aykırı davranıldığı, taraflar tacir olmamasına rağmen ticari defterlerin incelemesine yönelik karar alındığı, bilirkişi heyetinin usulünce oluşturulmadığı ve bilirkişi heyetinin yönlendirildiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği,
dosyada alınan ara kararların ihsanı rey niteliğinde olmadığı yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
KANUN YOLU
Kesin olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2025/1242, K. 2025/1812, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama