KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2021
- Dosya no
- 2021/1272
- Karar no
- 2021/1173
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/04/2021 Ara Karar
- Numarası
- 2021/20 Esas
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 03/06/2021
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket hakkında haksız tatbik edilen ihtiyati haciz nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazminini ve ayrıca Antalya 3. ATM'nin 2020/317 D.İş sayılı dosyasında teminat olarak yatırılan bedelin iade edilmemesi konusunda tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; "...Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının yetki ve esas yönünden reddine, Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına teminat yönünden itirazının kabulü ile davacı vekiline Antalya 3.ATM'nin 2020/317 D.İş sayılı dosyasında teminat olarak alınan miktarın % 15'i tutarında teminat yatırması için işbu ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine,
aksi halde tedbir kararının kaldırılacağına ihtarına (ihtaratın tebliğ suretiyle yapılmasına) ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, verilen bu ara karar ön inceleme aşamasında her iki tarafın yüzüne karşı verildiğinden davalı vekili yasal süresi içerisinde harcını yatırarak istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İstinaf nedenleri; ihtiyati tedbir kararının yetkisiz mahkemede verildiğinden tedbirin usulden reddinin gerektiğini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde davacı tarafın davasında haklılığını ispat edemediğinden ihtiyati tedbirin esastan reddine karar verilmesini, bu talebinde yerinde görülmemesi halinde tedbirdeki teminat oranının %40'dan aşağı olmamasını istediklerini beyan etmiştir. Yapılan incelemede.
Dava, haksız hacze dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Yine aynı yasanın 392. Maddesi; '' (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.
Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.'' hükümlerini içermektedir.
Şu durumda, mahkemenin dosya kapsamın uygun gerekçesine ve takdirine; ihtiyati tedbirin HMK 389 ve 392. maddesinde de açıkça düzenlenmiş bulunmasına, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın tam olarak ispatlanmış olmasının gerekmemesine, yaklaşık ispat halinde de ihtiyati tedbir kararının verilebilmesine, ihtiyati tedbirin şartların mevcut olmasına, yeni deliller ortaya çıkması halinde her zaman tedbir kararının değiştirilebilmesine göre; davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1272, K. 2021/1173, 3 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama