KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2026
- Dosya no
- 2025/2164
- Karar no
- 2026/779
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/03/2024
- Numarası
- 2024/239 2024/349
- Davanın konusu
- Ayıp iddiasından kaynaklı ileri sürülen talepler
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki davada Bakırköy 14. Tüketici Mahkemesi ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Bakırköy 14. Tüketici Mahkemesince, "...dava konusu aracın ilk malikinin bir ticari şirket olduğu, onun halefi olan davacının da tüketici sayılamayacağı (İstanbul BAM 46. HD. 2021/1442 E. 2021/1288 K.) anlaşılmakla, uyuşmazlığın çözümü bakımından TTK'nın 4. Maddesi gereği, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...dava dilekçesinde açıklanan olaya göre davacının kanunen tüketici olduğu görevsizlik kararında belirtilen BAM kararının içeriğinde; "davaya konu aracın şirket olduğu, şirket sahibi tarafından kullanıldığının belirtildiği, aracın şirket aracı olması sebebiyle görevsizlik kararı verildiği" ancak bu uyuşmazlıkta aracın hususi bir araç olması, davacının tacir olmaması sebebiyle nisbi karar koşulları oluşmadığından görevli mahkemenin görevsizlik kararı veren tüketici mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesinde ise, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukukî işlemin, sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması, tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Sözü geçen yasının 3. maddesine göre "tüketici", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, davacı tarafından ikinci el satın alınan araçın ayıplı olduğu iddiasından kaynaklanmaktadır.
Asliye ticaret Mahkemesinin gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, görev, ilk yapılan alım-satım işleminin taraflarına göre değil de, ticari veyahut mesleki amaç olmaksızın ikinci el araç satın alan bir kişinin ileri sürmüş olduğu talepler bakımından davalılar karşısında tüketici sıfatını haiz olup olmamasına göre belirlenecektir.
Davacı tarafından açılan dava, ikinci elde satın alınan araçtaki ayıp iddiasından kaynaklanmakta olup, araç, üretici veyahut tek satıcısı(distribütör) veyahut tek satıcının bayisinden satın alınmamış, bunlardan yapılan ilk satın alma işlemi tüketici sıfatını haiz olmayan kişi tarafından yapılmış olsa dahi "ikinci elde" satın alınan aracın hususi otomobil olmasına ve mesleki veyahut ticari amaçla hareket ettiğine dair bir bilgi ve belge bulunmayan davacının ileri sürdüğü talepler bakımından davalılar karşısında tüketici sıfatını haiz olmasına,
keza, davanın, davalılardan Türkiye distribütörü olan davalıya karşı 6502 sayılı yasanın 11/2. maddesine istinaden ithalatçının sorumluluğuna ve tüm servis bakımları ile aracın onarımını yapan diğer davalıya karşı onarım sözleşmesi, satış sonrası hizmetler yönetmeliği ile garanti yönetmeliğine dayalı mevzuattan kaynaklanan haklara binaen açılmış olmasına göre davaya bakmak görevi tüketici mahkemesine ait olmaktadır.
KANUN YOLU
Kesin olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2025/2164, K. 2026/779, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama