KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Dosya no
- 2021/3188
- Karar no
- 2023/2547
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/09/2021
- Numarası
- 2020/249 - 2021/732
- İstinaf karar tarihi
- 20/09/2023
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı sular idaresi tarafından yapılan alt yapı çalışması esnasında müvekkili şirkete ait tesislere zarar verildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine toplam 8.916,96-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini belirterek İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını asgari %20 inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davacı yanın belirttiği yerde kendilerince kazı çalışmasının yapılmadığını, yapım işleri genel şartnamesi uyarınca zarardan taşeronun sorumlu olacağını, kaldı ki davacının mevzuata uygun olarak tesisatını döşemediğini, hasar miktarının ispata muhtaç olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "... Açıklanan sebeplerle haksız eylemle bağlantılı olan zarar kalemi olarak sadece piyasa rayicine uygun olarak KDV dahil 116,65 TL kablo ek muf bedeline ve haksız fiilden takip tarihine değin işlemiş yasal faize hükmedilmiştir.
Öte yandan, davacının davalıdan zararını tazmin edebilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığının ve davalının ne tutarda sorumlu olduğu, gerçek zarar miktarının saptanması, kusur durumu yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirdiği için, alacak likit (muayyen, belirli) olmadığından, yasal şartları hasıl olmayan icra inkar tazminatı isteğinin de reddi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm verilmesi cihetine gidilmiştir, Davanın KISMEN KABULÜ ile. 1-İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi gereğince kısmen iptali ile.
116,65-TL asıl alacak 4,40-TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 121,05-TL alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle tahsili için takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine,2-Alacağın varlığı tahkikat ve teknik bilirkişi incelemesi ile netliğe kavuştuğundan icra inkar tazminatı isteminin de reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişsiz olduğunu, deliller tartışılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini, araç ve personel gideri, malzeme ve montaj bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, etüt koordinasyon bedeli, dağıtılamayan enerji bedeline ilişkin taleplerin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır Dava. Davalı tarafça yapılan alt yapı çalışması sırasında davacının şebeke hattına verilen zararın tazminine ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı, davalı tarafından enerji kablolarına hasar verildiğini belirterek satılamayan enerji bedeli, etüt koordinasyon bedeli,eşik kesinti süresi aşım bedeli, malzeme bedeli ve (montaj) işçilik giderlerinden oluşan zararının tazminini istemiştir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir. Öte yandan, tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür.
Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı ilamı).
Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı ilamı).
HMK'nın 198. maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden mahkemenin, dosyaya sunulmuş olan delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
20/09/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/3188, K. 2023/2547, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama