İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2115 K.2024/1588

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

Esas2022/2115Karar2024/1588Tarih2 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.992 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Dosya no
2022/2115
Karar no
2024/1588
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/04/2021
Numarası
2020/695 Esas - 2021/353 Karar
Davanın konusu
Kişilik Haklarının İhlalinden Kaynaklana Manevi Tazminat
İstinaf karar tarihi
02/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.992 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde. Davalı gazetede 04/10/2019 tarihinde ...com adlı sitede ...'dan dünürün şirketi için özel endüstri bölgesi kararı şekilinde haber yapıldığını, yazı içeriğinin yorumlanmasında gerçeğe aykırı şekilde müvekkil şirkete devletin taşınmaz mallarının, parasının ve kaynaklarının hukuksuz olarak aktarıldığı, bunu yaparken kimseye yapılmayan ayrıcalıkların tanındığı,

devletin taşınmazlarının hukuksuz olarak devredildiği algısı yaratılarak toplumda müvekkillere karşı infial uyandırılmış olduğunu, yaptığı projeler ve sonucundaki başarıları ile halkın gurur kaynağı olmuş müvekkillerinin kişilik haklarına saldırıldığını, 4737 sayılı endüstri bölgeleri kanunun kanun gerekçesi kısmında bahse konu bölgelerin sebep endüstri bölgesi ilan edildiğinin açıklandığını, yapılan haberlerle müvekkillerinin kişilik haklarının çiğnendiğini, toplumdaki saygınlığına zarar verildiğini, tüm bu sebeplerden dolayı müvekkillerinden ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL,

... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde.

Davaya konu haberin gerçeklik, kamu yararı, toplumsal ilgi, güncellik, özle biçim arasında denge gibi yasal ve etik esaslar çerçevesinde haberi süzgeçten geçirerek yayınlandığını, kamu yararı, güncellik ve toplumsal ilgi yönünden, haber resmi gazetede çıkan kanuna dair bir bilgilendirme amacı taşımadığını, müvekkil şirketin haber sitesinde çıkan kanun ve yönetmeliklerin önem derecesine göre bilgilendirme yapması haber ilkeleri açısından zaten bir zorunluluk olduğunu,özle biçim arasında denge açısından haber yazısı öz ile biçim arasındaki denge kurularak yayınlandığını,

dava dilekçesindeki iddiaların kendi içerisinde çelişkili ve tutarsız olduğunu, TC Anayasası m.25 Düşünce ve Kanaat Özgürlüğünü "Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz.

Düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz." olarak ifade etmekte ve yine 26. madde ise Düşünceyi Açıklama ve Yayma Özgürlüğünü "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. (...)" olarak ifade edildiğini, tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde. Somut olaya gelince; "..." başlıklı yazı içeriğinde Arnavutköy ve Esenyurt bölgeleri arasında kalan bir alan ...

Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Özel Endüstri Bölgesi ilan edildiği, kararla birlikte ... ve damadı ...'ın başında olduğu ... ilgili bakanlıklarca sunulacak birçok imtiyaza sahip olacağı yönündeki haber içeriği ile şirket ve şahıslar için özel ayrıcalık yapıldığı yönünde haber yapıldığı, ancak haberin gerçek olduğuna dair hiçbir emare ve kaynak gösterilmediği gibi bu yönde delilde sunulmadığı, görünürde böyle bir durumun varlığı bakımından emare oluşturacak bir delilde bulunmadığından yapılan haberin asılsız nitelikte olduğu, davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde yayının görünür gerçekliğe uygun olmadığı,

buna dair delilin sunulmadığı, basın özgürlüğü kapsamını aştığı ve ticari itibarı zedeler şekilde doğrudan kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde haberin yapılmasında basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı, haberde geçen iddiaya yönelik dosya kapsamında herhangi bir delil ya da emare bulunmadığı ve iddianın maddi olgulara dayanmadığı, gerçeklik şartını yerine getirmeyen ifadelerin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu anlaşılmakla.

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE. Her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00 TL (Toplam 45.000,00 TL) manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde.

Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde.

Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, ... ve ...'ın dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, gerçeklik kriterine uygun olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, istinaf taleplerinin reddedilmesi halinde , faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı. Toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır.

Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu sebeple ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir.

Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur.

Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda. Hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır. Somut olaya gelince.

Davaya konu haberde davacılar hakkında sarf edilen ifadelerle düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkı sınırlarının aşıldığı, davacılara yönelik gerçek çarpıtılıp yolsuzluk yapıldığı algısı oluşturularak haber yapıldığı,aynı kararnameyle ilan edilen diğer 5 endüstri bölgesi üzerinde hiç durulmayarak kişiye özel bir düzenleme yapıldığı, bu düzenlemeden sadece damat olan ... ve ortağı olduğu davacı ... şirketinin yararlanacağı, devletin mallarının damat olmasından dolayı haksız olarak davacının ortağı olduğu şirkete aktarılacağı algısının oluşturulmaya çalışıldığı,

bu durumda haberin objektif sınırlar içinde yapılmadığı gibi davacılara yönelik husumet ve kuşku yaratıcı, güven zedeleyici bir üslup kullanılarak doğrudan davacıların kişilik haklarına saldırının hedeflendiği, haberde özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, sonuç itibariyle davaya konu yayının basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı anlaşılmaktadır. Davacılar ... ve ...

A.Ş. yararına manevi tazminata hükmedilmesi hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Taraflarca talep edilmesi halinde bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.

Bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince faiz başlangıç tarihi olarak haksız fiil tarihinin esas alınması usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu da yerinde değildir. Manevi tazminatın miktarı yönünden yapılan incelemede. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda;Yayının içeriği, haberde kullanılan ifadelerin ağırlığı,haberin davacı üzerindeki etkisi, haber tarihi, talep miktarı, paranın olay tarihindeki alım gücü ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yerindedir. Manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf istemi bu sebeple yerinde değildir.

Davacı ... mirasçıları yönünden ise, Muris ...'ın şahsına yönelik ise kişilik haklarına herhangi bir saldırının olmadığı, ayrıca Bayrak Makina'nın o dönemde yetkilisi ise de ...'nın tüzel kişiliğe haiz olup, tüzel kişilik adına ayrıca dava açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerindedir. Bu sebeple davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden. Davanın Kısmen Kabulü ile.

Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle işbu davacıya verilmesine, Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle işbu davacıya verilmesine, Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine yönelik yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2021 tarih, 2020/695 Esas 2021/353 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda.

3- Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE.

3/a-Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle işbu davacıya verilmesine, 3/b-Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle işbu davacıya verilmesine, 3/c-Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.707,75 TL'nin mahsubuyla bakiye 341,55 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 1.707,75 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 261,00 TL olmak üzere toplam 2.019,55 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 605,86 TL'sinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

4/c-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3)., 10/(1). ve 13/(1). maddelerine göre 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacı ...'a verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3)., 10/(1). ve 13/(1). maddelerine göre 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacı ...'ne verilmesine,

4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3)., 10/(1). ve 13/(1). maddelerine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubuyla bakiye 368,30 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

5/c- Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5/d-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 11,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 173,85 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi,

harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2115, K. 2024/1588, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2115
Karar No
2024/1588
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2159 K.2024/1594
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2185 K.2024/1598
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2200 K.2024/629
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/2230 K.2024/480
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2281 K.2024/1139
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/2305 K.2024/707

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.