İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/1555 K.2024/583

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

Esas2022/1555Karar2024/583Tarih14 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.902 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Şubat 2024
Dosya no
2022/1555
Karar no
2024/583
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/03/2022
Numarası
2021/358 Esas - 2022/240 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
14/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.902 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Yapılan inceleme sonunda. Davacılar vekili dava dilekçesinde. Davalı gazetede 04/10/2019 tarihinde https://...org.tr./... ... tarafından imzalandı ... linki üzerinden "..." başlıklı yazı yayınlandığını, "Resmi Gazetede yayımlanan 1607 nolu kararla Arnavutköy ve Esenyurt bölgeleri arasında kalan bulunan yaklaşık 18.2 hektarlık alan"...

Ticaret Anonim Şirketi İstanbul Özel Endüstri Bölgesi" ilan edildiğini, ...' ın Eylül ayının başında imzaladığı Resmi Gazete de yayımlanan karara göre, Proje Bazlı Teşvik Sistemi ne dahil olacak beş büyük yatırımın belli olduğunu, Listede ... üretimi yapan ... ın şirketi ve ... yakınlığıyla bilinen ...da bulunduğunu, yazının başlığında "..." ve içeriğinde damada sürekli teşvik ifadesi özellikle kullanılarak gerçeğe aykırı şekilde müvekkil şirkete devletin taşınmaz mallarının, parasının ve kaynaklarının hukuksuz olarak aktarıldığını, bunu yaparken kimseye yapılmayan ayrıcalıkların tanındığını,

devletin taşınmazlarının hukuksuz olarak devredildiğini, çalındığı algısı yaratılarak toplumda müvekkile karşı infial uyandırıldığını, yaptığı projeler ve sonucundaki başarıları ile halkın gurur kaynağı olmuş müvekkilin kişilik haklarına saldırdığını, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu nun gerekçesi kısmında.

"Yabancı sermayenin bir ülkeye girişi ülke ekonomisi için nasıl olumlu bir etki yapıyorsa, çıkışı da ülke ekonomisini o ölçüde olumsuz yönde etkilediğini, Türkiye nin son yıllarda yaşadığı bütün ekonomik ve finansal krizlerde gözlemlendiğini, yabancı sermayenin ülkeye sağlıklı bir şekilde girmesi, üretime ve ekonomik yatırımlara yönetilmesi için gerekli ortamın sağlanması,

iyi işleyen bir ekonominin oluşturulması ve dünyada yaşanan ekonomik ve finansal krizlerden en az şekilde etkilenilmesi için zorunlu görüldüğünü, diğer taraftan ülkeye yabancı sermaye girişini arttırmanın yanı sıra yatırım yapmak isteyen yerli girişimcilerin de özendirilmesi ve teşvik edilmesi,

ülke ekonomisinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması için hayati önem arz ettiğini, müvekkil ...ın söz konusu Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamındaki proje için Nakit Hibe Almaksızın tamamen kendi Öz Sermayesi ile 600 Milyon liralık yatırım yapacağını, yatırım kapsamında şimdiye kadar terörle mücadelede başarısının kanıtlandığını, ... ve Akıllı Sistemler Üretim Tesisi kurulacağını, ... ürettiği yüksek teknoloji ile 2012 de ...yı ihraç ederek bu alanda Türkiye nin ilk ihracatını gerçekleştirdiğini, ... sisteminin başarısı sayesinde ise Cumhuriyet tarihinde ilk kez gelişmiş bir hava aracı,

2018 de havacılıkta 100 yıllık bir geçmişe sahip olan ve dünyanın en büyük uçaklarını üreten Ukrayna' ya ve Katar'a ihraç edildiğini, destek kapsamında kurulacak ...

Ar-ge ve Mükemmeliyet Merkezi alanında dünyanın en ileri seviye teknolojik ürünlerini geliştirecek bir kez olacağını, yapılacak yatırımla birlikte halen 680 kişinin çalıştığı ... da ilave olarak mühendis ve teknisyenlerden oluşan 1.112 kişiye daha istihdam sağlanacağını, yerli ve milli vizyonuyla büyüyen savunma sanayisinde dışa bağlılık daha da azalacağını, ihracatın artması sağlanacak ve bu artışın cari açığın kapsanmasına katkı sağlayacağını, Cumhurbaşkanı arasındaki akrabalık ilişkisi ile değil ... vb. Bilimsel Prensipler ile havada uçacağını, yapılan haber ile müvekkillerin kişilik haklarının çiğnendiğini,

toplumdaki saygınlığına zarar verdiğini, ne var ki basın özgürlüğünün sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümüyle Türk Medeni Kanunun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmamasının da yasal ve hukuki bir zorunluluk olduğunu, bunun için temel ölçütün kamu yararı olduğunu, müvekkillerden, Baykar için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

Söz konusu davanın taraflarının her ikisinin de şirket olduğunu, davaya ticari bir dava olup bu sebeple söz konusu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu nun 5/A maddesine göre taraflarından birinin tacir olması sebebiyle doğan alacak ve tazminat davaları ile ilgili uyuşmazlık için dava şartı olarak zorunlu arabulucuk kurumu bulunduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, tazminat davalarında genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı olup, davalının adresinin Kadıköy olduğunu, dolayısıyla yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu,

mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, söz konusu davanın hem görevli mahkemede görülmediğini, hem de yetkili mahkemede açılmadığını, görev itirazında bulunduklarını, mahkemenin yetkisizine itirazları olduğunu, hem de dava şartı olan zorunlu arabulucuk yerine getirilmediği için davanın usul yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...

Somut olay incelendiğinde; davalıya ait gazetenin 04/10/2019 tarihli internet sayfasında "..." şeklinde habere yer verildiği, habere konu edilen 04/10/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1607 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde de: ".. Arnavutköy ve Esenyurt bölgeleri arasında kalan bulunan yaklaşık 18.2 hektarlık alan "...

Ticaret Anonim Şirketi İstanbul Özel Endüstri Bölgesi" ilan edildiği.." ifadelerinin yer aldığı ve aynı ifadelerin dava konu gazete haberinde de yer verildiği anlaşılmış olup taraflar arasında da bu konuda bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Davalı basın organının toplumu bilgilendirme ve kendi kanaatlerini yayma özgürlüğü kapsamında eleştirilerini dile getirme hakkı bulunduğu, gazetede yer alan "..." kelimesinin hakaret içerikli olmadığı aksine sözlük anlamı olarak "geliştirme, güçlendirme" anlamına geldiği, dava konusu haberin görünür gerçeklikle örtüştüğü, özel bölgeye ilişkin yapılan düzenlenmenin haber yapıldığı, başlığın okuyucunun ilgisini artırmak için bu şekilde yayımlandığı, devamında haber içeriğinin davacıların kişilik haklarına saldırı içerik içermediği haberin güncel olduğu,

bunun yanında yukarıda verilen emsal Yargıtay kararı da dikkate alındığında, güncel değeri olan haberin içeriği veriliş şeklinin basın özgürlüğü sınırları içinde kaldığı, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı anlaşıldığından davanın reddine ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde.

Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,davaya konu yayının basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır.

Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu sebeple ayrı bir konumu bulunmaktadır.Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir.

Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur.Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda. Hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez.

Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.Somut olaya gelince.

Davaya konu haberde "..." ve "..." başlıklarıyla verilen haberde davacılar hakkında sarf edilen ifadelerle düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkı sınırlarının aşıldığı, davacılara yönelik gerçek çarpıtılıp yolsuzluk yapıldığı algısı oluşturularak haber yapıldığı,aynı kararnameyle ilan edilen diğer 5 endüstri bölgesi üzerinde hiç durulmayarak kişiye özel bir düzenleme yapıldığı, bu düzenlemeden sadece damat olan ... ve ortağı olduğu davacı ... şirketinin yararlanacağı, devletin mallarının damat olmasından dolayı haksız olarak davacının ortağı olduğu şirkete aktarılacağı algısının oluşturulmaya çalışıldığı,

bu durumda haberin objektif sınırlar içinde yapılmadığı gibi davacılara yönelik husumet ve kuşku yaratıcı, güven zedeleyici bir üslup kullanılarak doğrudan davacıların kişilik haklarına saldırının hedeflendiği, haberde özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, sonuç itibariyle davaya konu yayının basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı anlaşılmaktadır. Davacılar ... ve ...

Makina A.Ş. yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.Davacı ... mirasçıları yönünden ise, Muris ...'ın şahsına yönelik ise kişilik haklarına herhangi bir saldırının olmadığı, ayrıca ... Makina'nın o dönemde yetkili ise de ...

Makina'nın tüzel kişiliğe haiz olup, tüzel kişilik adına ayrıca dava açıldığı anlaşıldığından ... mirasçıları adına yapılan istinaf istemi yerinde değildir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden.

Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davacı ... San. ve Tic.

A.Ş tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddi yönünde yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1- Davacılar vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜ ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2022 tarih, 2021/358 Esas 2022/240 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda.

2- Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının KABULÜ ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 3- Davacı ... Tic.

A.Ş tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4- Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının REDDİNE, 5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.781,70 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.073,95 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 1.707,75 TL peşin harç, 19,20 TL vekalet harcı ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 289,50 TL olmak üzere toplam 2.060,85 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 1.442,59 TL'sinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, bakiyenin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

5/c-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. ve 13/(1). maddelerine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacı ...'a verilmesine, 5/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. ve 13/(1). maddelerine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacı ...

Tic. A.Ş.'ye verilmesine, 5/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 10/(3). maddesine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 6/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafça yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 60,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 280,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, 6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi,

harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1555, K. 2024/583, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1555
Karar No
2024/583
Tarih
14 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/1556 K.2024/584
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1556 K.2024/134
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1559 K.2024/106
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1560 K.2024/256
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1572 K.2024/256
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/1576 K.2024/779

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.