KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2019
- Dosya no
- 2018/791
- Karar no
- 2019/353
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/06/2017
- Numarası
- 2017/636 - 2017/728
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili yerel mahkemeye vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin personeli olarak çalışmakta olduğu ... A.Ş de İşvereni -Yönetim kurulu Başkanı ... hakkında "Şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfettiği , bir takım haksız isnatlarda bulunduğu ve işyerinde gerek müvekkil ... şahsına gerek yakınlarına karşı bir takım haksız mesnetlerle küfür edip hakaretlerde bulunduğu , haddini ve sınırlarını aşarak müvekkilinin aile içi ilişkilerine müdahil olmaya kalktığı, özel hayatına ve aile hayatına dair bir takım olumsuz davranışlar içerisinde bulunduğu" hususlarının tespit edildiğini, bu nedenlerle huzurdaki davanın açılarak davalı hakkında 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili yerel mahkemeye vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında tabiiyet unsuru bulunduğundan ve İş Hukukuna göre iş akdi feshedildiğinden görevli mahkeme İstanbul Anadolu İş Mahkemesi hakimliği olduğunu bu nedenle görev yönünden reddine karar verilmesini, tutarsız ve gerçekdışı ithamlara dayanan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...Her ne kadar Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/637 E 2017/61 K sayılı görevsizlik kararı ile dosya Mahkememize gönderilmiş ise de; anılan mahkeme kararının gerekçe bölümünde "Davanın İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiği" isabetle belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında yanılgıya düşülerek dosyanın Mahkememize gönderildiği anlaşıldığından, mahkememizin görevsiz olması..." gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, ek karar ile 22/01/2018 de davanın HMK 20. Maddesi gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bu karar davacı vekiline 31/01/2018 tarihinde, davalı vekiline 25/01/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilince sunulan 14/02/2018 tarihli dilekçeyle istinaf başvurusunda bulunulmuş, bu dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyanın görevli Anadolu İş Mahkemesi'ne gönderilmesi için 28/02/2017 de Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dilekçe ile başvurduklarını, Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ise dosyayı sehven Anadolu Ticaret Mahkemesi'ne gönderdiklerini, Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dosyanın nöbetçi iş mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini ve HMK 20 uyarınca süre dolmasına rağmen dosyanın görevli yada yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından temyiz edilen dosyanın görev bakımından yanlış mahkemeye gönderilmesi halinde bu yanlışın düzeltilmesi için davanın taraflarına sorumluluk yüklenemeyeceğini, bu nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kısa kararda Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdiği halde gerekçeli kararında yanılgıya düşerek Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine şeklinde hüküm kurulduğu, davacı vekilinin süresi içerisinde kararı veren Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak dosyanın görevli Anadolu İş Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiği, ancak ilgili mahkemece dosyanın ticaret mahkemesine gönderildiği,
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret mahkemesince bu yanlışlığın farkedilerek ve gerekçe bölümünde iş mahkemelerinde denmesine rağmen hataen mahkemelerine gönderildiğinden görevsizlik kararı verilerek dosyanın iş mahkemesine gönderildiği ve Asliye Ticaret Mahkemesinde süresinde bir başvuru olmadığından dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK'nun 20/1 maddesi "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, (...) *1* , süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.
Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." düzenlemesini içermektedir.
Davacı vekilinin İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi yönünde bir başvurusu olmadığından İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, mahkemenin 08.06.2017 tarih 2017/636 Esas,2017/728 Karar sayılı görevsizlik kararının davacı vekiline Tebligat Kanunu 17. maddesine aykırı olarak usulsüz tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Vekil adına işçisine yapılan bu tebligatta, tebliğ memuru tarafından, tebligatın yapılması gereken avukatın, tevzi sırasında belirtilen adreste olup olmadığı başka bir anlatımla, tebliğ memuru tarafından,
muhatabın adreste bulunup bulunmadığının araştırılıp tespit edilmediği görülmekte olup, bu durumda tebliğ işlemi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi ve Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine uygun yapılmadığından usulsüzdür (HGK'nun 30.01.2013 Tarih, 2012/6-644 E. - 2013/164 K. Sayılı ilamı).
Resen nazara alınması gereken tebligat eksikliği karşısında Ticaret Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, davanın açılmamış sayılması kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereği kaldırılarak, görevsizlik kararının davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilip, sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesi gerekmiştir.
28/02/2019
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/791, K. 2019/353, 28 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama