KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/2352
- Karar no
- 2024/506
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/12/2021
- Numarası
- 2018/70 Esas - 2021/1251 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 07/02/2024
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkilinin ... Tic.A.Ş. ile Amman -Ürdün'de faal bazı işyerlerinin çadır ve tente işlerinin proje ve tesisi için görüşmelerde bulunduğunu, dava dışı 3. kişi ...
Dış Tic.A.Ş. davacı müvekkil ile görüşmelerini yetkilisi ...'in kullandığı "[email protected]" şeklindeki "...com" uzantılı e-posta hesabından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin kendisinden yapılacak işler avansı olarak talep olunan meblağı sahte olan "...com" uzantılı e-posta adresinden kendisine bildirilen ve davalıya ait olduğu sonradan öğrenilen bu hesaba havale ettiğini, ancak ...
Dış Tic.A.Ş. ile e-posta dışı yollardan iletişim kurduğunda bilgi-iletişim sistemlerinin haksız olarak ele geçirilmesi suretiyle dolandırıldığını ve kendisinden haksız olarak para tahsil edildiğini anladığını, dava konusu kadar meblağa karar kesinleşinceye kadar bloke konulmasını, davalıya herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespiti, davalının sebepsiz zenginleştiğinin tespiti ve 41.752,00 EURO' nun ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince; "...Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının ispat edildiği, yine taraflar arasında borcun doğumuna ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı ve yine Bilgisayar Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriğinden de anlaşıldığı üzere, asıl ilişki kurulan şirket dışında araya girme yoluyla benzer mail adresi üzerinden yazışma yapıldığı, bu yazışmaların yapıldığı mail adresinin davacı tarafça aslında muhatap alınmadığı, davacının iradesinin sakatlandığı, asıl ilişkiye girdiği şirket ile yazışma yaptığını düşündüğü,
yine mailin karşı tarafının da amacının davacının iradesini sakatlayarak, ödeme yapmasının amaçlandığı, kötüniyetli olduğu ve buna ilişkin soruşturmanın da devam ettiği; davacı tarafça bu mail yazışmalarına binaen dava konusu miktarın davalıya ait hesap numarasına yatırıldığı görülerek, davalının bu miktar yönünden herhangi bir alacağı olmadığı anlaşılmış ve karşılığı olmadan hesabına yatırılmış olan bedel yönünden borçlu olduğu da kabul edilerek,...1-Davacının davasının KABULÜ İLE;-Davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile,
41.752,00 EURO yabancı para alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Hükmedilen 41.752,00 EURO tutarlı yabancı para alacağına dava tarihi olan 17/01/2018 tarihinden itibaren ve 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince EURO cinsinden döviz alacağına devlet bankalarının bu yabancı para ile açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, ..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Davalının bir suça karışmış, suç mahsulü paranın kendi hesabına aktarılmasına yardım ettiğini, her ne kadar davalı hesabına huzurdaki dosyadan bloke konulmuş ise de, davalı yanın başkaca özel ve kamu borçları sebebiyle, bloke konulan meblağın yani suç mahsulünün müvekkiline iadesi ile müvekkili alacağı olarak tahsil edilemeden başkaca mecralara aktarılması riski olduğunun ve bunun da müvekkili hakkının ve mahkeme tahsil kararının icrasını imkansız hale getireceğini, müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile,
41.752 EURO yabancı para alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönleri dışında kararın istinafen incelenerek bozulmasına ve dava konusu ve davalı hesabındaki meblağın aynen iadesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu miktara bloke konulduğu ve paranın misli eşya olması sebebiyle davanın alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler neticesinde kabulüne göre davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2352, K. 2024/506, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama